(4721 S. K. m. 83) (5253 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "genel kurul kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 15.09.2011 gün, 2011/176 E. 247 K sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2012 gün, 2012/3737 E. - 7492 K. sayılı bozma ilamı ile;
(... Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Galatasaray Spor Kulübü Derneğinin önceki yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduklarını, 27.3.2011 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun ayrı ayrı yapılan oylama sonucu mali yönden ibra edildiği halde idari açıdan ibra edilmediğini, bu durumun dernek tüzüğüne ve kanuni mevzuata aykırı olduğunu, divan kurulunun tarafsız davranmadığını, yönetimin taleplerinin divan kurulu tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek 27.3.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında idari açıdan ibra edilmeme kararının batıl olduğunun tespitiyle iptalini istemiş; mahkemece, genel kurul toplantı tutanaklarında davacıların açıkça muhalefet şerhlerinin olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu genel kurul toplantısında divan kurulu katip üyeliği yapan B. Ö. ve davacı A. P.'ın Şişli Cumhuriyet Savcılığına genel kurulda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla verdikleri şikayet dilekçesinde, divan kurulunun oylamanın yapılış biçimi yönünden tarafsızlığını yitirdiğini, herkesin mali yönden olumlu oy kullandığını, idari ibra oylaması öncesi divan başkanının bir deneme yapalım dediğini ve sayımların usulüne uygun yapılmadığını belirtmeleri üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığınca şikayete konu uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve hukuk davası açılarak genel kurul toplantısının iptalinin istenebileceği gerekçesiyle 09.05.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 83. maddesinde; toplantıda hazır bulunan ve yasaya veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan üyenin karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıda hazır bulunmayan üyenin ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceği, diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davasının açılamayacağı, genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumların saklı olduğu hükme bağlanmıştır.
5253 Sayılı Dernekler Kanununun 14. maddesinin 1. fıkrasına göre; derneklerden spor faaliyetlerine yönelik olanların spor kulübü adını alacağı belirtildikten sonra 2. fıkrada da; spor kulüplerinin organları, bu organların görev ve yetkileri bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu yasaya göre çıkartılan Dernekler Yönetmeliğinin 15. maddesinin altıncı fıkrasına göre; toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar bir tutanağa yazılır ve Divan başkanıyla yazmanlar tarafından birlikte imzalanır. Öte yandan davalı Galatasaray Spor Kulübü Dernek Tüzüğünün 26. maddesinde de yıllık olağan toplantının ne zaman yapılacağı, gündemde hangi konuların yer alacağı belirtildikten sonra aynı maddenin 5 numaralı bendinde yönetim kurulunun mali ve yönetsel bakımdan aklanmasının ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanmasından söz edilmektedir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Galatasaray Spor Kulübünün 27.3.2011 günü yapılan olağan genel kurul toplantısı sonunda yönetim kurulu üyesi olan davalılarla ilgili olarak mali yönden ibranın oylanarak gerçekleştirildiği ve yönetim kurulu üyelerinin mali yönden ibra edildikleri, 2. bir görüşme sonucu yönetsel yönden ibra edilip edilmeyecekleri konusunda da oylamaya geçilmesi üzerine Divan Başkanı tarafından yönetim kurulu üyesi davacıların ibra edilmediklerinin açıklandığı, oysa daha önce idari ve mali yönden yönetim kurulunun yaptığı çalışmalarla ilgili denetim kurulu raporunun kabul edildiği, bu durumda yönetim kurulu üyesi olan davacıların bu oylama sonucu ibra edilmiş oldukları anlaşılmaktadır. Her ne kadar Galatasaray Spor Kulübü Tüzüğünün 26/5. madde ve bendinde; mali ve yönetsel bakımdan aklanmanın (ibranın), ayrı ayrı görüşüleceği hüküm altına alınmış ise de oylamanın ayrı ayrı yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, açıkça böyle bir hüküm mevcut olsa dahi denetim kurulunun yukarda açıklandığı şekilde yönetim kurulunun mali ve yönetsel (idari) yönden yaptıkları çalışmalara dair raporun kabul edilmesi karşısında yönetim kurulunu idari yönden ibra etmeme olanağı ortadan kalkmıştır ve mali yönden ibra, aynı zamanda idari (yönetsel) yönden ibrayı da kapsamaktadır. Spor kulüplerinin her türlü işlem ve faaliyetlerinde önemli olan paranın hesabının verilmesi olup, mali yönden kusurlu bulunmayan yönetim kuruluna idari yönden de kusur izafe edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Genel kurul toplantısı sırasında ve bilhassa denetsel ibra oylamasının yapıldığı sırada salonda tartışma çıktığı, oylamanın yenilenmesinin istendiği ancak bunun tekrarlanmadığı, bu ortamda muhalefet şerhlerinin tutanağa yazdırılması imkanının ortadan kalktığı, davacıların, kendi aleyhlerine alınan kararı kabul etmelerinin söz konusu olamayacağı gözönünde bulundurularak ve aynı zamanda Türk Medeni Kanununun 83. maddesinde ifade edilen genel kurul kararlarına katılmama durumunun gerçekleştiği halin icabından anlaşıldığından, davacıların genel kurul kararlarının yazıldığı tutanağa ayrıca muhalefet şerhi yazdırmalarına da yasal açıdan gerek bulunmamaktadır. Ayrıca davanın, T.M.K.nun 83. maddesi uyarınca bir aylık yasal süre içerisinde açıldığı, tespit edilmiştir.
Mahkemece yukarda açıklanan hususlar dikkate alınarak davalı Galatasaray Spor Kulübünün olağan genel kurulu toplantısında davacılar aleyhine alınan idari (yönetsel) yönden ibra edilmeme kararının iptaline karar verilmesi gerekirken; davacıların muhalefet şerhi yazmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 Sayılı Yasayla değişik 438/11. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, dernek genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerinin Galatasaray Spor Kulübü Derneğinin önceki yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduklarını, 27.3.2011 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun ayrı ayrı yapılan oylama sonucu mali yönden ibra edildiği halde, idari açıdan ibra edilmediğini, bu durumun dernek tüzüğüne ve kanuni mevzuata aykırı olduğunu, divan kurulunun tarafsız davranmadığını, yönetimin taleplerinin divan kurulu tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek 27.3.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında idari açıdan ibra edilmeme kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların hazır bulundukları genel kurul toplantısında alınan kararlara katılmadıklarına dair herhangi bir muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; genel kurul toplantı tutanaklarında davacıların açıkça muhalefet şerhlerinin olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarda açıklanan sebeplerle karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; yönetim kurulu üyelerinin, dernek genel kurul kararının iptalini talep edebilmesi için, genel kurul kararının yazıldığı tutanağa muhalefet şerhi yazdırılmalarına yasal açıdan gerek bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre de, davacıların bu davayı açabilip açamayacaklarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere özelikle, T.M.K.nun 83. maddesinde genel kurul toplantı tutanaklarına muhalefet şerhi konulmasının zorunlu unsur olarak düzenlenmediği anlaşıldığından, mahkemenin bu yöne dair Özel Daire bozma kararına uyması gerekirken, aksine düşüncelerle önceki kararda direnmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, yerel mahkemece işin esasına girilmeden, anılan husus dava şartı olarak kabul edilerek davanın reddine karar verildiğinden, Özel Dairenin yerel mahkemece değerlendirilmeyen işin esasına dair bozması yerinde değildir. Bu bakımdan, yerel mahkemece işin esasına girilerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince bozulmasına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, aynı kanunun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy