-Hukuk İstinaf No: 14/69
(Dava No: 13/69)
Yükse Mahkeme Huzurunda
İstinaf eden: Seyfi Türkel, Lefkoşa.
(Müddeaaleyh)
ile
İstinaf edilen: Samiye Mustafa, Lefkoşa.
(Müddei)
- arasında
İstinaf eden namına: Ümit Süleyman
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Bu Kanunun 10(a) maddesi uyarınca 21 günlük ihbar.
Da-vacı, Lefkoşa'da dava konusu dükkanın sahibidir.Davalı, bu dükkanı 23.5.1965 tarihli bir sözleşme ile davacıdan ayda KL 5.- kira ile kiraladı. Davacının davalı aleyhine açtığı 275/68 no'lu davada kirayı ayda KL 6.-'ya çıkardı. Sözleşmeye göre kiranın her a-y peşin ödenmesi gerekirdi. Davalı Aralık, 1968 aylığını ödemedi. Davacı, bunun üzerine 3.12.1968 tarihinde bir ihbarname gönderdi. Davalı yine ödemede bulunmadı. Davacı, davalıyı dava ederek tahliye talep etti. Davacı, mahkemece emrolunan kiranın yazılı i-hbardan sonra 21 gün içinde ve dava açılmadan önce ödenmemesi nedeniyle tahliye talep etmiştir. Davalı, tahliyeyi kabul etmedi. İhbarnameyi almadığını ve kirayı zamanında ödemeyi teklif ettiğini iddia etti. Bidayet Mahkemesi, davacının şahadetine inandı ve- 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(a) maddesine dayanarak konu dükkanının tahliyesini emretti. Davalı, istinaf etti. Davlı, gönderilen ihbarnamenin Kanunun öngördüğü ihbarname olmadığını, davacı ve şahitleri arasında çelişki bulun-duğunu ve kiranın gayri muntazam zamanlarda ödenmesinin taraflar aarsında adet meydana getirdiğini iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, daha önce Mahkemece emrolunan bir kira bulunduğunu, ödeme zamanının, davalı tarafından müdafaa takririnde kabul edildiği-ni, tebliğ yapıldığı hususunda ve davalının dava açılmadan önce ödeme teklifi yapmadığı hususunda Bidayet Mahkemesi bulgusunu bozacak yeterli sebep göstermemesi nedeniyle istinafı reddetti.
HÜKÜM
Davacı Lefkoşada Osman Paşa Caddesinde kain bir dükkan-ın sahibidir. 23 Mayıs 1965 tarihli bir icar mukavelenamesi mucibince davalı mezkur dükkanın müsteciridir. Mukavelename mıcibince mezkur dükkanın kirası ayda KL 5.- olarak tayin edilmişti. Fakat daha sonra davacının davalı aleyhine açmış olduğu 275/68 numa-ralı davada Mahkeme mezkur kirayı ayda KL 6.-'ya çıkarmıştı. Mukavelenameye göre kira her ay peşin olarak ödenmesi gerekirdi. Davacı davalının 1 Aralık 1968'de ödemesi gerken KL 6.- kirayı ödemediğini ve bundan dolayı 3/12/68 tarihli bir ihbarname gönderer-ek ödenmeyen kirayı taleb ettiğini iddia etti. Davacı taleb olunan kiranın 4/1/69'a kadar ödenmediğini ileri sürdü ve 4/1/69'da açılan 13/69 numaralı dava ile davacı davalının mevzuu bahis dükkanı tahliye etmesi için Mahkemeden emir taleb etti. Davalı 30/1-/69'da dosyaladığı müdafaa takriri ile davacının kiranın ne zaman ödeneceği ve miktarı hususundaki iddiaları kabul etti, mamafih, 3 Aralık 1968 tarihli ihbarnameyi almadığını ve davacının Aralık 1968 ayı kirası için herhangi bir yazılı talebde bulunmadığın-ı iddia etti. Buna ilaveten davalı Aralık 1968 ayı kirası olan KL 6.-'yı davacıya zamanında ödemeyi teklif ettiğini fakat davacının davalıya mezkûr kira için makbuz vermemesi üzerine davalı kirayı ödemediğini iddia etti.
Bidayet Mahkemesinde şahadet dinle-ndikten sonra müdafaa avukatı Bidayet Mahkemesine yaptığı hitabesinde gönderildiği iddia edilen ihbarname, eğer hakikaten gönderilmişe, işbu ihbarnamenin kanunen yetersiz olduğunu iddia etti. Bidayet Mahkemesi karara bağlaması icab eden, aşağıda zikrolunan- üç husus olduğu kanaatına vardı:
"(a) Aralık 1968 kira bedelini ödemesi için müddei tarafından iddia edildiği gibi müddeaaleyhe bir ihbarname gönderildi mi?
(b) Gönderilen ihbarname kanunen yetersiz mi?
(c) Müddeaaleyh mezkûr kira bedelini müddeiye ödem-eyi dava açılmazdan önce teklif etti mi?
Bidayet Mahkemesi 1. husus ile ilgili olarak kararında şunları söyledi:
"Bu husus ile ilgili yukarıda zikredilen şahadeti esaslıca tetkik edip tezekkür ettim ve sureti Mahkemeye Emare II olarak ibraz edilen ihbarna-meyi müddeaaleyhe tebliğ edildiği kanaatına vasıl oldum."
2. husus hakkında ise Bidayet Mahkemesi sunları söyledi:
"Kanaatımca bu hususta müdafaa tarafından yapılan iddia yetersizdir ve iddia edilen bakımdan ihbarname yetersiz sayılmaz."
3. husus hakakında- ise Bidayet Mahkemesi şunları söyledi:
"Yukarıdaki sebeblerden ötürü müddeaaleyhin dava ikame edilmezden evvel ödeme teklifinde bulunduğuna inanmadım. Bu hususun isbat külfeti müddeaaleyhe aittir ve bunu yapamamıştır."
Bidayet Mahkemesi 5/4/1969'da verdi-ği hükümde müddeaaleyhin aleyhine tahliye emri verdi ve tahliye emrinin bazı şartlara tabi olarak aydan aya 31/10/69 tarihine kadar infaz edilmemesine emir verdi.
İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin hükmünün aleyhine, aşağıdaki sebeplerden dolayı, istinaf e-yledi:
Bidayet Mahkemesi 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(a) maddesi gereğince 3 Aralık, 1968 tarihinde gönderildiği iddia edilen ihbarnameyi kanuni ihbarname olarak kabul etmekle hataya düşmüştür.
Müddei ve şahitleri arasında ç-elişme olduğu ve müddeaaleyhe verilen kâğıdın ne olduğu müddei şahitleri tarafından bilinmediği halde Bidayet Mahkemesi hakiminin müddei şahitlerine inanması yanlıştır ve Mahkemede ibraz edilen şahadetle bağdaşmaz.
Müddeinin şahadetinde aylık kiranın gayri- muntazam zamanlarda ödendiği ve bu çeşit ödemeleirn taraflar arasında bir adet meydana getirdiği tesbit edildiği ve kiranın ayın başında ödenmesi davanın özünü teşkil etmediği halde Bidayet Mahkemesi hakimi bu hususu göz önünde tutmaması yanlıştır.
1967, -Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10 ve 10(a) maddesi aynen şöyledir:
"10. 11 ve 12. madde hükümlerine tabi olmak şartı ile Mahkeme, ancak aşağıda gösterilen hallerde tahliye emri verebilir:
13. madde hükümlerine tabi olmak şartı ile, Mah-kemece emrolunan kiranın zamanında ödenmemesi ve yazılı taleb ihbarından sonra 21 gün daha fazla bir müddet zarfında yine ödenmemiş olması ve dava ikame edilmezden önce de ödeme teklifinde bulunulmaması halinde"
Kanunun 10(a) maddesi esasında kira ödenmedi-ği ahvalde hangi şartlar tahtinde tahliye emri verilebildiğini göstermektedir. Bir mal sahibi 10(a) maddesi tahtinde tahliye emri alabilmesi için aşağıdaki hususları isbat etmesi gerekir:
Ödenecek kiranın Mahkeme tarafından tesbit edilerek, ödenmesi için b-ir emir verilmesi;
Kiranın zamanında ödenmemesi;
Kiranın ödenmesi için yazılı taleb yapılması;
Yazılı taleb ihbarından sonra 21 gün veya daha fazla bir müddet zarfında kiranın yine ödenmemiş olması;
Dava ikame edilmzeden önce de ödeme teklifinde bulunulmam-ası.
Bu davada davacı kiranın Mahkeme tarafından 275/68 numaralı davada KL 6.- olarak tesbit edildiğini taleb takririnin 3. paragrafında ileri sürmüştür. Davalı ise müdafaa takririnin 1. paragrafı ile taleb takririnin 3. paragrafını kabul etmiştir. Bunun i-çin Mahkeme tarafından tesbit olunan kiranın ne olduğu hususunda herhangi bir münazaa mevcut değidir.
Davacı kiranın her ay peşin olarak ödenmesi gertiğini taleb takririnin 2. paragrafında ileri sürdü. Bu hususu da davalı müdafaa takririnin 1. paragrafı il-e kabul etmiştir. Bundan dolayı kiranın ne zaman ödeneceği hususunda da, davalı tarafından kabul edildiği için, herhangi bir Mahkeme emrini isbat etmesi gerekmezdi.
Davacı Aralık ayı kirasının 1 Aralık 1968'de ödenmediğini 3/12/69 tarihli ihbarname ile yaz-ılı talebde bulunduğunu iddia etti. Davalı böyle bir talebi müdafaasında ve şahadetinde red ve inkar etti. Mamafih Bidayet Mahkemesi verilen şahadeti inceledikten sonra 3/12/68 tarihli ihbarnamenin davalıya tebliğ olunduğu kanaatına vardı. İstinaf edenin a-vukatı Bidayet Mahkemesinin bu hususta varmış olduğu kanaatın, müddei ve şahitleri arasında çelişme olduğu cihetle, hatalı olduğunu ileri sürdü. Verilen şahadet esaslıca tetkik edildiğinde Bidayet Mahkemesinin bu hususta varmış olduğu kanaatı destekleyecek- kafi derecede şahadet mevcut olduğu görülmektedir. Şahitlere inanmak hususunda Bidayet Mahkemesinin varmış olduğu kanaatı bozmak için kafi derecede herhangi bir sebep göremiyoruz.
Yazılı taleb ihbarından sonra dava açılıncaya kadar, yani 4/1/69'a kadar, A-ralık ayı kirasının ödenmediği davacı tarafından iddia olundu. Davalı ise yazılı taleb ihbarı almadığı halde Aralık ayının kirasını müddeiye ve daha sonra avukatına teklif ettiğini iddia etti. Bu hususta Bidayet Mahkemesi davalının dava ikame edilmezden ev-vel Aralık ayı kirasını ödemek için teklifte bulunduğuna inanmadığını belirtti. Verilen şahadet esaslıca tetkik edildiğinde Bidayet Mahkemesinin bu hususta vardığı kanaatı destekleyecek kafi derecede şahadet mevcuttur ve Bidayet Mahkemesinin bu hususta ver-miş olduğu kararı bozacak kafi derecede sebep göremiyoruz.
İstinaf edenin avukatı gönderildiği iddia olunan yazılı ihbarnamenin kanunen yetersiz olduğunu iddia etti. Kanaatimizce Kanunun 10(a) maddesinde derpiş olunan yazılı taleb ihbarnamesi herhangi bir- formaliteye uyması gerekmez. Kanunun esas gayesi kiranın ödenmediğinin mal sahibi tarafından kiracıya yazılı olarak bildirilmesidir ve işbu kiranın ödenmesi için kiracıya en azdan 21 gün fırsat verilmesidir.
İstinaf eden aylık kiranmın daha evvel gayri m-untazam zamanlarda ödenmekte olduğu ve bu çeşit ödemelerin taraflar arasında bir adet meydana getirdiği tesbit edildiği ve kiranın ayın başında ödenmesi davanın özünü teşkil etmediği halde Bidayet Mahkemesi hakiminin bu hususu göz önünde tutmadığı ileri sü-rülmüştür. Kanaatimizce bu hususun dava ile herhangi bir ilgisi yoktur, çünkü kiranın ödenmediği hususunda yazılı taleb yapıldıktan sonra davalının kirayı ödemesi için 21 günlük mühleti vardır. Kaldı ki bu davada ihbarname 3 Aralık 1968'de verildiği halde- dava 4 Ocak 1969'da açılmıştır. Yani ihbarname gününde aranan 30 gün geçmiştir. Bu müddet zarfında davalının taleb olunan kirayı vermek için bol bol vakti vardı.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı işbu istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masr-afarını ödemesi de emrolunur.
Yüksek Mahkeme
12 Ağustos, 1969
1
Full & Egal Universal Law Academy