MAHKEMESİ: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2023/1 E., 2023/4 K.
1.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 1. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir.
2.Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3.Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4.Davacı dava dilekçesinde; tapu iptali ve tescil istemiyle aleyhine açılan Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/407 Esas sayılı dosyasında 15.01.2021 tarihinde kendisi yönünden davanın reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmesi sonrası kentsel dönüşüm işlemleri ve yıkımın durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiğini ve Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi tarafından esas hakkında karar verilmek suretiyle dosyadan el çekilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, bu karara ilişkin yaptığı itirazın da reddedildiğini, öte yandan idari yargının görev alanına giren bir konuda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, ayrıca mahkemece dosyanın istinaf incelemesi yapılması için bölge adliye mahkemesine dokuz ay kadar geç gönderildiğini, bu nedenlerle taşınmazından aylarca faydalanamadığını ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı
5.Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, tazminat talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Özel Daire Kararı
6.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile;
“…Dosya içeriği ve toplanan delillerden; istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşen Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/407-2021/5 sayılı ve 15.01.2021 tarihli kararından sonra istinaf aşamasında, anılan davanın davacısı tarafından Bölge Adliye Mahkemesine verilen 20.10.2021 tarihli dilekçe ile ″kentsel dönüşüm işlemlerinin ve yıkımın durdurulması″ yönünden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu talep hakkında karar verilmesi için dosyayı Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdiği, Mahkemece 28.10.2021 tarihli karar ile ″kentsel dönüşüm işlemlerinin durdurulması″ talebinin reddedildiği, ″yıkım işlemlerinin durdurulması″ talebinin ise teminat karşılığı kabul edilip tedbire karar verildiği, karara yapılan itirazın da 24.12.2021 tarihli karar ile reddedildiği ve teminatın davacı tarafından yatırılması üzerine tedbir kararının işleme konulduğu; bu kez eldeki davanın davacısı tarafından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebiyle 30.12.2021 tarihli dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemesine başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince talep kabul edilerek 13.10.2022 tarihli kararla ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinilen olgular birlikte değerlendirildiğinde; gerek istinaf gerekse ihtiyati tedbir aşamalarındaki işleyişin usul kuralları çerçevesinde sürdürüldüğü, gerçekleştirilen işlemlerle HMK′nın 46/1 inci maddesinde belirtilen sebepler arasında bir illiyet kurulamadığı; başka bir ifadeyle, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır,…” gerekçesi ile davanın 6100 sayılı Kanun’un 114/1-h ve 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın reddine, takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararın Temyizi
7.Özel Daire kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
II.GEREKÇE
8.Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
9.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır.
10. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.