-Hukuk istinaf No: 24/70
(Dava No: 102/69)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf eden: Dürüye Ali, Leymosun.
(Müddei)
ile
İstinaf edilen: Mehmet Hacı Hasan, Leymosun.
- (Müddeaaleyh)
arasında
İstinaf eden namına: E.Y. Avcıoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: A.M. Berberoğlu.
1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Kira Ba-kiyelerinin ödenmesi - Ödeme kudereti için kazanç temin edildiğinin isbatının gerekmesi.
Davacı, dava konusu evin sahibidir. Davalı bu evi 1.6.1963 yılında yazılı bir sözleşme ile bir yıllığına ayda KL 15.-'ya kiraladı. Davalı bu evi 31.1.69 tarihinde tah-liye etti. Davacı, davalıyı dava ederek kira bakiyelerini talep etti. Davalı, kiranın azaltılması için davacı ile anlaştıklarını iddia etti. Bidayet Mahkemesi, davalının kira bakiyelerini ödeyecek mali kudreti olmadığına karar verdi ve tesbit kararı verdi.- Davacı istinaf ederek davalının bankada KL 1500.-'sı olduğu kanıtlandığından ödeme gücü olmadığına kara verilmesinin hatalı olduğunu idia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, davalının ödeme gücü olduğunun ancak kazancı ile kanıtlanabileceğini, Bankada parası ol-masının kazanç olmadığını beyanla, istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
21/70 sayılı Hukuk İstinaf.
---------------------------------
HÜKÜM
Necati Münir, Başkan:
Müddei, Leymosunda Beyazit Sokak No: 5A'da kain evin mal sahibidir. 1-.6.1963 tarihinde müddei ile müddeaaleyh arasında aktedilen bir icar mukavelenamesi tahtinde müddeaaleyh mezkur evi aylık icar bedeli KL 15.- ve her ayın sonu ödenmek şartı ile 1.6.1963 den 31.5.1964 tarihine kadar bir sene müddetle icar etmişti. Müddeaale-yh mevzuu bahis evi 31.1.1969 tarihinde tahliye etti. Müddei müddeaaleyhin 1.6.1963 tarihinden 31.1.1969 tarihine kadar KL 424.500 mil kira borcu olduğunu iddia ederek müstedaaleyhin aleyhine 102/69 numaralı davayı Limasol Kaza Mahkemesinde ikame etti. Mü-ddei müddeaaleyhin bütün kira bakiyelerini ödeyecek maddi imkanlara sahip olduğunu iddia ederek müddeaaleyhten şunları taleb etti:
KL 424.500 mil kira bakiyesinin tediyesi.
Mahkemenin münasip göreceği herhangi bir çare.
Müddeaaleyh 24.5.69 tarihinde dosyal-adığı müdafaa takriri ile müddeinin müddeaaleyhe karşı hali hareket ve tutumu ve/veya davalıya yapmış olduğu konuşması ile takriben 1.1.1964 tarihinden itibaren mevzuu bahis evi müddeaaleyh tahliye edinceye kadar, müddei 1.6.1963 tarihli icar mukavelenames-indeki haklarında ısrar etmediği veya etmeyeceği hususunda müddeaaleyhe söz verdiğini ve mezkur evin icaresinde indirim yaptığını ve müddeaaleyh tarafından tediye edilen aylık miktarları tam icar olarak kabul ettiğini iddia etti. Müddeaaleyh davanın haksız- ve yersiz getirildiğini iddia ederek davanın reddini taleb etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitleri dinledikten sonra taraflar arasında kira indirimi hakkında herhangi bir anlaşma olmadığı kanaatına vararak müddeaaleyhin müddeiye KL 424.500 mil- kira borcu olduğu kanaatına vardı. Mamafih, Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhin bu kira bakiyesinin 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 6. maddesinn (4) fıkrasına göre, müddeaaleyhin ödeme kudretinin müsait olmadığı kanaatına vardığından-, kira bakiyesinin tamamen veya kısmen ödenmesi hususunda hüküm vermemeyi uygun görmüş ancak bu meblağ için tesbit kararı (declaratory judgment) vermiştir.
Müddei Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek isti-naf etmiştir:
(1) Bidayet Mahkemesi davalının davacıya KL 424.500 mil bakiye borcu bulunduğu kararına varırken doğru hareket etmekle beraber davalının ödeme kudreti isbat edildiği halde hüküm yerine ilam vermekle hataya düşmüştür.
(2) İbraz olunan şahadett-e davalının kira bakiyelerini ödeyebilecek kudrette olduğu sarih olarak meydana çıktığı halde Bidayet Mahkemesinin bunun aksine bir karara varması yanlıştır.
(3) Bidayet Mahkemesi kararını verirken şahadette tevsik edilmeyen hususları nazarı itibara almak -sureti ile hataya düşmüştür.
(4) Bidayet Mahkemesi Yüksek Mahkemenin 24/69 sayılı Hukuk İstinaf kararını işbu davaya yanlış bir şekilde uygulamıştır.
Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhin ödeme kudreti hususunda hükmünde şunları söylemiştir:
"Davacı, davalının, -bu bakiye kirayı ödeme kudretine müsait olduğunu isbatlamak için, 1. şahidi celbetmiştir. Bu şahit şahadetinde, Liamsolda Kooperatif Bankasının Sekreteri olduğunu ve bankalarında hesap numarası 4259 tahtinde davalını KL 1500.-'sı olduğunu bunu %5 faizli v-adeli senetle muhafaza edildiğini beyan etmiştir. Davacı, da şahadetinde son safhasında davalının bakiye kiraları ödemek için maddi imkanları olduğunu beyan eylemiştir. Maalesef davalının mali vaziyeti hakkında daha geniş şahadet mevcut değildir. Mesela da-valının memur olarak şimdiki aylığının ne olduğu, aylığından mada ve bankadaki faizli parasından mada gayri menkullerinin mevcut olup olmadığı eğer varsa gelirinin olup olmadığı, aile olarak mali vaziyetlerinin ne olduğu tamamen muamma olarak kalmıştır.
G-erçi davalının bankada, hem de vadeli-faizli KL 1500.- kadar bir parası mevcut olduğuna dair şahadet vardır, ve bunu davalı inkar etmemiştir, ancak diğer Türkler gibi davalının da bir Türk memur olarak hadiselerin patlak verişi ile mali bakımdan geçtiğ "d-ar boğazlar" hususunda da şahadet vardır. Mesela ayda KL 29.- ödendiği. Kanaatimce, eğer bir müstecir hadiselerin patlaması ile beraber tasarrufunda tuttuğu hanenin bir memur olarak kirasının yarısından fazlasını ödemişse, ve bu halden mucir memnun ise, (D-avalının evden güle güle çıkıp gittiğine dair şahadet vardır) birikmiş bakiye kiralarının da sonradan ödenmesini mahkemelerin emretmesini talep eder iken böyle bir şahsın ödeme kudretinin müsait olduğunu geniş şahadetle isbat etmek lazımdır. İşbu davada, d-avalıya ait bankadaki tutarın, mahsuben kira tediyesinden bu yana mı olduğu yoksa hadiselerden evvel mevcut olan hesaptan kala-kala bu kadarın mı kaldığı hususunda şahadet mevcut değildir.
Binaenaleyh davalının davacıya KL 424.500 mil kira bakiyesinin old-uğu hususunda karar verirken, şahadet kifayetsiz-liğinden, işbu tutarın davalı tarafından davacıya ödeme kudretinin müsait olduğu hususu kafi derecede isbat edilmediğinden ödenmesi hususunda herhangi bir emir isdar eylememeyi uygun görüyorum."
Kira bakiye-leri hususunda 21/70 numaralı Hukuk istinafında vediğim hükümde şunları söylemiştim:
"Bunun için 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler Kanununu geçirmiştir. Bu kanunun ruhu ve lafzı müstecirin ödeme kudreti ile mütenasip bir kira ödemesini sağlam-aktır. Müstecirin tam kirayı ödeme kudreti olmayan hallerde, Mahkeme ancak müstecirin ödeme kudreti ile mütenasib esas kiraya masuben bir miktar ödemesini emredebilir. Tam kira ile mahsuben ödenmesi emrolunan kira farkı ise 1967 Kanununa göre dondurulmuş o-lduğu kanaatındayım. Nitekim kanunun 16. maddesine göre bu kanun tahtinde verilen herhangi bir karar, tarafeynin her türlü akdi ve sair haklarına halel getirmez ve tarafeynin hakları mahfuz kalır. Ancak 1967 Kira Kanunu yürürlükte olduğu müddetçe tarafeyni-n akdi ve sair bazı kanuni hakları dondurul-muştur. ,,,,,
Kira bakiyelerinin ödenmesi için herhangi bir emr ancak müstecirin ödeme kudreti tam kirayı ödeyebilecek durumda olan hallerde mevzuu bahis olur. Müstecir eğer tam kirayı ödeyebilecek durumda ise v-e buna ilaveten kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödeyebileek mali kudrete sahipse o zaman Mahkeme Kanunun 6. maddesinin (4). fıkrasına göre kira bakiyelerinin tamamen veya kısmen ödenmeleri hususunda emir verebilir. Fakat müstecirin ödeme kudreti tam- kirayı ödeyebilecek durumda değilse, kira bakiyelerinin ödenmesi için herhangi bir emir verilmez. ......................................................
Kanunun 6(4) maddesinde yer alan "ödeme kudreti müsait olan müstecirlerin" ibaresi hem kiranın ödenme-si gereken zaman ve hem de kiranın ödenmesi için emrin verileceği zamana şamildir kanaatındayım. Bu fıkrada yer alan "tamamen veya kısmen" ibaresi müstecirin kiranın ödenmesi gereken zamanda ödeyebilecek kudrete sahip olması manasındadır kanaatındayım. Baş-ka bir deyişle mal sahibinin kanunun 6. maddesinin (4). fıkrası tahtinde 6(3) maddesi tahtındaki haller müstesna) kira bakiyelerinin ödenmesine emir alabilmesi için aşağıdaki 2 hususu isbat etmesi gerekir:
Kiranın tamamen veya kısmen ödenmesi icab eden za-manlarda müstecirin ödeme kudretinin müsait olduğunu,
Öüstecirin ödeme kudretinin dava gününde bu gibi kira bakiyelerini tamamen veya kısmen ödemesine müsait olduğu."
Yukarıda iktibas ettiğim hükümde belirtilen prensipleri bu istinafta da tekrarlarım. Bida-yet Mahkemesi huzurunda verilen şahadete göre müddeaaleyhin bankada vadeli faizli olan KL 1500.- parası vardır. Müddeaaleyhin aylık veya başka herhangi bir kazancı olduğu hususunda herhangi bir şahadet mevcut değildir. Kanaatimce Kanunun 6(4) fıkrasında ye-r alan "ödeme kudreti" tabiri ancak bir müstecirin maaşını ve/veya başka membalardan sağladığı kazancı ifade eder. Bunu için bir müstecirin bankada veya herhangi başka bir yerde parası varsa kira bakiyelerini ödemeye ödeme kudreti müsaittir diye sayılmaz. -Ancak bu gibi paradan sağladığı gelir kazanç olarak nazarı itibara alınır. Bu davada müstecirin ödeme kudreti ile ilgili şahadet ancak müstecirin bankada parası oluşudur. Bu parasından mada müstecirin aylık maaşı ve/veya başka herhangi bir kazancı hakkın-da herhangi bir şahadet verilmiş değildir.
Bundan dolayı Bidayet Mahkemesinin müddeaaleyhin ödeme kudretinin müsait olduğu hususu kafi derecede isbat edilmediği kanaatına varması hatalı değildir kanaatındayım.
Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen şahadet in-celendiğinde taraflar arasında kira indirimi hususunda herhangi bir anlaşmaya varılmadığı açıkça görülmektedir. Bidayet Mahkemesinin bu husustaki bulgusu doğrudur. Kannatimce Bidayet Mahkemesi kira bakiyeleri miktarı hakkında tesbit kararı (declaratory jud-gment) vermekle hataya düşmüş değidir. Bunu yapmakla doğru hareket etmiştir çünkü taraflar arasında münazaalı olan kira bakiyesi olup olmama hususunu böylelikle halletmiş olur.
Yukarıda izah ettiğim sebeplerden dolayı istinafın reddolunması taraftarıyım.
-
Ülfet Emin (Üye):
Yüksek Mahkeme Başkanının şimdi okuduğu ve Sayın Üyenin de hemfikir olduğu hükmü daha evvel okumak fırsatına nail oldum. Vardıkları netice ile hemfikirim fakat farklı sebelerden ötürü. Bu sebeplerin ne olduğunu 21/70 numaralı Hukuk İsti-nafında belirtmiştim. Bunları burada tekrarlamağa luzum görmüyorum.
Müddeaaleyhin aylık veya bankadaki parasının faizinden hariç başka diğer herhangi bir kazancı olduğuna dair Mahkeme huzurunda şahadet yoktur. Bu sebeple müddeaaleyhin ödeme kudretinin geç-miş kiraları ödemeğe münasip olup olmadığını tesbit etmek imkansızdır.
İstinafın reddolunması taraftarıyım.
Necati Münir (Başkan):
Netice olarak istinaf reddolunr. Meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara alarak istinaf masrafları için herhangi b-ir emir vermemeyi uygun gördük.
Yükek Mahkeme
27 Temmuz, 1970
5
Full & Egal Universal Law Academy