-Hukuk İstina.f No. 10/72
(Dava No. 860/70)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Hasan Musa, Lefkoşa
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilenler: l. Doğan Sigorta A.Ş.- Lefkoşa
2. M. Seyfi Akdeniz ve Oğlu, Lefkoşa.
(Davalılar)
arasında
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
.Aleyhine istinaf edilen riamına.: A.M.Berberoğlu.
Siğortalar - Kasko veya geniş kapsamlı a-raba sigortası - Çalınıp zarar ,gören araba için tazminat.
Sigorta Poliçesi - Poliçede düzenlenen hakeme havale kuralları - Bu kuralların Mahkemeye müracaatı engelleyememesi.
Hukuk Usulû - İspat külfeti - İspat külfetinin müdafaa tarafına düşmesi.
Huku-k Usulü - Hakeme havale - Mahkemenin hakeme havale emri verebilmesi.
Fasıl4, Tahkim Yasası - Yasanın 8. maddesi - Davalı isbatı vücut ettikten sonra başka bir işlem yapmadan önce Mahkemeye başvurarak ihtilâfın hakeme havale edilmesini isteyebilir. Davalı- isba.tı vücut ettikten sonra başka işlemler yapmakla ve havale hakkını geç kullanmakla hakkından feragat etmiş sayılır.
OLAY: Davacının arabası evinin önünden meçhul şahıslar tarafından çalındı. Daha sonra araba hasara uğramış olarak bulundu. Araba kasko- veya geniş kapsamlı (comprehensive) sigortalı idi. Sigorta çalınma veya kaybolmayı da kapsıyordu.
Davacı, l. Davalı sigorta. şirketi ile 2. davalı genel acenti aleyhine dava. açarak arabaya olan ha.sarın tazminini talep etti.
Davalılar sigorta poliçesin-in 9. maddesine göre, Davacının ha.keme ha.va.le etme süresini geçirdiğini ve sorumluluklarının kalmadığını ileri sürdüler. 9. maddeye göre sigortalının 12 ay içinde meseleyi hakeme hava.le etmesi gerekiyordu.
İlk Mahkeme Da.vacının hakeme havale etme sür-esini geçirdiği kanısına vardı ve davayı reddetti.
Davacı bu hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, 12 aylık sürenin başlıyabilmesi için Davalıların Davacıya sorumluluk kabul etmediklerini bildirmeleri gerektiğini, bu meselede Davalıların Davacıya so-rumluluk kabul etmediklerini bildirdiklerini kanıtlayamadıklarını bu nedenle sürenin geçmediğini ve Davacının haklarının ortadan kalkmadığını belirtti.
Diğer taraftan Yüksek Mahkeme ihtilâfın hakeme havale edilebilmesi için Fasıl 4, madde 8'e göre Davalıla-rın isbatı vücut ettikten sonra başka işlemlere geçmeden bu müracaatı yapmaları gerektiği, bu meselede Davalıların hakeme havale müracaatı yapmada geç kaldıkları, dolayısıyle Mahkemenin davayı dinleyip karar verebileceği görüşünü benimsedi ve Davacının tal-ebini kabul ederek Davalılar aleyhine tazminata hükmetti.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1. Halsbury's Laws of England, 3rd. Edn. Vol.2. sayfa 18 para.46.
HÜKÜM
Ülfet Emin, Üye:
İstinaf eden (davacı) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 860/70 numaralı da-vayı aleyhine istinaf edilenlerin (davalıların) aleyhine ikame ederek, aleyhine istinaf edilenlerden K.L.700.- tazminat talep etmiştir. 1. davalı bir sigorta şirketidir. 2. davalı ise 1. davalının Kıbrıs genel acentesidir. İstinaf eden CC.640 plâka numaral-ı Pontiac saloon bir arabanın sahibi idi ve bu arabayı 20 Ağustos 1963 tarihinde G.1176 sayılı sigorta poliçesi tahtında davalı 1 nezdinde K.L.1600.- için sigortalamıştı. Yapılan sigorta kasko veya geniş şumullü (comprehensive) olup, diğer şeyler meyanında-, arabanın kayıp ve çalınmasını da kapsamakta idi. İstinaf eden 21.12.1963 tarihinde sözü geçen araba evinin önünde parkedilrniş olduğu bir sırada meçhul şahıslar tarafından çalındığını ve kaybolduğunu iddia etti. İstinaf eden arabanın daha sonra bulunduğu-nu ve kendisinin tamir ettiğini, tamir için K.L.500.- harcadığını, arabayı tamir etmek için uzun müddetin geçtiğini ve bu müddet zarfında arabanın istimalinden mahrum olduğu cihetle K.L.200.- zarar ziyan talep etmiştir. Sigorta Şirketi istinaf edenin talep- etmiş olduğu K.L.700.-yı veya herhangi bir kısmını bugüne kadar istinaf edene ödememiştir.
İstinaf eden talep takririnin 7. paragrafı ile K.L.500.-lık zarar ziyanın kendisine ödenmesini, davalılardan talep etmişse de davalıların işbu meblağı ödemeyi ihma-l ve/veya reddettiğini ileri sürmüştür. Davalılar dosyaladıkları müdafaa takriri ile davalıların sigorta poliçesinin şartlar kısmının 9. maddesi tahtındaki hüküm gereğince mesul olmadıklarını ileri sürdüler. Sigorta poliçesinin 9. maddesi sigorta şirketi i-le sigortalı arasında çıkacak herhangi bir ihtilâf veya ihtilâfların hakeme havale edilmesini öngörmektedir. Ayni madde sigorta şirketi sigorta tahtında sorumluluk kabul etmediği andan itibaran 12 ay zarfında meselenin hakeme havale edilmesini öngörmektedi-r. Ayni maddeye göre sigortalı 12 ay zarfında meseleyi hakeme havale etmezse, sigortalının bütün taleplerinden feragat ettiği addolunur. Sigorta poliçesinin 9. maddesi aynen şöyledir:-
"All differences arising out of this Policy shall be referred to the d-ecision of an Arbitrator to be appointed in writing by the parties irı difference or if they cannot agree upon a single Arbitrator to the decision of two Arbitrators one to be appointed in writing by each of the parties within one calendar month after havi-ng been required in writing so to do by either of the parties or in case the Arbitrators do not agree of an Umpire appointed in writing by the Arbitrators before entering upon the reference. The Umpire shall sit with the Arbitrators and preside at their me-etings and the making of an Award shal,l be a condition precedent to any right of action against the Company. If the Company shall disclaim liability to the Insured for any claim hereunder and such claim shall not within twelve calendar months from the dat-e of such disclairner have been referred to arbitration under the provisions herein contained then the claim shall for all purposes be deemed to have been abandoned and shall not thereafter be recoverable hereunder."
Bu istinafta en mühim konu sigorta po-liçesinin 9. maddesinde öngörülen hallerin herhangi birisinin mevcut olup olmadığı hususudur. Esas itibarıyle müdafaanın istinad ettiği husus sigorta şirketinin sorumluluklarını takriben 1965 Şubat ayı sonunda reddettikleri ve bundan dolayı sigortalının Şu-bat sonu 1965'ten 12 ay zarfında meseleyi hakeme havale etmesi gerektiği, halbuki istinaf edenin bunu yapmadığı, bundan dola.yı poliçenin 9. maddesinin şartlarına göre istinaf edenin taleplerinden feragat ettiği addolunması gerektiğidir.
Davalıların avuka-tı istinaf edenin talep takririnin 7. paragrafı ile davalıların poliçe tahtında sorumluluklarını reddettiklerini kabul ettiğini iddia etmiştir. Talep takririnin 7. paragrafı aynen şöyledir:
"7. Davacı işbu sirkat dolayısıyle mezkûr sigorta poliçesi tahtin-de düçar olduğu K.L.500.-lık zarar ziyanın kendisine ödenmesini davalılardan talep etmiş ise de davalılar işbu meblağı ödemeyi ihmal ve/veya reddetmişlerdir."
Bidayet Mahkemesi vermiş olduğu hükümde istinaf edenin ihtilâ.f konusu çıktıktan sonra 12 ay za-rfında meseleyi hakem heyetine havale etmediğini, dolayısıyle poliçenin 9. maddesine göre mahkemenin davaya bakmaya yetkisi olmadığı ve istinaf edenin davalılar aleyhine vaki hak ve taleplerinden feragat etmiş addolunduğunu kabul ederek istinaf edenin dava-sını reddetmiştir. Mahkeme hükmünde devamla vermiş oldukları kararın Yüksek Mahkeme tarafından değiştirilmesi halinde davanın betekrar istimaını önlemek maksadı ile istinaf edenin davalılardan almaya hakkı olduğu miktarı K.L.528.- olarak tespit etmiştir. B-idayet Mahkemesinin tespit etmiş olduğu bu tazminat hususunda herhangi bir istinaf veya mukabil istinaf mevcut değildir. Bidayet Mahkemesi hükmünde meselenin hakeme havale edilmemesi hususunda şunları söylemiştir:-
"Müddei tarafının mahkeme huzurunda yapm-ış olduğu iddiaya göre müddeaaleyhler müddeinin talebini hiçbir zaman kesinlikle reddetmemiş sadece müddeiyi oyalamak yolunu tutmuş.tur. Halbuki talep takririnin 7'nci paragrafında müddeaaleyhlerin müddeinin zarar ziyanının ödemeği ihmal ve/veya reddetmiş -oldukları zikredilmiştir. Müddei bu paragraflarda zikredilenlerle bağlıdır. Mamafih müddeinin iddiası doğru olmuş olsa ve müdeaaleyhler müddeinin talebini reddetmeyip sadece kaçamak cevap vermiş olsa idiler dahi müddeinin gereken süre zarfında hakem tayini- için gerekli teşebbüste bulunması ve bu hususta müddeaaleyhler teşriki mesai etmedikleri takdirde de bunun yapılması için gerekli kanuni takibâtı yapması icap ederdi. Müddei bunu yapmış değildir.
Yukarıda söylenenlerden görüleceği gibi müddeinin sigorta -şirketi aleyhine vaki hak ve talebinin ortadan kalkmış olması bir tarafa mahkemeniri bu davaya bakmak yetkisi yoktur ve binaenaleyh davanın iptal edilmesi gerekir."
Kanaatımızca bu meselede poliçenin 9. maddesi iki kısımdan ibarettir. Birincisi herhangi b-ir ihtilâf konusu zuhur ettiğinde bu gibi ihtilâf konusunun bir hakeme havale edilmesidir. Bu maddenin ikinci kıstnı ise sigorta şirketinin sigorta tahtında sigortalının herhangi bir talebi hususunda sorumluluğunu kabul etmemesi ve böyle bir talebin soruml-uluğunun reddolunduğu andan 12 ay zarfında hakeme havale edilmemesi halinde sigortalının, sigorta tahtındaki haklarından feragat etmiş addolunmasıdır. 9. maddenin 2. kısmı 1. kısmından çok daha mühimdir, ve kanaatımızca sorumluluğun kabul edilmediğine dair- hususun sigorta .şirketi tarafından ispat edilmesi gerekir. Bu ispat edilmediği takdirde 9. maddenin 2. kısmında yer alan 12 aylık müddetin herhangi bir etkisi yoktur. Ancak herhangi bir ihtilâf konusu halinde 9. maddenin l. kısmında öngörülen şartların y-erine getirilmesi gerekir. İlk olarak sorumluluğun sigorta şirketi tarafından reddedildiği hususunu ele alalım. Kanaatımızca talep takririnin 7. paragrafı kendiliğinden sigorta şirketinin sorumluluğu reddettiğini istinaf edenin kabul ettiği anlamına alınam-az. Nitekim müdafaa takririnin 7. paragrafında talep takririnin 7. paragrafı ile ilgili aynen şunlar yer almaktadır:-
"7. Davalılar, talep takririnin 7'nci paragrafındaki iddiaya cevaben, sigorta poliçesi tahtında, davacının talep ettiği hasardan herhangi- bir mesuliyet kabul etmediklerini bildirerek ödemediklerini beyan ederler. Davalılar mesul olmadıklarını 1965 Şubatının sonunda davacıya beyan ettiklerini bildirirler."
Müdafaa takririnin 7. paragrafında zikredilen bu iddiaların bilhassa mesul olmadıklar-ı hususunun 1965 Şubatının sonunda davacıya beyan edildiğinin davalılar tarafından ispat edilmesi gerekirdi.
Mahkeme huzurunda yalnız istinaf eden şahadet vermiştir. Davalılar herhangi bir şahadet vermiş değillerdir.
Duruşma esnasında istinaf eden namına- avukat tarafından davalılara gönderilen 16.1.1965 tarihli ihbarname Emare 3 olarak ve 3 Mart 1965 tarihli ihbarname Emare 2 olarak ibraz edilmiştir. Bu iki ihbarname incelendiğinde istinaf edenin davalıların sorumluluk kabul etmedikleri hususundan bihaber- olduğu görülür. Eğer hakikaten o güne kadar veya müdafaa takririnde iddia edildiği gibi Şubat 1965 sonunda sorumluluk reddedilmiş olsa dı davalıların bu iki yazılı ihbarnameye cevap vermeleri gerekirdi. Bu iki ihbarnameye herhangi bir yazılı veya şifahi c-evap verilmediği hususunda davacı şahadet vermiştir. Davacının bu şahadeti davalılar tarafından tekzip edilmiş değildir. Bu ihbarnamelere yazılı herhangi bir cevap verildiği de davalılar tarafından iddia edilmiş değildir. Diğer taraftan davacının mahkeme h-uzurunda verdiği şahadete göre arabasını tamir ettirdikten sonra yani Mart 1965'de araba tamiratına sarfettiği paraları gösteren gerekli makbuzları davalılara ibraz etmiştir. Eğer hakikaten davalılar poliçe tahtinde sorumluluğu reddetmişseler, bu makbuzlar-a bakmaya lûzum yoktu. İstinaf eden mahkeme huzurunda verdiği şahadette hiçbir zaman davalıların sorumluluklarını reddetmediklerini ancak 2. davalının herhangi bir işlem yapmaması için 1. davalıdan emir aldıklarını söylediğini belirtmiştir. Kanaatımızca is-tinaf edenin tüm şahadeti dikkatlice incelendiğinde davalıların poliçe tahtında sorumluluk kabul etmediklerini istinaf edene bildirmedikleri sarihtir. Kanaatımızca para.yı ödememek yahut ödemeyi ihmal etmek sorumluluğun kabul edilmediği anlamına gelmez.
Y-ukarıda izah ettiğimiz sebeplerden dolayı poliçenin 9. maddesinin 2. kısmında yer alanlar bu meseleye şamil olamaz yani davalıların sorumluluk kabul etmedikleri mahkemede ispat edilmiş değildir ve bunun için 12 ay zarfında istinaf eden:n meseleyi hakeme ha-vale etmesi mevzuu bahis değildir. Mamafih, talep edilen tazminat ödenmediği için ortada bir ihtilâf konusu mevcuttur ve bu ihtilâf belki poliçenin 9. maddesinin şamulüne girmektedir. Herhangi bir meselenin hakem heyetine havale edilmesi öngörülmekle berab-er, herhangi bir alâkadar şahıs herhangi bir mahkemede dava açmaya mani olunamaz. Bu hususta Halsbury s Laws of England, 3rd Edn., Vol.2, sayfa 18'de şunlar yer almaktadır:
"46. An agreement which purports to oust the jurisdiction of the Court is illegal -and void as being contrary to public policy, but an arbitration agreement not expressly purporting to oust the jurisdiction is not to be read as doing so; in consequence, apart from the statutory right to stay proceedings, an arbitration agreement is not a- bar or defence to proceedings brought in respect of a dispute agreed to be referred."
-
Ancak bu gibi hallerde dava edilenin Kıbrıs Kanunlarının Fasıl 4'ün 8. maddesi tahtinda isbatı vücut yaptıktan sonra ve başka -herhangi bir muamele yapmadan evvel dava edilen, davanın durdurulması için mahkemeye müracaat edebilir, ve mahkeme makul gördükleri takdirde davayı durdurabilir ve mesele anlaşmada olduğu gibi hakeme havale edilebilir. 8. maddedeki haklarini kullanmazsa, -dava ileri gider ve hüküm verilebilir. Bu davada da davalılar Fasıl 4, 8. madde tahtında mahkemeye herhangi bir müracaat yapmış değillerdir, bunun için mahkemenin davaya bakmaya yetkisi vardır.
Netice olarak Bidayet Mahkemesinin sorumlulugu reddetme- hususundaki bulgusunun hatali oldugunu bulur, davalilar Fasil 4, 8. madde tahtında davanın durdurulmasi için herhangi bir müracaat yapmadığından mahkemenin bu davaya bakmaya yetkisi oidugu kanaatina varir ve Bidayet Mahkemesinin hükmünlü iptal ederiz. Ka-naatımızca Bidayet Mahkemesinin tesbit ettiki K.L.528., tazminati davacının almaya hakkı vardır. Her ne kadar da davada iki davalı görülmekte ise de, davacı talep takririnde 2. davalinin 1. davalinin milmessili ve/veya 1. davalıyı hukuken temsil etme yetki-sine sahip olan bir ortaklık veya şirket olarak dava ettiğini belirtmiştir. Talep takririnin tafsilatında 2. davalının şahsen mesul olduğu hususunda herhangi bir iddia yapılmış degildir. Her ne kadar da talep takririnin en sonundaki talep ibaresinde yapi-lan talebin her
iki davalının aleyhine münferiden ve müştereken talep edilmiş olduğu
zikredilmekte ise de talep takririnin esas kısmında 2. davalının mesul
olabileceği hususunda herhangi bir iddia yapılmadığı cihetle, kanaatımızca 2. davalı şahsen mesul sa-yılamaz. Bundan dolayı istinaf edenin leyhine ve 1. davalı aleyhine K.L.528.- hüküm veririz. Aleyhine istinaf edilen 1. davalının istinaf Mahkemesindeki ve Bidayet Mahkemesindeki masrafları ödemesi emrolunur. 2. davalının aleyhine olan dava ve talep redd-olunur. 2. davalı müdafaasında şahsen mesul olmadığı hususunda herhangi bir iddia yapmadığı cihetle, 2. davalı leyhine herhangi bir masraf emri verilmemesi uygun görülmüştür.
Yüksek Mahkeme
23 Mayis -1972
-
Full & Egal Universal Law Academy