-Hukuk İstinaf No: 23/69
(Dava No: 66/68)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf eden: Salih Zeki Avcı, Mağusa.
(Davacı)
ile
İstinaf edilen: Turan Ahmet Bascı, Larnaka.
- (Davalı)
arasında
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Bidayet Mahkemesinin şahitlere inanıp inanmaması - İstinaf Mahkemesinin Bidayet Mahkemesinin şahitl-ere inanıp inanmaması ile ilgili bulgularına müdahale edebilmesi için istinaf edenin kafi sebep bulunduğuna İstinaf Mahkemesini ikna etmesi.
1960 Adalet Mahkemeleri Kanunu 25. maddesi.
Davacı, Larnaka'da bulunan dava konusu dükkanı, davalıya kiraladı. Ta-raflar aylık kiranın miktarı hususunda farklı iddialarda bulundular. Davacı davalıdan ayda uyuşulmuş KL 2,500 mils kira ve KL 99.500 mils kira bakiyesi talep etti. Davalı, kiranın önce ayda KL 1.-, 1965 yılı sonuna doğru ise KL 1.500 mils olarak uyuşulduğu-nu ve davacıya borcu olmadığını iddia etti. Bidayet Mahkemesi, davalıya ve şahitlerine inandı, davacıya inanmadı ve davayı iptal etti. Davcı, istinaf etti ve Bidayet Mahkemesine sunduğu şahadete inanılması gerektiğini iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, Bi-dayet Mahkemesi kararının, şahitlerin itimada şayan olup olmadıklarına dayandığına ve istinaf edenin bu kanaati değiştirecek yeterli sebep gösteremediğini beyanla istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Simradhiakis v. The Police 1961 C.L-.R. 64 s.88.
Rashid Adem v . Lutfiye Mevlid (1963) 2 C.L.R. 3 s.9.
----------------------
HÜKÜM
İstinaf eden (davacı) Larnaka Kaza Mahkemesinde 19.6.68 tarihinde dosyaladığı talep takririnde, aleyhine istinaf edilenle (davalı ile) 1/1/1964 tarihinde ya-pılan sözlü bir icar mukavelesi gereğince ayda KL 2.500.- kira ve 1/1/1964 tarihinden 31/5/1968 tarihine kadar tedahülde kalan KL 99.500 mils kira bakiyesi için emir talep etmektedir.
Aleyhine istinaf edilen (davalı) ise icar mukavelesinin 1964 senesi son-una doğru yapıldığını, anlaşılan aylık kiranın KL 1.- olduğunu, 1965 senei sonunda kiranın LK 1.500.-'e yükseltildiğini iddia etmektedir.
Bidayet Mahkemesi hakimi davacı ve şahidinin verdiği şahadeti tatminkar bulmayıp davalı ve davalının celbettiği şahit-lerin şahadetine inanarak davayı iptal etmiştir.
Bu karardan davacı istinaf etmiştir. İstinaf sebepleri aynen şöyledir:
"1. Müddei davasını kafi ve itimada şayan şahadetle isbat ettiği ve bidayet mahkemesi huzurunda kafi şahadet mevcut olmasına rağmen dav-ayı masraflarla red etmekle hataya düşmüştür.
2. Bidayet Mahkemesi huzurunda müddeaaleyhin ibraz ettiği şahadet birbirini nakseden (Contradictory and Inconsistent) mahiyetinde olduğundan Mahkemenin işbu şahadete değer vermekle hataya düşmüştür.
3. Bidaye-t Mahkemesi huzurundaki şahadetin tümü göz önünde bulundurulduğundan Mahkemenin müddei leyhine Hüküm vermemeklemhataya düşmüştür."
Bidayet Mahkemesi hakimi davacının şahadeti hakkında şunları söylemiştir:
" Davacı kültürlü bir şahıs olarak gayet düzgün bi-r ifade ile mahkemede konuştu. Fakat davacının şahadetinde birçok tenakuzlara rastladım. Nitekim yukarıda istintakından ve mukabil sorgusundan kendi ağzından çıkmış gibi iktibas ettiğim hususlar bu husuta bariz örneklerdir.
Davacının istintakı esnasında -sorulan birçok soruya yeterli cevap vermediği ve mütereddit olduğunu müşahade ettim. Davacının ayni husu için birbiri ile çelişen 3 beyanını örnek olarak zikredeceğim:
Davacı talep takririni tafsilat kısmının(2). Paragrafında dava konus dükkanı 1964 yılın-dan beri davalıya icar ettiğini beyan etmektedir. Aynı husuta Munzam Tafsilat Layihasının (a) paragrafında farklı bir ifade mevcuttur: "İşbu dükkan 1962 veya o tarihlerden beri davalı ile Bondigo Mustafa arasında müştereken icar edilmişti," Aynı davacı bu -husuta (Y/Ş) verirken 1962 yılında davalıya dava konusu dükkanı icar ettiğini, Mustafa Bondigoyu tanımadığını söylemiştir."
Davalı hakkında ise şöyle demiştir:
"Davalı kültürlü bir şahıs olmadığı ve ifadeyi meram etmede güçlük çektiği halde şahadet verirke-n üzerimde olumlu bir tesir icra etmiştir"
Davalının çağırdığı 3. şahit Mustafa Bondigo hakkında da Bidayet Mahkemesi şöyle demiştir:
"Davalının 3 no'lu şahidi Mustafa Bondigo bu davada mahkemeye ışık tutar nitelikte bir şahadet vermiştir kanısındayım. Üze-rimde çok iyi bir tesir yaptı."
Bidayet Mahkemesinin hükmünden görüleceği gibi, hakimin kararı şahitlerin itimada şayan olup olmadıkları esasına dayanmaktadır. Hernekadar da 1960, Adalet Mahkemeleri Kanununun 25. maddesi bidayet mahkemesinin vakıalar hakkı-ndaki bulgularını gözden geçirip değiştirmek hususunda İstinaf Mahkemesine geniş yetki vermekteyse, yine de bu vakıaları değiştirmek için kafi sebep olduğuna dair istinaf edenin İstinaf Mahkemesini ikna etmesi gerekmektedir..Simadhiakos v. The Police 1961 -C.L.R. 64 davasında sayfa 88'de şöyle denmektedir:
"Before such findings are disturbed the appellate Court must be satisfied to the extebt of reaching a decision, (unanşmous or by majority) that the reasoning a finding is unsarisfactory; or that the findin-g is not warrated by the evidence considered as a ehole. And the onus, in my opinipn, must rest on the aooellant, both in civil and in criminal appeals, to bring this Court to such a decision: or else, the trial-court findings remain undisturbed as part of- the case."
Bu prensip daha sonra karara bağlanan birçok ceza ve hukuk istinaflarında tekrarlanmıştır. Rashid Adem v. Lütfiye Mevlid, (1963) 2 C.L.R. davasındabu istinafların bir resümesi yapılarak mezkur prensip sayfa 9'da şöyle özetlenmiştir:
"Unless th-e appellant be able to show from the record, error or other adequate cause for setting asside the findings of fact., made by trial Court, the appeal must be determinated upon sach findings."
Bidayet Mahkemesi zabıtlarını tetkik ettikten sonra ve her iki a-vukatın bu Mahkemede ileri sürdükleri mülahazaları nazarı itibara aldıktan sonra, Bidayet Mahkemesi hakiminin şahitlerin itimada şayan olup olmadıkları esasına dayanan bu bulgularını değiştirmek için kafi sebeb olduğu hakkında istinaf eden tarafından ikna -olunmadık.
Yukarıdaki sebebplerden dolayı istinaf reddolunur. İstinaf masrafları istinaf eden (davacı) tarafından ödenecektir.
Yüksek Mahkeme
5 Mart, 1970
3
Full & Egal Universal Law Academy