MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı, Özel Dairece bozulması üzerine direnme yoluyla; Muğla 2. Asliye Hukuk (Ticaret Mah. Sıfatıyla) Mahkemesinden verilen 22.03.2013 gün ve E:2013/50, K:2013/254 sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 17.04.2015 gün ve E:2013/19-1622, K:2015/1238 sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacı ... Taş. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, icra takibine konu yapılan bononun muvazaaya dayalı olarak alındığı iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece "muvazaa iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş; yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca, Özel Daire kararında yer alan gerekçeyle, direnme kararı oybirliği ile bozulmuş; davacı ... Taş. Ltd. Şti. vekili karar düzeltme isteminde bulunarak, direnme kararının onanmasını istemiştir.
Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında azınlıkta kalan bir görüş uyarınca; uyuşmazlığa konu olayda, davacı dava dilekçesinde her ne kadar bononun muvazaalı olarak verildiği ileri sürülüyorsa da, davacının iradesinin gerçekte böyle bir malın hiç teslim edilmediği yönünde olduğu, olayları açıklamak taraflara ait ise de, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, bu nedenle malın teslim edilmediğine ilişkin olgunun salt yazılı delille değil, tersine her türlü delille ispatlanabileceği, somut olayda ispat yükünün yine de davacı tarafta olduğu, dolayısıyla davacının karar düzeltme isteminin bu değişik gerekçeyle reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu görüş, Kurul çoğunluğunca Hukuk Genel Kurulundan çıkan 17.04.2015 gün ve E:2013/19-1622, K:2015/1238 sayılı ilamda belirtilen nedenlerle benimsenmemiştir.
SONUÇ: Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteklerinin REDDİNE, aynı Kanun'un 442/3. ve 4421 Sayılı Kanun'un 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren (248) TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine; 04.12.2015 gününde sonucunda oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy