MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1 E., 2023/467 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve
2022/7668 Esas, 2022/17396 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararının bir ve iki numaralı bentleri yönünden direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun'un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; davalıya ait Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi 90 parsel sayılı 25.5 50... yüzölçümlü taşınmazın 22.559, 46... 'sinin kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın 22.559, 46... 'sinin yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, tarla vasfında olduğu kabul edilse dahi kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanması gerektiğini, taşınmaza %350-500 objektif değer artışı uygulanarak ancak gerçek değerine ulaşabileceğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli ve 2016/649 Esas, 2017/543 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 983.612,57 TL olarak tespitine, dava konusu taşınmazın 22.559, 46... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2018/2043 Esas, 2019/871 Karar sayılı kararı ile; sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında esas alınan Karacabey İlçe Tarım Müdürlüğünün 2016 yılı verilerinde arpacık soğanda minimum ve maksimum verim miktarlarına göre ortalamasının hatalı olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer düşüklüğü oranının %10’dan daha fazla olup olmadığı yönünden inceleme yapılması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10/8. maddesinde 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik doğrultusunda idarenin kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden fazla bedel belirlenmesi hâlinde fark bedelin üçer aylık hesapta nemalandırılmasına ilişkin düzenleme de uygulamak suretiyle hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2019/405 Esas, 2020/171 Karar sayılı kararı ile; kaldırma kararı doğrultusunda alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 1.024,913,69 TL olarak tespitine, dava konusu 90 parsel sayılı taşınmazın 22.559,46 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/2922 Esas, 2022/914 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmaza komşu olan ... ve ... köylerindeki kuru araziler için bulunan m2 değerinin onandığı gözetildiğinde sulu arazi için belirlenen bedelin düşük kaldığı, aynı yöreye ilişkin 2019/280 Esas sayılı dosyada 2017 yılı için zeytin bahçesinde 85,00 TL/m2 değerinin Yargıtay tarafından onanıp kesinleştiği, iş bu dosyada zeytin bahçesi için kabul edilen m2 değerinin az olup %120 objektif değer artışı uygulanması gerektiği, bu nedenle zeytin için 73,32 TL/m2; sulu arazi için 73,63 TL/m2 üzerinden resen hesaplama yapılarak, fark bedelin 665.352,48 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 1.690.266,17 TL olarak tespitine, dava konusu taşınmazın 22.559, 46... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
''... Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, kısmen arazi kısmen kapama zeytin bahçesi niteliğindeki Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi 90 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile müvavebe ürünleri düzenlenerek resen yapılan hesaplama ile çıplak metrekare fiyatına objektif değer artışı uygulanması, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın zeytinlik olan kısmı için dekar başına ortalama verim ve hasat dönemi toptan satış fiyatları ile üretim masraflarına ait değerlendirme tarihi olan 2016 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri getirtilip denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Davaya konu taşınmaza uygulanacak olan objektif değer artış oranının tamamında % 50 olacağı gözetilmeden zeytinlik kısmına % 120 arazi kısmına ise % 30 oranında uygulanmak suretiyle bedel tespiti,
3-6100 sayılı HMK'nın "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde başvurma harcının da yargılama giderlerinden sayıldığı ve davacı idarenin de harçtan muaf olduğu dikkate alındığında, davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıya iadesi gerekirken davacı idarenin istinaf yargılama giderleri içerisinde harçtan sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir....'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz ile aynı yörede bulunan sulu arazi niteliğindeki taşınmazlar yönünden 73,63 TL/m2 ve kapama zeytin bahçesi olan taşınmazlar için 73,41 TL/m2 değerinin aynı değerlendirme yılı için onanmak suretiyle kesinleştiği, ayrıca 2017 yılı bakımından da sulu arazi ve kapama zeytin bahçesi olan taşınmazlar için benzer m2 değerlerinin benimsendiği, bu nedenlerle sulu arazi için 73,63 TL/m2, kapama zeytin bahçesi için 73,32 TL/m2 değerlerinin taşınmazın konum ve özelliklerine göre makul ve adil olduğu, bozma ilâmına uyulup hem arazi için hem de kapama zeytin bahçesi için %50 objektif değer artışı uygulanması hâlinde onanıp kesinleşen birim fiyatlarından daha düşük bir m2 değerine ulaşılacağı, bozma kararının bir numaralı bendinde 2016 yılı resmî verilerinin getirtilmediğinden bahsedilmiş ise de bu veriler dosya içerisinde mevcut olduğundan yeniden yazı yazılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle bozma kararının bir ve iki numaralı bentleri yönünden direnilmesine, üç numaralı bendine uyulmasına karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili; kapitalizasyon faizinin %4 olarak uygulanmasının doğru olmadığını, İlçe Tarım Müdürlüğü verileri ortalamasının alınması gerektiği hâlde verim miktarını maksimum miktara yakın seviyede alan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının ve münavebeye arpacık soğanın alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışı oranının yüksek uygulandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda yüzölçümü ve geometrik şekil bakımından tarımsal faaliyet yapılmasına engel teşkil edecek bir unsur bulunmadığını, %10 oranında değer azalışı uygulanmasının gerekmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; direnme kararının yerinde olduğunu ancak taşınmazın tamamı için en az %100-200 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, münavebeye alınan arpacık soğanın ortalama fiyatının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3 olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkin eldeki davada;
1- Dava konusu taşınmazın zeytinlik olan kısmı için dekar başına ortalama verim ve hasat dönemi toptan satış fiyatları ile üretim masraflarına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirme tarihi olan 2016 yılı resmî verileri getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenmesinin gerekip gerekmediği
2- Dava konusu taşınmazın, sulu arazi olan kısmının ve zeytinlik olan kısmının tamamında belirlenen m2 birim fiyatları üzerinden %50 oranında objektif değer artışı uygulanmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesi,
2. Değerlendirme
A- Bir numaralı uyuşmazlık yönünden yapılan incelemede;
1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle 2942 sayılı Kanun'un “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11. maddesine değinmek gerekmektedir.
2. Anılan maddede; “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü,
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (İptal edilen ibare ANY. MAH. 26.05.2016 T. 2015/55 E. 2016/45 K.) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,
g) Arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (İptal Edilen İbare ANY. MAH. 09.04.2003 T. 2002/79 E. 2003/29 K.) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
(Değişik bent RGT: 28.04.2018 RG NO: 30405 Kanun No: 7139/27)
ı) (İptal edilen ibare RGT: 14.05.2019 RG NO: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) (İptal Edilen İbare RGT: 14.05.2019 RG No: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak (Eklenmiş İbare RGT: 24.11.2016 RG No: 29898 Kanun No: 6754/38) Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
3. Bu maddeye göre tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması hâlinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar göz önünde tutularak net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar da dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerektiği gibi, bu unsurların dayanakları olan belgelerin de getirtilmesi zorunludur.
4. Somut olay ve dosya kapsamına göre, her ne kadar Özel Daire bozma kararında davaya konu taşınmazın zeytinlik olan kısmı için dekar başına ortalama verim ve hasat dönemi toptan satış fiyatları ile üretim masraflarına ait değerlendirme tarihi olan 2016 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiği belirtilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, Karacabey İlçe Tarım Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile 2016 yılına ait maliyet ve münavebe ürünleri tablosunun gönderilmesi istenmiştir. Dolayısıyla bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın kapama zeytin bahçesi olarak değerlendirilen kısmı yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti amacıyla yapılacak hesaplamaya esas olmak üzere, zeytin ürününe ilişkin resmî verilerin dosya kapsamında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kapama zeytin bahçesi olan kısmı yönünden 2016 yılı Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri dosya içerisinde mevcut olduğundan yeniden yazı yazılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
6. Hâl böyle olunca bir numaralı uyuşmazlık yönünden usul ve yasaya uygun olan direnme kararının onanması gerekmiştir.
B- İki numaralı uyuşmazlık yönünden yapılan incelemede;
7. Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazinin değerinin mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak belirleneceği hükme bağlandıktan sonra, aynı maddenin (ı) bendinde bedelin tespitinde etkili olacak diğer “objektif ölçülerin” esas alınacağı hükmü getirilmiştir.
8. Bu kapsamda kamulaştırmaya konu arazinin pazarlama veya ulaşım kolaylıkları, ana yollara, il/ilçe merkezlerine, yerleşim alanlarına yakınlık gibi değerini olumlu yönde etkileyecek birtakım özelliklerinin gözardı edilmemesi ve taşınmazın gerçek değerinin tespiti bakımından bilimsel yöntemle belirlenen bedelin anılan fıkranın (ı) bendi uyarınca belirli bir oranda artırılması mümkün olabilmektedir.
9. Buna göre objektif değer artırıcı unsurun tespitinde; taşınmazın konumu, yerleşim merkezine, karayoluna ve bu yol üzerinde bulunan yerleşim alanları, sanayi ve diğer tesislere yakınlık gibi diğer objektif ölçüler dikkate alınır.
10. Dolayısıyla bilirkişi kurulu raporunda, bedel tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, her bir ölçünün etkisini açıklamak kaydı ile bir kısıtlama olmadan objektif değer artırıcı unsurları ayrı ayrı belirterek taşınmaz malın değeri tespit edilmelidir.
11. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, objektif değer artırıcı unsurların taşınmazın değerine olan etkisi belirlenirken parsel bazında değerlendirme yapılması gerektiği, dikkate alınan ölçütlerin taşınmazın tamamı için geçerli olacağı, taşınmazın kısmen arazi kısmen kapama bahçe olmasının farklı oranlarda objektif değer artışı uygulanmasını gerektirmediği gözden uzak tutulmamalıdır.
12. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın Bursa il merkezine, alt yapı hizmetlerine, ana arterlere, ihracat- ithalat merkezlerine, tarımsal sanayi tesislerine, soğuk hava depolarına, belediye hâline, organize sanayi bölgelerine yakın olması, polikültür tarım yapılan ve büyük şehirlere sebze ve meyve üreterek yollayan bir tarımsal ovada bulunması gibi nedenlerle objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince resen yapılan hesaplamada net gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatlarına sulu arazi olan kısmı için %30 oranında, zeytinlik kısmı için %120 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle bedel tespit edilmiş, kararın Özel Dairece bozulması üzerine, hem arazi hem de zeytinlik kısmı için %50 objektif değer artışı uygulanması hâlinde kesinleşen metrekare birim fiyatlarından daha düşük bir değere ulaşılacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
13. Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri, konumu, ana arterlere, yerleşim yerlerine ve sanayi tesislerine mesafesi gözetilerek, %50 oranında objektif değer artışının taşınmazın tamamında uygulanması gerekirken kapama zeytin bahçesi kısmına %120, sulu arazi kısmına ise %30 oranında uygulanmak suretiyle bedel tespiti doğru olmamıştır.
14. Hâl böyle olunca, iki numaralı uyuşmazlık yönünden Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, bozma kararının iki numaralı bendi yönünden önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
15. Bu nedenle iki numaralı uyuşmazlık yönünden direnme kararı bozulmalıdır.
C- Uyulan kısımlar yönünden yapılan incelemede;
16. Temyize konu bozma kararında yer alan ve “…3- 6100 sayılı HMK'nın "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde başvurma harcının da yargılama giderlerinden sayıldığı ve davacı idarenin de harçtan muaf olduğu dikkate alındığında, davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıya iadesi gerekirken davacı idarenin istinaf yargılama giderleri içerisinde harçtan sorumlu tutulması,” gereğine işaret eden bozma nedenine Bölge Adliye Mahkemesince uyularak bozma doğrultusunda işlem yapılmıştır. Bu durumda bozma kararına uyularak oluşturulan hüküm Özel Dairece incelenmesi gerektiğinden bu hükme yönelik inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
I- A bendinde (§1-6) belirtilen gerekçelerle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri yönünden verilen direnme kararının ONANMASINA,
II. B bendinde (§7-15) gösterilen gerekçelerle, objektif değer artışına yönelik verilen direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,
III- C bendinde (§16) gösterilen gerekçelerle, uyulan kısımlar yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.