MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2023/118 E., 2025/95 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/14 28... /78 Esas sayılı dosyaları ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin bozma sonrası 2019/40 Esas ve İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1283 Esas sayılı dosyalarında hukuka aykırı kararlar verildiğini ve büyük hissedarı olduğu şirketin batırıldığını, hatalı yargılama faaliyetlerinden dolayı ilgili hâkimleri Hakimler Savcılar Kuruluna (HSK) şikâyet ettiğini ancak Kurulun bu hâkimler hakkında işlem yapmadığını ileri sürerek 4.000.000,00 TL maddi ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı
5. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde taleplerini somutlaştırmadığını, talebin açık olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesindeki koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Özel Daire Kararı
6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2023/118 Esas, 2025/95 Karar sayılı kararı ile; "...Dava, hakimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devletin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; 25/02/2025 tarihli oturumda dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak itiraz yolu açık olmak üzere adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 12/03/2025 gün, 2024/1 D.iş esas, 2025/1 D.iş karar sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddedildiği, verilen kesin süre ve ihtarata rağmen süresi içerisinde başvuru ve peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin bilgi ve belgelerı dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Davacının adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik itirazı ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2025 gün ve 2024/1 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve verilen kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcının ikmal edilmemiş olduğu anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına,
2-Alınması gerekli 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 46.500,00 TL; reddedilen manevi tazminat yönünden 46.500,00 TL olmak üzere toplam 93.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-HMK'nun 335/1. maddesi uyarınca adli yardım yargılama giderlerinden geçici koruma sağladığından hazineden karşılanan 28 adet tebligat gideri olan 4.330,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,…” karar verilmiştir.
Kararın Temyizi
7. Karar davacı tarafından adli yardım ve duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir.
II. ÖN SORUN
8. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında davacının kararı adli yardım talepli temyiz ettiği dikkate alındığında adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı; adli yardım talebinin reddine karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılması bakımından HMK'nın 366. maddesi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
III. GEREKÇE
9. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).
10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334. maddesinin 1. fıkrası, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” hükmünü içermektedir.
11. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir.
12. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından malî yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin malî durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu yani kendisinin ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez vd s. 2417-2419).
13. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise "taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması"dır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir.
14. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus HMK'nın 336. maddesinin 2. fıkrasında, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
15. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir.
16. Öte yandan talepte bulunanın malî gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır. Bu yönüyle malî yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçütünün geçerli olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.04.2023 tarihli ve 2023/4-126 Esas, 2023/317 K).
17. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında talepte bulunanın kendisinin ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye geri çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez vd s. 2427).
18. Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, HMK'nın 337. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca adli yardım talebi reddedilenin ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanarak tekrar talepte bulunması mümkündür.
19. Somut olayda davacının, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine adli yardım talepli dava açtığı, dava dilekçesinde ve aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanlarında HSK'nın hatalı yargılama faaliyetlerinden dolayı şikâyet ettiği hâkimler hakkında işlem yapmaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek Maliye Hazinesinden maddi ve manevi tazminat talep ettiği, Özel Dairece davacının sunduğu sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın Yargıtay 5. Hukuk Dairesince HMK'nın 337/2. maddesi kapsamında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin adli yardım talebine ilişkin red kararının kaldırılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle kesin olarak reddedildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince başvurma ve peşin nispi harcı yatırması için verilen kesin süre içinde davacının harçları yatırmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu karara karşı adli yardım talepli temyiz başvurusunda bulunduğu, temyiz dilekçesine adli yardım talebinin kabul edildiğine ilişkin mahkeme ve Yargıtay kararları ile yaşlılık aylığından yapılan kesintilere ilişkin ve ayrıca taşınmaz, motorlu araç ve vergi mükellefiyet kaydı bulunmadığına dair belgeler sunduğu anlaşılmış olup sözü edilen belgeler kapsamında yapılan değerlendirme sonucu Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçları ile temyiz gider avansının yatırılması gerekmekle bunlar yüklü bir miktar olmadığı gibi davacının kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmakla adli yardım talebinin HMK'nın 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
20. Hâl böyle olunca temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından;
a) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca;
i) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacıya yazılı olarak bildirilmesi,
ii) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek davacıya tebliğ edilmesi,
b) Verilen kesin süre içinde;
i) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde,
ii) Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra,
Dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmelidir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,
2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.