-Hukuk İstinaf No: 16/69
(Dava No: 466/66)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf edenler: 1. Ahmet Yusuf, Lefkoşa.
2. Ali Niyazi, Lefkoşa.
(Müddeaaleyh)
ile
İstinaf edilen: Süheyla Salim, Lefkoşa
- (Müddei)
arasında
İstinaf edenler namına: Ümit Süleyman
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Fasıl 149 A-kitler Kanunu - Kira Muklavelesi süresi sonunda tahliye şartı - 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun hükümlerinin icar mukavelesine nazaran bağlayıcı olması.
Davacı Lefkoşa'da bulunan konu evin sahibidir. Davalı No.1, bu evi 20.8.1965'-de altı aylığına, ayda KL 12.-'ya kiraladı. Davalı No.2, kefildir. Tarafar arasındaki sözleşmeye göre, kiracı kira müddeti sonunda evi tahliye etmezse, iki katı kira ödeyecektir. Davalı, müddet sonunda evi tahliye etmedi. Davacı, davalıları dava ederek ay-da KL 24.- talep etti. Davalılar, sözleşmenin bu hükmünün tehdit edici cezai (penalty) şart olduğunu iddia ettiler. Bidayet Mahkemesi, sözleşmenin bu şartını tehdit edici cezasi buldu, ancak Akitler Kanunu Fasıl 149, madde 74(1) uyarınca, sözleşmeyi ihlâl -eden davalıların, mukavede öngörülen miktarı aşmayan makul bir tazminat olarak 1.4.1969'dan itibaren ayda KL 20.- kira ödemelerini emretti. Davalılar, istinaf etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, davalı No.1'in vade hitamında evi tahliye etmemekle kira sözleşmesi-ni ihlâl etmiş sayılamıyacağını, çünkü 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun vade hitamında kiracıya kanuni kiracı olarak evi işgale devam etme hakkı verdiğini ve bu hakkın sözleşmenin yüklediği mükellefiyetten üstün olduğuna, ve sözleşm-e ihlâl edilmiş sayılmayacağından tazminata de hükmolunamıyacağını karar bağladı. Kiranın ayda KL 20.- değil KL 12.- olması gerektiğine hükmedildi. Yüksek Mahkeme, Kanunda tadilat yapılarak mal sahiplerine kirayı artırmayı talep imkânı verilmesini tavsiye- etti.
HÜKÜM
Müddei, Lefkoşa'da Kumsal mevkiinde kain bir evin sahibidir. 19/8/65 tarihli bir icar mukavelenamesi tahtinde mezkur ev müddei tarafından müddeaaleyh 1'e icar edilmiştir. 2. müddeaaleyh ise mezkur icar mukavelenamesini kefil olarak imza et-ti. Mezkur icar mukavelenamesine göre ev 20 Ağustos 1965'den 20 Şubat 1966 tarihine kadar 6 ay için icar bedeli aya KL 12.-'dan olmak üzere 6 aylık KL 72.-'ya icar edildi. İcar Mukavelenamesinin 7. şartına göre icar müddeti sonunda eğer tarafeyinden biri i-car senedinin feshi ile binanın tahliyesini arzu etmezse, müddeti ayni şekilde bir sene daha yenilenmiş sayılacaktır. Mukavelenamenin 13. şartına göre kiracı, kiralanan malı kira müddetinin sonunda tahliye edip kiralayana teslim etmediği takdirde kira müdd-eti sonundan itibaren tahliye gününe kadar her geçen gün için bir güne isabet eden kira bedeli miktarının iki mislini kiralayana tazminat olarak ödeyecektir. 6 aylık icar müddeti sona ermezden evvel müddei icar mukavelenamesinin 7. şartına dayanarak 1. müd-deaaleyhe bir ihbarname gönderdi ve işbu ihbarname ile evin vade hitamında tahliyesini taleb etti. 6 aylık vade sona erdikten sonra 1. müddeaaleyh evi tahliye etmedi ve evi işgal etmeye bugüne kadar devam etti. Kira olarak ayda KL 12.- ödemeye de devam ett-i. 17 Haziran, 1966'da müddei, Lefkoşa Kaza Mahkemesine 466/66 numaralı davayı müddeaaleyhler aleyhine ikame ederek diğer şeyler meyanında her iki müdeaaleyhin de kira olarak 20 Şubat, 1966'dan itibaren ayda KL 24.- ödemelerini emreden bir mahkeme emri tal-eb etti. Müdeealeyhlerin bu husustaki müdafaası, icar mukavelenamesinin 13. şartında derpiş olunan "kiracı, vade hitamında evi tahliye etmediği takdirde bir güne isabet eden kira bedeli miktarının iki mislinin tazminat olarak ödenmesi" hususunun Kira Kanu-nlarına aykırı olduğunu çünkü bu şartın bir tehdit edici cezai (penalty) şart olduğudur.
Bidayet Mahkemesi icar mukavelenamesinin 13. şartının tehdit edici cezai mahiyette olduğu kanaatına vardı, mamfih Mukavele Kanunu, Fasıl 149'un 74(1) maddesi gereğinc-e müddeaaleyhler mukavelenamenin 13. maddesi şartında derpiş olunan miktarı aşmamak üzere makul bir tazminat ödemeye mükellef oldukları kanaatına vardığından her iki müddeaaleyhin de 1 Nisan, 1969'dan itibaren ayda KL 20.- kira ödemelerini emretti.
Müddea-aleyhler Bidayet Mahkemesinin işbu kararının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf ettiler.
Bu istinafta karara bağlanması gereken en mühim husus 1. müddeaaleyhin icar mukavelenamensinin 13, şartını ihlal edip etmediğidir. İcar mukavelenamesinin 13. şartı- iki kısımdan ibarettir. 1'incisi kiracı, kiralanan malı kira müddetinin sonunda tahliye etmesi, ikincisi ise bunu yapmadığı takdirde kira müddeti sonundan itibaren tahliye gününe kadar geçen her gün için bir güne isabet eden kira bedeli miktarının iki mi-slini kiralayana tazminat olarak ödemesidir. Kiracının 6 ay vade hitamında evi tahliye etmemesi icar mukavelenamesinin 13. şartının birinci kısmının hilafına olmakla beraber, meriyette olan 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun hükümler-i tahtinde bir kiracıya tanınan hakları aşıp aşmadığını araştırmak gerekir. Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu bir müstecire icar mukavelenamesi sona erdiğinde veya erdirildiğinde evi tasarrufunda bulundurmaya devam etmesine hak verir. Bu kan-unda 'kanuni müstecir' şöyle tefsir edilmektedir:
" 'Kanuni müstecir' bir kira münasebetinin sona ermesi veya erdrilmesi halinde ilgili gayri menkul malı tasarrufunda bulundurmakta devam eden bir müsteciri ifade eder."
Kanunun 10. maddesi tahliye emrinin -hangi ahvallerde verilebileceğini göstermektedir. İcar Mukavelenamesinin sona ermesi veya erdirilmesi bu gibi ahvallere dahil değildir. Bir müstecir kanuni müstecir olduktan sonra mecuru tasarrufunda bulundurmaya hakkı vardır. Fakat bu gibi hallerde müstec-ir esas icar mukavelenamesi şartlarına, tahliye şartı hariç, uymak mecburiyetindedir. Bu böyle olduğuna göre 1. müddeaaleyhin esas icar mukavelenamesi sona erdirildiğinde evi işgal etmeye devam etmesi halinde, evi hangi şartlar tahtinde işgal ettiğini araş-tırmak gerekir. Bir taraftan icar mukavelenamesinin 7 ve 13. şartına göre müstecirin yani 1. müddeaaleyhin evi vade hitamında tahliye etmesi gerekir, diğer taraftan Kira Kanunu tahtinde ise müstecir yani 1. müddeaaleyh vade hitamında kanuni müstecir olur v-e evi işgale devam etmek için bu kanun kendisine hak verdiğinden , vade hitamında evi tahliye etmek mecburiyetinde değildir. Kanaatimizce Kira Kanunu tahtinde bir müstecire verilen bu hak icar mukavelenamesi gereğince müstecirin tahliye etme mükelfiyetind-en üstündür. Bundan görülüyor ki, icar mukavelenamesinin vadesi hitama erdikten sonra müstecir yani 1. müddeaaleyh, Kira Kanununa dayanarak, evi işgal etmeye devam etmektedir. Bunun için müstecir vade hitamında evi tahliye etmekle ve evi işgal etmeye devam- etmekle kanunen icar mukavelenamesini ihlal etmiş sayılmaz ve dolayısıyle birinci müddeaaleyhin icar mukavelenamseinin 13. şartının birinci kısmına aykırı hareket ettiği addolunamaz. Bundan dolayı birinci müddeaaleyh vade hitamında evi tahliye etmediğinde-n dolayı her geçen gün için bir güne isabet eden kira bedeli miktarının iki mislini tazminat olarak ödemesi mevzuu bahis olamaz.
Kira Kontrol Kanunlarının esas gayesi bir icar mukavelenamesi sona erdiğinde kiracının kanuni müstecir olarak evi işgal etmey-e devam etmesi ve işgal ettiği evi ancak bir Mahkeme emri ile tahliye etmesi ve Kira Kontrol Kanunları tahtinde derpiş olunan muayyen bir kiradan fazla kira ödememesini sağlamaktır. İcar mukavelenamesi tahtinde tesbit olunan veya Kira Kanunları tahtinde de-rpiş olunan kira ödendiği müddetçe kiracı evi işgale devam etmeye hakkı vardır.
21 Aralık 1963 tarihine kadar meriyette olan Kira (Kontrol) Kanunu (Fasıl 86) ve 1961, Kira Murakabe (İş Binaları) Kanunu gerek mucir gerekse müstecire mecur için ödenen kira -hususunda kendilerini mütezarrır addettikleri takdirde kiranın artırılması veya indirilmesi için Mahkemeye müracaa etmek hakkını verirdi. Maalesef halen meriyette olan 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu tahtinde bazı ahvallerde mucirin -müstecir tarafından ödenen kiranın artırılması için Mahkemeye müracat etmesine hak verilmiştir. Mesela 1 Ocak, 1964'den 31 Aralık, 1968'e kadar yapılan icar mukavelenameleri hüküm sürmekte olan anormal durum dolayısıyle bir çok defalar icar mukavelenameler-inde tesbit olunan kiralar evin normal kirasından çok aşağı bir kirayı tesbit etmektedir. Pek tabii bu mukavelenameler yapıldığı zaman anormal durum nazarı itibara alındığında icar mukavelenamesinde tesbit olunan kira makul görülebilirdi. Mamafih şimdi dur-um hemen hemen normale döndüğünden yukarıda bahsettiğimiz müddet zarfında anlaşma yolu ile kararlaştırılan bir çok kiralar makul olmaktan çıkmıştır. Bundan dolayı kanaatimizce meriyette olan 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun mal sah-ibine kirayı artırmak maksadıyle, kanunda tarif edilen normal kirayı aşmamak şartı ile, Mahkemeye müracaat etmesine hak verilmesi için kanunun en erken bir zamanda tadil edilmesi gerekir. Aksi takdirde bir çok mal sahipleri kanun tadil edilmediği takdirde -mütezarrır olacaktır.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesinin 6/5/1969'da kirayı ayda KL 12.-'dan KL 20.-'ya yükselten hükmü iptal edilir. Davanın bütün ahval ve şeraitini göz önünde tutarak masraf için herhangi bir emir verememeyi u-ygun gördük.
Yüksek Mahkeme
5 Temmuz, 1969
4
Full & Egal Universal Law Academy