-Hukuk İstinaf No: 1/70
(Dava No: 171/69)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
İstinaf eden: Tahsin Ali Riza, Lefkoşa.
(Müddeaaleyh)
ile
İstinaf edilen: Dr. Ziyad İ. Hakkı, Lefkoşa.
(-Müddei)
arasında
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Riza.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit Süleyman ve Metin Hakkı.
1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Kiracının- gelirinde en az yüzde on artış olması halinde kiranın artırılması - İsbat külfeti.
Davacı, dava konusu Lefkoşa'da dükkan sahiplerinin vekildir. Davalı bu dükkanı 1.1.1962'de KL 12.- aylık kira ile kiraladı. Mahkeme daha önce 321/65 no'lu davada, davalını-n alel hesap ayda KL 6.- kira ödemesini emretti. Davacı, işbu dava ile davalının gelirinde en az yüzde on artış olması nedeniyle KL 12.-'sı tam kirayı ödemesini talep etti. Davalı, kazancında artış olduğunu reddetti. Bidayet Mahkemesi, sadece davacının şah-adet verdiği dava sonunda, davalının tam kira olan ayda KL 12.- kira ödemesini emretti. Davalı, istinaf etti. Davalı istinafta davalının kaznacında en az yüzde on artış olduğu bulgusunun hatalı olduğunu ve isbat külfeti davacıda olduğundan, davalının tam k-irayı ödemeye mali kudretinin müsait olmadığına dair şahadet vermemesine ehemmiyet vermekle Bidayet Mahkemesinin hata ettiğini iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, sadece davacının şahadet vermesi nedneiyle, naksedilmeyen bu şahadete dayanan Bidayet Mahkeme-si Kararını doğru buldu ve istinafı reddetti.
--------------------------------
HÜKÜM
Bu istinafta müddei Lefkoşa'da Ataürk Meydanında No: 10'da kain dükkan sahiblerinin vekili olarak dava etti. Müddeaaleyh ise mezkur dükkanın 1 Ocak 1962 tarihinden iti-baren KL 12.- aylık ile kontratlı kiracısıdır. 5/11/1965 tarihinde 321/65 numaralı davda müddeaaleyhin müddeiye kiraya mahsuben ayda KL 6.- kira ödemesi Kaza Mahkemesi tarafından emredildi. Müddei işbu kararın verildiği 5/11/1965 tarihinden sonra müddeaale-yhin ödeme kudretinde en azdan %10'dan fazla bir artış olduğunu ileri sürerek 171/69 numaralı davayı müdeeaaleyh aleyhine 14 Mart 1969'da ikame ederek müddeaaleyhin 1 Ocak 1969'dan itibaren tam kira olan KL 12.-'yı vermesi için bir emrin verilmesini taleb -etti.
Müddeaaleyh 16 Nisan 1969 tarihinde dosyaladığı müdafaa takririnde müddeaaleyhin kazancında 5/11/1965 tarihinden sonra %10 nisbetinde bir artış olduğunu red ve inkar etti ve bundan dolayı müddeinin taleb takririnde taleb ettiği emre hakkı olduğunu r-eddetti.
Bidayet Mahkemesi verilen şahadeti dinledikten sonra müddeaaleyhin 1/6/1969 tarihinden itibaren tam kira olan KL 12.-'yı ödemesine emir verdi. Müddeaaleyh ise Bidayet Mahkemesinin vermiş olduğu bu emrin aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğun-u ileri sürerek istinaf eyledi:
Bidayet Mahkemesi 321/65 sayılı kararın verilmesinden sonra müddeaaleyhin kazanç durumunda en az %10'dan fazla bir artış olduğuna kanaat getirmekle hataya düşmüştür. Bidayet Mahkemesinin bu husustaki bulgusu şahadetle bağdaş-mamaktadır.
Bidayet Mahkemesi 1. sebebte bahsolunan bulgusunda haklı olsa bile bu davayı reddetmemekle hataya düştü çünkü Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre müddeaaleyhin kazanç durumu 1969 Mart ayından sonra en az %10'dan fazla artmıştır ve dava 14 Mart -1969 tarihinde ikame edilmiş olduğuna göre dava sebebi 14 Mart 1969 tarihinde mevcut olmalıydı. Ayrıca 321/65 sayılı kararın tadil edilebilmesi için %10 nisbetindeki artış müddeaaleyhin kazanç durumunda değil, ödeme kudretinde olmalıydı.
Bidayet Mahkemesi -321/65 sayılı kararın verilmesinden sonra müddeaaleyhin ödeme kudretinde asgari %10 bir artış olduğunu isbat etmek mükellefiyeti müddeiye ait olduğu halde, kudrettinin tam kirayı ödemeye müsait olmadığı hususunda müddeaaleyh tarafından herhangi bir şahadet- verilmemesine ehemmiyet vermekle ve/veya bu hususun etkisi altında kalarak karar vermekle hataya düşmüştür.
Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen şahadet yanlız müddeainin şahadetidir. Müddeaaleyh herhangi bir şahadet vermiş değildir. Müddeinin verdiği şaha-dete göre müddeaaleyhin 1963 senesi kazancında herhangi bir değişiklik olmadığı beyan edilmektedir. Müddei şahadetinde 1965 yılında memleketin mali durumunun düşük olduğunu, fakat daha sonra ve bilhassa şahadet gününde gelirin yükseldiğini beyan eyledi. Ay-rıca müddei şahadetinde müddeaaleyhin tam kirayı ödeyecek durumda olduğunu da beyan etmiştir. Buna ilaveten müddei müddeaaleyhin dükkanında çok sayıda tuhafiye eşyası mevcut olduğunu da ileri sürmüştür.
Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen bu şahadetin doğr-u olmadığına dair aksine herhangi bir şahadet verilmiş değildir. Buna ilaveten müddeinin mahkemede verdiği şahadette ileri sürdüğü hakikatlar için, mesela müddeaaleyhin tam kirayı ödeyecek durumda olması, müddeaaleyhin kazancının 1963 kazancının aynı olmas-ı hakikatlerini müddeaaleyh istintak etmiş değildir. Müddeaaleyhin müddeinin bu söylediklerinin doğru olmadığına dair herhangi bir sual bile sorulmuş değildir. Bu durumda Bidayet Mahkemesinin huzurunda müddeaaleyhin ödeme kuderetinin 321/65 sayılı davada k-arar verildikten sonra en az %10 bir artış olup olmadığına dair kafi derecede şahadet var mıydı, yokmuydu meselesi ortaya çıkar. Bidayet Mahkemesi verilen şahadetten böyle bir artışın yani en azdan %10 bir artışın olduğu kanaatına varmıştır. Bidayet Mahkem-esi bu hususta kararında şunları söylemiştir:
"Verilen şahadete göre müddeaaleyhin 1965 senesinde 321/65 sayılı karar verildiğ tarihteki kazanç durumu ile 1969 Mart ayından sonraki kazanç durumu en az %10'dan fazla artmıştır."
Kanaatımızca, iktibas ettiği-miz ibare muğlak ve sarih olmamakla beraber, Bidayet Mahkemesinin huzurunda müddeaaleyhin kazancında 321/65 sayılı davada karar verildikten sonra en az %10 bir artış olduğuna dair kafi derecede şahadet mevcuttur. Bidayet Mahkemesi huzurunda olan şahadeti n-azarı itibara alarak böyle bir kanaata vasıl olabilirdi. Bidayet Mahkemesinin hükmünde müddeaaleyhin Bidayet Mahkemesinde şahadet vermemesinden bahsetmesi, kanaatımızca hatalı değildir, çünkü Bidayet Mahkermesi müddei tarafından verilen şahadetin askine he-rhangi bir şahadet verilmediğini nazarı itibara alabilir. Müddeinin vermiş olduğu şahadet, herhangi başka bir şahadet tarafından çürütülmediğine göre ve müddeaaleyhin kazancında ve ödeme kudretinde en azdan %10 bir artış olduğuna dair şahadet olduğuna göre-, Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhin tam kira olan ayda KL 12.-'yı ödemesi için emir verebilirdi. Bidayet Mahkemesinin hükmünde vardığı bulgular hatalı olsa dahi verilen karar Bidayet Mahkemesi huzurunda olan şahadet muvacehesinde hatalı değildir kanaatındayı-z. Bundan dolayı işbu istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını da ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
27/4/1970
3
Full & Egal Universal Law Academy