-Hukuk İstinaf No. 16/73
(Dava No. 351/72; Baf)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M.Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden: Feridun Salih, Karaağaç - Baf
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin Mustafa, Karaağaç - Baf
- (Davacı)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Akın A. Sait
Aley-hine istinaf edilen namına: Recep Ali
Fasıl 149, Sözleşme Yasası - Yasanın 70. maddesi.
Satış Akti - Rum Kooperatifine bir başka kişi vasıtasıyle badem satımıAracının parayı aldıktan sonra satıcıya vermemesi.
Hukuk Usulü - Lâyihalar - Bir ihtilâfın Fas-ıl 114'ün 53. maddesi kapsamına girebilmesi için tarafların aynı Kooperatif Şirketinin üyeleri olması ve bu hususların dava lâyihalarında iddia edilmesi gerekirLâyihalardaki iddialar dışına çıkılarak karar verilememesi.
Fasıl 114 Kooperatif Şirketler Yasa-sı - Yasanın 53. maddesinin kapsamı - Bir ihtilâfın bu madde kapsamına girebilmesi için tarafların Kooperstif Şirketinin üyeleri olması gerekir.
OLAY: Davacı, Davalı vasıtasıyle Rum Kooperatifine 261 okka badem sattığını Davalının bademlerin parasını aldı-ğı halde kendisine ödemediğini iddia ederek bademlerin karşılığını talep etti. Davalı müdafaasında Davacının bademleri doğrudan Rum Kooperatifine sattığını iddia etti. Davalı ayrıca ihtilâfın Fasıl 114, Kooperatif Şirketler Yasasının 53. rriaddesi kapsamın-a girdiğini ve dava konusu yaİıılamayacağını iddia etti.
Ilk Mahkeme bademlerin şahsen Davalıya satıldığı ve bu muamelenin Fasıl 114'ün 53. maddesinin kapsamına girmediği kanaatına vararak bademlerin bedeli olan 45.675 K.L. için Davacı lehine hüküm verdi.
-Davalı, İlk Mahkemenin ihtilâfın Fasıl 114'ün 53. maddesi kapsamına girmediği kanısına varmakla ve Davacı ve şahitlerine inanmakla hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalının şahadetinin çelişkili olduğunu dikkate alarak İlk- Mahkemenin şahadete ilişkin bulgusunun isabetli olduğu kanısına vardı.
Yüksek Mahkeme, talep takririnin satıştan değil, Davalı adına Rum Kooperatifine teslimden sözettiğini Davacının şahadetinin de aynı yönde olduğunu dikkate alarak ihtilâfa Fasıl 149, S-özleşme Yasasının 70. maddesinin uygulanması gerektiğini belirtti ve İlk Mahkemenin Davalının aldığı badem bedelini Davacıya ödemesine emir vermekle hata etmediği sonucuna vardı.
İhtilâfın Fasil 114'ün 53. maddesine girebilmesi için tarafların ayrıı Koope-ratif Şirketinin üyesi olması gerektiğini ve bu iddiaların müdafaa takririnde yer alması gerektiğini belirten Yüksek Mahkeme istinafı reddetti.
HÜKÜM
Aleyhine istinaf edilen (davacı) Karaağaç (Pelâtusa) köyünde ikamet etmekte olup alış veriş ile iştigal -etmekte, istinaf eden (davalı) ise Karaağaç Kooperatif Kredi Şirketinin kâtibi bulunmaktadır.
Davacı Baf Kaza Mahkemesinde açtığı bir davada, davalı ile yaptıkları bir anlaşma mucibince 11 Eylül 1972 tarihinde okkası 175 milden 261 okka kabuklu kuru badem-i davalı adına Kasabadaki Rum Merkez Kooperatifine teslim ettiğini, davalının teslim edilen bademlerin bedeli olan K.L.45.675 mili Rum Merkez Kooperatifinden aldığını, fakat buna rağmen mezkûr meblağı kendisine ödemediğini iddia etmiştir. Davalı ise dosyal-adığı müdafaa takririnde davacının bu iddialarını reddetmiş ve bademlerin davacı tarafından Rum Merkez Kooperatifine teslim edildiğini ve bunlar için davalının mes'uliyet kabul etmediğini iddia etmiştir. Davalı ayni zamanda iptidai itiraz olarak davacı ile- davalı arasındaki ihtilâfın Fasıl 114, Kooperatif Şirketler Kanununun 53. maddesi tahtinde Karaağaç Kooperatif Şirketinin işlerine tekaddüm ettiğini ve bu suretle davanın ileri gidemiyeceğini iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi mezkûr bademlerin şahsen dav-alıya satıldığı ve bu muamelenin Fasıl 114'ün 53. maddesinin kapsamına girmediği kanaatına vararak satılan bademlerin yekünü olan K.L.45.675 mil için davacı leyhine hüküm vermiştir.
Davalı bu hükümden istinaf ederek davacı ile davalı arasındaki ihtilâfın -Fasıl 114, Kooperatif Şirketler Kanunu madde 53 tahtinde kayıtlı bir şirketin işlerine tekaddüm eden bir ihtilâf olduğunu nazarı itibara almamakla Bidayet Mahkemesinin hata ettiğini, davalı aleyhine herhangi bir dava sebebi bulunmadığını, Karaağaç Kooperat-if Kredi Şirketinin ödemekle mükellef olduğu bir borcun davalı tarafından ödenmesine karar vermekle ve davacının ve şahitlerinin şahadetine inanmakla Bidayet Mahkemesinin hata ettiğini ileri sürmüştür.
Gerek müdafaa takririnde gerekse Bidayet Mahkemesi du-ruşmasındaki şahadetinde davalı davacının iddialarını reddetmiş ve bilgisizlik beyan etmiştir. Şahadetinde şöför Hulûs Ali'nin kamyonuna haruptan mada birşey yükleyip yüklemediğini bilmediğini, davacının badem teslim ettiğini ilk defa olarak Hulûs Ali makb-uzları ibraz ettiği zaman öğrendiğini ve davacının kendisine tartıp badem vermediğini iddia etmiştir. Davalı bir taraftan şahadetinde bu gibi iddiaları ileri sürerken diğer taraftan da bademlerin Karaağaç Kooperatif Kredi Şirketine satıldığını ve bu sebepl-e ihtilâfın Fasıl 114, madde 53 kapsamına girdiğini iddia etmektedir. Eğer davalının iddia ettiği gibi bademler Kara.ağaç Kooperatif Kredi Şirketine teslim edilmiş olsaydı, bunu, iddia ettiğinin aksine, kendisi de bilecekti ve bunların Kooperatifin defter-lerinde bir kaydı bulunacaktı. Bunu davalının kendisi de şahadetinde teslim etmiştir. Sayfa 8-9 da davalı şöyle demektedir:-
"Köylü teslim ettiğinde bana şirket olarak, torbaları doldurur, getirir bana yazıhaneme orada tartıp teslim alırım. Şirket defteri-me veya resmi deftere yazarım."
Bidayet Mahkemesi, kanaatımızca doğru olarak, bademlerin davalı tarafından Karaağaç Kooperatif Kredi Şirketi namına değil de şahsen teslim alındığı kanaatına varmış fakat Bidayet Mahkemesi, kanaatımızca yanlış olarak davacı- ile davalı a.rasında geçen muamelenin bir satış olduğuna karar vermiştir. Bidayet Mahkemesi Hâkimi sayfa 10'da sövle demektedir:-
"Yani davacı malını satarken, köy şirketine değıl davalı Feridun Salihe satmıştır. Alıcı davalı ise davacının malını yine şah-si olarak almıştır. Bunu ancak böyle kabul etmem gerekir. Çünkü davalı davacının bademini alırken, şirket namına almış olsaydı, bademleri hemen o sa.at köyde davacının huzurunda tartıp teslim alması ve en azından köy kooperatif şirketinin alım defterine da-vacının badem yekününü geçirmesi lâzım .gelirdi."
Davacının talep takriri davalıya yapılan bir satıştan değil de davalının adına Kasabadaki Rum Merkez Kooperatifine teslim edilen maldan bahsetmekte ve teslim edilen bademlerin bedeli olan K.L.45.675 mili t-alep etmektedir. Talep takririnin 3. ve 4. paragrafları aynen şöyledir:
"3. Davacı davalı ile yaptıklârı anlaşma ve/veya köydeki usul mucibince 11.9.1972 tarihinde .okkası 175 milsten 261 okka kabuklu kuru bademi 4 büyük ve bir de küçük torba içinde Köy K-ooperatifi ve/veya davalı Feridun Salih adına Kasabadaki Merkezi Rum Kooperatifine teslim etmiş ve Rum tartı memurundan da bademlerin 261 okka olduğuna dair bir kayıt almıştır.
-4. Davalı, Merkez Rum Kooperatifinden, 261 okka bademin okkası 175 milsten tutarı olan K.L.45.675 milsi ödenmiş bulunmaktadır."
-
Bundan da görülebileceği gibi davacının talebi davalı adına Rum Merkez Kooperatif Dairesine teslim edilen bademlerin bedeli içindir. Her ne kadar da davacı şahadetinin başlangıcında bir defaya mahsus olarak satıştan bahsetmiş ise de, davacının şahadeti tü-m olarak incelendiği zaman davacının satıştan değil de davalı vasıtası ile Rum Merkez Kooperatifine badem tesliminden bahsettiği görülmektedir. Da.vacı tarafından verilen şahadet kanaatımızca davacının talep takririne uymakta ve talep takriri de Fasıl 149,- Mukavele Kanununun 70. maddesi kapsamına girmektedir. Davacı davalıya ödenmek şartı ile badem teslim etmiş, davalı da teslim edilen bademlerin bedelini Rum Merkez Kooperatifinden almıştır. (Bunun böyle olduğu davalının şahadetinden de ortaya çıkmaktadır.)- Davalı, 70. madde mucibince, Rum Merkez Kooperatifinden aldığı K.L.45.675 mili davacıya ödemekle mükelleftir. Bu sebeple Bidayet Mahkemesi doğru neticeye varmıştır kanaatındayız.
Şunu da belirtmek isteriz ki Fasıl 114, madde 53'ün istinaf konusu olan dav-aya benzer hallere şamil olması için her iki tarafın da köy kooperatif şirketinin azası olması gerekir; bunun da lâyihalarda sarahaten iddia edilmesi gerekmektedir. Davalının Karaağaç Kooperatif Kredi Şirketinin kâtibi olduğu gerek lâyihalarda gerekse şaha-dette görülmektedir. Fasıl 114, hakkındaki iddiayı ileri süren davalı ise davacının Karaağaç Köy Kooperatif Kredi Şirketinin azası olduğuna dair müdafaada hiçbir iddia ileri sürmüş değildir.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı istinaf reddolunur. İstinaf masraf-larını istinaf edenin (davalının) ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
4 Nisan 1973.
Full & Egal Universal Law Academy