- Hukuk istinaf No. 12/74
(Dava No. 983/72; Lefkoþa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:M. Necati Münir Baþkan, Ülfet Emin ve Þakir S. Ýlkay.
Ýstinaf eden: Bekir Nuri, Lefkoþa.
(Davacý)
ile
Aleyhine istinaf edilenler: 1. Hüdaverdi Ýbrahim, Lefkoþa.
2. Yýldýrým Otobüs Þirketi, Lefkoþa.
(Davalýlar)
a r a s ý n d a
Ýstinaf eden namýna: Menteþ Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namýna: Kývanç M. Riza.
Trafik Kazasý - Yaralanma - Yaralanma neticesi uðranýlan zarar ziyan için tazminat talebi.
Ýstinaf - Tazminat aleyhine istinaf.
Ýstinaf - Kusur aleyhine istinaf.
Tazminat - Özel tazminat - Davanýn duruþmasýna kadar geçen süre için verilen tazminat özel tazminatý oluþturur.
Tazminat - Genel tazminat - Davanýn duruþmasýndan sonra kazazadenin muhtemel maddi zararý, kazadan dolayý kaza gününden :tibaren çektiði ve çekeceði ýzdýrap ve hayat nimetlerinden mahrum olunan zarar ziyan genel tazminatý oluþturur.
Tazminat - Müstakbel kazanç kaybýnda çoðaltýcý rakam - Çoðaltýcý rakamýn kiþinin özel durumuna göre tespit edilmesi ve genellikle 15'i geçmemesi prensibi.
Hukuk Usulü - Þahadet - Müstakbel kazanç kaybý hususunda tazminat tespit edebilmek için, kazazadenin, çalýþma hayatýnýn ne kadar daha olabileceði hususunda genellikle týbbi veya baþka türlü ikna edici þahadet vermesi gereði.
Hukuk Usulû - Ýstinaf Mahkemesinin genellikle Ýlk Mahkemenin kararlarýna müdahale etmemesi - Müdahale edebilmesi için nazarý dikkate alýnmasý gereken hususlarýn nazarý dikkate alýnmamýþ olmasý veya nazarý dikkate alýnmamasý gereken hususlarýn nazarý dikkate alýnmýþ olmasý gerekir.
Hukuk Usulü - Masraf Emri - Zay olan masraf (trown away costs) Masraf emri verilirken daha önceki zay olan masraflarýn Ýlk Mahkemece nazarý dikkate alýnmadýðý iddiasý.
OLAY: Davacý durak olmayan bir yerde otobüsten inmekte iken otobüsün ani hareket etmesi üzerine yere düþüp yaralandý. Davacý Davalýlar aleyhine bu davayý açarak özel ve genel tazminat talep etti.
Davalýlar kazanýn Davacýnýn dikkatsizliðinden meydana geldiðini veya Davacýnýn ka.tkýsal kusuru bulunduðunu öne sürdüler.
Ýlk Mahkeme kazanýn Dava.lý 1'in ihmalkârlýðýndan meydana geldiði kanaatine vardý ve Davalýlarýn Da.vacýya K.L.125.- özel ve K.L.700.- genel zarar ziyan ödemesini emretti.
Davacý genel zarar ziyanýn aþikâr surette az olduðunu ileri sürerek hükmü istinaf etti.
Davalýlar da dava lâyihasýnda bulunmayan bir hususta Davalý 1'i ihmalkâr bulmakla, kazada Davacýnýn kusuru veya katkýsal kusuru bulunduðunu tezekkür etmemekle hata ettiðini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Ýlk Mahkemenin genel tazminatý tespit ederken yaralýnýn geriye kalan çalýþma ömrü ile bu süredeki kazancýnýn ne olabileceði hususunda bir bulgu yapmasýnýn doðru olacaðýný belirtti. Bu bulguyu yapmamakla birlikte Ýlk Mahkemenin mevcut þahadet ýþýðýnda tespit ettiði tazminatýn aþikâr surette az olmadýðý kanaatine varan Yüksek Mahkeme istinafý reddetti.
Yüksek Mahkeme, avukatlar arasýnda ihmalkârlýk ve kusur ile ilgili tafsilât teatisinin lâyihalarýn bir parçasý olduðu bu nedenle Ýlk Mahkemenin lâyihalarda olmayan bir hususta karar verdiði iddiasýnýn kabul edilemeyeceði ve Davacýnýn katkýsal kusurunu Ýlk Mahkemenin kýsa da olsa tezekkür ettiði görüþlerini benimsedi.
Atýfta Bulunulan Yargýsal Ýçtihatlar:
l.Seyfi Müderris ile Hüseyin Salih arasýndaki 24/73 sayýlý Hukuk Ýstinaf.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir, Baþkan: Bu istinafýn hükmünü Sayýn Hâkim Ülfet Emin verecektir.
Ülfet Emin, Hâkim: Davacý, 2 Eylül 1972 tarihinde davalý No.2 Þirkete ait olup davalý No.l'in idaresinde bulunan TFG 850 plâkalý otobüste yolcu olarak Girne'den Lefkoþa'ya gelmekte iken Lefkoþa' da Atatürk Meydanýnda durak olmayan bir yerde otobüsün durmasý üzerine otobüsten inmekte iken otobüsün ihmalkârane bir þekilde ani hareketi üzerine yere düþmesi ile y-aralandýðýný, acý ve ýzdýrap çektiðini ileri sürerek davalýlar aleyhine 983/72 numara.lý davayý ikame ederek davalýlardan K.L.212.- özel zarar ziyan ve genel tazminat talep etti.
Davalýlar dosyaladýklarý Müdafaa Takriri ile davalý No.l'in iddia. edildiði gibi veya baþka herhangi bir þekilde ihmalkâr olmadýðýný ileri sürdü ve kazanýn tamamýyle davacýnýn dikkatsizliðinden meydana geldiðini veya davacýnýn kazanýn vukuuna katkýda bulunduðunu ileri sürdü.
Davalýlar davalý No.l'in ihmalkârlýðýnýn ne olduðu hususunda bir yazý ile davacýdan. tafsilât istemiþtir. Davacý ise yazýya uyarak ihmalkârlýðýn ne olduðu hususunda tefsilât vermiþtir.
Bidayet Ma.hkemesi taraflarý dinledikten sonra kazanýn davalý No.l'in ihmalkârlýðý yüzünden meydana geldiði kanaatýna vararak davalýlar aleyhine K.L.125 özel zarar ziyan ve K.L.700.- genel zarar ziyan için hüküm verdi.
Davacý genel zarar ziyan olarak tespit olunan K.L.700.-nýn aþikâr surette çok az olduðunu iddia ederek tazminat hususundaBidayet Mahkemesinin hükmünden istinaf eyledi. Diðer taraftan davalýlar da Bidayet Mahkemesinin hükmünün, diðer þeyler meyanýnda, aþaðýdaki sebeplerden dolayý hatalý olduðunu ileri sürerek bir mukabil istinaf dosyaladý.
1. Dava lâyihalarýnda tafsilâtý bulunmayan bir hususta aleyhine istinaf edilen No.l'i ihmalkâr bulmakla hata etmiþtir.
2. Bidayet Mahkemesi istinaf edeni dikkatsiz bulmakla ve/ veya istinaf edenin mi yoksa aleyhine istinaf edilen No.l'in mi dikkatsizliðinin dava konusu kazaya sebep olduðu ve/veya istinaf edenin dikkatsizliðinin dava konusu kazaya katkýda bulunup bulunmadýðýný tezekkür dahi etmemekle hata. etmiþtir.
3. Bidayet Mahkemesi istinaf edenin almaya hakký olan özel zarar ziyan mikta.rýný tespit ederken 28 günlük senelik izni sýrasýnda istinaf edenin kazanabileceði K.L.28.-yý nazarý dikkata almakla hata etmiþtir.
4. Bidayet Mahkemesi dava masraflarý hakkýnda emir verirken zay olan masraf (trown away costs) ve 17.4.1973 tarihli istida masraflarý hakkýnda verilmiþ bulunan 2.5.1973 tarihli emri nazarý dikkata almamakla hata etmiþtir.
Bidayet Mahkemesi davalý No.l'in Atatürk Meydanýndaki çemberi dönerken rastladýðý adacýk yanýnda duraklayarak az olan yolcularýnýn orada inmelerine müsaade ettiðine kanaat getirdi. Bidayet Mahkemesi davalý No.l'in solundan gelen vasýtaya yol vermek üzere birkaç saniye durakladýðý ve orada iken kimsenin otobüsten inmediði ve indiðini görmediði, yolcularýný tamamýyle Barcla.ys Bankasý yanýnda indirdiði hususunda söylediklerine inanmadýðýný hükmünde belirtti.
Kaza neticesinde davacýnýn sað ayaðý kalçadan kýrýldý ve 22 gün hastahanede, bilâhare eve kaldýrýlarak 3 ay da evde yattý. Bidayet Mahkemesinde yapýlan duruþma gününde ancak deynek yardýmý ile yürüyebilirdi. Davacýnýn sað kalçada Collum femurunda kýrýðý dolayýsýyle sað bacakta sol bacaða nazaran 2 1/2 cm.lik bir kýsalýk olduðunu, kalça hareketlerinde mahdudiyet ve aðrýlar olduðunu, %90 derece dejeneratif aktifide husule gelmesi muhtemel bulunduðunu, mesleðini icra etmesine imkân olmadýðýný, Dr. Erdinç Ýnan þahadetinde belirtmiþtir.
Bidayet Mahkemesi davacýnýn Girne Kýzýl Haç emrinde bahçeci olarak K.L.3O.- aylýkla çalýþtýðýnýn sabit olduðu, 2.9.72'den 2.12.72 tarihine kadar olan 3 aylýk K.L.9O.- ücret kaybý olduðu, ayrýca 28 günlük senelik izninde dýþarýda çalýþarak kazanacaðý makul bir miktarý da kaybettiðinden makul olarak K.L.2B.- almaya hakký olduðu ve ödemiþ olduðu K.L.S.- ilâç parasýnýn da kendisine ödenmesinin makul olduðu kanaatýna vararak özel zarar ziyaný K.L.125.olarak tesbit etti. Genel zarar ziyan olarak da davacýnýn bedenen düçar olduðu hasarý, çekmiþ olduðu ve çekeceði sýzý ve ra.hatsýzlýklarý, müstakbel kazanç kaybýný göz önünde tutarak davacýnýn yaþýný, oturak iþ yapabilecek durumda olduðunu nazarý itibara alarak genel tazminat olarak K.L.700.- yekün bir miktar takdir ve tesbit etti.
Bidayet Mahkemelerinin tazminat hususunda verdiði kararlar Ýstinaf Mahkemesi tarafýndan genellikle tadil edilmez. Ancak Bidayet Mahkemesi genel tazminatý tesbit ederken nazarý itibara almasý gereken hususlarý nazarý itibara almamýþsa veya nazarý itiba-ra almamasý gereken hususlarý nazarý itibara almýþsa veya herhangi bir hata iþlemiþse veya tesbit olunan tazminat miktarý aþikâr surette çok yüksek veya çok düþük ise Ýstinaf Mahkemesi Bidayet Mahkemesinin kararýný tadil edebilir. Bidayet Mahkemesi bir kazazadenin tazminatýný tesbit ederken makul hareket etmesi ve tesbit edilecek ta.zminatýn makul tazminat olmasý gerekir. Tazminat miktarýnýn hem kazazade hem de ihmalkâr þahýs için adil olmasý gerekir. tazminat miktarýnýn ihmalkâr þahsý cezalandýrýr nitelikte olmamasý gerekir. Ýhmalkârlýk davalarýnda tazminat iki kýsma ayrýlýr. Birinci kýsým davanýn duruþmasýna kadar geçen müddet zarfýnda. kazazadenin düçar olduðu maddi zarardan ibarettir; buna özel tazminat denir. Ýkinci kýsým ise davanýn duruþma gününden sonra kazazadenin düçar olmasý muhtemel maddi zarar ve kazadan dolayý kaza gününden itibaren kazazadenin çekmiþ olduðu ve çekeceði ýstýrap ve herhangi bir hayat nimetinden mahrum oluþu için verilir; buna genel tazminat denir. Birinci kýsým tahtýnda tazminat kolayca tesbit edilebilir. Ýkinci kýsým ta.htýnda tazminat ise bazan kolayca tesbit edilemez. Bunun da sebebi kazazadenin istikbalde hakiki maddi zararýnýn ne olacaðý hususunda bazý hallerde kat'i þahadet verilemez. Bu gibi hususlarda spekülatif þahadet verilebilir. Bu böyle olmakla beraber Mahkemeler bu gibi hususlarda bazý prensipler vaz etmiþlerdir. Bu prensiplerin en önemlisi müstakbel kazanç kaybý için tesbit olunan prensiptir. Mahkemeler davanýn duruþma gününde kazazadenin istikbaldeki senevi kazanç kaybýnýn ne olabileceði hususunu tesbit ederler ve tesbit ettikleri miktarý, kazazadenin ömrünün ne kadar olabileceðini, istikbalde hayatýn beklenmeyen tehlikelerinin hayatýn tüm cilvelerinin, kazazadenin ömrüne yapabileceði tesiri, kazazadenin yaþýný tesbit edilecek olan tazminatýn yekün olarak peþin ödeneceðini göz önünde tutarak uygun bir çoðaltýcý rýkamla çarparlar ve böylelikle müstakbel kazanç kaybý olabilecek uygun bir miktar tesbit edilir. Ýþbu çoðaltýcý rakamýn ne olacaðý her kazazadenin kendi özel durumuna baðlýdýr. Genellikle bu çoðaltýcý rakam 15'i geçmez. Bazý hallerde Mahkemeler genel tazminatý tesbit ederlerken genel tazminat baþlýðý altýnda nazarý itibara alýnmasý gereken hususlarýn tümümü birden nazarý itibara alarak yekün bir miktar tazminat olarak tesbit ederler. Bazý hallerde genel tazminat tahtýnda verilen tazminatý tafsilâtlý olarak belirtirler.
Genel tazminat kýsmý altýnda müstakbel kazanç kaybý hususunda tazminat tesbit edebilmek için, kazazadenin, çalýþma hayatýnýn ne kadar daha olabileceði hususunda genellikle týbbi veya baþka türlü ikna edici þahadet vermesi gerekir. Bu hususta Yüksek Mahkeme 24/73 sayýlý Seyfi Müderris v. Hüseyin Salih davasýnda þunlarý söylemiþtir:-
"Herhangi bir þahsýn çalýþma ömrünün ne kadar olabileceði hususu genellikle týbbi þahadet ile tesbit edilebilir. Mamafih bazý hallerde normal þartlar tahtýnda þahýslarýn ortalama çalýþma ömürlerinin ne olduðu statistiklerle tesbit edilebilir. Bazý hallerde çalýþma ömrü tesbit edilecek olan þahsýn yaþý nazarý itibara alýnarak bu gibi þahýslarýn çalýþma ömürlerinin tahmini ve takribi 60-65 yaþýna kadar devam edeceði addolunabilir. Mamafih çalýþma ömrü tesbit edilecek olan þahýsla.rýn 60 yaþýndan yukarý olduðu hallerde, kanaatýmýzca bu gibi þahýslarýn çalýþma ömürlerinin ne olacaðý hususu bu gibi þahýslar hakkýnda Kýbrýs'ta herhangi bir statistik olmadýðýna göre, týbbi þahadet tarafýndan isbat edilmesi gerekir."
Bu davada davacýnýn çalýþma ömrünün ne olacaðý hususunda herhangi bir þahadet mevcut deðildir. Yegâne þahadet davacýnýn duruþma gününde takriben 65 yaþýnda olduðudur. Bidayet Mahkemesi hükmünde davacýnýn bahçývan olarak ayda K.L.3O.- kazandýðý, kazadan sonra bahçývanlýk iþi yapamayacaðý ancak baþka daha hafif bir iþ yapacak durumda olduðu kanaatýna vardý. Bidayet Mahkemesi davacýnýn sadece müstakbel kazanç kaybý için tazminatýn ne olacaðý hususunda ve davacýnýn çalýþma ömrünün ne olacaðý hususunda hükmünde herhangi bir görüþ belirtmiþ deðildir. Bu nedenle Ýstinaf Mahkemesi olarak Bidayet Mahkemesinin müstakbel kazanç- kaybý için genel tazminat olarak takribi ne kadar tesbit ettiðini dahi söyleyemeyiz. Kanaatýmýzca Bidayet Mahkemeleri genel tazminatý tesbit ederken tüm hususlarýn tümü birden nazarý itibara alýnsa dahi hiç olmazsa kazazadenin çalýþma ömrünün ne olabileceði, bu müddet zarfýnda kazancýnýn ne olabileceði hususunda bir bulgu yapmalarý, daha doðru olur. Ýstinaf konusu meselede kazazadenin çalýþma ömrü eðer 3-5 sene civarýnda olma ihtimalinde ise tesbit olunan tazminat aþikâr surette az deðildir. Mamafih kazazadenin çalýþma ömrü eðer 8-10 sene olabilir ise tesbit olunan miktar aþikâr surette az olabilir. Davacý davasýnda çalýþma ömrünün ne olabileceði hususunda herhangi bir þahadet ibraz etmiþ deðildir. Davacý 65 yaþýnda olduðuna göre Ýstinaf Mahkemesi de davacýnýn çalýþma ömrünün ne olabileceði hususunda herhangi bir görüþte bulunamaz. Ýstinaf edenin avukatý Seyfi Müderris davasýndaki kazazadenin aldýðý yaralarýn istinaf konusu davadaki kazazadenin aldýðý yaralarýn hemen hemen aynisi olduðunu ve Ýstinaf Mahkemesinin genel tazminat olarak K.L.1,800.- tesbit ettiðini ileri sürdü. Seyfi Müderris davasýnda kazazadenin yaralarý istinaf konusu davadaki kazazadenin yaralarýndan çok daha aðýrdý. O dava.daki kazazadenin belinin ikinci omurunda kompresyon kýrýðý vardý ve üçüncü omur öne doðru kaymýþ bulunmakta idi. O davada verilen doktor þahadetine göre kemiklerde zayýflamadan ötürü asteoporoz nevcuttu ve kazazade kendini korumadýðý takdirde ka.ynamýþ olan kýrýkta yeniden ikinci bir kýrýk ve sinir lezyonu husule gelebilir ve felç olabilirdi. O davadaki kazazadenin hemen hemen daimi olarak korse giymesi icap ederdi. O davadaki kazazadenin yýllýk kazancý K.L.700.- idi. Görülüyor ki gerek yara bakýmýndan gerek kazanç bakýmýndan iki dava arasýnda muazzam bir fark mevcuttur.
Yukarýda izah edilen sebeplerden dolayý Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen þahadet ýþýðýnda tesbit olunan tazminat miktarýnýn aþikâr surette az olmadýðý kanaatýndayýz ve istinafýn reddolunmasý gerekir.
Þimdi de mukabil istinafý ele alalým. Davalýlar Bidayet Mahkemesinin dava lâyihalarýnda tafsilâtý bulunmayan bir hususta istinaf eden No.l'i ihmalkâr bulmakla hata ettiðini ileri sürmüþtür. Bidayet Ma.hkemesi hükmünde davalý No.l'in durak yeri olmayan bir yerde durduðunu, yolcularýn inmesini saðladýðýný, bu meyanda diðer yolcularla birlikte otobüsten inmekte olan davacýnýn selâmetini kaale almadan derhal otobüsü aniden hareket ettirdiðini bularak davalý N0.1'in ihmalkâr olduðu kanaatýna varmýþtýr. Aleyhine istinaf edilenlerin avukatý istinafýn duruþmasý esnasýnda Bidayet Mahkemesinin bulduðu ihmalkârlýk nedeninin talep takririnde mevcut olmadýðýný ileri sürdü. Ayni iddia Bidayet Mahkemesi huzurunda da ileri sürülmüþtür. Bidayet Mahkemesi bu hususu tezekkür etmiþ ve talep takririnin tadilinden önce davalýlarýn isteði üzerine verilen yazýlý tafsilâtta bu ihmalkârlýk sebeplerinin ileri sürüldüðü kanaatýna vardý. Dava dosyasý tetkik edildiðinde görülüyor ki 21 Aralýk 1972 tarihli bir yazý ile davalýlarýn avukatý talep takririnin 3. paragrafýnda ileri sürülen 'dikkatsizliðin tafsilâtý' hususunda daha fazla tafsilât istemiþtir. Davacýnýn avukatý bu talebe uyarak 25 Aralýk 1972'de davalýlarýn avukatýna yazýlý tafsilât vermiþtir. Davacý 17 Nisan 1973'de dosyaladýðý bir istida ile talep takririne 8. paragraf olarak bir paragraf ilâve etmesine müsaade vermesi için Mahkemeye müracaat etti, istidanýn duruþmasý 2 Mayýs 1973' e tayin oldu. Davalýlarýn avukatý iþbu istidaya herhangi bir itirazda bulunmadý ve Mahkeme de bu istidada talep edildiði gibi emir verdi. Ayrýca Mahkeme davacýnýn 14 güne kadar tadil edilmiþ talep takririni dosyalamasýna emir verdi. Bidayet Mahkemesi talep takririne yalnýz paragraf 8 ilâve yapýldýðýna göre diðer hususlarýn aynen baki kaldýðý kanaatýna vardý ve dolayýsýyle talep takriri tadil edilmezden önce verilen tafsilâtýn dava lâyihalarýnýn bir kýsmý olduðunu kabul etti. Ýstinafýn duruþmasý esnasýnda davalýlarýn avukatý talep takririni tadil etmezden önce verilen tafsilâtýn muteber kalýp kalmadýðý hususunda istinaf mahkemesinin karar vermesi gerektiðini -ileri sürdü. Kanaatýmýzca tafsilât hakkýnda Bidayet Mah kemesi karar verirken herhangi bir hata iþlemiþ deðildir. Verilen tafsilât talep takririnin 3. paragrafýnda ileri sürülen ihmalkârlýk ile ilgili idi. Talep Takririnin yalnýz 8. paragrafý tadil edildi. Bu nedenle tadil edilmiþ yeni bir talep takriri dosyalanmakla beraber daha önce davada verilen veya avukatlar arasýnda teati edilen tafsilât muteber kalýr.
Davalýlarýn avukatý Bidayet Mahkemesinin, davacýnýn kazanýn vukuunda dikkatsiz olduðunu veya hiç olmazsa kazanýn vukuuna dikkatsizliði yüzünden katkýda bulunup bulunmadýðý hususunu, tezekkür dahi etmediðini ileri sürmüþtür. Bidayet Mahkemesinin hükmü tetkik edildiðinde Bidayet Mahkemesinin bu hususu tezekkür ettiðine ve bu hususta karar verdiðine dair kýsa da olsa bir kaydýn mevcut olduðu görülmektedir. Bidayet Mahkemesi bu hususta aynen þunlarý söylemiþtir:-
"Kanaatýmýzca davalýnýn bu davada kazanýn vukuu için gösterdiði ihmalkârlýk ve kanuni vazife ve vecibeleri yerine getirmemekten veya ihlâlinden doðan neticenin mesuliyeti tamamýyle kendisine racidir."
Bidayet Mahkemesinin biraz önce iktibas ettiðimiz kararýndan açýkça görülüyor ki Bidayet Mahkemesi davacýnýn kaza ile ilgili herhangi bir ihmalkârlýk yapýp yapmadýðý veya kazanýn vukuunda davacýnýn dikkatsizliðinin herhangi bir katkýsý olup olmadýðý hususlarýný tezekkür etmiþ ve davacýnýn herhangi bir ihmalkârlýðý olmadýðý kanaatýna varmýþtýr. Hakikaten Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen tüm þahadet incelenecek olursa görülüyor ki davalý No.l durak yeri olmayan bir yerde otobüsü durdurmuþ ve yolcularýn inmesini saðlamýþ ve/veya müsaade etmiþ ve yolculardan biri olan davacý inerken otobüsünü aniden hareket ettirerek kazanýn vukuuna sebebiyet vermiþtir. Bu durumda davacýnýn herhangi bir ihmalkârlýðý olduðu söylenemez kanaatýndayýz.
Davalýlarýn avukatý Bidayet Mahkemesinin davacýnýn, 28 günlük senelik izni sýrasýnda, kazanacaðý K.L.28.-yý nazarý itibara almakla hata ettiðini ileri sürmüþtür. Ýstinafýn duruþmasý esnasýnda bu husus hakkýnda talep takririnde herhangi bir talep yapýlmadýðý ileri sürüldü. Hatta böyle bir talep yapýlmýþ olsa dahi davacýnýn bu hususta herhangi bir tazminat almaða hakký olmadýðý iddia edildi. Talep Takririnin 6(g) paragrafýnda davacýnýn Kasým ayý izninde zeytin toplama iþinden K.L.SO.- özel zarar ziyan talep ettiði görülmektedir. Davacý þahadetinde bu hususta þahadet vermiþtir. Bidayet Mahkemesi de 28 günlük senelik izninde davacýnýn çalýþarak kazanabileceði makul bir miktarý da kaybettiðinden davacýnýn bu hususta K.L.28.- almaða hakký olduðu kanaatýna vardý. Kanaatýmýzca Bidayet Mahkemesi huzurunda bu hususta þahadet vardýr ve bu hususta da talep takririnde de talep mevcuttur. Dolayýsýyle Bidayet Mahkemesi bu hususta K.L.28.- makul bir tazminat tesbit etmekle herhangi bir hata iþlemiþ deðildir.
Davalýlarýn avukatý Bidayet Mahkemesinin dava masraflarý hakkýnda emir verirken 17.4.1973 tarihli istida masraflarý hakkýnda verilmiþ bulunan 2.5.1973 tarihli emri nazarý itibara almamakla hata iþlediðini ileri sürdü. Bidayet Mahkemesi masraf hususunda hükmünde davalýlarýn dava masraflarýný ödemesine emir vermiþtir. Bidayet Mahkemesi davalýlarýn dava masraflarýný ödemelerine emir vermekle davada daha önceden verilen herhangi bir masraf emrini iptal etmedi. Dolayýsýyle 2.5.1973'de Bidayet Mahkemesinin davanýn istida masraflarý ile zay olacak masraflarý davacý tarafýndan ödenmesi hususunda verdiði emir muteberdir ve davalýlarýn emir gereðince masraf almaða haklarý vardýr. Bidayet Mahkemesi hükmünde davalýlarýn dava masraflarýný ödemesine emir vermekle
2 Mayýs 1973 tarihli daha önceden verilen emri nazarý itibara almadýðý manasýna gelmez.
Yukarýda izah edilen sebeplerden dolayý mukabil istinafýn da reddolunmasý gerekir.
Netice itibarýyle gerek istinaf ve gerekse mukabil istinaf reddolunur. Bu durumda istinaf masraflarý için herhangi bir emir vermemeði uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
--9 Mayýs,- -l974.--
-
Full & Egal Universal Law Academy