(6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Marmaris Kadastro Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 25.6.2009 gün ve 2005/3 E.-2009/777 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 10.5.2011 gün ve 2010/3289 E -2011/2602 K. sayılı ilamı ile;
(... Yargıtay bozma ilamında özetle; "Hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi, H. mirasçıları adlarına tespit edilen taşınmazlarla ilgili tüm tutanakların getirtilip H. mirasçıları M.A., F.Z., A.A., G.K., Z.T. ve E.Ş. paylarına hangi taşınmazların düştüğünün, ya da mirasçılar arasında pay temliki olup olmadığının araştırılması, aynı miras bırakandan kalan 524 parsel sayılı taşınmazın tüm H. mirasçıları adlarına tespit görme nedeninin araştırılması, paylaşmayı kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafta olması sebebiyle davalı tarafın paylaşma konusunda delil bildirip bildirmeyeceği hususunun usulen belgelendirilmesi..." gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 1581 ve 1740 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı G.Ç. mirasçılarıyla davacı Y.A. vekili, davacı Y.Ç., davacı E.Ş. mirasçısı M.K, davacı İ.H.K., davacı H.H.A. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin, aleyhlerindeki 20.4.2000 tarih 1988/45-2000/6 Sayılı kararı, temyizleri üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.11.2000 tarih 2000/5042-5249 Sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş olup, son hükümle de aleyhlerine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşılmakla, hükmü temyiz eden davacı Y. A. ile G.Ç. mirasçılarının temyiz inceleme isteklerinin reddine,
2-Davacılar H.H.A. H.K.'in 20.4.2000 tarih 1988/45-2000/6 Sayılı kararı temyiz etmemiş olmaları sebebiyle aleyhlerindeki hüküm kesinleşmiş olup, mahkemenin son kararı ile de adı geçenler aleyhine bir durum yaratılmadığı anlaşılmakla, hükmü temyiz eden davacılar H. H.A. H.K.'in temyiz inceleme isteklerinin reddine,
3-Hükmü Temyiz eden davacı Y.Ç.'ın mahkemenin 29.1.2004 tarih 2001/10-2004/2 Sayılı kararını temyiz etmemiş olması sebebiyle aleyhindeki önceki hükmün kesinleştiği mahkemenin son kararı ile de adı geçen aleyhine bir durum yaratılmadığı anlaşılmakla, Davacı Y.Ç. ın temyiz inceleme isteğinin reddine,
4-Davacı E. Ş. mirasçısı M. K.'in temyiz istemine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi H.'den geldiği, murisinin ölüm tarihiyle tespit tarihi arasında 50 yılı aşkın sürenin geçtiği, bu süre zarfında taksim olmamasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozma gereklerinin yerine getirilmesi hususunda taraflar yararına usulimüktesep hak, mahkeme için ise zorunluluk doğar Bu sebeple bozma gereklerinin eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında "ortak muris H. mirasçıları arasında taksim olup olmadığı, taksim olmuş ise H. mirasçılarına nerelerin isabet ettiği, mirasçılar arasında pay temliki olup olmadığı, ispat yükünün taksime dayanan davalı tarafta olduğu, 524 parsel sayılı taşınmazın muris H. mirasçıları adlarına tespit edilme nedeninin araştırılması" gereklerine işaret edilmiş olduğu halde Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş, taşınmazların başında keşif yapılmamış, davalı tanıkları taşınmaz başında dinlenilmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tamamı, önceki keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıklarla tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan çekişmeli taşınmazların ortak muris H.'in ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davalının annesi F.'ya isabet edip etmediği, isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kimin tarafından, ne zamandır, hangi sebeple kullanıldığı hususları etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; taksime dayanan davalı tarafın taksimi kanıtlama yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeli, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri, mirasçılar adına paylaşmaya göre tespit edildiği iddia olunan taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilmek suretiyle yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, M. K.'in temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların taksim yapılmadığını ispat edemedikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Davacıların temyizi üzerine karar, Özel Dairece; yukarda başlık bölümünde yer alan sebeplerle bozulmuştur.
Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü davacılar Y.Ç., H.K. ve H. H.A. vekili, davacı E.Ş. mirasçıları vekili, davacılar G.Ç. mirasçıları ve Y. A. vekili temyiz etmiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
I-Davacılar Y.A. ile G.Ç. mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerel mahkemece, davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, davacılar Y. A. ile G.Ç. tarafından temyiz edilmiş, ancak davacıların temyiz itirazları Özel dairece reddedilmiştir. Bu durumda, temyiz itirazları reddedilmiş bulunan davacılar Y. A. ile G.Ç.'nin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından, temyiz istemleri reddedilmelidir.
II-Davacılar Y.Ç., H.K. ve H. H.A. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yerel mahkemece, davanın reddine dair kurulan 2. hüküm, davacılar Y.Ç., H.K. ve H. H.A. tarafından temyiz edilmemiştir.
Bu durumda, Davacılar Y.Ç., H.K. ve H. H.A. yönünden önceki karar kesinleşmiş olup direnme kararını temyizde hukuki yararları bulunmadığından, temyiz istemleri reddedilmelidir.
III-Davacı E. Şahin mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
H.G.K.ndaki görüşme sırasında işin esasına geçilmeden önce; ilk hükmü temyiz etmeyen E.Ş. mirasçılarının direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan görüşmeler sonunda; E. Ş.vekili Av. E. K.'in diğer davacıların da vekili olduğu ancak ilk kararın tebliğine dair 12.6.2000 tarihli tebligat parçasında sadece avukatın adının yazılı olduğu, davacıların isminin yazılı olmadığı bu haliyle yapılan tebligatın usulüne uygun bulunmadığı, usulsüz tebligat sebebiyle E.Ş. mirasçılarının direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararının olduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra işin esası incelenmiştir.
İşin esasına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, H.G.K.nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1-Yukarıda (I.) bentte açıklanan sebeple Y. A.'la G. Ç. mirasçıları vekilinin temyiz istemlerinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-Yukarıda (II.) bentte açıklanan sebeple Y.Ç., H.K. ve H. H. A. vekilinin temyiz istemlerinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
3-Yukarıda (III.) bentte açıklanan sebeplerle davacı E. Ş. mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile. direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanun'un 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici Madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatıranlara iadesine, 04.03.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy