(2004 S. K. m. 16, 41) (YHGK 28.12.2005 T. 2005/12-730 E. 2005/769 K.) (YHGK 25.06.2008 T. 2008/12-451 E. 2008/453 K.) (YHGK 17.06.2009 T. 2009/12-239 E.2009/268 K.) (YHGK 08.10.1997 T. 1997/12-517 E. 1997/776 K.) (YHGK 22.03.2006 T. 2006/12-92 E. 2006/85 K.) (YHGK 03.03.2010 T. 2010/12-124 E. 2010/110 K.) (YHGK 06.02.2013 T. 2012/12-603 E. 2013/211 K.) (YHGK 16.04.2014 T. 2013/12-1310 E. 2014/532 K.)
Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen 24.03.2011 gün ve 2010/1140 E. 2011/286 K. Sayılı kararın incelenmesi şikayetçi-borçlu bakanlık vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2011 gün ve 2011/11317 E. 2011/30603 K. sayılı ilamı ile;
(... Hukuk Genel Kurulunun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. 1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Somut olayda; icra takibinin dayanağı olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/609 E. 2007/737 K. sayılı ilamının hüküm bölümünde "1-Davanın davalılardan İçişleri Bakanlığı ve Set Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönünden kabulü ile 150.000,00 YTL nin ikinci hak ediş tarihi olan 26.04.2002 tarihinden itibaren yürütülecek %60 oranını aşmamak koşuluyla değişken oranlarda yasal faiziyle birlikte davalılardan değişken oranlardaki yasal (reeskont) faiz yürütülmek suretiyle alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece hüküm bölümü kapsamında inceleme yapılarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Şikayetçi-borçlu vekili.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İstek, icra memuru işleminin şikayet yoluyla iptali istemine ilişkindir.
İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2005/1265 esas sayılı dosyasında (ilamlı icraya dayalı); karşı taraf-alacaklı Üniversal Teks. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından 10.02.2005 tarihinde şikayetçi- İçişleri Bakanlığı hakkında başlatılan icra takibinde; 150.000,00-YTL asıl alacak, 239.375,34 -YTL işlemiş faiz, 440,67-YTL yargılama gideri, 10.570,00-YTL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplam 400.386,01 YTL alacağın %38 temerrüt faiziyle birlikte tahsili istenilmiş; borcun sebebi olarak "İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.12.2004 tarih ve E:2002/1534, K:2004/1362 sayılı ilamı" gösterilmiştir.
Takibe dayanak gösterilen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Bozma öncesi 23.12.2010 tarih ve E:2008/236, K:2010/573; bozma sonrası 29.11.2007 tarih ve E:2007/609, K:2007/737 ve iptali istenilen 09.08.2010 tarihli muhtıraya esas) sayılı ilamının hüküm bölümünde; "Davanın davalılardan İçişleri Bakanlığı ve Set Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile 150.000,00 YTL'nın ikinci hak ediş tarihi olan 26.4.2002 tarihinden itibaren yürütülecek %60 oranını aşmamak koşuluyla değişken oranlarda yasal faiziyle birlikte davalılardan değişken oranlardaki yasal (reeskont) faiz yürütülmek suretiyle alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği görülmektedir.
Şikayetçi-borçlu Bakanlık vekili, eldeki şikayeti ile; 09.08.2010 tarihli muhtıranın takibe dayanak ilama ve yapılan ödeme miktar ve tarihine uygun olmayacak şekilde düzenlendiğini, hükmedilen alacağın müteselsil tahsiline ilişkin bir ibarenin takibe dayanak ilamda bulunmadığını ileri sürerek, anılan muhtıranın ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf-alacaklı vekili ise, şikayetin reddini dilemiştir.
Mahkemece, "...Takibe dayanak ilamın gerekçesinde şikayetçi Bakanlık ile Set Ltd. Şti.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirlendiği ve iptali istenilen muhtıranın da usulüne uygun düzenlendiğinin bilirkişi raporuyla anlaşıldığı..." gerekçe gösterilerek, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi-borçlu vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle karar bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü şikayetçi-borçlu vekili, temyiz etmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece, takip dayanağı ilamda hükmedilen alacağın müteselsil sorumluluğu kapsayıp kapsamadığı; varılacak sonuca göre, 09.08.2010 tarihli muhtıranın iptal edilmesi gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, ilamların infazı sırasında icra müdürlüklerince ilamın hüküm kısmı dikkate alınarak kararların infazının yapılması gereklidir. İcra dairesi, ilamların hüküm bölümünü aynen infazla görevlidir. Sınırlı yetkili icra mahkemesinin hükümde yer almayan bir hususu yorum yoluyla ilama eklemesi ya da var olan bir hususu çıkarması olanağı yoktur. Bu bakımdan takibe konu ilamın hüküm kısmı ilamlı icranın şeklini de belirler (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.12.2005 gün ve E:2005/12-730, K:769; 25.06.2008 gün ve E:2008/12-451, K:453; 17.06.2009 gün ve E:2009/12-239, K:2009/268 sayılı ilamları). Bu nedenledir ki, yerleşik yargısal uygulamada, ilamların infaz edilecek kısmının, hüküm bölümü olduğu, hükmün içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisine sahip olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 gün ve E:1997/12-517, K:1997/776; 22.03.2006 gün ve E:2006/12-92, K:2006/85; 25.06.2008 gün ve E:2008/12-451, K:2008/453; 03.03.2010 gün ve E:2010/12-124, K: 2010/110; 06.02.2013 gün ve E:2012/12-603, K:2013/211; 16.04.2014 gün ve E:2013/12-1310, K:2014/ sayılı ilamları).
Bunun yanında, ilamın icra dairesince infazı özellikle ilama aykırı ise, borçlu ilama aykırı infaz işleminin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK'nun 41, 16 ncı maddeleri). Şikayeti inceleyecek icra mahkemesinin yetkisi ise sınırlıdır.
Somut olaya gelince:
İcra takibine dayanak ilamın hüküm bölümünde posta giderleriyle vekalet ücretinin "müştereken ve müteselsilen tahsiline" yönelik olarak açık bir ibare kullanılmasına karşın, asıl alacağın "müştereken ve müteselsilen tahsiline" ilişkin bir ibare bulunmadığı halde, mahkemece dayanak ilamın gerekçesine gidilerek, ilamın yorumlanmasıyla borçlu idarenin sorumluluğunun müştereken ve müteselsilen olduğu gerekçe gösterilerek, 09.08.2010 tarihli muhtıranın iptaline yönelik şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Şikayetçi-borçlu İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının, Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 s. Kanunun 30. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 5311 s. Kanunun 29 uncu maddesiyle eklenen "Geçici Madde 7" atfıyla uygulanmakta olan aynı Kanun'un 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy