-Hukuk İstinaf No: 21/70
(Dava No: 32/69)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf eden: Mehmet Niyazi (1. Müddeaaleyh)
ile
İstinaf edilen: Nazım Nuri (Müddei)
Arasında
İstinaf eden namına: Cahit Yılmazoğl-u.
Aleyhine istinaf edilen namına: Cebbar Niyazi.
1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Bu Yasanın 6(4) maddesi gereğince kira bakiyelerinin ödenmesi - Kira bakiyelerinin ödenmesi için kiracının ödeme gücünün hem hüküm tarihinde, hem de- kiraların ödenmesi gereken tarihte müsait olmasının gerekmesi.
Davacı, Larnaka'da bulunan konu evin sahibidir. Davalı, 2.4.1962 tarihli bir sözleşme ile ayda KL 17.- kira karşılığında bu evi kiraladı. Davalı, hadiselerden sonra alel hesap ödemeler yaptı.- Davacı daha önce Mahkemeden davalının tam kira olan ayda KL 17.- ödemesi emri aldı. Davalı bu evi tahliye etti. Davacı, davalıyı dava ederek kira bakiyelerini ve eve yapılan zarar ziyan nedeniyle tazminat talep etti. Davalı, kira bakiyesi ödeyecek mali ku-dreti olmadığını iddia etti, eve zarar ziyan yaptığını kabul etmedi. Bidayet Mahkemesi, davalının hüküm tarihinde ödeme kudreti olması nedeniyle kira bakiyelerini ödemesini emretti. Davalı, ödenmemiş kiraların ödenmesi gereken zamanda ödeme kudreti olmadığ-ından Bidayet Mahkemesi kararının hatalı olduğunu iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, oy çokluğu ile ödenmemiş kiraların ödenmesi gereken zamanda, davalının ödeme kudreti olup olmadığı saptanmadığından, davanın tekrar dinlenmek üzere Bidayet Mahkemesine i-ade edilmesine karar verdi.
--------------------------------
HÜKÜM
Necati Münir(Başkan):
Müddei Larnaka'da 26, Piyale Sokağında hanenin mal sahibidir. Müddeaaleyh 2/4/1962 tarihli bir icar mukavelenamesi tahtinde ayda KL 17.- kira ile mezkur eve yerle-şti ve 16.12.68 tarihine kadar evi işgal etti. Müddeaaleyh tam kira bedelini ödemediğinden müddei 44/68 numaralı dava ile Mahkemeye müracaat etti ve 12.11.68'de Larnaka Kaza Mahkemesi müddeaaleyhin evin tam kira bedeli olan KL 17.-'yı ödmesini emretti. Müd-deaaleyh mezkur evi 16 Aralık 1968'de tahliye etti. Müddei 6 Mayıs 1969'da istinaf eden ile başka iki şahıs aleyhine 32/69 numaralı davayı açtı. Bu davada müddei, 44/68 numaralı davada karar verildiğinde müddeaaleyhin maaşının KL 50.- olduğunu, halbuki 1 M-art 1969'dan sonra maaşının KL 89.250 mile yükseldiğini iddia etti. Müddei eve tahliye edilinceye kadar geçen müddeti için müddeaaleyhin KL 699.500 mil kira borcu olduğunu iddia etti. Müddei, müddeaaleyhin maaşından mada gayrı menkullardan senede KL 500.- -geliri olduğunu iddia etti.
Müddei taleb takririnde müddeaaleyhin icar mukavelenamesi mucibince haneyi heyeti asliyesi üzerine teslim etmeye mecbur olduğunu, ve müddeaaleyh mezkur haneyi terkettiğinde KL 224.525 mil tutarında zarar ziyan yaptığını iddia e-tmiştir.
Müddei Mahkemeden şunları taleb etti:
Ödenmemiş kira bakiyesi olan KL 699.500 milin ödenmesi ve/veya teminat altına alınması, taksit usulü ile tediye edilmesi hususunda bir emrin verilmesini;
Müddeaaleyhin mezkur haneye yapmış olduğu KL 224.525 m-il zarar ziyanı ödemesini
Müddeaaleyh dosyaladığı müdafaa takrirnamesi ile müddeaaleyhin mezkur evi 16/12/68 tarihine kadar tasarrufunda bulundurduğunu kabul etti ancak 1964 senesinden teşkilatın mecura 6 ay için el koyduğunu ileri sürdü. Müddeaaleyh teşki-latın evi işgal ettiği 6 aylık müddet için kiradan mesul olmadığını iddia etti. Müddeaaleyh eve zarar ziyan yaptığını ancak meydana gelen zarar ziyanın makul yıpranma ve aşınmadan ileri geldiğini iddia etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı dinledikten son-ra 1. müddeaaleyhin kira bakiyesi olarak müddeiye KL 675.- borçlu olduğunu, ancak 1964 senesinde mevzuu bahis hane teşkilat tarafından işgal edildiği için 6 aylık kiraya tekabül eden KL 102.-'nın mahfuz tutulması kanaatına vardığından bakiye kira borcunu K-L 573.- olarak tebit etti. Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhin Lefkoşa'da hali hazırda karısının evinde oturup kira ödemediğini nazarı itibara alarak müddeaaleyh 1'in bakiye kira borcu olan KL 573.-'nın ayda KL 15.- taksitlerle ödenmesi için mali kudrete sahip- olduğu kanaatına vararak müddeaaleyhin başka bir emir verilinceye kadar KL 573.-'nın ödeneceği güne kadar 1 Mayıs 1970 tarihinden itibaren ayda KL 15.- ödenmesine emir verdi. Bidayet Mahkemesi yapıldığı iddia edilen zarar ziyanın yıpranma ve aşınmadan ile-ri geldiği kanaatına vararak müddeaaleyhin zarar ziyan olarak ancak KL 1.500 milden mesul olduğu kanaatına vararak müddeaaleyhin KL 1,500 mil zarar ziyan ödemesini emretti.
İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki özetlenen sebeblerden dolayı h-atalı olduğunu ileri sürerek istinaf eyledi:
(1) Bidayet Mahkemesi 1. müddeaaleyhin 1963 senesi maaşını almaya başladığı tarihten beri davacının da 1963 rayici üzerinden kira almakta olduğunu ve dava mevzu kira bakiyesinin davacının tam olarak ödenmediği d-evreye mütedair bulunduğunu layıkı ile değerlendirmekte kusur etmiştir.
(2) Bidayet Mahkemesi, maaşında başka geliri bulunmadığı şahadette sabit olan 1. davalının sırf 1963 senesinde almakta olduğu maaşı almasını kira bakayasının ödenmesi için Kira Tanzim -ve Murakabe (Geçici Hükümler ) Kanunu 6(4) maddesinde derpiş edilen manada kira bakayasını tediye kabiliyeti addetmekle hataya düşmüştür.
(3) Bidayet Mahkemesi 1. davalıyı aylık KL 15.- taksitle mütebaki kira borcunu ödemeye mahkum ederken mezkur davalının- ayni süreye ait terakküm etmiş maaşlarını henüz almadığını, belki de hiç alamayacağını göz önünde bulundurmadan ve dolayısıyle fedakarlıkta eşitlik ve iştimai adalet gibi hukuk ve içtimai siyaset prensiplerine ve yukarıda bahsi geçen kanunun geçirilmesind-e hakim olan ruh ve şuura gerekli riayeti göstermeden hareket etmiş ve bu bakıman hataya düşmüştür.
Diğer taraftan müddei de bir mukabil istinaf dosyaladı ve mukabil istinafı ile özetle şunları taleb etti:
(1) Kira bakiyelerinin talebde olduğu gibi KL 675.-- olarak tesbit edilmemesi hususu hatalıdır. KL 102.- hususundaki hakkının mahfuz tutulmaması doğrudan doğruya karara bağlanması gerekirdi.
(2) Mezkur haneye yapılan zarar ziyanın değerlendirilmesinde hatalı hareket edilmiş olduğu cihetle zarar ziyan olara-k tesbit edilen meblağın hayli yükseltilmesi gerekir.
(3) Aylık taksit tesbit edilirken sosyal adaletin derecesiz kıymetlendiridiği müşahade edilmekte, dolayısıyle ödenmesi icab eden aylık taksidin yükseltilmesi gerekir.
(4) Bidayet Mahkemesinin kira bakiy-elerini tesbit ettikten sonra mezkur meblağın def'aten ödenmesi hususnda karar vermesi gerekmekte idi.
Bir müstecir ile mal sahibi arasındaki kira ile ilgili herhangi bir husus 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 5 ve 6. maddelerine g-öre karara bağlanır. Kanunun 6(1) maddesine göre Mahkeme müstecirin ödeme kudreti ile mütenasip olarak esas kiraya mahsuben bir miktar kira ödemesini emreder. Kanunun 6(2) maddesine göre ise Mahkeme ödeme kudreti tam kirayı ödeyebilecek durumda olan veya 2-1 Aralık 1963 tarihinden önceki ödeme kudreti azalmayan bir müstecirin tam kirayı ödemesini emreder. 6(3) maddesine göre ise Mahkeme 1 Ocak 1965 tarihinde veya o tarihten sonra yapılan kira mukaveleleri gereğince tesbit olunan kiranın tamamen ödenmesini em-reder. Kira bakiyeleri hususunda ise Kanunun 6(4) maddesinde hüküm mevcuttur ve bu da aynen şöyledir:
"6 (4) Yukarıda 3. fıkra hükümlerine tabi olmak şartı ile, mahkeme, ödeme kudreti müsait olan müstecirin kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödemelerini- emredebilir.
Ancak, bu fıkra hükümleri bakımından müstecirin ödeme kudretinin kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödemesine müsait olduğu hususunu isbat külfeti mal sahibine aittir."
Kanunun 6. maddesinin (1) ve (2). fıkrası esaslıca incelendiğinde m-üstecirin ödeyeceği kira tesbit olunurken esas olarak müstecirin ödeme kudreti nazarı itibara alınması gerektiği görülmektedir. Ancak Mahkeme ödeme kudreti tam kirayı ödeyebilecek durumda olan veya 21 Aralık 1963 tarihinden önceki ödeme kudreti azalmayan b-ir müstecirin tam kirayı ödemesini emreder. Bunun da sebebi anormal durumdan doğmaktadır. Hiç şüphe yoktur ki Aralık 1963 hadiseleri patlak verdikten sonra bir çok Türk vatandaşın ödeme kudreti elinde olmayan sebeplerden dolayı, azalmıştır. Bir müstecir el-inde olmayan sebeplerden ve anormal durumdan dolayı kendi emeğinin tam karşılığını alamadığı bir zaman için mal sahibine tam kirayı ödemesi için mesul tutulması doğru olmadığından Yasama Organı mal sahiplerinin icar mukaveleleri tahtinde alamaya hakkı oldu-kları kiraları ancak müstecirlerin ödeme kudretleri ile mütenasib bir oranda almalarını uygun görmüş ve bunun için, 1976, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) kanununu geçirmiştir. Bu Kanunun ruhu ve lafzı müstecirin ödeme kudreti ile mütenasib bir ki-ra ödemesini sağlamaktır. Müstecirin tam kirayı ödeme kudreti olmayan hallerde Mahkeme ancak müstecirin ödeme kudreti ile mütenasib esas kiraya mahsuben bir miktar kira ödemesini emreder. Tam kira ile mahsuben ödenmesi emrolunan kira farkı ise 1967 Kanunun-a göre dondurulmuş olduğu kanaatındayım. Nitekim Kanunun 16. maddesine göre bu Kanun tahtinde verilen herhangi bir karar tarafeynin her türlü akdi v.s. haklarına halel getirmez ve tarafeynin hakları mahfuz kalır. Ancak 1967 Kira Kanunu yürülükte olduğu müd-detçe tarafeynin akdi v.s. bazı kanuni hakları dondurulmuştur. Kira ödemek için Mahkemeler bir emir verdiğinde bu emir, daha evvelki hükümlerimizde belirttiğmiz gibi, ancak dava açıldığı tarihten başlar. Dava açıldığı tarihten önceki zaman için ise ödenmem-iş olan kiralar kira bakiyesi addolunur. Bu gibi kira bakiyelerinin ödenmesi için herhangi bir emir ancak Kanunun 6(4) maddesi tahtinde verilir. Kanaatimizce kanunun 6. maddesinin (4). fıkrası kanunun 6. maddesinin (1)., (2). ve (3). fıkraları ile beraber -okunmalıdır.
Kira bakiyelerinin ödenmesi için herhangi bir emir ancak müstecirin ödeme kudreti tam kirayı ödeyebilecek durumda olan hallerde mevzuu bahis olur. Müstecir eğer tam kirayı ödeyebilecek durumda ise ve buna ilaveten kira bakiyelerini tamamen ve-ya ksımen ödeyebilecek mali kudrete sahipse o zaman Mahkeme Kanunun 6. maddesinin (4). fıkrasına göre bakiyelerin tamamen veya kısmen ödenmeleri hususunda emir verebilir. Fakat müstecirin ödeme kudreti tam kirayı ödeyebilecek durumda değilse, kira bakiyele-rinin ödenmesi için herhnagi bir emir verilemez. Mamafih Kanunun 6(3) maddesine göre icar mukavelesi 1 Ocak 1965 tarihinde veya bu tarihten sonra yapılmışsa, mahkeme kiranın tamamen ödenmesini emreder ve bu madde tahtinde herhangi bir kira bakiyesi mevcuts-a mahkeme bunların da ödenmesini emreder. Çünkü 6(3) maddesi tahtinde ödenmiş kira bakiyeleri 6(4) maddesine tabi değildir. Kanunun 6(4) maddesinde yer alan "ödeme kudreti müsait olan müstecirlerin" ibaresi hem kiranın ödenmesi gereken zamanda ve hem de ki-ranın ödenmesi için emrin verileceği zamana şamildir kanaatindeyim. Bu fıkrada yer alan "tamamen veya kısmen" ibaresi müstecirin kiranın ödenmesi gereken zamanda ödeyebileceği kudrete sahip olması manasındadır kanaatındayım. Başka bir deyişle mal sahibinin- Kanunun 6. maddesinin (4). fıkrası tahtinde, 6(3) maddesi tahtindeki kiralar müstesna) kira bakiyelerinin ödenmesine bir emir alabilmesi için aşağıdaki iki hususu isbat etmesi gerekir:
(1) Kiranın tamamen veya kısmen ödenmesi icab eden zamanlarda müstec-irin ödeme kudretinin müsait olduğunu.
(2) Müstecirin ödeme kudretinin dava gününde bu gibi kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödemesine müsait olduğunu,
Bu istinafta müddeealeyhin maaşının KL 78.- olduğu hususunda şahadet mevcuttur. Hali hazırda müdd-eaaleyh karısının evinde ikamet ettiği için herhangi bir kira ödememektedir. Müddeaaleyhin bugünkü kazancı nazarı itibara alındığında kira bakiyelerini kısmen taksitle ödemesi için ödeme kudretinin müsait olduğu görülür. Mamafih kira bakiyelerinin tamamen -veya kısmen ödenmesi gereken bütün zamanlarda müddeaaleyhin ödeme kudretinin müsait olup olmadığı hususunda Mahkemede herhangi bir şahadet mevcut değildir. Ancak 1963 Aralık ayını ödemeye müddeaaleyhin ödeme kudreti müsait olduğundan bunun için bu miktarın- ödenmesi için Mahkeme emir verebilir. Aynı zamanda taleb takririnden görülyor ki müddeaaleyh 1964 yılında bir miktar maaş aldığı halde herhangi bir kira ödemiş değildir. Kanaatimce 1964 senesi için de müddeaaleyhin bir miktar kira ödemesi için ödeme kudre-ti müsaitti. 1965, 1966, 1967 ve 1968 yıllarında müddeaaleyh kiraya mahsuben bazı ödemeler yapmıştır. Yapılan bu ödemelerin müddealeyhin mali kudretine mütenasip ödemeler olup olmadığını, müddeaaleyhin bu zamanki maaşı ve başka yerlerden herhangi bir kazan-cı bilinmediğinden dolayı yapılan ödemelerin ödeme kudreti ile mütenasib olup olmadığını söyleyemem. Kanaatimce bu istinafta en iyi hal çaresi yukarıda söylediklerimin ışığında kiraların ödenmesi gereken zamanda müddeaaleyhin ödeme kudretinin tesbit edilme-si gerektiğinden davanın yeniden dinlenmesidir. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesinin kira bakiyeleri hususunda verdiği emrin iptal edilmesi ve bu hususta herhangi bir karar vermek için davanın yeniden Kaza Mahkemesi tarafından dinlenmesi en uygun çaredir kan-aatindeyim.
Mukabil istinafa gelince müddeaaleyhin evi 6 ay kadar işgal etmediği zamana ait KL 102.- kira hususunda herhangi bir emrin verilmemesi Mahkemeye verilen şahadet nazarı itibara alındığında hatalı değildir. Zarar ziyan meselesine gelince, Bidaye-t Mahkemesi Mahkemeye verilen şahadeti incelediğinde bu zarar ziyanın makul yıpranma ve aşınmadan dolayı ileri geldiği kanaatına vardı. Mahkemenin bu husutaki kararını destekleyecek Mahkeme huzurunda kafi derecede şahadet vardır. Bu husutaki Bidayet Mahkem-esinin kararını bozacak herhangi bir sebep görmüyorum. Bidayet Mahkemesinin tesbit ettiği kira bakiyelerinin def'aten ödenmesi için emir vermesi gerektiği hususunda yapılan iddia makul değildir. Bunan dolayı mukabil istinaf reddolunur.
Netice olarak Biday-et Mahkemesinin kiraların ödenmesi gerektiği zamanlarda müddeaaleyhin ödeme kudretini tesbit etmesi ve ödeme kudreti tesbit edildikten sonra makul göreceği bir emri vermek için davanın yeniden dinlenmesi gerektiğinden, davanın yeniden Bidayet Mahkemesi tar-afından kira bakiyeleri hususunda dinlenmesi gerektiği kanaatındayım.
Ülfet Emin (Üye):
Yüksek Mahkeme Başkanının okumuş olduğu hükmü önceden okumak fırsatını buldum. Hükümde vaz edilen prensiplerle tamamıyle hemfikirim. Ben de kira bakiyeleri hususunda- davanın Bidayet Mahkemesi tarafından yeniden dinlenmesine taraftarım. Bidayet Mahkemesi bu hususta bir karara varabilmesi için, ödenmemiş kiraların hem ödenmesi gerektiği zamanlarda hem de dava açıldığında müddeaaleyhin ödeme kudretinin müsait olup olmadı-ğı hususunda kanaat getirmesi gerekir kanaatındayım. Her iki zamanda da müddeaaleyhin kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödeme kudreti müsait ise, o zaman Bidayet Mahkemesi ödenmesini tesbit ettiği kiraları def'aten veya mahkemenin genel yetkilerine day-anarak taksitle ödemesine emir verebilir kanaatındayım.
Ahmed İzzet (Üye):
Bu davanın vakıaları Sayın Başkanın şimdi okuduğu hükümde belirtilmektedir. Bu sebeble vakıalara tekrar temas etmeme luzum yoktur.
Sayın başkanın okuduğu ve Sayın Üyenin de hemf-ikir olduğu hükmü daha evvel okumak fırsatına nail oldum. 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 6. maddesinin 4. fıkrası hakkında yaptıkları tefsir ve vardıkları netice ile hemfikir değilim. 6 (4) maddesi aynen şöyledir:
"6(4) Yukarıda- 3. fıkra hükümlerine tabi olmak şartı ile, mahkeme, ödeme kudreti müsait olan müstecirin kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödemelerini emredebilir.
Ancak, bu fıkra hükümleri bakımından müstecirin ödeme kudretinin kira bakiyelerini tamamen veya kısm-en ödemesine müsait olduğu hususunu isbat külfeti mal sahibine aittir."
Sayın Başkan ve Üyenin tefsirlerine göre bu maddede yer alan "ödeme kudreti müsait olan müstecirin" ibaresi hem kiranın ödenmesi gereken zamanda ve hem de kiranın ödenmesi için emrin v-erileceği zamana şamildir. Buna göre, eğer müstecirin ödeme kudreti kiranın ödenmesi gerken zamanda kira bakiyeleri ödemeğe müsait değilseydi, şimdi müsait olmasına rağmen kira bakiyelerini ödemesi için Mahkeme herhangi bir emir veremez.
Kanaatimce bu gibi- tefsiri yapmak Kanunun 6(4) maddesinin sarih olarak belirtilen şekline, orada olmayan bir ilave ithal etmek demek olacaktır.
"Ödeme kudeti müsait olan müstecirin" ibaresi fikrimce davanın açıldığı zaman şamildir. Aksi takdirde bunun böyle olmadığına dair -Kanunda kat'i ve kesin hüküm olması gerekirdi.
Mezkur madde aynı Kanunun 6(1) ve 6(2) maddeleri ile beraber okunacak olursa Kanunun öngördüğü maksat meydana çıkar. 1963 hadiselerinden sonra meydana gelen anormal durum zamanında birçok vatandaşların gelirle-rinde büyük bir düşüklük olduğu için Kanun bu gibi vatandaşların o zamanki ödeme kudretlerine göre kira vermelerini emretmektedir. Başka bir madde ile de ödeme kudretleri iyileştikçe ödeyecekleri kiranın da çoğaltılması derpiş edilmektedir. Son kademeye, m-üstecirin ödeme kudreti tam kirayı ödeyecek duruma geldiği zaman vasıl olunur ki o zaman da tam kirayı ödemesi gerekmektedir. Kanaatimce ödeme kudreti tam kirayı ödeyecek bir safhaya geldikten ve bunu aştıktan sonra müstecirin kira bakiyelerini ödeme mükel-lefiyeti vardır. 6(4) maddesinin kanuna konmasından da sebeb budur. "Kira bakiyeleri" ibaresinin tarifi Kanunda olmadığına göre 1963 senesinden itibaren biriken bütün kira bakiyelerini kapsaması gerekir. 1963'deki ödeme kudretini sağlayan bir müstecirin şi-mdi ne kadar fazla geliri olursa olsun kira bakiyelerini ödememesi bir haksızlık olur. Ayni zamanda bunu da yaparken tam kirayı ödeyecek kudretin üstündeki bütün farkı alıp geri kira bakiyelerine hasretmek de adaletsizlik olur. Çünkü bu yapılacak olursa mü-stecir geri kira bakiyelerinin tamaamen ödeneceği güne kadar hayat seviyesini hiçbir şekilde yükseltmeye fırsat bulamayacaktır. Bunun için Mahkemeler tam kirayı ödeyecek kudrete sahip olan müstecirlere bu kudretin fevkinde olan miktarın yalnız bir kısmını -geri kira bakiyelerine mahsup etmeleri doğru olur. Bu da tabii gelişigüzel değil de bir ölçüye dayanmalıdır. Kanaatimce Mahkemelerin müstecirin ödeme kudretini ölçerken kullandıkları ölçü bu hususta da kullanılabilir. Bir misal verecek olursak, müstecirin -ödemekle mükellef olduğu tam kiranın KL 10.- olduğunu farzedelim. Şimdiki ödeme kudretinin ise KL 80.- olduğunu farzedelim. Mahkemenin şimdiye kadar kullandıkları ölçülere göre müstecir KL 50.- -KL 55.- ile KL 80.- arasındaki KL 25 - 30.- farkın hepsi de-ğilde yalnız KL 5.- KL 6.-'sı kira bakiyelerine mahsuben ödenmelidir.
Birinci müstedaaleyh istinafının 4. sebebinde kendisinin geçmiş memuriyet maaşlarını almadığı için ayni zamana ait kira bakiyelerini ödeyecek olursa "fedakarlıkta eşitlik" ve "içtimai ad-alet" gibi prensiblerden çıkılmış olacağını iddia etmiştir. Bunun bir prensip olarak adil olduğunu ben de kabul ediyorum. Fakat Mahkemelerin vazifesi Kanuna göre hareket etmektir. Eğer kanun koyucu, memurların tam maaşlarını almadan kira bakiyelerini ödeme-lerini öngörmüş olsaydı bunu bariz bir lisanla Kanuna koyması gerekirdi. Hatırdan çıkarılmamalıdır ki Kanunun 17(4) maddesi ile hadislerden evvel cari olan 1954, Kira (Kontrol) Kanunu; 1961, Kira Murakabe (İş Binaları) Kanunu ve 1961, Kira Murakabe (İş Bin-aları) (Tadil) Kanunu yürürlükten çıkarılmıştır. Türk Cemaatinin kira hususunda bütün hakları ve mes'uliyetleri 6 sayfalık bir kanun içerisine yerleştirilmiştir. Bu böyle olduğuna göre mezkur Kanunda birçok boşlukların olduğu aşikardır. Bu boşluklar Mahkem-eler tarafından doldurulacak olursa Mahkemeler yargı vazifelerini bir tarafa bırakıp, yasama vazifesini üzerlerine almış olacaklardır ki bu da Mahkemelerin tamamen yetkisi dışına çıkmaktadır. Bu sebeple Kanundaki boşlukların Mahkemeler tarafından değil de -Yasama organı tarafından doldurulması icap etmektedir.
Huzurumuzda bulunan davada birinci müddeaaleyhin KL 78.- kazancı olduğu ve ev kirası vermediği aşikardır. Ev kirası verecek olsaydı Mahkemelerde uygulanan ölçülere göre takriben KL 15.- kira ödemesi ge-rekecekti. Bidayet Mahkemesinin de bulduğu gibi KL 15.-'nın kira bakiyelerine mahsuben ödenmesini makul karşılarım.
İstinafın reddolunması taraftaarıyım.
Necati Münir (Başkan):
Netice olarak oy çoğunluğu ile Bidayet Mahkemesinin kira bakiyeleri ile ilgili- hüküm yani (Müddeaaleyh 1'in KL 15.- ayda ödemeye kudreti olduğu cihetle başka bir emir verilinceye kadar KL 573.-'nin ödeneceği güne kadar 1.5.1970 tarihinden itibaren ayda KL 15.-'yı ödemesine) iptal edilir ve kira bakiyeleri hususunda Yüksek Mahkemenin- oy çoğunluğu ile belirttiği prensipler ışığında davanın Larnaka Kaza Mahkemesi tarafından yeniden dinlenmesine emir verilir. Masraf meselesine gelince, meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara alarak Bidayet Mahkemesinin masraf ile ilgili hükmünü- iptal eder ve tarafeynin kendi istinaf masraflarını ödemesine emir veririz.
Yüksek Mahkeme
25 Temmuz, 1970
9
Full & Egal Universal Law Academy