- Hukuk İstinaf No. 14/72
(Dava No.227/67; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHK-EME HUZURUNDA
M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Ekrem Ferdi Sarper
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen:1. Güven İnşaat Şirketi
-2. Hasan Musa
(Davacılar)
arasında
İstinaf eden namına: A.M.Berberoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz- tarafından Hasan Murat
Fasıl 149 Sözleşme Yasası - İnşaat yapım sözleşmesi.
İnşaat Yapımı İçin Sözleşme -İnşaatı yapan Davacıların sözleşmeden doğan alacakları.
Gecikme Tazminatı - Davalının "mukavelenin kırılması neticesi düçar olacağı zarar ziyanı a-zaltmak için makul tedbirleri alma" prensibine uyma mükellefiyeti - Taraflarca yapılan mukavelede bu prensipten söz edilmemesi ona uyulmayacağı anlamına gelmez.
Fasıl 149 Sözleşme Yasası - Yasanın 73(3) maddesi - Sözleşmenin ihlâlinden doğan zararın hesap-lanması.
OLAY: Davacı 1. bir inşaat şirketi Davacı 2 ise bu şirketin müdürüdür. Davacılar 18.12.1962 tarihli bir sözleşmeye uygun olarak Davalıya ait arsa üzerine iki katlı bir ev inşa ettiler. Davacılar Davalının inşaat bedelinden arta kalan K.L.1600.- i-le farklı çatı yaptırmadan doğan K.L.300.-yı ödemediğini iddia ederek bu davayı açtılar. Davalı ise Davacıların inşaatı gününde tamamlamadığını bu nedenle binaya göçmenler yerleştiğini ve zarar ziyana uğradığını iddia etti.
İlk Mahkeme gecikme nedeniyle- Davalının uğradığı zararı dikkate alarak bir indirim yaptıktan sonra Davacılar leyhine hüküm verdi.
Davalı İlk Mahkemenin sadece 7 aylık gecikme tazminatına hükmetmekle ve binanın tamamlanmamış kısmı hakkında istihkak raporuna göre değil de şahadete gö-re karar vermekle hatalı hareket ettiğini öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin binanın durumunu tespit ederken istihkak raporuna göre değil de şahadete göre hareket etmesinin hatalı olmadığı kanısına vardı. Yüksek Mahkeme ayrıca- sözleşmede yer almasa bile Davalının zararını azaltmak için tedbir almak zorunda olduğunu, Davalının makul bir süre geçtikten sonra harekete geçip eksiklikleri tamamlaması gerektiğini belirtti ve 7 aylık gecikme tazminatının makul olduğu sonucuna vararak -istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1. British Westinghouse Electric Co. v. Underground Electric Railways (1912) A.C. 673.
HÜKÜM
M. Necati Münir, Başkan:
Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Üye Ahmet İzzet okuyacakt ı r.
Ahmet -İzzet, Üye:
Davacı 1, bir inşaat şirketidir ve davacı 2 de bu şirketin müdürü ve idarecisidir. Davalının (istinaf edenin) Lefkoşada Shakespeare sokağında bir arsası vardı.
18.12.1962 tarihinde taraflar arasında aktedilen yazılı bir mukavelename tahtında -davacılar davalıya Lefkoşada Shakespeare yolu üzerindeki arsası içine K.L.8600.- mukabilinde ve davalının mimarı tarafından hazırlanan plânlar ve şartnameye göre 2 katlı bir ev inşa etmeyi deruhte ettiler. Bu mukavelenamenin 3. maddesi aynen şöyledir:
"3.- İşe başlama zamanı ve işi bitirme müddeti:
Mukavelenin imzalandığı gün olarak 18.12.1962 işe başlama günü olarak kabul edilip, bu tarihten itibaren sekiz ay içinde, yani 18.8.1963 de bina tamamen bitmiş olarak malsahibine teslim edilmiş olacaktır. Mücbir- sebepler haricinde yukarıda işin bitme günü olarak tespit edilmiş olan 18.8.1963 tarihinden sonra geçecek her gün için müteahhit bir buçuk lira tazminat vermeye mecburdur. Şu kadar ki bu gecikme 30 günü geçerse malsahibi her gün için bu tazminatı alarak b-eklemekte veya bu mukaveleyi bozup teminatı irat kaydetmekte ve işi müteahhidin namı hesabına yaptırmakta serbesttir."
Davacılar 11 Ekim 1967 tarihli Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtıkları bir dava ile mukavele mucibince mezkûr 2 katlı evin inşasını tamamlad-ıklarını, buna ilâveten tarafların muvafakatı ile damı kiremit çatı ve bağdadi alçı tavan yerine beton yaptıklarını ve bunun K.L.300.-lık bir fazlalığa sebep olduğunu iddia etmişlerdir. Mamafih 21 Aralık 1963 hadiseleri dolayısıyle evde K.L.2S.-lık işin ek-sik kaldığını ve bu meblağın taleplerinden çıkarılmasının makul olacağını kabul etmişlerdir. Davalı davacıya muhtelif tarihlerde K.L.7000.- tediye etmiştir. Mezkûr K.L.25.ve ilâve olunan beton damın parası da nazarı itibara alındığında davacılar davalıdan -K.L.1875.- talep etmişlerdir.
Davalı müdafaasında çatı ile beton bir dam arasında fark olup olmadığını mimarın bir belgesi ile tespit edileceği hususunda muvafakata varıldığını, mimar tarafından bu belge verilmediği cihetle arada bir fark olsa bile bunun -davalının leyhine alınması gerektiğini iddia etmiştir. Ayrıca davalı, binanın 18.8.63 tarihinde tamamlanıp teslim edilmediğini, natamam olarak terkedildiğini ve bundan sonra da evin her iki katının içerisine de göçmenlerin girdiğini iddia etmiş ve bu yüzde-n düçar olduğu zarar ziyan için mukabil bir talep sunmuştur.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafın da ibraz ettiği şahadeti dinledikten sonra, 21 Aralık 1963 tarihinde evin inşaatının hemen hemen tamamlanmış olduğu, yalnız K.L.33.250 millik ufak tefek bazı iş-lerin geri kaldığı, damın değiştirilmesi hususunda da ilâve olunacak rakamın K.L.300.- değil de K.L.200.- olduğu, buna göre evin inşa bedelinin K.L. 8800.- olduğu, bundan K.L.33.250 mil çıkınca geriye K.L.8766.750 mil kaldığı ve K.L.7000.- da ödeme olduğun-a göre davacıların davalıdan K.L.1766.750 mil alacağı olduğu kanaatına varmıştır. Ayni zamanda mahkeme beton inşaatı yüzünden gecikmenin 12-15 gün olduğu, gecikmeden davacıların mesul oldukları, mamafih en geç Nisan sonlarına doğru davalının zararını azalt-mak için teşebbüse geçerek eksik kısımları tamamlaması gerektiği kanaatına varmıştır. Bunu yapmadığı için de en geç Mayıs 1964'e kadar günde K.L.1 1/2 tazminat alabileceğine hükmetmiştir. Bu müddeti hesaplarken Bidayet Mahkemesi karışıklıklar yüzünden Ocak- ve Şubat ayının çıkarılmasının doğru olacağını belirtmiştir. Netice olarak, gecikme parası olarak davalının K.L.315.- tazminat almaya hakkı olduğuna kanaat getirmiş, bu miktar K.L.1766.750 milden çıktığında mütebaki K.L.1451.750 mil için davacılar leyhine- ve davalı aleyhine hüküm vermiştir.
Davalı bu hükümden istinaf etmiştir. İstinafta davalının avukatı Bidayet Mahkemesinin inşaatın muvakkat kabulü yapılmadığı halde ibraz olunan şahadet ışığında inşaatın tamamlanmamış kısmı hakkında bulguya varmasının ha-talı olduğunu iddia etmiştir. Bu iddiaya göre, mukavelenamenin 8. şartına göre davacının mal sahibine yani davalıya yazılı ihbar vererek geçici kabule hazır olduğunu bildirmesi, davalının bunun üzerine bir heyet tayin etmesi ve heyet vasıtası ile yapılan i-şin kıymetini kesmesi lâzım geldiğini ve bunun davacılar tarafından yapılmadığı için davacıların hüküm almaya hakkı olmadığını iddia etmiştir. Ayni zamanda en son ödemenin 21.12.1963 tarihinde verilen bir istihkak raporu ile yapıldığını; bundan K.L.7000.- -ödeme olduğuna göre K.L.1600.-lık işin yapılmadığı ma.nasının çıktığını ve eğer davacıların iddia ettikleri gibi yalnız K.L.25.- eksik olmuş olsaydı böyle bir istihkak raporunun verilmesinin mevzuu bahis olamayacağını iddia etmiştir. Ayni zamanda, geçici k-abul 21 Aralık 1963'de yapılmasaydı bile, bunun daha sonra yani Şubat ayına doğru yapılabileceği davalı tarafından iddia edilmiştir. Bidayet Mahkemesi hükmünde bu hususta şunları söylemiştir:
"Müdafaanın ileriye sürdüğü iddiaya göre ise son istihkak rapor-una göre 21.12.1963 de müddeilere ödenen K.L.1500.ile K.L.7000.- ödenmiş olduğuna göre geri K.L.1600.-lık iş kalmış olmalıdır. Halbuki Emare I'in 7'nci maddesine göre istihkak raporları sadece yapılan işe göre değil de muhafaza altında bulunan ihzarat da n-azarı itibara alınarak ve gerekli kesintiler de dışarıda bırakılarak verilir. Mahkeme huzurunda bulunan ve inandığımız şahadete göre de istihkak raporlarında tespit edilen miktarlar takribidir ve istihkak raporunu hazırlamak içiri mimar tarafından yapılan -keşif tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arasında iki hafta kadar bir fark olabilir. Bütün bunlardan da görüleceği gibi bir istihkak raporu tahtında yapılan ödeme ödemenin yapıldığı tarihte tamamlanmış veya eksik kalmış işin miktarını gösteremez. Bu davad-a ise ne mimar tarafından yapılan son keşif ne de son istihkak raporunun tarihinin ne olduğu ne de keşif tarihi ile 21:12.1963 tarihi arasında ne miktarlık iş yapılmış olduğuna dair şahadet mevcuttur. Binaenaleyh 21.12.1963 tarihinde ödenen K.L.1500.- ile -yekün olarak K.L.7000.-nın müddeilere ödenmiş olması eksik kalan işin K.L.1600.-lık olduğunu gösterir iddiası varid olamaz."
Biz bu fikre iştirak eder ve ilâveten şunu da belirtmek isteriz. K.L.7000.- ödeme yapıldığı zaman geriye kesilen %10 teminat mikta-rı da nazarı itibara alınacak olursa yapılan işin K.L.7800.- civarında olması lâzım gelirdi. Buna, istihkak raporundan 2 hafta ewelki müddet zarfında yapılan işin kıymetini de ilâve edersek bu rakam daha da yükselir. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesi yapılan -işin değerini tespit ederken istihkak raporuna değil de şahadete bakmakla ve bunu şahadetten tespit etmekle bir hata işlemiş değildir.
Davalının diğer iki istinaf sebebi de şu mealdedir:
Bidayet Mahkemesi, 18.12.1962 tarihli mukavelenamenin 3'üncü paragra-fındaki hükümleri nazarı itibara almaksızın, kanunun öngördüğü ve "mukaveleye taraf bir şahsın mukavelenin kırılması neticesi düçar olacağı zarar ziyanı azaltmak için makul tedbirleri almakla mükellef olduğu" gerekçesine dayanarak yalnız 7 aylık gecikme sü-resi için tazminata hükmeylemesi hatalıdır, ve müdeaaleyhin tazminat almaya hakkı olan süreyi Ağustos 1968 tarihine kadar hesaplamalıydı.
Bu hususta davalının avukatı, mukaveleye gecikme olduğu takdirde günde K.L.1 1/2 ödenmesi şartı konduğu için davalını-n bu miktarı almağa hakkı olduğu ve davalının bu şart konduğu için de uğra.dığı zararı azaltma yoluna gitmesi hususunda hiçbir mecburiyeti olmadığını iddia etmiştir. Biz bununla hemfikir değiliz. Bu şartın mevcut olmasına rağmen yine davalı uğra.dığı zarar- ziyanı azaltmaya gayret etmesi gerekirdi. Bu hususta Fasıl 149, Kontrat Kanununun 73. maddesinin (3). fıkrası şöyle demektedir:-
"In estimating the loss or damage a.rising from a breach of contract, the means which existed of remedying the inconvience cau-sed by the non-performance of the contract must be taken into account."
Bu prensip British Westin house Electric Co. v. Under round Electric Railways (1912 A.C.673 davasında s.689'da şöyle ızah edilmektedir.
"Subject to these observations I think that th-ere are certain broad principles which are quite well settled. The first is that, as far as possible, he who has proved a breach of a bargain to supply what he contracted to get is to be placed, as far as money can do it, in as good a situation as if the c-ontract had been performed.
-The fundamental basis is thus compensation for pecuniary loss naturally flowing from the breach; but this first principle is qualified by a second, which imposes on a plaintiff the duty of taking all reasonable steps to mitigat-e the loss consequent on the breach, and debars him from claiming aiıy part of the damage which is due to his neglect to take such steps."
-
Bidayet Mahkemesi bu prensibi takip ederek hükmünde şöyle demektedir:-
-"Bu meselede de müddeaaleyhin tazminat alabilir diye ilelebet beklememesi ve zararını azaltmak için makul tedbirleri alması lâzımdı. Alabileceği makul tdbir de geri kalan işi başka birine yaptırarak masrafını müddeilerin alacağından kesmekti. Müdeaaleyhin- kendi şahadetine göre hadiselerden sonra 1964 Şubatı içinde eksik işler tamamlanabilirdi. Aradan 2-3 ay daha geçip de müddeiler eksiklikleri yine tamamlamayınca makul surette kendinin tamamlayıp zararını aza.ltması gerekirdi. Müdeaaleyhin zararını azaltma-k için eksiklikleri yapmağa teşebbüs etmezden önce bekleyebileceği süreyi 2-3 ay olarak takdir ederken memlekette o zaman mevcut durumu ve dava ile ilgili bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara almış bulunuyoruz. Binaenaleyh müdeaaleyhin en geç Nisan sonlar-ına doğru teşebbüse geçerek eksiklikleri başkasına yaptırması gerekirdi. Bunu müddeaaleyhin yapması gerektiği halde yapmamıştır. Binaenaleyh kanaatımızca gecikme için almağa hakkı olduğu günde K.L.1.500.tazminatı en geç Mayıs 1964'e kadar alabilir. Tabüdir- ki Mayıs 1964'e kadar geçen süreden 21.12.1963 ile 31.1.1964 arası zamanın çıkarılması gerekir çünkü bu müddet zarfında Emare 1'de mucbir sebep olarak tanınan harp halinin mevcut olması dolayısıyle eksi.k işlerin yapılması imkânsızdı. Böylelikle müdeaaley-hin sadece 7 aylık bir süre için tespit edilen tazminat miktarını almağa hakkı vardır."
-
Kanaatımızca Bidayet Mahkemesinin de dediği gibi makul bir müddet zarfında davalının davacıların işi tamamlamaması üzerine harekete geçip bu eksiklikleri tamamlaması lâzımdı. Bidayet Mahkemesi bütün şartları nazarı itibara alarak makul bir zaman olarak Ma-yıs ayını tespit etmiştir. Bidayet Mahkemesinin kararını değiştirmek için herhangi bir sebep görmüyoruz.
Netice olarak istinaf reddolunur. İstinaf masraflarını istinaf eden ödeyecektir.
- Yüksek Mahkeme
27 Temmuz 1972.
Full & Egal Universal Law Academy