-Hukuk İstinaf No. 21/73
(Dava No. 54/69; Lârnaka)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M.Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden: Rifat Mustafa, Klâvya, Lârnaka
(D-avalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin H. Hilmi, Vadili, Lârnaka
(Davacı)
- a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: A.M.Berberoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Cebbar Niyazi
Fasıl 149 Sözleşme Yasası - İş sözleşmesi.
Hukuk Usulû - İstinaf edenin İstinaf Mahkemesini ikna yükümlülüğüİstinaf edence ikna edilmediği sürece- İstinaf Mahkemesinin, İlk Mahkeme kararlarına müdahale etmemesi.
Hukuk Usulü - Evrak ibrazına itiraz - Pulsuz mukavelelerin ibrazı - Itirazın reddi - İtirazın reddinin sonuçta verilen hükme herhangi bir etkisi olmaması.
OLAY: Davacı yazılı bir mukavele -ile Davalıya sondaj işi yaptı ve bu işin ücretinin geriye kalanını ödemesini talep etti.
Davalı Davacının hak kazandığı meblağın tamamen ödendiğini ve herhangi bir borcun kalmadığını öne sürdü.
İlk Mahkeme, Davacıın yaptıgı işi dikkate alarak Davalı aley-hine hüküm verdi.
Davalı İlk Mahkemenin taraflar arasında yapılmış mukavelenin ibrazını kabul ettiğini, halbuki pulsuz olan bu mukavelenin ibraz edilemeyeceğini öne sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme ibraz edilen mukavelenin içeriğinin müd-afaa takririride kabul edildiğini, dolayısıyle mukavelenin ibrazına hatalı olarak izin verilmiş olsa bile bunun sonucu etkilemediğini belirtti. İlk Mahkemenin olgulara ilişkin bulgusunu değiştirebilmek için İstinaf Mahkemesini ikna yükümlülüğünün istinaf e-dende olduğunu ve Davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini dikkate a.lan Yüksek Mahkeme istinafı reddetti.
HÜKÜM
Aleyhine istinaf edilen (davacı) bir sondaj makinesinin sahibi olup sondaj işleri ile iştigal etmektedir. Davacı, istinaf eden (d-avalı) aleyhine Lârnaka Kaza Mahkemesinde ikame ettiği 54/69 sayılı dava ile davalıya 12 Aralık 1968 tarihli yazılı bir anlaşma gereğince 14.12.68 ile 15.1.69 arasında K.L.150.- kıymetinde sondaj işi yaptığını, davalının buna karşılık K.L.105.- ödediğini, -davacının K.L.lO.- tenzilât yaptığını ve davalının davacıya K.L.35.- borcu olduğunu ileri sürerek davalı aleyhine K.L.35.- için hüküm talep etti.
Davalı ise dosyaladığı müdafaa takririnde yazılı anlaşmanın 12 Aralık 1968'de yapıldığını kabul etmedi ancak -13.12.68 tarihinde bir anlaşma yagtığını iddia etti ve işbu 13.12.68 tarihli mukavele gereğince davacının 15.12.68 ile 15.1.69 tarihleri arasında davacı tarafından 56 saat sondaj işi yaptığını kabul etti. Davalı müdafaa takririnin 4. paragrafi ile davacını-n yekün olarak 56 saat iş yaptığını ve günde 8 saattan 7 gün çalışmış olduğunu, her gündelik K.L.l5.-dan K.L.105.-lık yevmiye tutarına hak kazandığını ve bu paranın tamamen ödendiğini iddia etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitlerini dinledikten- sonra davalının 80 saat işlediğine ve 8 saattan 10 gün çalıştığına ve K.L.l5.-dan da bunun tutarı K.L.150.- olduğuna, davacının yekünden K.L.lO.tenzilât yaptığına kanaat getirerek, davalı yalnız K.L.105.- ödediği cihetle, davalı aleyhine K.L.35.- için hük-üm vermiştir.
Davalı Bidayet Mahkemesinin duruşma esnasında ibraz kabul edilmeyen (inadd issible) emare kabul etmekle, ibraz olunan şahadeti değerlendirmekte ve istihraç ettiği bulgularda hata işlediğini ileri sürerek hükmün aleyhine istinaf eyledi.
İlk -önce ibraz kabul edilmeyen emare hususunda ileri sürülen istinaf sebebini ele alalım; Duruşma esnasında davacı şahadet verirken 13.12.68 tarihli mukavelenameyi mahkemeye ibraz etmek istediğinde davalının avukatı bu mukavelenamenin ibrazına itiraz etti ve b-una sebep olarak da kanun tahtinde örigörülen pulun mukavele üzerine konmadığını ileri sürdü. Davacının avukatı ise mukavelenamede sondaj makinası ile yapılacak sondaj işinin gündeliğini K.L.15.- olarak tespit ettiğinden K.L.l5.- üzerinden konan harcın kâf-i olduğunu iddia etmiştir. Bidayet Mahkemesi ibraz edilmek istenen mukavelename ile ilgili davalı avukatının serdettiği itirazı hukuki yönden kabule şayan bulmayarak itirazı reddetti. İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin mukavelenameyi kabul etmekle hata işle-diğini ileri sürdü. Emare 1 olarak ibraz olunan mukavelename sondaj makinesi ile yapılan işin günde 8 saat esası üzerinden ücreti K.L.l5.- olacağını ispat etmek için ibraz edilmiştir. Halbuki bu husus müdafaa takririnde kabul edildiğinden bu hususun ispat -edilmesi gerekmezdi kanaatındayız. Dolayısıyle Bidayet Mahkemesinin hükmü ibrazına itiraz olunan mukavelenameye istinad ettirilmiş değildir. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin mukavelenamenin ibrazı için verdiği karar hatalı olsa dahi, davada verilen hükme he-rhangi bir tesiri olmamıştır.
Davada ihtilâf konusu olan yegâne husus davacının sondaj makinesi ile davalıya kaç saat çalıştığı, dolayısıyle kaç gündeliğe hak kazandığıdır. Davacı Mahkeme huzurunda verdiği şahadette sondaj makinesi ile 80 saat çalıştığını- davalı ise davacının 56 saat çalıştığını ileri sürdüler. Bidayet Mahkemesi her iki tarafı da dinledikten sonra son yapılan ödemede hazır olan davacının çağırdığı Alper Hasan Kaymakam' ın verdiği şahadeti doğru ve bitaraf bir şahadet olarak kabul etti. Bid-ayet Mahkemesi davacı tarafından Emare 5 olarak ibraz edilen davalının davacıya K.L.l5.- tediye ettiğini gösteren makbuzu da nazarı itibara alarak davalı aleyhine hüküm verdi. Emare S olarak ibraz edilen makbu da şu yazı da bulunmaktadır. "Kalan K.L.35.-yı- da her ay K.L.l0.- ile ödeyecek". Davalı ve karısı bu makbuzu aldıklarında bu ibarenin yazılı olduğunun farkına varmadıklarını Bidayet Mahkemesi huzurunda iddia etmişlerdir. Görülüyor ki Bidayet Mahkemesinin hükmü taraflar ve şahitlerin olgular hususunda -verdiği şahadet üzerine istinad etmektedir. Olgular hususunda Bidayet Mahkemesinin vardığı herhangi bir kanaata Yüksek Mahkeme İstinaf Mahkemesi olarak müdahale etmez, meğer ki, Bidayet Mahkemesinin bir hata işlediği hususunda istinaf eden tarafından İstin-af Mahkemesi ikna edilsin. Bidayet lVlahkemesinin olgular hususunda herhangi bir hata işlediğine istinaf eden İstinaf Mahkemesini ikna edemedi.
Bu nedenle istinaf reddolunur. İstinaf masraflarının istinaf eden tarafından aleyhine istinaf edilene ödenmesi -emrolunur.
İstinaf konusu davanın Bidayet Mahkemesi huzurundaki döküman ve zabıtlarını tetkik ettiğimizde davanın Eylül 1969'da dosyalandığı, ilk duruşmanın 6.10.69'da, son duruşmanın 28.9.1972'de yapıldığı ve bû iki tarih arasında davanın duruşması şu ve-ya bu sebepten dolayı I3 defa tehir edildiği görülmektedir. Davada hüküm 30.12.1972'de verildi. Görülüyor ki K.L.35.-lık bir davanın neticelendirilmesi 3 sene 4 ay gibi uzun bir zaman aİmıştır. Sırası gelmişke'ri bu usulü onaylamadığımızı ve davaların duru-şmasına başlandıktan sonra zaruri sebep olmaksızın duruşmaların ertelenmemesi gerektiğini, davaların en erken bir zamanda sonuçlandırılması gerektiğini belirtiriz.
Yüksek Mahkeme
18 Mayıs 1973.
Full & Egal Universal Law Academy