MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/55 E., 2025/117 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4. Davacı dava dilekçesinde; sağlık, kozmetik ve medikal ürünlerin üretim, pazarlama ve satışı faaliyetinde bulunan işyerinde 12.10.2010 tarihinde yangın çıktığını, işyerini ... Sigorta A.Ş. adına ... isimli acenteye sigorta ettirdiğini, yangın çıkınca durumu sigorta şirketine bildirdiğini, ancak hatalı ve yetersiz ekspertiz çalışması yapıldığını, bunun üzerine sigorta şirketi aleyhine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/90 Esas sayılı dosyası ile tazminat isteminde bulunduğunu, dosyaya sigorta şirketi vekilleri tarafından sahte belgeler sunulduğunu, bilirkişiler tarafından bu belgelerin esas alındığını, ihbar olunan hâkimin kendi talepleriyle ilgili hiçbir işlem yapmadığını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1653, 2017/529, 2022/5 36... /698 Esas sayılı dosyalarındaki yargılama faaliyetlerinde birbirleriyle çelişkili kararlar verildiğini, ihbar olunan hâkimin tarafsız davranmadığını, sigorta şirketini kayırdığını, tanıklarını dinlemediğini, yeterli araştırma yapmadığını, kendisiyle tartışmaya girdiğini, aşamalarda aleyhine kararlar verdiğini, delillerine itibar etmediğini, sigorta şirketi vekilleri tarafından sunulan sahte belgelerin hükme esas alındığını, kusurlu, yanlı ve hatalı yargılama yaptığını, bu nedenle hak ve alacaklarına ulaşamadığını, 2010 yılı itibariyle zararının 812.000,00 TL olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı
5. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk koşullarının oluşmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Özel Daire Kararı
6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli ve 2022/55 Esas, 2025/117 Karar sayılı kararı ile; "...6100 sayılı HMK'nın 46. maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir.
Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46. maddesindeki koşullar hakimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda, HMK'nın 46. maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı, HMK'nın 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan HMK’nın 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş ve 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.nun 46. maddesindeki koşullar oluşmadığından davanın esastan reddine,
2-HMK.nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33 TL'den mahsubuna, kalan 103,07 TL'nin davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir.
Kararın Temyizi
7. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. ÖN SORUN
8. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında. davacının yargılama sırasında adli yardım talebinde bulunduğu, Özel Dairece talebin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacının dava açılış harçlarını 24.04.2024 tarihinde yatırdığı, Özel Dairece yapılan yargılama sonucu davanın esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, ancak temyiz harçları ile gider avansının yatırılmadığı, Özel Dairece temyiz formunda “adli yardımlı” şeklinde yazılarak dosyanın temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kuruluna gönderildiği dikkate alındığında HMK’nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesine göre işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
9. Hukuk Genel Kurulunca Özel Daire tarafından verilen davanın esastan reddine ilişkin kararı temyiz eden davacı vekili tarafından sunulan gerek süre tutum gerekse gerekçeli temyiz dilekçelerinde adli yardım talebinde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir ifade ve açıklamanın bulunmadığı dikkate alındığında temyiz harç ve giderlerinin yatırılması bakımından dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerektiği, bu nedenle ön sorun bulunduğu sonucuna varılmış olmakla;
10. Hâl böyle olunca temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı vekili tarafından temyiz harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından;
a) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca;
i) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline yazılı olarak bildirilmesi,
ii) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek davacı vekiline tebliğ edilmesi,
b) Verilen kesin süre içinde;
i) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde,
ii)Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmelidir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz başvurusu yönünden adli yardım talebi bulunmadığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.