- Hukuk İstinaf No: 12/70
Yüksek Mahkeme Huzurunda
(Dava No: 752/69)
İstinaf eden: 1. Hüseyin Ali Çavuş, Lefkoşa
2. Nurten Hüseyin, Lefkoşa
- (Müddeaaleyhler)
ile
İstinaf edilen: Turan Hasan, Lefkoşa
(Müddei)
arasında.
İstinaf eden namına: Kıvanç Riza
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana ve Fuat Veziroğlu-
1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu -
Mahkemece emrolunan kiranın ödenmemesi - 21 günlük ihbar.
Davacı, Lefkoşa'da bulunan dava konusu evin mal sahibidir. Mahkeme daha önce 389/66 no'lu davada, davalıların, halen bu evde ikam-et etmeyen bir şahısla birlikte müştereken veya münferiden alel hesap ayda KL 9.- kira ödemelerini emretti. Davacı, davalıların Eylül, 69 sonu itibarı ile KL 10.- hükümlü kira borcu olduğu nedeni ile 10.11.1969'da ihbarname gönderdi ve 21 gün içinde ödenme-sini talep etti. Davacı, davalılar yine ödemeyince dava edip tahliye talep etti. Davalı 2 ihbarnameyi aldığını red ve inkâr etti. Davalılar, dava açılmadan önce ödeme teklifinde bulunduklarını iddia etti. Bidayet mahkemesi, dava açılmadan önce davalıların -ödeme teklifinde bulunduklarına inanmadı ve tahliye emri verdi. Davalılar, Mahkemenin dava açılmadan önce ödeme teklifinde bulunduklarına inanmamakla hata ettiğini ve talep takririnde ihbarnamenin ne zaman tebliğ edildiği yapılmadığından 21 günlük sürenin -dolmasına dayanarak verilen tahliye emrinin hatalı olduğunu iddia ederek istinaf ettiler.
KARAR: Yüksek Mahkeme, Mahkemenin ödeme teklifi yapıldığına inanmamasına yeterli neden bulunmadığından müdahale etmedi. Talep takririnde ihbarnamenin ne zaman t-ebliğ edildiği yazılı olmamakla birlikte ihbarnamenin gönderildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki süre 21 günden fazla olduğundan bu istinaf nedeni de reddedildi. Aylık kira KL 9.- iken ihbarnamede KL 10.- istenmesine dayanan istinaf nedeni is-e ayda KL 10.- ödemeyi davalıların kabul etmesi nedeniyle reddedildi.
Atıfta bulunulan yargısal kararlar:
7/70 numaralı Hukuk İstinaf.
--------------------
H Ü K Ü M
Müddei Lefkoşa'da Cengiz Topel sokağı N-o: 4'de kâin evin sahibidir. Müddeaaleyhler hadiselerden önce birinci müddeaaleyh tarafından ayda KL 21.-'ya icar olunan dava konusu evde ikamet etmektedirler. Lefkoşa Kaza Mahkemesi 389/66 numaralı davada müddeaaleyhlerin halen söz konusu evde ikamet etme-yen başka bir şahısla birlikte sözü geçen ev için müddeiye 1.6.66'dan itibaren münferiden veya müştereken alel hesap olarak ayda KL 9.- kira ödemelerini emretmişti.
Müddei 389/66 numaralı davada verilen karar mucibince müddeaaleyhlerin Eylül 1969 ayı -sonuna kadar kendisine KL 10.- tutarında hükümlü kira borcu olduğunu ve 10 Kasım 1969 tarihli bir ihbarname ile KL 10.-'nın 21 gün zarfında ödenmesini taleb ettiğini fakat yapılan ihbara rağmen KL 10.-'nın veya herhangi bir kısmının ödenmediğini iddia eder-ek 752/69 numaralı davayı açmış ve müddeaaleyhlerin dava konusu evi tahliye edip boş olarak müddeiye teslim etmelerini taleb etmiştir.
Müddeaaleyhler 13.1.1970 tarihinde dosyaladıkları müdafaa ile hükümlü kira borcunun KL 10.- olmadığını, sadece KL 9.-- olduğunu, mamafih 1.10.69 tarihinden evvel müddeiye kiraya mahsuben ayda KL 9.- yerine KL 10.- ödediklerini, binaenaleyh Eylül 1969 ayı hususunda müddeiye KL 10.- borçlu bulunduklarını kabul ettiler.
müddeaaleyh 10 Kasım 1969 tarihli ihbarnameyi aldı-
-ğını red ve inkâr etti. Buna ilâveten her iki müddeaaleyh dava açılmazdan önce birinci müddeaaleyhin müddeiye Eylül 1969 ayı kirasına mahsuben KL 10.- ödemeyi teklif ettiğini iddia ederek mezkûr KL 10.-'nın mahkemeye yatırıldığını ileri sürdü.
Bidaye-t Mahkemesi her iki tarafı ve şahitlerini dinledikten sonra müstedaaleyhlerin dava açılmazdan önce ödeme teklifinde bulunmadıkları kanaatına vardı ve bundan dolayı müstedaaleyhler aleyhine tahliye emri verdi. Bidayet Mahkemesi tahliye emrinin infazının 8 a-y müddetle durmasını da uygun ve münasib gördüğünden tahliye emrinin infazını bazı şartlara tabi olmak üzere 30 Eylül 1970'e kadar durdurdu.
Müddeaaleyhler Bidayet Mahkemesinin hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek hüküm aleyhine aşağıdaki sebeblerde-n dolayı istinaf eylemişlerdir.
Bidayet Mahkemesi ödeme teklifinin dava açılmazdan
önce yapıldığı hususunda bir bulguda bulunmamakla
hataya düşmüştür.
Bidayet Mahkemesi taleb takririnde 21 günlük ihbarın
ne zaman alındığı ve taleb ihbarının alınmasından
s-onra ve dava açılmazdan önce aradan asgari 21 gün
geçtiği hususunda iddia olmadığı halde bir bulguda
bulunarak ve/veya bulunmuş gibi hareket ederek müd-
deaaleyhler aleyhine tahliye kararı vermekle hataya
düşmüştür.
Müddeaaleyhlerin hükümlü borçları sadece- KL 9.- olduğu halde müddeinin KL 10.- taleb etmesinin müddeinin talebini etkisiz kılmadığı hususunda karar
vermekle Bidayet Mahkemesi hataya düşmüştür.
Bidayet Mahkemesi müdafaa takririnin 5. paragrafında
gösterilen hususları nazarı itibara almayarak
mü-ddeaaleyh no 2'nin kocası dava konusu evde kanunen
kalırken müddeaaleyh no 2'nin aleyhine tahliye emri
vermekle hataya düşmüştür.
Şimdi istinaf sebeblerinin 1'incisini ele alalım. Bidayet Mahkemesi huzurunda müddeaaleyhlerin yapmış oldukları ödeme tek-lifinin dava açılmadan yapılıp yapılmadığı hususundaki şahadeti tüm olarak incelediğimizde Bidayet Mahkemesinin ödeme teklifinin dava açılmazdan önce yapılmadığı hususundaki bulgusunu destekleyecek kâfi derecede şahadet mevcuttur. Bu hususta Bidayet Mahkem-esinin vakıalar üzerinde vardığı kanaatı bozacak kâfi derecede herhangi bir sebeb bulamadığımızdan istinaf sebeblerinin birincisi reddolunur.
Şimdi istinaf sebeblerinin 2'incisini ele alalım. İstinaf edenin avukatı taleb takririnde 21 günlük ihbarın m-üddeaaleyhler tarafından ne vakit alındığına dair herhangi bir iddiada bulunulmadığından mahkemenin bu gibi şahadeti nazarı itibara almaması gerektiğini ileri sürdü. Kanaatimizce taleb takririnde 21 günlük ihbarın 10 Kasım 1969'da gönderildiği hususunda bi-r iddia yapılmıştır ve davanın 2.12.1969'da açıldığı müddeaaleyhlere tebliğ olunun celbnamede görülmektedir. İhbarnamenin verildiği günden dava açılıncaya kadar geçen günlerin 21 günden fazla olduğu açıkça görülür. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesi bu husust-aki şahadeti nazarı itibara alarak bir bulguda bulunmakta haklıdır.
Şimdi istinaf sebeblerinin 3'üncüsünü ele alalım. Müddei 21 günlük ihbarnameyi gönderdiğinde müddeaaleyhlerden hükümlü borç olarak KL 10.- taleb etti ve sözü geçen ihbarnamede mevzuu -bahis KL 10.- hükümlü borcun KL 9.-'sının Eylül ayı için olduğunu, KL 1.-'sının geçmiş aylıkların hükümlü kirasından bakiye olduğunu belirtti. Müddeaaleyh verdiği müdafaada hükümlü borcun KL 9.- olduğunu mamafih kiraya mahsuben ayda KL 9.- yerine KL 10.- ö-dediğini ve müddeaaleyhin Eylül ayı için müddeiye KL 10.- borcu bulunduğunu kabul etti. Bidayet Mahkemesi hükümlü borcun KL 9.- olduğu kanaatına vardı, mamafih ihbarnamenin KL 9.- yerine KL 10.- için gönderilmiş olmasının davaya tesir etmediği kanaatına va-rdı. İstinaf edenin avukatı 7/70 numaralı hukuk istinafında Yüksek Mahkemenin 21 günlük ihbarname hususunda vermiş olduğu hükme iktibas ederek bu davada verilen ihbarnamenin de kanuni sayılamayacağını iddia etmiştir. Sözü geçen istinafta Yüksek Mahkeme şun-ları söylemişti:
"21 günlük ihbarnamede taleb edilen miktar müddeinin
almaya hakkı olduğu KL 33.500 mil olmadığından ve
müddei almaya hakkı olduğu kiradan daha fazla kira
yani KL 40.- taleb ettiğinden kanaatimizce verilen
21 -günlük ihbarname kanuni bir ihbarname sayılamaz.
Bundan dolayı müddeaaleyh kanuni olmayan 21 günlük
ihbarnameye uymak mecburiyetinde değildir."
Kanaatimizce Yüksek Mahkemenin 7/70 istinaf davasında 21 günlük ihbarname için vermiş olduğu y-ukarıda iktibas ettiğimiz karar bu davada verilen 21 günlük ihbarnamede mevzuu bahis olan fazlalıkla tıpa tıp ayni değildir. 7/70 numaralı istinafta müddeinin Temmuz aylığı için KL 20.- almaya ve/veya taleb etmeğe hakkı olmadığını müddeinin bildiği veya bi-lmesi gerektiği halde almaya hakkı olmadığı parayı taleb etmişti. Halbuki bu davada müddeinin Eylül ayında KL 10.- almaya hakkı vardı, nitekim müddeaaleyhler de müddeinin bu hakkını müdafaalarında ve Mahkemeye verdiği şahadette kabul etmiştir. Müddeaaleyh -şahadetinde müddeiye borcunun KL 10.- olduğunu ve KL 10.- ödemeyi teklif ettiğini iddia etmiştir. Her ne kadar da Mahkemeye verilen şahadetten KL 1.-'nın hükümlü borç olduğu Mahkemeye isbat edilememişse de, müddeaaleyhlerin müddeiye KL 9..- yerine KL 10.- -verdikleri kabul edildiğinden ve gönderilen ihbarname de hükümlü borç olarak Eylül ayı için yalnız KL 9.- taleb edildiğinden ve kira bakiyeleri olarak taleb olunan KL 1.-'nın da müddeaaleyhler tarafından müddeinin alacağı olarak kabul edildiğinden ve veril-en ihbarnamede her iki meblâğ ayrı ayrı taleb edildiğinden, kanaatimizce verilen 21 günlük ihbarname KL 9.- hükümlü borç için kanuni ve muteberdir. Bundan dolayı 3. istinaf sebebi de reddolunur.
Şimdi de istinaf sebeblerinin 4'üncüsünü ele alalım. Müd-dei 752/69 numaralı davayı açmazdan evvel her iki müddeaaleyh ve ayni evde ikamet etmekte olan üçüncü bir şahsın aleyhine 595/68 sayılı davayı açmıştır ve o davada Mahkeme 1.10.1969 tarihinden itibaren her iki müddeaaleyhin üçüncü şahıs ile birlikte kiraya- mahsuben ayda KL 18.- ödemesini emretmiştir. Verilen hükümde KL 18.-'nın her müddeaaleyh ve 3. şahıs tarafından ne nisbette ödeneceği de tesbit edilmiştir. İstinaf edenin avukatı 595/68 numaralı davada bir miktar kira ödemeye emrolunan 3. şahsın kirasını -devamlı olarak ödediğinden, kanunen evde ikamet etmeye hakkı olduğuna göre müddeaaleyhler aleyhine tahliye emrinin verilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. Kanaatimizce bu husus müddeinin müddeaaleyhler aleyhine tahliye emri almaya hakkı olup olmadığı husus-una tesir etmez çünkü üçüncü şahıs kiraya mahsuben müddeiye bir miktar kira ödemekle, müddeaaleyhlerin evi tahliye ettikten sonra, kanunen evi işgale devam etmeğe hakkı olup olmadığı hususu belli değildir ve bu hususta da bu safhada herhangi bir yorumda bu-lunmak doğru değildir. 4. istinaf sebebi de reddolunur.
Yukarıda izah olunan sebeblerden dolayı istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını müddeiye ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme.
3 Haziran, 19-70.
Full & Egal Universal Law Academy