-Hukuk İstinaf No: 19/69
(Dava No: 194/68)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf eden: Fethi Ata Dayanç, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
İstinaf edilen: Hüseyin Fikri, Lefkoşa.
(Davacı-)
arasında
İstinaf eden bizzat hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Fuad Veziroğlu.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Evin yeni sahibinin eski kiracıyı tahliye talebi - Bidayet- Mahkemesi bulgularını hatalı bulmak için, yargıcın yanlış kanuni prensipler uyguladığı veya kati surette yanıldığı hususunda yüksek Mahkemenin ikna edilmesi zarureti.
Davacı, dava konusu Lefkoşa'da bulunan evi 1968 yılı içinde bir Ermeni'den satın aldı.- Davalı bu eve 1963 hadiselerinden sonra yerleşti. Davacı, davalıyı dava ederek tahliyesini veya ev ile ilgili kira tespiti yapılmasını talep etti. Bidayet Mahkemesi, tahliye talebini reddetti, davalının ayda KL 20.- kira ödemesini emretti. Davalı, istinaf- etti. İstinaf, Bidayet Mahkemesinin şahitlere inanıp inanmamasına ve davalının gelirini tam olarak saptamadan ayda KL 20.- kira ödenmesi itirazına dayanmaktadır.
KARAR: Yüksek Mahkeme, Bidayet Mahkemesinin bulgularına müdahale etmek için, hakimin kati s-urette yanıldığı ve hataya düştüğü, yanlış kanuni prensipler uyguladığı veya açıkça yüksek bir kira takdir edildiği hususunda davalı tarafından ikna edilemediğinden, istinafı reddetti.
--------------------------------------
HÜKÜM
İşbu istinaf Lefkoşa K-aza Mahkemesinin kira tesbiti ile ilgili vermiş olduğu bir hükümden yapılmıştır.
Müstenif 1963 hadiselerinden sonra Lefkoşa'da Mehmet Akif Sokak No: 38'de kain olan bir Ermeni evine taşındı ve halen orada ikamet etmektedir. Aleyhine istinaf edilen ise me-zkûr evi 1968 içinde satın aldıktan sonra müstenifi dava ederek evin tahliyesini ve tebdilen de ev ile ilgili kira tesbiti yapılmasını talep etti. Kaza Mahkemesi davayı dinledikten sonra tahliye talebini reddetti fakat müstenifin aleyhine istinaf edene ki-ra olarak ayda KL 20.- ödemesini emretti. Müstenif Mahkemenin vermiş olduğu karardan istinaf etmiştir. Müstenife göre Kaza Mahkemesi
davalının (müstenifin) aylık veya yıllık gerlirini sarih surette tesbit etmeden davalıyı ayda KL 20.- kira ödemeğe mahkûm -etmekle hataya düşmüştür.
Davaya taraf olmayan davalının eşine ait geliri de nazarı itibara almakla hataya düşmüştür; ve
Davalının geliri ile ilgili bilumum şahadeti değerşendirmekte hata etmiştir
Kaza Mahkemesine ibraz edilen şahadetten anlaşıldığına ve -müstenifin de bugün bu Mahkeme huzurunda kabul ettiğine göre müstenif tarafından mevzu bahis ev için ödenecek kirayı tesbit hususunda Mahkemeye ilk defa bu davada müracaat yapılmıştır. İşbu durumda Kaza Mahkemesinin de hükmünde belirttiği gibi mali kudreti-nin normal kirayı ödemeğe müsait olmadığını isbat külfeti müstenife ait idi. Normal kiranın ne oldıuğu Kaza Mahkemesinin hükmünde gözükmemekle beraber ayni Mahkemenin şahadetini doğru olarak kabul ettiği aleyhine istinaf edilenin (davacının) şahadetine gör-e mezkur evin normal kirasının ayda KL 23.- olması icap eder. Normal kirayı ödemeğe mal kudretinin müsait olmadığını isbat külfeti müstenife ait idi ise de müstenif bu hususta sadece kendi şahadet vermiş Mahkeme ise şahadetin doğruluğuna inanmamıştır. İşbu- durumda, Mahkeme huzurunda, müstenifin kazancı ile ilgili ve Mahkemenin dayanabilecek sair şahadet bulunmasa müstenif tarafından normal kiranın yani ayda KL 23.-'nın ödenmesinin emredilmesi icap edecekti. Mahkeme ise önündeki sair şahadete dayanarak müste-nifin kazancının ayda takribren KL 80.-'dan fazla hatta epeyce fazla olması icap ettiği kanaatine vasıl olmuş ve müstenifi ayda KL 20.- kira ödemeğe emretmiştir.
Görüleceği gibi Kaza Mahkemesi müstenifin azami kazancını tesbit etmemiş veya edememiş olmakl-a beraber asgari kazancını tesbit etmiş ve ondan sonra ödenecek kirayı takdir etmiştir. Bu böyle olduğuna göre istinaf sebebi olarak ileriye sürülen birinci iddia varit olamaz. Esasen Kira Kanunu maksatları için maaşlı olmayan bir şahsın kazancını, kendi y-ardımı olmaksızın, daha sarih ve kat'i surette tesbit etmek hemen hemen imkânsız gibidir.
Kaza Mahkemesi müstenifin asgari kazancını tesbit ederekn, aleyhine istinaf edilenin şahadetine dayanarak, müstenifin (ticareti haricinde) emlâkinden ayda KL 50.- ka-dar kira olarak tahsil ettiğini nazarı itibara aldı. Müstenif ise şahadetinde kira olarak tahsil ettiği meblağın ayda KL 20.- KL 25.- olduğunu ve bunun içinde karısına ait emlâkten tahsil ettiği miktarın da mevcut olduğunu iddia etmiştir. Müstenifin bu hus-utaki iddiasını destekleyici her hangi başka bir şahadet veya evrak Mahkemeye ibraz edilmemiştir. Kaza Mahkemesi ise aleyhine istinaf edilenin şahadetine inanmış fakat müstenifin şahadetine inanmamıştır. Bu hususta davayı dinleyen Hakim hükmünde şöyle deme-ktedir:
"Davalıyı doğru bir şahit olarak bulmuyorum. Şahadeti tezad, mübalağa, muğlâk iddia, ve bazan da çocukça ve gülünç ifadelerle doludur... Öteki taraftan ise davacı tarafından çağrılan şahadeti itimada şayan buldum. Bu şahadete göre davalının ayda K-L 50.- civarında hususi kazancı vardır...."
Davayı dinleyen bir Hakim şahitleri görür, tavrı hareketlerini müşahade eder, ve şahaadetlerini inceleyerek kime inanıp inanmayacağına karar verir. Bunun içindir ki prensip itibarı şle bir İstinaf Mahkemesi dav-ayı dinleyen Hakimin bulgularını, Hakimin kat'i surette yanıldığına ve hataya düştüğüne dair tatmin edilmedikçe, ihlâl etmez. Bu davayı dinleyen Hakimin de bu şekilde hataya düştüğüne dair tatmin edilmediğimize göre bulgularını değiştiremeyiz ve ihlâl edem-eyiz. Yukarıda izah edildiği gibi de davayı dinleyen Hakimin doğru olarak kabul ettiği şahadete isnat ettiği bulgusuna göre müstenifin kendinin sadece emlâkinden ayda KL 50.- civarında bir kazancı vardır. Bütün bunlardan ötürüdür ki ikinci istinaf sebebi d-e muteber değildir.
Son olarak tezekkür edilmesi icab eden husus Kaza Mahkemesinin, bulgularına dayanarak, müstenif tarafından ödenmek üzere KL 20.- tesbit etmekle hataya düşüp düşmediği hususudur. 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu t-ahtında bir binayı işgal edene mali kuderetine göre ödeyebileceği kirayı takdir etmek yetkisi Mahkemeye verilmiş bir yetkidir. Bir Bidayet Mahkemesinin bu yetkiye dayanarak yapmış olduğu bir takdiri İstinaf Mahkemsinin bozabilmesi için Bidayet Mahkemesinin- yanlış kanuni prensipler takip ettiğine veya açıkça ve kat'i surette yüksek veya düşük bir takdir yaptığına dair tatmin edilmesi icap eder. Bu şekilde tatmin edilmedikçe İstinaf Mahkemesi, yapılan takdir ile tamamen hemfikir olmasa dahi, Bidayet Mahkemesi-nin yapmış olduğu takdiri ihlal edemez ve etmemesi icap eder. İşbu meselede ise Kaza Mahkemesinin yanlış kanuni prensipler takip ettiğine veya yapmış olduğu takdirin açıkça ve kat'i surette yüksek veya düşük olduğuna dair tatmin edilmiş değilizdir. Kaza Ma-hkemesinin bilumum şahadeti değerlendirirken hataya düştüğü iddia edilmiştir. Biz Mahkemeye ibraz edilen şahadetin zabıtlarını ve Mahkemenin hükmünü esaslıca tetkik etmiş bulunuyoruz fakat Mahkemenin bu şekilde bir hataya düştüğünü görmedik. Binaenaleyh üç-üncü istinaf sebebi olarak ileriye sürülen iddia da varit olamaz.
Netice itibarı ile istinaf red edilir.
İstinaf masrafları müstenif tarafından ödenecektir.
Yüksek Mahkeme
6 Şubat, 1970
4
Full & Egal Universal Law Academy