- Hukuk İstinaf No. 22/72
(Dava No. 715/70; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M. Necati Münir, Başkan ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Ünal Ali Paşa, Lefkoşa
(Müddeaaleyh-Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Özner Osmari, Lefke
( Müstedi-Davacı-)
arasında
İstinaf eden namına: Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilen namına: Cebbar Niyazi
Hukuk Usulü - Talep takririnin tadili - Tadil istidasına ekli yemin varakasının çok kısa ve muğlak olması.
Hukuk Usulû- Şahadet - Tadilin gerekli olup olmadığının şahadetle desteklenmemesi.
OLAY:Müstedi talep takririnin ta.dili için müracaatta bulundu. İlk Mahkeme tarafları dinledikten sonra tadilâtın yapılmasına
izin verdi.
Müddeaaleyh bu karardan istinaf ederek İlk M-ahkemenin takdir hakkını kullanırken yanlış kıstaslara dayandığını, huzurunda tadilâtı gerektirecek yeterli olgusal iddia bulunmadığını ve kararın yemin varakaları haricinde taraf avukatlarının beyanlarına dayandığını iddia etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, ta-dil istidasına ekli yemin varakasının kısa ve muğlak olduğunu; yemin varakası şahadetle desteklenmediğine göre İlk Mahkemenin tadil müracaatını reddetmesi gerektiğini hükme bağladı ve tadil emrini iptal etti.
HÜKÜM
Aleyhine istinaf edilen (müstedi-dava-cı) Bidayet Mahkemesinde 18 Mayıs 1972 tarihinde bir istida dosyalayarak talep takririnin tadili için izin istemiştir. İstidanın vakıaları Bidayet Mahkemesinin kararında aynen şöyle izah edilmektedir:-
"Davada Talep Takriri ilkin 7.12.1970'de dosyalandı. -Onu müteakip müdeaaleyh bir
istida dosyalayarak talep takri- rinden lîızumsuz ve kendi için haksız surette muzır
olduğunu iddia ettiği bir ibarenin ihracını istedi ve bu istida 6.1.1971' de neticelendi.
Takrirler tamamlandıktan sonra dava di-nlenmek üzere 11.3.1971 tarihine tayin edildi. Bu tarih müddeinin müracaatı ve müddeaaleyhin muvafakatı ile 16.4.1971'e değiştirildi. O gün müddei tarafı talep takririni tadil etmek maksadı ile tehir talep etti ve böylelikle dava ertelendi. Daha sonra yapı-lan müracaat üzerine talep takririnin tadili için müddeiye, 28.4.1971'de izin verildi. Tadil edilmiş talep takriri (usule aykırı olarak ayni verekada gerek eski gerekse tadil edilmiş yeni talep takriri bulunmak üzere) 3.5.1971'de dosyalandı ve tayin oldu.- O gün, Ağır Ceza Mahkemesinin oturumu dolayısıyle, dava 8.2.1972'ye ertelendi. 8.2.72'de dava, müddeinin şahitlerinin hazır olmaması neticesi, 4.5.72' ye ertelendi. O gün ise müddei avukatı tarafından başka bir avukat bey hazır bulundu ve talep takririnin- betekrar tadili için davanın ertelenmesini ısrarla talep etti. Yapılan bu müracaatın kabulüne, zabıtlardan görüleceği gibi, müdafaa da yardımcı olmuştur. Davanın tehir edilmesi neticesi ile halihazırdaki işbu istida dosyalanmıştır.
-Davanın şimdiye kadar olan geçmişi kısaca yukarıda izah edildiği gibidir. Görüleceği gibi dava 1970'in davası olmasına rağmen, müddei tarafından kusur ve ihmal yüzünden, bugüne kadar dinlenememiştir."
-
Bidayet Mahkemesi iki tarafın avukatının maruzatını dinledikten sonra talep edilen tadilâtın yapılması için gereken izni vermiştir. Müddeaaleyh (davalı) bu karardan istinaf ederek özetle Bidayet Mahkemesinin takdir hakkını kullanırken yanlış kıstaslara is-tinad ettiğini, mahkeme huzurunda tadilâtı gerektirecek malzeme iddia olunmadığını, mahkemenin kararını yemin verakaları haricinde avukatlar tarafından verilen beyanlara istinad ettirdiğini iddia etmiştir.
Müstedinin istidasına ilişik dosyaladıği yemin ve-rakası tadilâtı gerektirecek sebepler bakımından gayet kısa ve muğlaktır. Bu yemin verekasının 2. paragrafında davanın istima tarihleri olan 4 ve 5 Mayıs 1972'den hemen önce alınan bir doktor raporuna göre davacının durumunda epeyi değişiklikler müşahade e-dildiğinden bahsedilmektedir. 3. paragrafta ise alınan son doktor raporunda davacının sinir ve ruh doktoru tarafından muayene edilmesi icap etmiştir denmektedir. Davacının istidasının kabul edilmesi için verdiği gerçekler ve izahat bundan öteye geçmemekted-ir. Bu raporun ne zaman alındığı, ayni doktor tarafından mı verildiği, davacının dava dosyalandığı zamanki durumu ile tadil istediği zamanki durumu arasındaki farkın ne olduğu, bu değişikliklerin kısmen veya tamemen talep takriri yazıldığı zaman bilinmesi -mümkün olmadığı yemin verekasında belirtilmemektedir. Ayni zamanda, 3. paragrafta davacının sinir ve ruh doktoru tarafından muayene edilmesi icap ettiği söylenmekte ise de hakikaten muayene edilip edilmediği, muayene edilmişse muayenenin neticesinin ne old-uğu izah edilmemektedir. İstidanın dinlenmesinde başka şahadet çağırılmadığı için Mahkeme huzurunda yegâne şahadet yukarıda bahsettiğimiz yemin verekasının 2 ve 3. paragraflarında belirtilen hakikatlardır. Bunlar ışığında kanaatımızca istenen tadilâtın ger-ekli olup olmadığı şahadetle desteklenmemiştir. Yemin verekasının bu eksikliği yüzünden ve yemin verekasında tadilâtı gerektirecek materiyel iddia olunmadığı sebebi ile istidanın reddolunması gerektiği kanaatındayız.
Şunu da izah etmek yerinde- olur ki davacının yemin verakası tamam olmuş olsaydı belki de talep ettiği tadilâtın yapılması için izin verilmesi uygun olabilirdi. Fakat buka;dar kısa ve muğlâk bir yemin
verekası üzerinden talep edilen tadilâta izin verilmemesi gerekirdi kanaatındayız-.
Netice olarak istinaf kabul olunur ve Bidayet Mahkemesinin verdiği emir iptal olunur. İstinaf masraflarını aleyhine istinaf edilen (davacı) ödeyecektir.
- Yüksek Mahkeme
12 Ekim 1972
Full & Egal Universal Law Academy