-Hukuk İstinaf No. 11/72
(Dava No. 143/72)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Lefkoşa Türk Bankası Ltd.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ali Alparslan
(Davalı)
arasında
İstinaf eden namın-a: Metin A. Hakkı
Aleyhine istinaf edilen bizzat hazır.
Fasıl262 Poliçeler Yasası - Yasanın 57(a) maddesi - Bu maddeye göre poliçelerin kabul edilmemesi veya gününde ödenmemesi halinde alacaklının zarar ziyan (liquidated damages) olarak faiz alma hakkı- - Zarar ziyan olarak ödenecek faizin Yasanın 57(c) maddesine göre adalet icap ettirdiği hallerde, kısmen veya tamamen ödenmesi.
14/60 sayılı Adalet Mahkemeleri Yasası - Yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 17.12.60 tarihinden önce faiz ödenmesine ilişkin- düzenlemeHüküm tarihine kadar olan süre için taraflarca kararlaştırılmış veya Yasalarda öngörülmüş olan faiz için emir verilebilirdi. Hüküm tarihinden sonra ise Fasıl 6 Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının ll. maddesine göre %4 faiz ödenmesine emir verilebi-lirdi - Fasıl 6 madde 11, 1960 Adalet Mahkemeleri Yasası ile yürürlükten kalktı ve yerine 1960 Adalet Mahkemeleri Yasası 33. maddesi kaim olduBu maddeye göre Mahkemece faiz emri verilebilmesi için bir borcun mevcut olması ve faiz ödenmesinin taraflarca kar-arlaştırılmış olması veya bir yasada öngörülmüş olması gerekir - Faiz nisbeti taraflarca kararlaştırılmamış ve herhangi bir yasada öngörülmemişse her hüküm 33(2) maddesine göre tefhim tarihinden itfa edilmiş olacağı tarihe kadar yıllık %4 faiz taşıyacaktır-.
Poliçe - Poliçede faiz - Poliçeler geniş anlamda mukavele olduğuna göre mukavelelerde faize ilişkin kurallar poliçelere de uygulanır - Poliçede faiz nisbetinin tespit edilmemesi halinde faizin Mahkemece kararlaştırılması.
OLAY: Davacı banka vadesi gel-miş 4 poliçeye dayanarak açtığı bu davada Davalıdan poliçedeki miktarlarla vade gününden ödeninceye kadar geçecek süre için yıllık %8.5 faiz talep etti.
Davalı isbatı vücut kaydı yaptırmadı ve Davacı tek taraflı istida ile hüküm talep etti.
İlk Mahkeme D-avalının gıyabında davayı dinleyerek Davacı lehine poliçelerin kıymeti olan K.L.4O.- ile, vade tarihlerinden itibaren kanuni faiz ve masraf ödenmesine hükmetti.
Davacı bu hükmü istinaf etti ve İlk Mahkemenin zarar ziyan olarak %8.5 faiz vermemekle hata et-tiğini iddia etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, gerek Fasıl 262, Poliçeler Yasasının 57. maddesine, gerekse 1960, Adalet Mahkemeleri Yasasının 33. maddesine göre alacaklıların zarar ziyan olarak faiz almaya hakları olduğuna; faiz nisbetinin mukavelede veya Yasa-larda öngörülmüş olabileceğine, faiz miktarının sabit olmadığı hallerde alacaklının bunu şahadetle ispat edebileceğine karar verdi ve ibraz edilen şahadeti dikkate alarak Davalının %8.5 faiz ödemesini emretti.
Yüksek Mahkeme, aleyhine istinaf edilenin dav-anın hiçbir safhasında celpnamede talep edilen faiz nisbetine itiraz etmediğini gözönünde bulundurarak masraflar hususunda herhangi bir emir vermemeyi tercih etti.
HÜKÜM
M. Necati Münir, Ba kan:
Bu istinafta hükmü Sayın Üye Ülfet Emin okuyacaktır.
Ülfet- Emin, Üye:
İstinaf eden (davacı), aleyhine istinaf edilen (davalı) aleyhine 22 Şubat 1972'de Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame ettiği 143/72 numaralı dava ile davalıdan 22.10.1963 tarihli 4 poliçe tutarı olan K.L.4O.- ve beher poliçenin vacibültediye olduğu- tarihten itibaren nihai tediyeye kadar geçecek müddet için %8 1/2 senevi faiz talep etti.
Davacı talep takririnde 22.10.1963 tarihli beheri K.L.lO.- kıymetinde 4 poliçenin davalı tarafından kabul edildiğini ve Pavlos Modinos tarafından davacıya ciro edil-diğini iddia etti. İşbu poliçelerden birincisi 29 Şubat 1964'de, ikincisi 30 Mart 1964'de, üçüncüsü 30 Nisan 1964'de ve dördüncüsü de 30 Mayıs 1964'de ödenmesi gerekiyordu. Davacı poliçelerin ödenmesi gereken zamanda ödenmediğini ve bu hususun davalıya bil-dirildiğini ve poliçelerin dava gününe kadar ödenmemiş olduğunu talep takririnde iddia etti.
Celbnamenin tasdikli bir sureti davalıya 26 Şubat 1972 tarihinde tebliğ olunduğu halde davalı isbatı vücut kaydı yapmadığından davacı tek taraflı istida ile mahke-meye müracaat ederek davalı aleyhine celbnamede olduğu gibi hüküm talep etti. Bidayet Mahkemesi davalının gıyabında davacının çağırdığı şahidi dinleyerek davalı aleyhine ve davacı leyhine K.L.4O.- ve ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren beher poliçe
D-avacı poliçelerin vacibültediye tarihlerinden itibaren davada talep olunduğu gibi % 8 1/2 faizi zarar ziyan olarak vermemekle ve %4 faiz vermekle Bidayet Mahkemesinin hata işlediğini ileri sürerek Bidayet Mahkemesi hükmünden istinaf eyledi.
Herhangi bir m-uamelede faiz verilip verilmeyeceği o muamele ile ilgili yapılan mukaveleye bağlıdır. Ancak Fasıl 262, Poliçeler Kanununun 57(a) maddesi tahtında herhangi bir poliçenin kabul edilmemesi veya gününde ödenmemesi halinde, poliçe tahtında alacaklının maktu zar-ar ziyan olarak (liquidated damages), poliçenin ödenmesi gerektiği tarihten itibaren, faiz almaya hakkı vardır. Ayni maddenin (c) fıkrasına göre ise alacaklının Poliçeler Kanunu tahtında zarar ziyan olarak faiz almaya hakkı olduğu hallerde, o gibi faiz, ad-aletin icap ettirdiği ahvalde, tamamen veya kısmen verilmeyebilir ve bir poliçenin belli bir nisbette faiz ile beraber ödenmesi derpiş olunan hallerde faiz, zarar ziyan olarak, tespit edilen faiz nisbetine eşit bir nisbette verilebilir veya verilmeyebilir.-
1960 Adalet Mahkemeleri Kanunu yürürlüğe girdiği 17 Aralık 1960'a kadar herhangi bir muamelede hüküm tarihine kadar mahkeme tarafından verilen faiz ancak taraflar arasında olan mukavele veya herhangi bir kanun tahtinde faiz ödenmesi derpiş olunan haller -tahtında verilebilirdi. Hüküm tarihinden sonra ise faiz Fasıl 6, Hukuk Usulü Kanununun 11. maddesi tahtında verilebilirdi. Bu maddeye göre her hüküm, hüküm tarihinden sonra %4 faiz taşıyacaktı. Fasıl 6'nın 11. maddesi Adalet Mahkemeleri Kanunu ile ilga edi-lmişti ve faiz hususunda Adalet Mahkemeleri Kanununun 33. maddesi yer aldı. 33(1) ve (2) maddesi aynen şöyledir:-
"33. (1) Herhangi bir mukaveleye binaen veya herhangi bir kanun hükümleri tahtında başka suretle faiz ödenmesi gereken herhangi bir borcun ist-irdadı için herhangi bir mahkemede muhakeme edilen herhangi bir muamelede, mahkeme, mukavele edilmiş veya başka suretle derpiş olunan nisbette, mezkûr faizin vacibültediye olduğu ta.rihten başlayıp nihai tediyeye kadar olan müddet için faiz verilmesine hük-medecektir:
-Ancak, o gibi faiz nisbeti yürürlükte olan herhangi bir kanunun müsaade ettiği azami faiz nisbetini aşmayacaktır.
-
-(2) Her hüküm, (1) inci fıkra tahtında hükümde başkaca derpiş edilmedikçe, hükmün tefhimi tarihinden itfa edilmiş olacağı tarihe kadar senevi yüzde dört nisbetinde faiz ihtiva edecektir."
-
Görülüyor ki 14/60 sayılı Adalet Mahkemeleri Kanununun 33. maddesinin (1). fıkrasına göre herhangi bir mukaveleye binaen veya herhangi bir kanun hükümleri tahtında başka suretle ödenmesi gereken herhangi -bir borcun istirdadi icin muhakeme edilen herhangi bir muamelede mahkeme, mukavele edilmiş veya başka suretle derpiş olunan nisbette mez kür faizin istenmesi gerektiği tarihten başlayıp nihai tediyeye kadar olan müddet için, faiz verilmesine hükmedilm-esini öngörmektedir. Bu fikra tahtında hüküm tarihinden evvelki müddet için de bazı hallerde faiz verilmesi gerektiği sarahaten belirtilmiştir. Bu fikra tahtında faiz verilmesi için bir mukavele veya başka bir kanun hükümleri tahtında ödenmesi gereken bi-r borcun mevcut olması ve bu borcun ödenmesinde mukavele tahtında veya herhangi bir kanun tahtında faizin de ödenmesi derpiş olunması gerekir. Ödenmesi hükmolunacak faizin nisbeti de mukavelede veya herhangi bir kanun hükümleri tahtında derpiş olun-ması gerekir. Herhangi bir kanun veya mukavele tahtında herhangi bir faizin ödenmesi derpiş olunmayan hallerde her hüküm, 33. maddenin (2). fıkrasına göre,
hükmün tefhimi tarihinden itfa edilmiş olacak tarihe kadar senevi %4 nisbetinde faiz ihtiva edecekt-ir.
İstinaf konusu olan muamele bir poliçeye istinad etmektedir. Poliçe geniş anlamda bir mukaveledir. Poliçede ödenmesi gereken borç ile beraber herhangi bir faiz nisbeti belirtilen hallerde hiç şüphe yoktur ki mahkeme 1960, Adalet Mahkemel-eri Kanununun 33. maddesinin 1. fıkrasına uyarak poliçede derpiş olunan faizin ödenmesi için hüküm vermesi gerekir. istinaf konusu olan poliçede ise herhangi bir faiz nisbeti tesbit edilmiş değildir. Ancak Poliçeler Kanununun 57(a) maddesine göre alacaklı-nın maktu zarar ziyan olarak faiz almaya hakkı olduğu cihetle Poliçeler Kanununun 57(a) ve (c) maddeleri tahtında mahkeme tarafindan tespit olunan faiz nisbeti üzerinden 14/60 sayılı Adalet Mahkemeleri
Kanununun 33(1) maddesine uyarak faiz verilmesine hükü-m verilmesi gerekir.
Bidayet Mahkemesi hükmünü verirken bir faiz nisbeti tespit etmiştir ve işbu faiz nisbeti poliçelerin ödenmesi gerektiği tarihten nihai tediye giiniine kadar ödenmesini emretmiştir. Davacı tarafından şahadet veren Behçet -Oldaçay geçerli faiz nisbetinin %8 1/2 o]duğunu şahadetinde belirtmiştir. Bunun hilafina herhangi bir şahadet mevcut değildir. Bidayet Mahkemesi Poliçeler Kanununun 57(c) maddesi tahtında daha az
bir nisbette faiz verme yetkisine haiz ise de, Bidayet Mah-kemesinin bu gibi yetkisini kullanırken adilane hareket etmesi ve verdiği kararın gerekçeli olmasi gerekir. Bidayet Mahkemesi hükmünde bu hususta herhangi bir gerekçe vermiş değildir. Kanaatimizca Bidayet Mahkemesi davalının poliçelerin ödenmesi gerektiğ-i tarihten itibaren yalnız %4 faiz ödemesini emretmesi mahkeme huzurunda olan şahadet ışığıda hatalıdır. Bidayet
Mahkemesi verilen şahadet ışığında davalının poliçelerin vacibültediye olduğu tarihten başlayıp nihai tediyeye kadar %8 1/2 faiz ödemesine emi-r vermesi gerekirdi.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesinin faiz hususunda verdiği hüküm iptal edilir ve bunun yerine beher K.L.10.- 'lık poliçenin, ödenmesi gerektiği tarihten itibaren, nihai tediyeye kadar %8 1/2 faiz -ödemesine hüküm verilir.
-
Aleyhine istinaf edilenin celbnamede talep edilen faiz nisbetine gerek Bidayet Mahkemesincıe gerek İstinaf Mahkemesinde herhangi bir itiraz yapmadığını göz önünde tutarak istinaf masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
- Yüksek Mahkeme
21 Haziran 1972.
Full & Egal Universal Law Academy