-Hukuk İstinaf No: 29/70
(Dava No: 776/69)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
İstinaf eden: Reşat Gümüş, Lefkoşa
(Davalı)
ile
İstinaf edilenler: 1. Mehmet İbrahim Kuyucu, Lefkoşa
2. Afet Mehmet Kuyucu, Lefkoşa.
- (Davacılar)
arasında
İstinaf eden namına: Fuat Veziroğlu.
Aleyhine istinaf edien namına: Gürsel Kadri.
1967 Kira Tanzim ve Mura-kabe (Geçici Hükümler) Kanunu - "Kira münasebeti olmayan hal tahtında" işgal.
Davacılar dava konusu hanenin 22.8.1969'dan itiaren sahibidirler. Davalı, bu evde oturmaktadır. Davacı, davalının bu haneyi "kira münasebeti olmayan hal tahtında" işgal ettiğini- iddia ile tahliye talep etti. Davalı, bu evde ev sahibi ile anlaşarak oturduğunu iddia etti. Bidayet Mahkemesi, davalının işgalci olduğu kanaatine vardı ve tahliye emri verdi. Davalı, müdafaa takririnde bu evde kiracı olarak oturduğu iddia edildiği halde,- kiracılık hakkında soru sorulmasına izin vermeyen Bidayet Mahkemesi kararının hatalı olduğunu iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, Hukuk Usulü Muhakemeleri Nizamatı E.19 n.4 ve n.22'ye göre esasa ait vakıaların layihalarda gösterilmesi gerektiğini ve daval-ı evi ecnebi mallara bakan makamdan kiraladığını layihalarda ileri sürmediğinden bu hususta şahadet ibraz edemiyeceğini kararlaştırdı ve istinafı reddetti.
------------------------
HÜKÜM
Davacılar Lefkoşa'da Cengiz Han Sokak No: 15'de kain evin 22.Ağus-tos 1969 tarihinden itibaren kayıtlı sahibidirler. Davacılar davalının mevzuu bahis evin arka tarafından olan arka haneyi "kira münasebeti olmayan hal" tahtinde işgal ettiğini ve bu hanenin makul kirasının ayda KL 15.- olduğunu iddia ettiler. Davacılar mez-kur hanenin kendi ikametleri için elzem olduğunu iddia ederek davalı aleyhine 776/69 numaralı davayı 9 Aralık 1969'da ikame ettiler ve davalının aleyhine şunları taleb ettiler.
1. Davalının ve kendisine tabi olarak mezkur evde ikamet edenlerin tahliyesine- emir verilmesi.
2. Mahkemenin adil gördüğü başka bir emir vermesi.
Davalı 29 Ocak 1970'de dosyaladığı müdafaa takriri ile davalının dava konusu hanede ev sahibi ile anlaşarak ve/veya kiracı olarak ikmet ettiğini iddia etti ve davacıların öne sürdükleri -taleblere hakkı olmadığını ileri sürerek davanın masraflarla reddini talep etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafın şahitlerini dinledikten sonra davalının mezkur evi bir mütecaviz olarak işgal ettiği kanaatına vardı ve davanın bütün ahval ve şeraitini göz- önünde tutarak davalının mevzuu bahis evi tahliye etmesine emir verdi. Ancak, davalı 1.5.70'den itibaren muntazaman kira olarak ayda KL 5.- ödediği müddetçe tahliye emrinin infazının 31.12.70'e kadar durdurulmasına emir vermiştir.
İstinaf eden (davalı) B-idayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebebten dolayı hatalı olduğunu ileri sürdü:
"Mahkeme dava konusu evde davalının kiracı olarak oturduğu yolunda müdafaa takririnde sarih bir iddia olmasına rağmen, davalının kircılık hakkında müdafaa tarafından davacı-ya sual sorulmasına ve/veya şahadet ibrazına müsaade etmemekle ve/veya tahliye emri vermekle hataya düşmüştür. "
Davalı müdafaa takririnin 6. paragrafında aşağıdakini ileri sürmüştür:
"6. Davalı dava konusu hanede ev sahibi ile anlaşarak ve/veya kiracı ol-arak ikamet ettiğini iddia eder."
Bidayet Mahkemesi davalının eski mal sahibi ile mevzuu bahis ev için bir anlaşma olup olmadığı hususunda şahadet vermesine müsaade etmiştir. Mamafih, davacılar şahadet verirken davalının ecnebi mallara bakan makam ile mev-zuu bahis ev için herhangi bir anlaşma yaparak kiracı durumuna gelip gelmediği hususunda sorulan bir suale davacıların avukatı itiraz etmiş ve davalının böyle bir suali sormasına müsaade edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacıların avukatı davalının- böyle bir iddiayı sarih olarak müdafaa takririnde zikretmediği için böyle bir müdafaayı Mahkemede yapamayacağını ve bu hususta herhangi bir şahadet verilemeyeceğini ileri sürmüştür. Bidayet Mahkemesi her iki tarafın avukatını dinledikten sonra davalının e-cnebi mallara bakan makam tarafından kiracı olarak tanındığına dair taleb takririnde bir iddia yapılmadığından davalının bu hususta şahadet veremeyeceğini nazarı itibara alarak davacıların avukatının yaptığı itiraz Bidayet Mahkemesi tarafından kabul edildi- ve davalının bu hususta sual sormasına veya şahadet vermesine müsaade edilmedi.
Bu istinafta karara bağlanması icab eden husus davalının ecnebi mallara bakan makam tarafından, mevzuu bahis hane ile ilgili kiracı olarak tanınıp tanınmadığı hususunda şahad-et verilip verilemeyeceğidir. Kanaatımızca davalının bu hususta yani ecnebi mallara bakan makam tarafından mevzu bahis hane için kiracı olarak tanındığına dair şahadet verebilmesi için bu hususun müdafaa takririnde sarahaten zikredilmesi gerekirdi. Çünkü b-u husus esasa ait bir vakıadır (material fact) ve Civil Procedure Rules O.19 R.4 ve R.22 tahtinde müdafaa takririnde zikredilmesi şarttır. Bir davalı herhangi bir gayri menkul malın kiracısı olduğunu iddia ederse ne zaman ve hangi şartlar altında kiracı ol-duğunu müdafaa takririnde zikretmesi şarttır kanaatındayız. Bu yapılmadığı takdirde bu hususta Mahkemeye herhangi bir şahadet ibraz edilemez. (Bak Kira İstinaf No: 34/67 ve Turquand and the Capital and Counties Bank v. Fearsın (1879) J.Q.B. Vol.48, s.704).-
Yukarıda izah olunan sebeblerden dolayı Bidayet Mahkemesinin davalnın ecnebi mallara bakan makam tarafından kiracı olarak kabul edildiğine dair şahadet ibraz edilmesine müsaade etmemesi hatalı değildir. Bidayet Mahkemesinin bu hususta vermiş olduğu ara k-arar doğrudur. Kanaatimizce davanın tüm ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığıda Bidayet Mahkemesi tahliye emri vermekle hataya düşmüş değildir.
Yukarıda izah ettiğimiz sebeplerden dolayı işbu istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları meselesine gelince d-avalının aleyhine tahliye emri verildiğini, Bidayet Mahkemesinin davalının Bidayet Mahkemesi masraflarını ödemesine emir verdiğini ve meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara alarak istinaf masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.-
Yüksek Mahkeme
28 Temmuz, 1970
3
Full & Egal Universal Law Academy