-Hukuk İstinaf No: 27/70
(Dava No: 180/68)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
İstinaf eden: Hasan Hilmi, (1. müddeaaleyh)
ile
İstinaf edilen: Hüseyin Timur, (Müddei)
Arasında
İstinaf eden namına Gürsel E. -Kadri.
İstinaf edilen ve Ali Dana namına: Fuat Veziroğlu.
1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Kira bakiyeleri - Mütecavizin ödemesine emir verilen kira, makul kiranın altında ise bu farkı kira bakiyesi olarak taleb edilemez.
Davacı, -dava konusu evin mal sahibidir. 1. Davalı 2'nin kayın pederidir. Bu eve, mal sahibinin rızası hilafına yerleşen Davalı 1, bu evde 1.3.64 ile 13.12.69 tarihleri arasında damadı ile birlikte oturdu. Daha önce Mahkeme, davalıların kiraya mahsuben kira ödemler-ini emretti. Davacı davalılardan daha yüksek kira ve kira bakiyesi taleb etti. Davalı 1, bu evi 13.12.69'da terketti. Davalılar davacının talebini reddettiler. Bidayet Mahkemesi, davalı 1'in davacıya kira bakiyesi ödemesini emretti. Davalı 1, taraflar aras-ına kira sözleşmesi olmadığından kira bakiyesi olamayacağını iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme istinafı kabul etti ve Bidayet Mahkemesi hükmünü iptal etti. Evi işgal eden mütecaviz ise, tesbit edilen, kira, makul kiradan az ise farkı, kira bakiyesi olarak- taleb edilemez.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
15/70 sayılı Hukuk İstinaf
20/70 sayılı Hukuk istinaf.
--------------------------
HÜKÜM
Necati Münir (Başka):
Şimdi iki üye ile müstereken hazırladığımız hükmü okuyacağım. Müştereken hazırlanan h-ükümde belirtilen görüşlere ilaveten üye Ülfet Emin'in bazı görüşleri vardır. Bu görüşleri kendisi şimdi vereceğim hükümden sonra okuyacaktır.
Müdde, Lefkoşa'da yenice Sokak No.6'da kain evin sahibidir. 1. müddeaaleyh mezkur binanın alt katına müddeinin r-ızası hilafına 1.3.1964 de yerleşti ve 13.12.1969'a kadar evi işgal etti. Davada 2. müddeaaleyh olarak gösterilen Cahit Hamit 1. müddeaaleyhin damadı olup mevzu bahis evde, 1. müddeaaleyhle beraber ayni zamanda ikamet etmekte idi. Her iki müddeaaleyh ilk z-amanlarda hiç kira vermediklerinden dolayı müddei zamanın Kira Takdir Komisyonuna müracaat etti ve Kira Takdir Komisyonu 1. müddeaaleyhin kiraya mahsuben 1/6/1965 ten itibaren ayda KL 4.- ve 2. müddealeyhin kazancında artış olduğu için müddei 21/67 numara-lı dava ile Kira Tahkik Komisyonuna müracaat ederek kiranın arttırılmasını taleb etti. Kira Tahkik Komisyonu 4 Mart 1967 de verdiği hükümde 1. müddealeyhin kira bedeline mahsuben aya KL 7.500 kira ödemesini emretti. 1. müddeaaleyh Kira Tahkik Komisyonunun -verdiği emir mucibince kiraları evde ikamet ettiği müddetçe ödedi. Müddei evin normal kirasının KL 20.- olduğunu, gerek 1. müddeaaleyhin gerek 2. müddeaaleyhin kazançlarında 4 Mart 1967 tarihli hükümden sonra %10'dan fazla artış olduğunu ve müddeaaleyhleri-n alel hesap ayda KL 7.500 milin üstünde kira bedeli ödeyebilecek durumda olduklarını iddia ederek 180/68 numaralı davayı 13 Haziran 1968 de ikame etti ve müddeaaleyhlerden aşağıdakilerini taleb etti:
Halen alel hesap olarak ödemekte oldukları aylık kira b-edelini 4 Mart 1967 den bu yana ödeme kudretlerinde gösterilen artış nisbetinde artırmaları.
Geçmiş kira borçlarına mahsuben Mahkemenin münasip göreceği miktarda aylık bir taksit ödemeleri.
Müddeaaleyhler dosyaladıkları müdafaa takriri ile mevzu bahis evin- nihai kirasının 21/67 numaralı Lefkoşa Tahkikat Komisyonu davasında neticelendirildiğini ve bianenaleyh davacının tekrar dava açmağa hakkı olmadığını iddia ettiler. Buna ilaveten 1. müddeaaleyh mevzu bahis evin esas kirasının ayda KL 8.- olduğunu iddia et-ti. 1. müddeaaleyh 4 Mart 1967 tarihinden sonraki kazancında %10'dan fazla bir artış olduğunu ret ve inkar eyledi. 2. müddeaaleyh de gelirinde herhangi bir artış olduğunu ret ve inkar eyledi. Müddeaaleyhler müddeinin taleblerine istihkakı olmadığını iddia -ederek davanın reddini taleb ettiler. Dava açıldıktan sonra müddeaaleyhler mevzu bahis evi 13/12/69 da tahliye ettiler.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitlerini dinledikten sonra, 21/69 numaralı davada kira hususunda verilen kararın nihai olmadığı v-e müddeinin 180/68 numaralı davayı açmaya hakkı olduğu kanaatına vardı. Dava dinlenmezden evvel 1. müddeaaleyh evi tahliye için müddeinin taleb takririnin 8(a) paragrafında taleb ettiği kira artışını Bidayet Mahkemesi tetkik etmemeyi ancak kira bakiyeleri -hususunda karar vermeyi uygun görmüştür. Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhlerin kira bakiyesi olarak müddeiye KL 738.500 mil borcu bulunduğu kanaatına vardı ve 1. müddeaaleyhin müddeiye kira bakiyelerine mahsubem 1.5.1970 tarihinden itibaren ayda KL 4.- ödenme-si için hüküm ve emir verdi. Bidayet Mahkemesi 2. müddeaaleyhin ödeme kudreti müsait olmadığı kanaatına vardığından 2. müddeaaleyh aleyhine olan davayı iptal etti.
1. Müddeaaleyh Bidayet Mahkemesi hükmünün özetle aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğun-u ileri sürerek istinaf eyledi:-
1. (a) Mahkeme 21/68 numaralı davadaki karardan sonra kiranın artırılması için yeni dava açılıncaya kadar geçen zaman için herhangi bir kira emri vermeye yetkisi yoktur. 1967 Kira Kanununa göre mahkeme eski kararı kiracın-ın kazancında %10 bir artış olduğu hallere gözden geçirebilir ve kira artışı ancak yeni dava açıldığı tarihten itibaren başlar.
Taraflar arsında herhangi bir icar mukavelesi mevcut olma-dığından kira bakiyesi diye bir alacak mevcut olamaz ve Mahkemenin öyl-e bir alacağın mevcudiyetini kabul etmesi hatalıdır. Kanundaki kira bakiyesi ancak icar mukaveleleri tahtindeki kirayı kapsar.
(c) Kira veya bakiyesinin ödenmesi için yekün bir meblağ için hüküm verilmedikçe Mahkemenin kira bakiyelerinin taksitle- ödenmesini emretmesi hatalıdır.
2. Dava mevzuu evin davalıların evi işgallerinden evvel kira miktarı olan ayda KL 15.- ve yardımcı binayı da KL 2.- olarak kabul edip, ödenmesi icap eden kiranın ayda KL 17.- olduğuna karar vermekle Mahkeme hataya düşmüş-tür.
3. Normal zamandaki kiranın fevkalade durumda tehlikeli ve çarpış-ma bölgesinde olan davaya konu evin kirasını normal zamandaki gibi kabul etmekle hataya düşmüştür.
4. 1. müddeaaleyhin kazancında geçmiş kira bakiyesi için ayda KL 4.- ödemesini emret-mekle Mahkeme hataya düşmüştür. 1. müddeaaleyhin mali durumu kira bakiyesi ödemeye müsait değildir.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 17(1) maddesine göre Kira Tanzim Komisyonu ve Kira Tahkik Komisyonu tarafından verilmiş hüküm, ka-rar ve emirler, bu kanun hükümleri gereğince verilmiş addolunur. Bu maddeye göre Kira Tahkik Komisyonunun 4 Mart 1967 ve 21/67 numaralı davada verdiği hüküm 10 Mayıs 1968 de yürürlüğe giren 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu tahtinde ve-rilmiş addolunur. Genel olarak bir Mahkemenin herhangi bir hususta verdiği karar nihaidir. Mamafih, içinde bulunduğumuz anormal durum nazarı itibara alınarak 1967 Kira Kanunu tahtinde verilen hükümler (bazı şartlara tabi olmak şartıyle) iptal veya tadil ed-ilebilir. Fakat bu gibi bir hüküm Kira Kanununun öngördüğü şekilde iptal veya tadil edilinceye kadar nihaidir. Önceden verilen vir hükmün iptali veya tadili hakkında 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 14. maddesi aynen şöyledir:-
"14-. Mahkeme, daha evvel vermiş olduğu bir kararı ancak aşağıda gösterilen hallerde gözden geçirip iptal veya tadil edebilir:
Müstecirin veya herhangi bir gayri menkul malı işgal eden şahıs veya şahısların ödeme kudretlerinde kararın verilme-sinden sonra en a-z yüzde on artış veya eksilme olması halinde; veya
Kararın verildiği davada bazı makul sebeplere binaen mümkün olmayan ve kira tesbitinde nazarı itibara alınabilecek yeni şahadetin elde edilmesi halinde."
Bir Mahkeme kira hususunda herhangi bir hüküm verdi-kten sonra bu hüküm kira kanununun 14. maddesi tahtinde iptal veya tadil edilinceye kadar meriyettedir. Kanaatımızca bu hüküm meriyette olduğu müddetçe hükümde verilen kira miktarından mada herhangi bir kira herhangi bir şekilde müstecirden veya evi işgal -eden şahıstan taleb olunamaz ve müstecir veya evi işgal eden şahıs yalnız ve yalnız hükümde belirtilen kira miktarından mesuldür. Hükümde tesbit olunan kira miktarı müstecirin icar mukavelesinde belirtilen kira miktarından daha az olduğu hallerde tesbit ol-unan kira ile icar mukavelesinde belirtilen kira arasındaki fark ve evi işgal eden mütecaviz olduğu hallerde hükümde tesbit olunan kira miktarı ile evin makul kirası (normal kira tatbik olunan hallerde normal kirayı aşmamak şartı ile) arasındaki fark Kira -Kanununun 16. maddesi tahtinde dondurulduğu kanaatındayız. Verilen hüküm meriyette olduğu müddetçe mal sahibinin bu gibi kira farkını kira bakiyesi oalrak müstecirden veya evi işgal edenden taleb etmeye hakkı olmadığı kanaatındayız.
Evi işgal eden şahıs bi-r icar mukavelesi tahtinde evi işgal ederse Mahkemenin 1967 Kira Kanunu tahtinde tesbit ettiği herhangi bi rkira ile icar mukavelesinde uyuşulmuş kira miktarı arasındaki fark kira bakiyesi olarak addolunur kanaatındayız. Mamafih, mahkeme tarafından kiraya -mahsuben bir kira miktarının ödenmesine hüküm olan hususlarda, kira bakiyelerinin Kanunun 16. maddesi tahtinde dondurulmuş olduğu kanaatındayız. Evi işgal eden şahıs mütecaviz olarak evi işgal etmişe o zaman 1967 Kira Kanunu tahtinde kira hususunda verilen- bir emir nihai olmakla beraber verilen emirde tesbit olunan miktar evin işgal edildiği zamanlardaki makul kirasının altına ise, bu fark Kira Kanununun 16. maddesi tahtinde mahfuz tutulur ve Kira Kanunu tahtinde hiç bir zaman kira bakiyesi olarak taleb olu-namaz kanaatındayız. Bu hususta Yüksek Mahkeme 15/70 sayılı Hukuk İstinafında verdiği hükümde şunları söylemiştir:
"Bir Makemenin kira ödenmesi hususunda vermiş olduğu karar 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 14. maddesi tahtinde göz-den geçirilinceye kadar muteberdir. Kira Kanununun 14. maddesi tahtinde Mahkemeye bir müracaat yapıldığında eski karar tadil edilecekse ancak davanın açıldığı aydan veya daha sonraki bir zamandan (hüküm tarihini geçmemek şartı ile), meselenin bütün ahval v-e şeraiti nazarı itibara alınarak tadil edilir. Esasında evi işgal eden şahıs evi mütecaviz olarak işgal etmişse ve Mahkeme bu şahsa bir miktar kira ödemesini emretmişse, evi işgal eden şahıs yalnız verilen emir tahtinde kesilen kirayı ödemekle mükellefti-r. Bu gibi hallerde evi işgal eden ile ev sahibi arsında herhangi bir icar mukavelenamesi olmadığına göre kira bakiyesi meselesi mevzuu bahis olamaz.
Evi işgal edenin mal sahibi ile kira münasebeti olmadığı hallerde Bidayet Mahkemesi ilk müracaatta ancak -Kanunun 8(2) maddesi tahtine hareket eder ki bu madde aynen şöyledir:
'8 (2) Kira münasebeti olmayan herhangi bir halde ilgili gayri menkul malı herhangi bir surette işgal eden veya kullanan şahıs veya şahısların her birinin ödeme kudretleri nazarı itibara- alınarak bir miktar kira ödemeleri emredilebilir.'
Yukarıdaki maddeden açıkça görülüyor ki kesilen kira 1967 Kira Kanunu bakımından alel hesap değildir. Bu gibi davalarda evin normal kirasının tesbiti ancak kesilen bir miktar kiranın normal kirayı aşmama-sı bakımından nazarı itibara alınır."
Kira bakiyeleri hususunda Yüksek Mahkeme ayni hükümde şunları söylemiştir:
"Yukarıda iktibas ettiğimiz prensipleri bugün de bu istinafta tekrar ederiz. Yalnız 'kira bakiyelerinin' tefsiri hususunda söylediklerimiz an-cak davalı ile davacı arasında icar mukavelesi olduğu hallere şamil olduğunu belirtmek isteriz."
ve yine 20/70 sayılı Hukuk İstinafında verilen hükümde Yüksek Mahkeme şunları söylemiştir:
"Evi işgal eden mütecaviz ise, Mahkemenin tesbit ettiği kira 1967 -Kira Kanunu bakımından alel hesap değildir. Bu böyle olmakla beraber Kira Kanunu tahtinde verilen herhangi bir karar nihai değildir, Kira Kanununun16. maddesi tahtinden tarafeynin bütün akdi ve sair kanuni hakları mahfuz kalır. Bu gibi hallerde evin normal- veya makul kirasının tesbiti ancak kesilen bir miktar kiranın normal veya makul kirayı aşmaması bakımından nazarı itibara alınır."
Aleyhine istinaf edilen, 21/67 numaralı davada Mahkeme tarafından verilen hüküm her iki tarafın rızası ile verildiğinden ve- mezkur hükümde ödenmesi emrolunan ayda KL 7.500 mil kiranın kiraya mahsuben ödenmesine emreolunduğudan, mal sahibinin istinaf eden ile bir icar anlaşmasına varıldığı addolunması veya "mahsuben" kelimesinin normal kiraya mahsuben addolunması gerektiğini id-dia etti. Esasında mütecaviz olan şahsın, mahkemenin her iki tarafın rızası ile aleyhine bir miktarın kiraya mahsuben ödenmesine emir vermekle müstecir durumuna geleceği iddiası kanaatımızca doğru olamaz. Çünkü Kira Kanununa göre bir mahkeme bir mütecavizi-n bir miktar kira ödemesine emir verebilir fakat bunu yapmakla ister mütecavizin rızası ister şahadet dinledikten sonra olsun mütecaviz hiç bir zaman müstecir durumuna gelemez. Kanaatimizce 21/67 numaralı davada her iki tarafın rızası tesbit olunan mikta-r hususunda idi. "Mahsuben" kelimesinin de orada kullanılması kanunen doğru olmamakla beraber Kira Kanununun 16. maddesinde öngörülen mal sahibinin haklarının mahfuz kalması bakımından kullanımıştır kanaatındayız.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı i-stinafı kabul eder ve Bidayet Mahkemesinin hükmünü iptal ederiz. Masraf meselesine gelince Bidayet Mahkemesindeki masraflar için tarafların kendi masraflarını ödemelerine ve istinaf için ise aleyhine istinaf edilenin istinaf masraflarını istinaf edene ödem-esine emir veririz.
Ülfet Emin (Üye):
Müştereken hazırlanan ve Yüksek Mahkeme Başkanının okuduğu hükümde belirtilen görüşlere ve istinafın neticesi ile hemfikirim. Biraz evvel okunan hükümde ileri sürülen sebeplerden dolayı istinaf kabul edilmiştir. Bun-dan dolayı aşağıda belirteceğim hususlar bu istinafta karar bağlanması icab etmiyorsa da, kanaatimce ileride açılacak olan davalar için taraflara yardımcı olabilir düşüncesi ile aşağıdaki hususları belirtmeyi uygun gördüm.
Bir Mahkeme ancak ve ancak bir d-avada talep edilen ve talebi destekleyen tafsilat (body of the statement of claim) hakkında herhangi bir karar verebilir. Bunun dışına Mahkeme hiç bir zaman çıkamaz. Bu davada müddei taleb takririnin taleb paragrafında (relief clause) yani taleb takririnin- 8(b)'sinde müddeaaleyhlerin geçmiş kira borçlarına mahsuben Mahkemenin münasip göreceği miktarda aylık bir taksit ödemelerini taleb etmiştir. Mamafih müddei taleb takririnin diğer kısımlarında müddeaaleyhlerin ödeme kudretinin kira bakiyelerini tamamen v-eya kısmen ödemesine müsait olduğu hususunda herhangi bir iddia yapmış değildir. Hakikatta taleb takririnin tümünde böyle bir iddia yapılmış değildir. Kanaatimce müddeinin kira bakiyelerinin ödenmesi hususunda bir emir alabilmesi için müddeaaleyhlerin ödem-e kudretinin kira bakiyelerini ödemeye müsait olduğunu taleb takririnde zikretmesi gerekirdi. Müddeaaleyhlerin ödeme kudreti kira bakiyelerini ödemeye müsait oluşu esasa ait bir vakıadır (material fact) ve bu Civil Procedure Rules, O.19, R.4 tahtinde taleb- takririnde zikrolunmalıdır. Esasa ait vakıa olduğuna göre taleb takririnde zikrolunmazsa bu gibi esas vakıa hususunda Mahkemeye herhangi bir şahadet verilse dahi Mahkeme bu gibi şahdeti nazarı itibara alamaz ve bu gibi şahadete dayanarak herhangi bir emi-r veremez, meğer ki böyle bir emri vermezden önce usulü veçhile taleb takriri tadil edilmiş olsun (Bak Kira istinafı No:34/67 s. 4, 5, 6 ve Hukuk İstinafı No: 9/70 s.4, 5 ve Michael Zarzou Aletrari v. Pantelis Sylli Paroudi C.L.R. Vo.24 p.269 at p. 271 ve -272 ve Eleni Panayioutou Jordanou ve Polycarpos Nephytou Anyftos, C.L.R. Vol.24 s.97, 106 ve Philips v. Philips 4 Q.B.D.s.127, s.133) Bu davada müddeaaleyhlerin ödeme kudreti kira bakiyelerini ödemeye müsait olduğu hususunda taleb takririnde bir iddia yapı-lmadığından ve taleb takriri de tadil edilmediğinden Bidayet Mahkemesi kira bakiyeleri ile ilgili herhangi bir emir veremezdi kanaatındayım.
İstinaf eden kira veya kira bakiyeleri ödenmesi için yekün bir meblağ için hüküm verilmedikçe Mahkemenin kira baki-yelerini taksitle ödenmesine emir vermesi hatalı olduğunu ileri sürdü. Bu hususta da bu istinafta karar vermek icab etmemekle beraber, kanaatimce bir Mahkeme ancak önceden yekün bir meblağ için hüküm verilen hallerde herhangi bir miktarın taksitle ödenmesi-ne emir verebilir.
Yüksek Mahkeme
31 Temmuz, 1970
7
Full & Egal Universal Law Academy