(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki "menfi tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.7.2009 gün ve 2006/485 E-2009/445 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25.1.2012 gün ve 2012/1259 E-2012/1087 K. Sayılı ilamı ile;
(... Davacı, S.S. Ç... Konut Yapı Kooperatifindeki ortaklık hissesini 6.6.2000 tarihinde davalıya devir ettiğini, davalının hisseyi kooperatife kendi adına kayıt yaptırmadan, dava dışı 3.kişiye devrettiğini, davalının hissesini devrettiği 3.kişinin borçları sebebiyle kooperatifle aralarında ihtilaf doğduğunu ve açılan dava sonucunda davalının 3.kişiye ödeme yaptığı iddiasıyla hakkında icra takibi yaptığını, devir tarihi itibarıyla kendisinin kooperatife borcu olmadığını belirterek, takibe konu olan 25.142,00 TL davalıya borcu olmadığının tespitiyle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının devir tarihinden önceki borçları sebebiyle dava dışı Ö. Y.'a 25.142,00 TL ödemek zorunda kaldığını ve devir tarihinden önceki tüm sorumluluğun davacıda olduğu iddiasıyla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile, davacı-borçlu aleyhine Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2006/1128 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe konu 25.142,00 TL'nin 23.328,16 TL'sinden dolayı davacı-borçlunun davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilirken, dava dışı Ö. Y.'ın kooperatife ödediği bedelin ne kadarlık kısmının davacının hissesini davalıya devrettiği 6.6.2000 tarihinden önceki, ne kadarlık kısmının ise bu tarihten sonraki borç olduğu araştırılmamıştır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde, devirden önceki ve devirden sonraki borç ayrı ayrı tespit edilmeden hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ödediğini iddia ettiği 4 adet 4000 TL'lik senedin kooperatif kayıtlarına geçmediği belirtilmiş olup, mahkemece bu ödemenin kooperatif kayıtlarına geçmemesinde davacının kusuru olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...),
Gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce, yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuş; yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davalı vekili temyiz etmiştir.
Direnme yoluyla H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; hisse devrinden önceki ve sonraki borç miktarının ayrı ayrı tespit edilmesiyle davacının ödediği dört adet senet bedelinin (4.000 TL) kooperatif kayıtlarına geçmemesinde davacının bir kusurunun olup olmadığının araştırılması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda davacı-borçlunun dava dışı kooperatife olan borcunu dört (4) adet senetle (her biri 1.000 TL) ödediğini ileri sürmesi karşısında, bu ödemelerin kooperatif kayıtlarına geçip geçmemesinde davacının bir sorumluluğu bulunmadığından, bu yönde bir araştırma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, borçlu usulüne uygun yapılan ödemeyle borcundan kurtulur. Yerel mahkemenin bu yöne dair bozma ilamının 3. bendine karşı aynı gerekçeyle direnmesi yerindedir.
Ne var ki, dava dışı Ö. Y.'ın kooperatife ödediği bedelin ne kadarlık kısmının davacının hissesini davalıya devrettiği 6.6.2000 tarihinden önceki, ne kadarlık kısmının ise bu tarihten sonraki borç olduğuna yönelik mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmamaktadır. Zira, davacı kooperatife ait borcunu dört (4) adet senetle (her biri 1.000 TL) ödediğini ileri sürmekle birlikte, bu senetlerin vade tarihleri dikkate alındığında üç adet senedin vade tarihinin hisse devir tarihinden sonraki döneme denk geldiği gibi, senetlerin hangi tarihte tahsil edildiği ve buna göre, davacının hisse devir tarihi itibariyle ne kadar borçlu olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, bilirkişi raporu bu yönüyle hem tarafların denetimine, hem de Yargıtay'ın sağlıklı bir temyiz incelemesi yapmasına olanak vermemektedir.
Hal böyle olunca; yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle yazılı şekilde, devirden önceki ve devirden sonraki borç ayrı ayrı tespit edilmeden hüküm tesisi doğru değildir.
Bu sebeple direnme kararı belirtilen değişik gerekçeyle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda belirtilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 05.06.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy