-Hukuk İstinaf No.2/71
(Dava No. 424/70)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Burhan Nalbantoğlu, Lefkoşa
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Sedat, Lefkoşa (Davacı)
arasında
İstinaf eden namına: Fuat- Veziroğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Hüseyin Celâl
Hukuk Usulü - Zamanaşımı - Zamanaşımı iddiasının duruşmada ileri sürülmemesi.
Hukuk Usulû - Talep takriri - Talep takririnde hata.
Mahkeme Kararı - Kararın dava lâyihalarına uygun fakat duruşmad-a öne sürülen iddialar dışına çıkılarak verilmesi.
İstinaf Mahkemesinin Takdir Hakkı - Talep veya müdafaa takrirlerinde yer alan fakat İlk Mahkemede duruşmda üzerinde durulmayan iddiaları kabul edip etmeme hususunda İstinaf Mahkemesinin takdir hakkı vardı-r.
OLAY: Davacı, sattığı eşyalar nedeniyle doğan alacağının geriye kalan bölümünü talep etti.
Davalı müdafaa takririnde borcun zamanaşımına uğradığını iddia etti.
İlk Mahkeme borcun zamanaşımına uğramadığını belirterek Davacı lehine hûicüm verdi.
Davalı,- borcun zamanaşımına uğramadığını bulmakla ve talep takririnde bulunaı iddialar dışında şahadet kabul etmekle İlk Mahkemenin hata yaptığını ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemede yapılan duruşmada zamanaşımı iddiasının ileri sür-ülmediğini ayrıca İlk Mahkemenin duruşmada öne sürülmeyen şahadet ve iddiaları dikkate alarak karar verdiğini göz önünde bulundurdu ve hükmü iptal ederek davanın yeniden dinlenmesine emir verdi.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1. The Supreme Court P-ractice 1970, s.792, para.59/10/5.
H Ü K Ü M
Davacının davalıdan talebi, davalıya 6.12.1961 tarihinde sattığı K.L.98.140 mil değerinde bir minifon ve 4.5.1962 tarihinde sattığı K.L.B.- değerinde bir şeridin tutarı olan K.L.106.140 milin ödenme-miş kısmı olan K.L.36.140 mi1 içindir. Davalı müdafaasında davacının talebinin müruru za.mana uğradığını iddia etmiş ve bu iddiaya halel gelmeksizin davacıya hiçbir borcu olmadığını iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi borcun müruru zamana uğramadığı ve tale-p edildiği gibi davalının davacıya K.L.36.140 mil borcu olduğu zımnında hüküm vermiştir. Davalı bu hükmü istinaf etmiştir. İstinaf esas olarak iki nokta üzerinde yapılmıştır.
l. Bidayet Mahkemesi davacının dermeyan ettiği alacağın müruru zamana uğradığın-a karar vermemekle hataya düşmüştür.
2. Bidayet Mahkemesi talep takririnde bulunan iddialar dışında şahadet kabul etmekle ve talep takriri tadil edilmeksizin davaya devam edip hüküm vermekle hata etmiştir.
İlk olarak bu sebeplerin birincisini ele alalım.- Davalı müdafaa takririnde dava konusu alacağın müruru zamana uğradığını iddia etmekle beraber davanın duruşması esnasında Bidayet Mahkemesinde bu hususta herhangi bir iddia yapmamıştır. Davalı şahadet vermemiş ve şahit çağırmamıştır. Davalının avukatı ise- dava hitamında Mahkemeye hitap etmemiştir. Buna rağmen Bidayet Mahkemesi hükmünde müruru zaman hususunda karar vermiştir. Talep veya müdafaa takririnde serdedilen fakat Bidayet Mahkemesinde tekrarlanmayan iddiaları kabul edip etmemek İstinaf Mahkemesinin -takdirine bağlıdır. (Bak, The Supreme Court Practice 1970, s.792, para.59/10/5). Huzurumuzdaki davada müruru zaman meselesi davanın esasına tesir edeceği cihetle, ve müruru zaman hususu Bidayet Mahkemesinde iddia edilmiş olsaydı Bidayet Mahkemesi kararının- K.L. 98.140 mile ait olan kısmının farklı olabileceğini nazarı itibara alarak bu hususta İstinaf Mahkemesinde yapılan iddiaları reddetmeyi muvafık bulduk.
Diğer istinaf sebebine gelecek olursak, talep takririnin 3 ve 4. paragrafları aynen şöyledir:-
"3.- Davalı borcuna tuta, 3.4.1962'de K.L.25.-, 4.5.1962 de K.L.2S.- ve 22.11.1962'de cem'an K.L.7O.- ödemiştir.
4. Davalının halen K.L.36.140 mil borcu kalmıştır. Davacının müteaddit taleplerine rağmen ve avukatı vasıtası ile göndermiş olduğu ihbara rağmen m-uaccel olan borcunu ödememiştir."
Davalı, 3. paragraftan, ödenen para tutarının K.L.120.- olduğunun anlaşıldığını iddia etmiştir. Davacı ise s. paragrafta "22.11.1962"de ibaresinden sonra "K.L.2O.-" rakamının yanlışlıkla eksik bırakıldığını ve ödenen para- tutarının cem'an K.L.7O.- olduğunu ve 3. paragrafta bu yanlışlığın mevcut olmasına rağmen 4 ve 5. paragraflarla okunduğunda müphemiyetin ortadan kalktığını, K.L.7O.- ödendikten sonra davalının borcunun K.L.36.140 mil kaldığını iddia etmiştir. Davalı Biday-et Mahkemesinde bu hususta itiraz etmişse de Bidayet Mahkemesi hakimi bu iddiayı kabul etmemiştir. Davacı leyhine K.L.36.140.- mil için hüküm vermiştir. Talep takririnin 3. paragrafının tadil edilmesi için de davacı tarafından herhangi bir müracaat yapılma-mıştır.
Keza, davacı talep takririnin 2. paragrafında davalının borcunu taksitlerle ödemeyi kabul ve deruhte ettiğini iddia etmiştir. Bu taksitlerin ne zaman ve ne miktarda olacağına dair tafsilât vermediğinden başka, davacı da şahadetinde taksitlerden hi-ç bahsetmemiştir. Buna rağmen Bidayet Mahkemesi hükmünde "taksitlerden" bahsetmiştir. Ayni zamanda Bidayet Mahkemesi hakimi borcun hangi tarihte muaccel olduğuna dair hiçbir bulguda bulunmamıştır. Anlaşıldığına göre, Bidayet Mahkemesi bu davada duruşma esn-asında verilen şahadete ve yapılan iddialara göre değil de, talep ve müdafaa takrirlerindeki iddialara (pleadings)e göre hüküm vermiştir.
Yukarıda belirttiklerimizden görüleceği gibi Bidayet Mahkemesinde bazı usulsüztüklerin yer aldığı göze çarpmaktadır. -Müruru zaman iddiasının Bidayet Mahkemesinde yapılmamasını, talep takririnin 3. paragrafındaki hatayı ve Bidayet Mahkemesi hakiminin hükmünde gereken bulguları yapmadığı ve duruşma esnasında verilen şahadet ve yapılan iddialar ışığında hüküm vermediğini na-zarı itibara alarak Bidayet Mahkemesinin hükmünü iptal eder ve davanın Lefkoşa Kaza Mahkemesine iadesini ve yeniden dinlenmesine karar veririz.
İstinaf masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
2 Mart 1971
Full & Egal Universal Law Academy