(3402 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki " kadastro tespitine itiraz " davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kaş Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 15.06.2012 gün ve 2008/35 E.-2012/121 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01.11.2012 gün ve 2012/8009 E.-201/8581 K. sayılı ilamı ile;
(...Yargıtay bozma ilamında özetle; "arkeolog ve harita mühendisi ile fen memurundan oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, taşınmazın konumunun ve arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 156 ada 2 sayılı parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamı gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 23.7.2007 tarihli yazısı ekinde gönderilen 1. derece arkeolojik sit alanıyla ilgili harita ve kararlar mahallinde keşif yapılarak uygulanmamıştır. Bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik incelemeyle karar verilemez. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için bir arkeolog ve harita mühendisi ile fen memurundan oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı sit alanı haritasıyla kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, 29.04.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy