-Hukuk İstinaf No. 19/73
(Dava No. 163/72; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden: Tuncer Bahadır, Kazafana
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Orhan Mehmet ve diğerleri, Ortaköy -
(Davacılar)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilenler namına: H. Cahit Yılmazoğlu
Trafik Kazası - Ölüml-e sonuçlanan kaza - Ölümle sonuçlanan trafik kazasında tazminat talebi.
Tszminat - Müstakbel yaşam kaybı nedeniyle tazminata hükmolunmasıTazminat miktarının takdiri.
Fasıl 148, Haksız Fiiller Yasası - Yasanın 58(1) maddesi - Tazminata hak kazaıianlar - Ö-lenin eşi, çocukları ile anne babasının muhtaç kimseler olarak tazminat talep etme hakları .vardır. Kardeşlerinin ölenden yardım görseler bile tazminat talep etme hakları yoktur.
Fasıl148, Haksız Füller Yasası - Yasanın 58(1) maddesi - Müteveffanın anne,- baba ve küçük çocuk olan kardeşlerinin geçimi için yaptığı yardım miktarının hesablanması.
OLAY: Davalı bir trafik kazasında Müteveffanın ölümüne neden oldu. Müteveffanın yakınları olan Davacılar hem, Müteveffanın terekesi adına hem de Müteveffaya muhtaç- kimseler olarak şahsen dava açtılar ve Davalıdan tazmüıat talep ettiler.
İlk Mahkeme Davalının, kusurlu araba sürmesi nedeniyle Müteveffanın öldüğü kanısına vardı ve Müteveffanin müstakbel yaşam kaybı nedeniyle terekesine 500 K.L. tazminat ödenmesine kar-ar verdi. Müteveffaya muhtaç olan yakınlarına da değişik miktarlarda tazminat ödenmesine hükmetti.
Davalı İlk Mahkemenin açıkça fahiş tazminatlara hükmetmekle hata ettiğiıü öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Müteveffanın 16 yaşında olduğunu- ve diğer faktörleri dikkate aldıktan sonra yaşam kaybı nedeniyle 500 K.L. tazminata hükmolunmasını yerinde buldu. Fasıl 148 Haksız Füller Yasasının 58(1) maddesine göre Müteveffanın eşi, anne babası ve çocuklarının muhtaç oldukları için tazminat alabilece-klerini göz önünde bulunduran Yüksek Mahkeme Müteveffanın kardeşleri lehine verilen tazminat emirlerini iptal etti. Diğer muhtaç kişiler lehine verilmiş tazminat miktarlarını da fahiş bularak indirilmesini emretti.
HÜKÜM
Davacı 8(a) ve (b) 29.9.-1971 tarihinde bir trafik kazasında hayatını kaybeden Ortaköylü Fadıl Orhan'ın terekesinin idare memurlarıdır. Ayni zamanda davacı 1 müteveffanın babası, davacı 2 ise müteveffanın annesidir. Davacı 1 ve davacı 2 olarak gösterilen şahıslar davacı 8(a) ve (b-) olarak gösterilen şahısların aynidir. Davacı 3, 4,5, 6 ve 7 müteveffanın küçük kardeşleridir ve tabii velileri ve en yakın arkadaşları davacı 1 vasıtası ile dava ederler. Davacı 1, 2 ,3, 4, 5, 6 ve 7 geçimleri için kısmen müteveffaya ihtiyacı olan kimsel-er olarak dava ederler. Ayni zamanda davacı 8(a) ve (b) de müteveffanın terekesinin idare memurları sıfatıyle tereke namına dava ederler. Davacılar 29.9.71 tarihinde davalının AV 982 plâkalı arabasını dikkatsız ve/veya ihmalkârane sürerek müteveffaya çarpt-ığını ve müteveffanın bu kazadan sonra hayatını kaybettiğini iddia ederek davalı aleyhine 163/72 sayılı davayı ikame ettiler ve davalıdan tazminat talep ettiler.
Bidayet Ma.hkemesi tarafları dinledikten sonra davalının arabasını ihmalkârane sürdüğü ve bun-un neticesi olarak müteveffanın ölümüne sebep olduğu kanaatına vararak davacı 8(a) ve (b)ye müteveffanın terekesini temsilen K.L.520.- ve müteveffaya kısmen muhtaç kimseler .olarak davacı 1 ve 2'ye mütesaviyen taksim edilmek şartı ile davacı 8(a) ve (b) le-yhine K.L.581.- için ,hüküm verdi.
Davalı (istinaf eden) Bidayet Mahkemesinin hükmünün, diğer şeyler meyanında, aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf eyledi.
1. Bidayet Mahkemesi davacılar 3, 4, 5 ,6 ve 7'ye tazminat vermekle- hataya düşmüştür ve her ihtimale binaen tespit olunan tazminat miktarı fuzuli ve fahiştir.
2. Müteveffanın, yaşamış olsaydı, davacılara 25 yaşına gelinceye kadar maişet- temin edeceği bulgusu hatalıdır.
3. Bidayet Mahkemesinin davacı 1 ve 2'ye müteveffanı-n yardım yaptığına dair bulgusu hatalıdır ve Bidayet Mahkemesi yardım miktarını tespit ederken davacı 2'nin şahadetinden sarfı nazar etmesi hatalıdır.
4. Bidayet Mahkemesinin davacı I ve 2'ye herhangi bir yardım yapıldığına dair bulgusu hatalıdır ve her ih-timale binaen tesbit olunan senevi K.L.75.- ve müteakip yıllarda K.L.100-125.- alenen fahiştir.
5. Bütün davacılar için tespit olunan yekün tazminat miktarı K.L. 800.- alenen fahiştir.
6. Davacılar 8(a) ve (b) leyhine verilen K.L.520.- ve ayrıca aynı davac-ılara idare memuru sıfatı ile verilen K.L.581.- hatalıdır.
7. Müteveffanın hayat intizarını kaybetmesinden ötürü terekeye verilecek zarar ziyanın K.L.500.- olarak takdir ve tespiti alenen fahiştir.
8. Bidayet Mahkemesinin geçerli olarak kabul ettiği şaha-det bir tüm olaralC eleştirildiğinde müteveffanın kazancından herhangi bir şahsa yardım yapabileceği istihraç edilemez ve bu nedenle müteveffanın geçimine dayanan herhangi bir şahsa yardım yapabileceği bulgusu hatalıdır.
9. Bidayet Mahkemesi davalının dav-acılara dava masrafını ödemesini emretmekle hata etmiştir.
Davacılar müteveffanın bisiklet, elbise ve saatına zarâr ziyan olduğunu iddia ederek davalıdan K.L.25.- talep ettiler. Mahkeme eşyalara yapılan hasar için terekenin almaya hakkı olduğu zarar ziyan- miktarını K.L.2O.- olarak tespit etti. Bidayet Mahkemesi müteveffanın hayat intizarını kaybetmiş olduğundan, terekenin alacağı. tazminatı K.L. 500.- olarak takdir ve tespit etmiştir. İstinaf esnasında istinaf eden müteveffanın hayat ietizarını kaybettiğin-den dolayı takdir olunan K.L. 500.- tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Hayatını kaybettiği zaman takriben 16 yaşında olan müteveffanın yaşını, sihhi durumunu, müstakbel hayat intizarını nazarı itibara alarak tespit olunan K.L.500. tazminatın fahiş -olmadığı kanaatındayız. Bu nedenle müteveffanın terekesini temsilen davacı 8(a) ve (b) leyhine tespit olunan K.L.520.- tazminat hususunda yapılan istinaf reddolunur.
Bidayet Mahkemesi hükmünde davacı 1 ve 2 kendi vo ailelerinin geçimi için müteveffadan bi-r miktar yardım, davacı 3., 4, 5, 6 ve 7'nin de müteveffadan belli vakitlerde giyecek hususunda yardıın gördükleri kanaatına vardı. Davacı 3, 4, 5, 6 ve 7 müteveffanın ölürn tarihinde sıra ile 15, 14, 9, 6 ve 4 yaşlarında idiler. Bidayet Mahkemesi davacı
3-, 4, 5, 6 ve 7 nin müteveffanın kardeşleri oldukları cihetle müteveffadan yardım gördükleri için davalı aleyhine tazminat alabileceği karraatına vardı, halbuki Fasıl 148, Haksız Fiiller Kanunuriun 58(1) maddesine göre ancak ölen bir şahsın kocası, karısı, -ebeveynleri ve çocukları tazminat talep edebilir. Bu durumda Kanunun 58(1) maddesine göre müteveffanın kardeşleri mûteveffaya muhtaç kimseler olarak davalıdan tazminat talep edemezler.
Bidayet Mahkemesi müteveffanın öldüğü zaman haftada K.L.5.kazandığını, -bunun K.L.3.500 milini ailesine verdiğini, müteveffanın iaşesi için takriben K.L.2.- bir miktarın sarfolunduğunu kabul ederek müteveffanın davacı 1 ve 2'ye yaptığı yardım miktarını senevi K.L.7S.- olarak tespit etti. İstinaf esnasında istinaf eden tespit o-luıian bu senevi K.L.75.- miktarın verilen şahadet ışığında doğru olmadığını iddia etmiştir. Buna sebep olarak da davacı 2'nin şahadetini ileri sürmüştür. Davaci 2 şahadetinde müteveffanın haftada K.L.5.-yı kendisine teslim ettiğini, bu K.L.5.-dan K.L.1.50-0-K.L.2.-sını müteveffaya verdiğini, geriye kalanı ile müteveffanın namına sandığa attığını ve masraf gördüğünü belirtti. Davacı 1 ise şahadetinde müteveffanın ellerine K.L.3.500 verdiğini ve yemeklerini kendilerinde aldığı için K.L.1.500-2.- sarfolunduğun-u söyledi. Bidayet Mahkemesi davacı 2'nin cahil ve hesap bilmeyen birisi olduğundan yapılan yardımın miktarını tespit ederken da:vacı 2'nin bu husustaki şahadetinden sarfı nazar ettiğini belirtti. Verilen şahadetten ve Bidayet Mahkemesinin bulgusundan açık-ça görülüyor ki müteveffanın davacı 1 ve 2'ye yaptığı yardımı Bidayet Mahkemesi tespit ederken müteveffanın davacı 1 ve 2'ye yaptığı yardıma ilâveten diğer davacıların geçimi için yaptığı yardımı da nazarı itibara almıştır. Bidayet Mahkemesi davacı 3, 4, 5-, 6 ve 7'ye giyim eşyası için yapılan yardımı senede K.L.lS-20.- olarak tespit etmişse de, talep takririnde bu yardımın senede yalnız K.L.lO.- olduğu iddia edildiğini göz önünde tutarak müteveffanın kardeşlerine yaptığı giyim yardımını senede K.L.lO.olarak- tespit etmiştir: Bu istinafta çok mühim bir 'husus ortaya çıkmaktadır. Bu da müteveffanın anne, baba ve kardeşlerinin geçimi için yaptığı yardım miktarının tümünün anne ve baba için Fasıl 148, 58(1) maddesinin öngördüğü gibi bir maddi zarar olup olmadığı -hususudur: Kanun kardeşlerin düçar olduğu maddi zararın alınmasını öngörmemektedir. Kanun yalnız anne ve babanın düçar olduğu maddi zararın alınabileceğini öngörmektedir. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesi müteveffanın davacı 1 ve 2'ye tüm ailenin yani davacı- 3, 4, 5, 6 ve 7 nin de geçimi için verdiği K.L.75.-lık senevi miktarı, davacı 1 ve 2'nin kanun tahtinde düçar olduğu maddi zarar addetmesi hatalıdır kanaatındayız. Kaldı ki Bidayet Mahkemesinin yardım hususunda davacı 2'nin şahadetini 'nazarı itibara alma-ması doğru değ'rldir. Çünkü davacı 1 ile davacı 2 arasında bu hususta verilen şahadette esas itibarıyle pek bir fark yoktur. Davacı 1 müteveffanın kendilerine haftada K.L.3.500 mil verdiğini söyledi: Halbuki davacı 2 müteveffanın haftalık olarak tüm K.L.5.--yı davacı 2'ye verdiğini ve davacı 2'nin işbu K.L.5.-dan müteveffaya harçlık olarak haftada K.L.1.500-2.- iade ettiğini söylemiştir. Netice olarak aileye verilen miktar haftada K.L.3-3.500 mil arası idi. Bu miktardan davacı 1'in verdiği şahadete göre müte-veffanın geçimi için sarfolunan haftada K.L.1.500-2.-nın çıkması lâzımdır. Bu çıktığında aileye haftada K.L.1-2.kalır. Davacı 1 şahadetinde müteveffanın bankaya para yatırdığını ve öldüğü zaman bankada namında K.L.8O.- olduğunu söylemiştir. Davacı 2 ise ba-nkaya yatırımı müteveffanın namına bizzat kendisinin yaptığını ve bu yatırımın müteveffanın davacı 2'ye verdiği paradan yapıldığını söylemiştir. Kanaatımızca davacı 2'nin bu şahadetinin Bidayet Mahkemesi tarafından kabul edilmemesi için herhangi bir sebep -görmüyoruz. Bankaya yatan bu paranın vasati olarak haftada K.L.l.- olduğu kabul edilse, müteveffanın, davacı 1 ve 2'ye tüm ailenin masrafı için yaptığı yardımın haftada azami K.L.0.500-1.- arası olduğu görülmektedir. Bidayet Mahkemesi müteveffanınin müstak-bel kazancında ileride bir artış olabileceğini ve bu artıştan dolayı müteveffanın davacı 1 ve 2'ye tüm ailenin geçimine yapacağı yardımın da makul olarak artabileceğini ve bu yardımın müteveffanın 25 yaşına basıncaya kadar devam edebileceğini hükmünde beli-rtmiştir. Hiç şüphe yoktur ki müteveffanın rnüsta.kbel xazancı, müteveffa büyüdükçe artabilirdi. Ancak müteveffanın müstakbel kazancı artmakla beraber davacı 1 ve 2'ye tüm ailenin geçimi için yapacağı yardımın miktarının ne kadar artacağı ka.t'iyetle söyle-nemez. Çünkü eğer ailenin daha fazla paraya ihtiyacı varsaydı, davacı 2 müteveffa namına bankaya yatırım yapmayacaktı. Kanaatımızca davacı 1 ve 2'nin şahsen müteveffadan aldıkları yardırrıı ve istikbalde makul olarak almayı bekledikleri yardımı vasati olar-ak senede K.L.25.- ile K.L.5O.- arası tespit etmek makul olacaktır. Hayatta vukuu muhtemel hayat tehlikeleri ve davacı 1 ve 2'nin alacakları yardımı yekün bir meblâğ olarak alacakları göz önünde tutulduğunda yekün bir meblâğ olarak K.L.350.-lık miktarın ma-kul olacağı kanaatındayız. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin davacıların aldıkları yardım için K.L.800.- olarak tespit ettiği miktar hatalıdır. Davacı 1 ve 2'nirı afması makul görülen K.L.350.- miktardan davacı 1 ve 2'nin müteveffanın terekesi için tespit ol-unan K.L.520.-lık tazminattan hisselerine düşen miktarın çıkarılması gerekir. Davacı 1 ve 2'nin K.L.520.-da kanuni hissesi K.L.65.-er liradır. Davacı 1 ve 2'nin kanuni hisseleri olan K.L.350.-dan K.L.1.30.- çıktığında geriye K.L.220.kalır. İşbu K.L.220.-nı-n davacı 1 ve 2 arasında eşit bir şekilde dağıtılması uygundur.
Bidayet Mahkemesi davalının davacılara dava masrafını ödemesini emretmekle herhangi bir hata işlediği hususunda ikna olunamadık. Bidayet Mahkemesinin, Bidayet Mahkemesi masrafları içiri verdi-ği hüküm hatalı değildir.
Netice itibarıyle Bidayet Mahkemesi müteveffanın terekesini temsilen davacılar 8(a) ve (b) leyhine ve davalı aleyhine verilen K.L.520.-lık hüküm aynen kalır. Müteveffanın terekesinin idare memurları sıfatıyle davacı 8(a) ve (b) l-eyhine davaçı 1'e K.L.290.500 mil ve davacı 2'ye K.L.290.500 mil, cem'an K.L.581.-nın davalı tarafından ödenmesi için Bidayet Mahkemesi tarafından verilen hüküm iptal edilir ve bunun yerine müteveffanın terekesinin idare memurları sıfatı ile davacı 8(a) ve- (b) leyhine davacı 1 ve 2 arasında eşit bir şekilde dağıtılmak şartı ile K.L. 220.- hüküm verilir.
İstinaf eden istinafta kısmen muvaffa.k olduğu için aleyhine istinaf edilen, istinaf ederıe istinaf masraflarının yarısını ödemesi emrolunur.
- Yüksek Mahkeme
7 Haziran 1973.
Full & Egal Universal Law Academy