-Hukukİstinaf No. 16/71
(Dava No. 71/70)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Fetine Hüseyin Deli Yusuf, Limasol
( Davacı)
ile
-
Aleyhine istinaf edilen: Halil İsmail Sabbar, Limasol
(Davalı)
arasında
İstinaf eden namına: A.M.Berbe-roğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana.
İşgalci - Mütecaviz - Feshedilebilen izin tahtında evin işgal edilmesi.
Tahliye - Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Yasasının 10(e) maddesine göre mütecavizler aleyhine tahliye emri verip vermemede- Mahkemenin takdir hakkı olması - Tahliye emri yerine kira ödeme emri verilmesi.
Fasıl149, Mukavele Yasası - Yasanın 70. maddesine göre tazminat hakkı - Tespit edilen tamirat masrafının kararlaştırılan kiradan düşülmesi.
OLAY: Davacı Davalıya Limasol'da- bulunan evinde ikamet etmesi için izin verdi. Bir süre sonra Davacı Davalıya evi vasiyet etti. Davacı da eve bir oda ilâve etti.
Davacı Davalıya 7 günlük ihbarname göndererek evi tahliye etmesini istedi. Davalı ihbarnameye uymadı ve bunun üzerine Davacı -Davalının mütecaviz olduğunu ileri sürerek dava açtı.
Davalı müdafaasında evde mütecaviz olarak ikâmet etmediğini öne sürdü. Evde bir anlaşmaya veya ivaz mukabilinde kazanmış olduğu bir hakka dayanarak ikâmet ettiğini iddia etti. Davalıya göre kendisi Dav-acının ölene kadar bakımı ile ilgilenecek buna mukabil de Davacı Davalının evde ikâmet etmesine ve ilâve ve tadilât yapmasına izin verecekti.
İlk Mahkeme Davalının feshedilebilen izin (revocable licence) tahtında evi işgal ettiği ve ihbarname ile iznin so-na erdiği kanaatına vardı. Ancak Davalının, aleyhine tahliye emri vermemeyi uygun görerek, Davacıya makul kira olarak 1 Nisan 1970 tarihinden itibaren K.L.lO.- ödemesini emretti. Ayrıca Davalının eve yaptığı K.L.500.- tamir ve ek inşaat masrafını kiradan t-enzil etme hakkı olduğuna karar verdi.
Davacı İlk Mahkemenin tahliye talebini reddetme kararının ve ek inşaat ve tamir masrafına ilişkin bulgu ve emirlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf etti
.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçi-ci Hükümler) Kanununun 10(e) maddesine göre mütecavizler aleyhine. tahliye emri verip vermeme konusunda İlk Mahkemenin takdir hakkı olduğuna ve olgulara ışığında İlk Mahkemenin bu takdir hakkını yanlış kullanmadığına karar verdi.
Eve yapılan masraftan her- iki tarafın da fayda sağladığını ve Davalının Fasıl 149, Mukavele Yasasının 70. maddesine göre tazminat almaya hakkı olduğunu belirten Yüksek Mahkeme, tespit edilen K.L.500.- masrafı çok fazla bularak K.L.200.-'ye indirdi.
HÜKÜM
Davacı, Limasol'da kâ-in bir evin sahibidir. Takriben 20 sene evvel bu ev bir uzun oda, bir aş evi, bir helâ ve bir avludan müteşekkildi. Davalı, davacının hemşiresinin oğludur. Yine takriben 20 sene evvel davalı, bekâr olduğu bir zamanda davacının izni veya daveti ile davacını-n evinde ikamet etmeye başladı. Bir müddet sonra davacı davalı leyhine bir vasiyetname yaptı ve bu vasiyetname ile mezkûr evi davalıya vasiyet etti. Vasiyetname yapıldıktan sonra davalı davacının tasvibi ile bir yeni oda inşa etti. Daha sonra davalı uzun o-dayı ikiye böldü, yeni bir aş evi ve tuvalet yaptı. Buna ilâveten mezkûr eve su ve elektrik tesisatı yaptı. Daha sonra davalı evlenmiş ve karısı ile beraber davacı ile ikamet etmeye başlamıştır. Davalı karısı ile beraber bir müddet evde ikamet ettikten son-ra davacı ile davalının karısı arasında geçimsizlik baş gösterdiğinden davalı ile karısı evden ayrıldılar. 3-4 ay bir ayrılıktan sonra davalı ile davacı tekrar anlaşmışlar ve bu anlaşmanın neticesi olarak davalı da karısı ile yeniden davacı ile beraber ayn-i evde ikamet etmeye başlamışlardır. Bu ikamet Eylül 1969'a kadar devam etmiştir. Eylül 1969'da yine bir anlaşmazlık husule gelmiş ve bu sefer de davacı evden ayrılmıştır. Davacı avukatı vasıtası ile davalıya 23 Mart 1970 tarihli bir ihbarname göndererek d-avalıdan dava konusu evi 7 güne kadar tahliye etmesini talep etti. Davalı evi tahliye etmediği için 1 Nisan 1970 tarihinde Limasol Kaza Mahkemesinde 71/70 numaralı davayı davalı aleyhine ikame ederek davalının bir mütecaviz olduğunu iddia etti ve diğer şey-ler meyanında davalının aleyhine bir tahliye emri talep etti. Davalı 24 Nisan 1970'de dosyaladığı müdafaa takriri ve mukabil talep ile davalının mezkûr evde mütecaviz olarak ikamet etmediğini ancak bir anlaşmaya istinaden ve/veya ivaz mukabilinde kazanmış -olduğu bir hakka istinaden ikamet etmekte olduğunu iddia etti. Davalıya göre davalı davacının bakımı ile ilgilenecek ve buna mukabil de davacı hayatta olduğu müddetçe davalı mezkûr evde ikamet edecek ve lûzumlu masrafı ve/veya arzu ettiği ilâve ve tadilâtı- yapacaktı. Davalı bu anlaşmanın kanuni bir münasebet ihdas ettiğini iddia etti. Davalı müdafaasında davalının davacının bakımı ile ilgilendiğini ve davacının evden kendisinin ayrıldığını, davalının buna sebep olmadığını iddia etti. Buna ilâveten davalı an-laşma ya dayanarak dava açıldığı güne kadar mezkûr eve K.L.975.-lık masraf yaptığını iddia etti. Davalı mukabil talebi ile, tahliye emri verildiği takdirde davacının anlaşmayı bozduğundan dolayı zarar ziyan olarak ve/veya davacı leyhine bedava olmayan yapt-ığı masraf olarak K.L.975.- talep etme hakkına sahip olduğunu iddia etti ve şayet tahliye emri verilecekse, tahliye emrinin K.L.975.-lık miktarın ödenmesi şartına tabi olmasını talep etti.
Bidayet Mahkemesi davayı dinledikten sonra davalının feshedilebile-n izin (revocable licence) tahtinde evi işgal ettiği ve bu iznin 23 Mart 1970 tarihli ihbarname ile sona erdirildiği kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi davalının evde ikamet etmesi ve eve ek inşaat yapması hususunda hükmünde şunları söyledi:-
-"Yine şahadette sabit olmuştur ki davalı davacının evinde ikamet etmeye başladıktan bir müddet sonra davalı ölünceye kadar davacıya baktığı takdirde evin kendisine verileceği vaad edilmişti..... Yapılan işbu ek inşaat eminiz ki davacının rızası veya muvafa-katı ile olmuştur veya en azdan bu işler yapılırken davacı sesini çıkarmamış ve iddia ettiği gibi itirazda bulunmamıştır. Çünkü hakikaten itiraz etmiş olsaydı, gözü önünde cereyan eden inşaat işini gayet kolaylıkla durdutabilirdi."
-
Zarar ziyan hususunda Bidayet Mahkemesi davacının izni veya muvafakatı veya hiç olmazsa itiraz etmemesi ile davalı epeyce masrafa girmiş olduğundan, zarar ziyan olarak 1952 veya o tarihlerde yapmış olduğu masrafın Mart 1970'de temsil ettiği miktarı davalı-nın alması ica.p ettiği kanaatına vardı. Mahkeme 1952'de veya o tarihlerde yapılan inşaatın 1970 tarihinde piyasa durumunun K.L.400.- civarında olduğu kanaatına vardı ve davalının elektrik ve su tesisatı için yaptığı masrafın 1970' deki kıymetini K.L.100.-- olarak tespit ederek davalının davacıdan K.L.500.- almaya hakkı olduğu kanaatına vardı. Mahkeme davalının aleyhine tahliye emri vermemeyi uygun görmüş fakat buna karşılık evin makul kirası olan ayda K.L.lO.-yı davalının davacıya 1 Nisan 1970 tarihinden it-ibaren ödemesini emretti. Ayni hükümde davalının gerek kira bakiyelerini gerekse aylık kirayı davacıdan almaya hakkı olan K.L.500.dan tenzil etmeye hakkı olduğu hususunda da karar verdi.
Davacı Bidayet Mahkemesini-n vermiş olduğu kararın aşağıdaki sebeple-rden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün aleyhine istinaf eyledi:-
"l. Bidayet Mahkemesinin davalının mezkûr eve yaptığı masrafı talep etmeye hakkı olduğu hususundaki bulgusu hatalıdır.
2. Bidayet Mahkemesinin davalının mezkûr evde K.L.500.- hakk-ı olduğu hususundaki bulgusu hatalıdır.
3. Davalının mezkûr eve yaptığı masrafı talep etmeye hakkı olsa bile verilen şahadet ışığında yapılan masrafın K.L.200.-den fazla tespit edilmemesi gerekirdi.
4. Bidayet Mahkemesi davacının tahliye talebini reddetme-kle hataya düşmüştür."
Evvelâ işbu istinafta ilk olarak 4. istinaf sebebini ele alalım. Davacının davası Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(e) maddesine dayanmaktadır. Bu madde tahtinde evi işgal edenin mütecaviz olduğu hallerde Mahkem-enin tahliye emri vermeye yetkisi vardır. Ancak Mahkeme, uygun gördüğü hallerde tahliye emri yerine evi işgal edenin bir miktar kira ödemesini emredebilir. Bidayet Mahkemesi davalı ile davacı arasında olan geçmişteki bütün durumu, davalının evin makul kira-sı olan K.L.lO.-yı ödeyebilecek durumda olduğunu nazarı itibara alarak tahliye emri yerine davalının evin makul kirası olan ayda K.L.lO.kira ödemesine emir verdi. Meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara aldığımızda Bidayet Mahkemesinin tahliye em-ri vermeme hususunda takdir hakkını kullanırken herhangi bir hata işlediğini göremediğimizden dolayı Bidayet Mahkemesinin bu husustaki kararını değiştirmeyi uygun görmedik.
Şimdi de 1. istinaf sebebini ele alalım. Mahkemenin bulgusuna göre sözü geçen evin- davalıya verileceği vaad edilmişti. Davalı mezkûr eve ek inşaat yapmak lûzumunu hissetmiş ve hatta bir kısmını yaparken de davacının izin verdiği mahkemede sabit olmuştur. Kanaatimizce davalı bu ek inşaatı davacının malına yaparken bu inşaatı bedava yapma-k niyetinde değildi. Bu inşaattan her ne kadar da davalı kendisi de bir fayda temin etmişse de davacı da bu inşaattan bir fayda temin etmiştir. Bunun için Fasıl 149, Mukavele Kanununun 70. maddesi tahtinde davalının davacıdan tazminat almaya hakkı vardır.
-
Şimdi de 2. ve 3. istinaf sebeplerini beraber ele alalım. Bidayet Mahkemesi tazminatı tespit ederken davalının 1952'de inşa ettiği inşaatın 1970'de inşa edilmiş olsaydı K.L.400.-ya mal olacağını nazarı itibara alarak ek inşaat için K.L.400.- ve elektrik v-e su tesisatı için K.L. 100.- tespit etmiştir. Bidayet Mahkemesi davalının bu inşaattan 20 sene gibi uzun bir müddet için fayda sağladığı hususunu nazarı itibara almamıştır. Davalının 1952'de yapmış olduğu ek inşaatın maliyeti 1970 senesindekinden çok daha- az olduğunu ve davalının bu ek inşaattan 20 sene gibi uzun bir müddet için fayda sağladığını nazarı itibara alarak Mahkemenin tespit ettiği 'K.L.500.- tazminatın çok fazla olduğu kanaatindeyiz. Davalının inşaatı yaptığı esnada K.L.400.-den çok daha az bi-r miktar sarfettiğini, hali hazırdaki inşaatın 20 senelik olduğunu, davalının 20 sene gibi uzun bir müddet için yaptığı inşaattan fayda sağladığını ve davacı Eylül 1969'dan itibaren evde ikamet etmediğinden bu tarihten sonra davalının davacıya herhangi bir- bakımda bulunmadığını nazarı itibara alarak, tazminat miktarını K.L.200.- olarak tespit etmeyi uygun ve adil olacağı kanaatına vardığımızdan, Bidayet Mahkemesinin tazminat miktarı hususundaki hükmünü iptal eder ve bunun yerine davacının davalıya K.L. 200.-- tazminat ödemesine emir veririz.
İstinafın kısmen kazanıldığını nazarı itibara alarak istinaftaki masraf hususunda herhangi bir emir vermemeyi uygun görürüz.
- Yüksek Mahkeme
22 Temmuz 1971
Full & Egal Universal Law Academy