-Hukuk İstinaf No. 15/72
(Dava No. 724/70; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden:Kıbrıs Türk Yönetimi Yürütme Kurulu, Baş Savcılık vasıtasıyle, Lefkoşa
- (Davalı No.2)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Sevil Turgut Arca, Lefkoşa
(Davacı)
- arasında
İstinaf eden namına: Zaim M. Necati
Aleyhine istinaf edilen namına: A.M. Berberoğlu
Devlet Memuru - Göreve son verme - Göreve son verme kararının iptal edilmesinden sonra tazminat talebi - Göreve dönme istemi ve birikmiş m-aaşların ödenmesi talebi.
Göreve son verme - Devlet memurunun görevine son verme kararının Mahkemece iptali neticesi tazminat talebi.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası - Anayasanin 146(6) maddesi - Bu maddenin Mahkemelere tazminat (tam ve muhik tazminat-) tespitinde geniş takdir yetkisi vermesi.
Tamve muhik tazminat - Amme Hukuku prensiplerine ve davanın tüm hal ve şartlarına göre tam ve muhik tazminatın tespit edilmesi.
Mahkemenin tam ve muhik tazminat tespitinde geniş takdir yetkisi.
OLAY: Posta Dai-resinde memur olan Davacının görevine son verildi. Davacı görevine son verme kararının haksız olduğunu öne sürerek bir iptal davası açtı ve bu davayı kazandı. Daha sonra Davacı önümüzdeki davayı açarak göreve iade edilmeyi ve o tarihe kadar birikecek maaşl-arının ödenmesini talep etti. İlk Mahkeme iptal kararından sonra Anayasanın 146(6) maddesine göre Davacının tazminat almaya hakkı olduğunu belirtti. 28.2.1968 tarihine kadar memurlara maaş ödenmediğini dikkate alan İlk Mahkeme bu tarihten davanın açıldığı -tarihe kadar birikmiş aylıklarının Davacıya tam ve muhik tazminat olarak ödenmesine karar verdi.
Davalı 2 İlk Mahkemenin tazminatı Davacının maaşına eşit tespit etmekle hatalı hareket ettiğini öne sürerek istinaf etti. Davacı ise 28.2.1968'den önceki maaş-ları dikkate almamakla İlk Mahkemenin hatalı hareket ettiğini öne sürerek mukabil istinafta bulundu.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme Anayasanın 146(6) maddesine göre tazminatı tespit ederken Mahkemenin geniş takdir hakkı olduğu görüşünü benimsedi ve İlk Mahkemenin -Davacının ödenmemiş maaşlarını esas almakla hatalı hareket etmediği sonucuna vardı.
Yüksek Mahkeme 28.2.1968 tarihinden önce memurlara şeklen kredi olarak ödenen paranın gerçekte maaş olduğunu ve bunun da tazminata eklenmesi gerektiğini, ayrıca tazminatın- davanın açıldığı tarihe kadar değil duruşma tarihine kadar hesaplanması gerektiğini belirtti ve mukabil istinafı kabul ederek tazminatın artırılmasına karar verdi.
HÜKÜM
Davacı 1.9.1957 tarihinde Posta Dairesine postacı olarak tayin edildi ve Mart 1959'-da 3. Sınıf Posta Memurluğuna terfi etti. Cemaatlararası hadiselerden sonra Türk Cemaatı hizmetlerinde görev ifa etmeye devam etti. Personel İşleri Tali Komitesi davacıya gönderdiği 26.7.1966 tarihli bir mektup ile davacının işine son verdi. Davacı işine s-on veren kararın iptali. için 1/68 sayılı dava ile 17 Haziran 1968 tarihinde Yüksek Mahkemeye müracaat etti. Bu dava 11.8.1969 tarihinde karara bağlandı ve bu karar ile davacının işine son veren Pesonel İşleri Tali Komitesinin kararı iptal edildi. Mahkemen-in bu husustaki kararı 2/69 sayılı istinaf ile istinaf edildiği cihetle İstinaf Mahkemesi 19.3.1970'de verdiği hüküm ile mahkemenin iptal kararını tasvip etti. İstinaf Mahkemesinin tasdik hükmünden sonra davacı vazifesine dönmesi ve ödenmemiş maaşının kend-isine ödenmesi için yaptığı müracaatlara herhangi bir cevap almadığından 10.11.1970 tarihinde 724/70 sayılı davayı ikame ederek davalılardan aşağıdakilerini talep etti.
1. Amme Hizmetindeki vazifesine dönmesi için emir verilmesi.
2. 1.9.1966 tarihinden 3-1.10.1970 tarihine kadar birikmiş maaş tutarı K.L.1995.-nın ödenmesi için emir verilmesi.
3. 1.11.1970 tarihinden itibaren vazifesine avdet edip istihdam edilinceye kadar birikmiş olan maaş tutarının ödenmesi için emir verilmesi.
4. Mahkemenin uygun ve a-dil göreceği herhangi bir başka emir verilmesi.
Davalılar dosyaladıkları müdafaa takriri ile, diğer şeyler meyanında, aşağıdaki hususları ileriye sürmüşlerdir:-
1. Davacının 1.9.1966 tarihinden 31.10.1970 tarihine kadar yönetim hizmetinde bulunmadığından-, bu müddet zarfında herhangi bir maaşa istihkakı yoktur.
2. Temel Kuralların 18. maddesine göre kadrodan çıkan veya çıkarılan personele maaş farkı, geçmiş maaş farkı ve tazminat gibi aynî veya nakdî ödeme yapılamaz.
3. Her halûkârda 1.1.1964'den 28.2.19-68 tarihine kadar Yönetim Hizmetinde olan memurlara maaş değil de kredi mahiyetinde avans verilmiş olduğundan, bu devre zarfında davacının tazminat ve/veya maaş talebi mesmu olamaz.
4. Tazminat tespit olunurken idari makamların hangi şartlar ve icaplar ış-ığında
davacının görevine son verdiklerini, davacıya atfedile- bilecek kusur unsurunun önemli faktör olarak nazarı itibara alınması gerekir.
5. Müddeinin hakkı olduğu takdirde maaş olarak muktesep hakkı sadece 21.12.1963 de aldığı maaştır.
Bidayet Mahkem-esinde davacı ve onun tarafından bir şahit şahadet vermiştir. Müdafaa tarafından herhangi bir şahadet verilmiş değildir. Bidayet Mahkemesi Personel İşleri Tali Komitesinin davacının görevine son veren 25.7.1966 tarihli kararı mahkeme tarafından iptal edild-ikten sonra, davacının hazır ve istekli olduğu halde ilgili makamlar tarafından görevlendirilmediği ve kendisine 1.9.1966'dan sonra herhangi bir tediyede bulunulmadığı için davacının Anayasanın 146(6) maddesi tahtında tazminat almağa hakkı olduğu kanaatına- vardı. Bidayet Mahkemesi tazminatı tespit ederken 1.9.1966 ile 28.2.1968 tarihleri arasında Türk Yönetimi hizmetindeki memurlara verilenin maaş olmayıp kredi olduğu şahadetle tespit olunduğundan, davacının bu devre zarfında tazminat almaya hukuken hakkı o-lmadığı kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi davacının davanın açıldığı tarihe kadar tazminat almaya hakkı olduğu ve dava açıldıktan sonra davacının tazminat hakkı olmayıp yeni bir dava ikame etmesi gerektiği kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi davacının 1.3.-1968 ile 30.10.1970 tarihleri arasındaki müddet için tazminat almaya hakkı olduğunu ve bu müddet için tam ve muhik tazminatın bu müddet zarfında alması gereken maaş olduğu kanaatına vararak davalı 2 aleyhine K.L.1366.680 mil için hüküm verdi.
Davalı 2 (bu-ndan böyle yalnız davalı olarak bahsolunacaktır) Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf eyledi:-
1. Davacının talep takririnde herhangi bir dava sebebi ileri sürülmedi.
2. Davacının Anayasanın 146-(6) maddesi altında alabileceği tazminatın maaş kaybına eşit olacağı zımnında Alt Mahkemenin bulgusu hatalıdır.
3. Alt Mahkeme Anayasanın 146(6) maddesi altında tazminatı tespit ederken meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara almamakla hata işle-miştir.
4. Dava tarihinden sonrası için davacının maaş talebinin yeni bir dava mevzuu olabileceği hakkında Alt Mahkemenin hükmü hatalıdır.
5. Temel Kurallar ve mali mevzuat gereğince karşılanması mümkün olmayan veya men edilen taleplere bu mevzuat kesin -müdafaa teşkil etmektedir. Binaenaleyh, Bütçe Uygulama esaslarının bu davaya tesiri olamayacağı hakkında Alt Mahkeme hükmü hatalıdır.
Davacı ise 7 Haziran 1972'de dosyaladığı ve istinaf esnasında tadil edilen mukabil istinaf ile aşağıdakilerini talep etmi-ştir.
1. 28 Şubat 1968 tarihine kadar memurlara ödenen paranın kredi olarak ödendiği mülâhazası ile 1.9.1966 tarihi ile 1.3.1968 tarihleri arasındaki süre için yapılan talebin hükme ithal edilmemesi hatalıdır.
2. 724/70 numaralı davanın kaydedildiği 10.1-1.1970 tarihi ile davacının davalılar tarafından işine kanunen son verildiği güne kadar yani 30 Eylül 1971'e kadar geçen süre içindeki maaşlar hakkında hüküm verilmemesi hatadır.
724/70 numaralı dava Kaza Mahkemesinde ikame edildikten sonra ve mahkeme tar-afından karara bağlanmazdan önce Amme Hizmeti Komisyonu 15 Eylül 1971 tarihli bir yazı ile davacının 31.10.1971'den itibaren amme hizmetindeki görevine son verildiğini bildirdi. Davacı bu karar aleyhine Yüksek Mahkemeye (Anayasa Mahkemesi yetkisi) 35/71 sa-yılı dava ile müracaat etti. 7 Haziran 1972'de Yüksek Mahkemenin verdiği hüküm ile Amme Hizmeti Komisyonunun kararı tasdik edildi.
İstinaf esnasında davalının avukatı 1. ve 5. istinaf sebeplerinde ısrar etmemiştir. Esas itibarıyle 2. ve 3. istinaf sebeple-ri üzerinde durmuştur. İşbu istinaf dosyalandıktan sonra Anayasanın 146(6) maddesinde yer alan "tam ve muhik tazminat" deyiminin tefsiri için davalı Yüksek Mahkemeye müracaat etmiştir. 24 Ekim 1972'de Yüksek Mahkeme bu hususta aynen şu tefsiri yapmıştır:-
-
-"Kanaatımızca bir Mahkeme Anayasanın 146. maddesinin 6. fıkrası tahtinde tazminat tespit ederken Amme Hukuku prensipleri çerçevesinde davanın tüm ahval ve şeraitini göz önünde tutarak ve bütün taraflar yönünden bu davada tefsir edildiği şekilde tam ve muhi-k olan bir tazminat tespit etmelidir. Bunu yapabilmesi için Anayasanın 146. maddesinin 6. fıkrası Mahkemeye geniş yetki vermektedir."
-
İstinaf esnasında davalının avukatı tazminatı tespit ederken davacının hizmetteki statüsünü, davacının bir ayiık ihbar ile durdurulabileceğini, davacının izin alıp harice gittiğini ve görevine dönmeye geciktiğini, Personel İşleri Tali Komitesi tarafından -davacının hizmetine 25.7.1966 tarihinde son verilmekle beraber bu hususta açılan davanın ve istinafın 19 Mart 1970'de sona erdiği hususl-arının nazarı itibara alınması gerektiğini ileri sürdü. Davacının hizmetine ilk olarak 26.7.1966 tarihli bir yazı ile 3-1 Ağustos 1966'da son verildiği bildirildiği halde konu mahkemeye 17.6.1968 tarihinde intikal etmiştir. Bunun da sebebi o zaman Türk Cemaatının içinde yaşadığı anormal durumdur. Bu hususta davacının herhangi bir kusuru olmamakla beraber, davalının da pek f-azla bir kusuru yoktur. Hiç şüphe yoktur ki durum normal olmuş olsaydı konu mahkemeye daha erken bir zamanda intikal edecek ve bir karara bağlanacaktı. Ancak Personel İşleri Tali Komitesinin kararı mahkeme tarafından 11 Ağustos 1969'da karara bağlanmakla b-eraber davalı karardan tatmin olmayıp daha yüksek mahkemeye müracaat etmiştir. 11 Ağustos 1969 tarihinden sonraki safha için davacıya herhangi bir kusur atfedilemez. Herhangi bir kusur atfedilecekse bunun davalıya atfolunması gerekir.
Tazminat tesbit edil-irken davanın istima gününe kadar geçen müddet içinde hasıl olan zarar ziyanın tespit olunması gerekir. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesinin bu gibi hallerde tazminat ancak davanın açıldığı tarihe kadar olan süre için verilebildiğine dair bulgusu hatalıdır. B-u gibi hallerde Bidayet MahiCemeleri tazminatı tespit ederken davanın istima gününe kadar geçen süre için tazminat tespit etmesi gerekir.
Bidayet Mahkemesinin 1.9.1966 ile 28.2.1968 tarihleri arasındaki devre için memurlara verilen ödeneklerin maaş olmayı-p kredi oduğunu göz önünde tutarak bu devre için davacıya herhangi bir tazminat vermemesi hataltdır. 1.9.1966 ile 28.2.1968 tarihleri arasında Türk Yönetimi hizmetindeki memurlara verilenin şeklen kredi yolu i1e verildiği aşikârdır. Bunun da sebebi o zaman- hakim olan kanaata göre günün birinde Kıbrıs problemi halledilirse ve Türk memurları maaşlarını Kıbrıs Devletinden veya başka herhangi bir yerden alacaklardı. Bu durumda Türk memurlarının ayni hizmetleri için çifte ödeme almamalarını sağlamak için Türk -Yönetimi verdiği maaşın avans olarak verilmesini uygun görmüşlerdi ve bunun için de Türk memurları maaşlarını alırken avans olarak aldıklarına dair ve ayni devre için herhangi bir tazminat alırlarsa iade edeceklerine dair bir evrak imza etmekte idiler. Anl-aşılan daha sonra bu geçmiş devreler için bir tazminat alma ihtimalinin mevcut olmadığı göz önünde tutularak maaşları kredi veya avans yolu ile vermeye son verilmiştir. Kanaatımızca bu devre için verilen ödenekler ister maaş, ister kredi, ister avans olara-k isimlendirilsin, Türk Yönetiminin hizmetinde olan memurların almaya hakkı olan bir ödenekti. Bundan dolayı davacının da bu devre için tazminat almaya hakkı vardır.
Tam ve muhik tazminat konusuna gelince daha önce belirttiğimiz gibi davacının 1/68 sayılı- davasının Bidayet Mahkemesinde karara bağlandığı 11.8.1969 tarihinden işine son verildiği 31.10.1971'e kadar geçen devre için davacının herhangi bir kusuru yoktur. Bu devre zarfında davalılar istemiş olsalardı gereken kanuni ihbarı vermekle davacının işin-e son verebilirlerdi. Şu veya bu sebepten dolayı bu yapılmamıştır. Bunun mes'uliyeti hiçbir zaman davacıya yükletilemez. Bundan dolayı bu devre için ödenmesi gereken maaşın tam ve muhik tazminat olarak davacıya ödenmesi gerekir. 1.8.1969'dan 28 Şubat 1970'-e kadar aylık maaşı K.L. 45.615. mil olduğuna göre 7 ay için K.L.319.305 mil, 1 Mart 1970'den 31.11.1970'e kadar aylık maaşı K.L.45.615 mildi. Bunun için de K.L. 410.535 mil ve 1.12.1970'den 30.9.1971'e kadar (1.10.1971'den 31 Ekim 1971'e kadar bir aylık m-aaş davacıya ödendiği nazarı itibara alınmadı) ayda K.L.57.500 milden K.L.575.- eder. Yani 1.8.1969'dan 30 Eylül 1971'e kadar maaş olarak K.L.1304.840 mil almaya hakkı vardır ve bu maaşın tam ve muhik tazminat olarak davacıya verilmesi lâzımdır. 1 Eylül 19-66'dan 28 Şubat 1968'e ka.dar avans veya kredi olarak verilmesi gereken miktar K.L.611.970 mildir. 1.3.1968'den 31 Temmuz 1969'a kadar da maaş olarak K.L.682.455 mil almaya hakkı vardır. Yani 1.9.196d'dan 31.7.1969'a kadar kredi veya maaş olarak davacının -K.L. 1294.425 mil alması gerekirdi. Ancak bu devre için yani 1.9.1966'dan 31.7.1969'a kadar geçen devre için anormal durumdan dolayı gereken işlem yapılamadığını göz önünde tutarak bu devre için tam ve muhik tazminat olarak davacının kredi veya maaş olarak- almaya hakkı ölduğu miktarın takriben yarısını almasının uygun olacağı kanaatındayız. K.L. 1294.425 milin yarısı ise K.L.647.212 mildir. K.L.647.212 mil K.L. 1304.840'a ilâve edildiğinde yekün K.L.1952.052 mil tutar. Kanaatımızca tüm ahval ve şerait nazar-ı itibara alındığında deyirmi rakam olarak K.L. 2000.-lık bir tazminatın tam ve muhik olduğu kanaatındayız.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı istinaf reddolunur, mukabil istinaf kısmen kabul olunur ve Bidayet Mahkemesinin hükmü tadil edilir. Davalının davacıy-a (1.9.1966'dan 30.9.1971'e kadar geçen devre için) tazminat olarak K.L.2000.- ödenmesine hüküm veririz. Davalının gerek Bidayet Mahkemesi gerekse İstinaf Mahkemesindeki masrafları ödemesini de emreyleriz.
Yüksek Mahkeme
26 Ocak 1973.
Full & Egal Universal Law Academy