- Hukuk Ýstinaf No.29/74
(Dava No. 1047/71; Lefkoþa.)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Ahmet Ýzzet ve Þakir S. Ýlkay.
Ýstinaf eden: Kemal Cambaz,Lefkoþa.
(Davalý)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Pembe Mustafa, Lefkoþa.
(Davacý)
a r a s ý n d a
Ýstinaf eden namýna.: Ali Dana ve Þefika HiImi.
Aleyhine istinaf edilen namýna: Zeki Bayram ve Talât Kürþat.
Trafik Kazasý -Trafik kazasýndan doðan yaralanma ve tazminat talebi.
Haksýz Füller - Ýhmal ile yaralanmaya sebep olma - Alýnan yaralarýn ihmalkârlýðýn neticesi olma zorunluluðu.
Hukuk Usulü - Ýspat külfeti - Trafik kaza.larýnda yaralanmanýn ihmalin sonucu olduðunun ispat edilmesi gerekir.
Hukuk Usulü - Þahadet - Þahadetin deðerlendirilmesi - Geçmiþ içtihat kararlarýndaki týbbi bilirkiþi þahadetlerinin adli ihbar olarak alýna.bilmesi.
Adli Ýhbar - Geçmiþ içtihatlardaki týbbi þahadetin adli ihbar kabul edilebilmesi.
Hukuk Usulü - Ýstinaf - Yüksek Mahkemece özel ve genel tazminatýn düþürülmesi.
Hukuk Usulü - Þahadet - Þahitlerin doðru söyleyip söylemedikleri-ne iliþkin Ýlk Mahkemenin kanaa-tine Yüksek Mahkemenin genellikle müdahale etmemesi.
Hukuk Usulü - Ýspat külfeti - Taraflarýn elindeki veya çaðýrabilme imkânýna sahip olduklarý tüm þahadeti Mahkemeye sunmasý gerekir.
Hukuk Usulü - Þa.hadetlerin çeliþmesi - Çeliþen þahadetler için baþka þâhadet sunulmasý yoluna gidilmelidir.
OLAY: Davacý hava karardýktan sonra yolun saðýnda yürürken motosikletle karþý taraftan gelen Davalý Davacýnýn sol omuzuna. çarptý ve yere düþüp yaralanmasýna neden oldu. Davacý Davalýnýn motosikleti dikkatsiz ve ihmalkâr sürdüðünü iddia ederek Davalýdan özel ve genel tazminat talep etti.
Davalý müdafaasýnda kazanýn tespit edilmeyen baþka bir þahsýn Davacý ile kendisine çarpmasý sonucu meydana geldiðini iddia etti.
Ýlk Mahkeme, taraflarý ve þahitleri dinledikten sonra kazaya ve yaralanmaya Davalýnýn sebebiyet verdiði kanaatine vararak Davacý lehine K.L.1500.- genel ve K.L.352.- özel tazminat için hüküm verdi.
Davalý, Ýlk Mahkemenin þahadeti yanlýþ deðerlendirerek Davalýyý kazadan sorumlu tutmakla, Davacýnýn belindeki çöküntünün kaza neticesi meydana geldiði bulgusunu yapmakla ve a.þikâr surette fahiþ özel ve genel tazminata hükmetmekle hata ettiðini ileri sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme çoðunluk kararýnda, Ýlk Mahkemenin kazanýn Davalýnýn kusuru ile meydana geldiði bulgusunu yapabilmesi için yeterli þahadet bulunduðu kanýsýna vardý. Davacýnýn katkýsal kusuru konusunda ikna edilmediðini de belirten çoðunluk kararý, sorumlulukla ilgili istinaf sebebini reddetti.
Doktor þahadetine göre Davacýnýn belindeki çökme kýrýðýnýn arkadan þiddetli bir vuruþ ile olabileceðini, bunun kazadan hemen sonra ortaya çýkacaðýný halbuki Davacýnýn kazadan çok sonra belindeki kýrýktan þikâyet ettiðini dikkate alan çoðunluk kararý Ýlk Mahkemenin beldeki kýrýkla ilgili bulgusunun hatalý olduðu kanýsýna vardý ve bu nedenle özel ve genel tazminat içinde yer alan çökme kýrýðýndan dolayý hesaplanan miktarlarýn düþülmesi, müstakbel kazanç kaybý hususunda þahadet yokluðunda Davacýnýn sadece almaða hakký olan tazminatýn bedeni hasa,rla.rýna inhisar ettiði kanaatine vardý ve netice ola.rak Ýlk Mahkemenin tespit ettiði tazminat miktarýný düþürerek yeniden tespit etti.
Azýnlýk kararý ise doktor raporundan Davacýnýn bel kýrýðýnýn arkadan ani çarpma ile meydana gelebileceði sonucu çýksa bile bu tür kýrýklarýn baþka. þekilde de meydana gelebileceðine iliþkin baþka davalarda týbbi þahadet bulunduðu görüþünü belirtti. Bu þahadetirý adli ihba.r olarak dikkate alýnabileceði kanýsýna varan azýnlýk kararý istinafýn reddedilmesine taraftar oldu.
Atýfta Bulunulan Yargýsal Ýçtihatlar:
1. 24/73 sayýlý Hukuk Ýstinaf.
2. Glenister Av. Flenister G. (1945) s.30 sayfa 36.
Atýfta Bulunulan Bilimsel Ýçtihatlar:
1. Phipson On Evidence 11. baský s.510, 511.
2. Taylor on Evidence 12. baský, Vo.I, s.59.
_____________________
H Ü K Ü M
Ülfet Emin: Davacý (aleyhine istinaf edilen) davalýnýn (istinaf edenýn takriben 22.12.1971'de Lefkoþada Anadolu Caddesi/Omorfida Yolu/Belediye Orman Yolu kavþaklarýnda DQ 834 plâkalý aracýný kanunun yüklediði dikkat ve ihtimamý göstermeksizin ve/veya ihmaklârane ve/veya kanuni vecibelere aykýrý olarak kullandýðýný ve davacýnýn basýlmasýna ve/veya yara.lanmasýna sebep olduðunu ileri sürerek davalýdan K.L.545.- özel zarar ziyan ve genel zarar ziyan talep etti.
Davalý dosyaladýðý Müdafaa Takriri ile iddia edilen kavþakta dikkatsiz ve/veya. ihtimam göstermeksizin ve/veya ihmalkârane ve/ veya kanuni vecibelere aykýrý þekilde araç kullandýðýný ve/veya davacýnýn basýlmasýna ve/veya yaralanmastna sebep olduðunu red ve inkâr etti. Davalý dava konusu kazanýn üçüncü bir þahýs tarafýndan kullanýlan ve plâka numarasý tesbit edilemeyen bir vasýtanýn davacý ve/veya davalýya ça.rpmasý ile vukubulduðunu ve mezkûr kazanýn vukuuna davalýnýn herhangi bir katkýsý olmadýðýný iddia etti. Davalý dava konusu kazanýn sadece ve tamamen davacýnýn dikkatsizlik ve/veya ihmalkârlýk ve/veya kanuni vecibelerini ihlâlinden doðduðunu iddia etti. Davalý dava konusu kazada davacýnýn maruz kaldýðý iddia edilen herhangi bir zarar ziyan ve/veya kayýptan bihaber oldu-ðunu iddia ederek davacýnýn bu yoldaki iddialarýný red ve inkâr etti.
Bidayet Mahkemesi taraflarý ve þahitleri dinledikten sonra davalýnýn kazaya ve yarala.nmaya sebebiyet verdiðini ve mes uliyetin tamamýyle ona ait olduðu kanaatýna vararak K.L.1500.- genel tazminat ve K.L.352.- özel tazminat için davalý aleyhine hüküm verdi.
Davalý Bidayet Mahkemesinin hükmünün, diðer þeyler meyanýnda, aþaðýdaki sebeplerden dolayý hatalý olduðunu ileri sürerek istinaf eyledi.
1. Verilen þahadet bir tüm olarak deðerlendirildiðinde -
(a)Davalýya herhangi bir mes'uliyet yükletmeyi haklý kýlacak mahiyette deðildi;
(b)Her halukârda davacýya daha büyük miktarda mes'uliyet yükletilmesini icab ettirirdi.
2. Bidayet Mahkemesi kazanýn oluþ þekli hakkýnda davacýnýn þahadeti ile davacý þahidi Dr. Akan Sonucun þahadetleri arasýnda esaslý tenakuzlar olmasýna raðmen kazanýn davacýnýn iddia ettiði þekilde vukubulduðuna dair bulgu yapmakla ve/veya davacýya inanýp davalýnýn þahadetini reddetmekle hataya düþtû.
3. Bidayet Mahkemesi mes'uliyet ile ilgili þahadeti deðerlendirirken dikkate almasý gereken hususlara hiç veya kâfi derecede ehemmiyet vermedi ve/veya dikkate alýnmamasý gereken hususlara lüzumundan fazla ehemmiyet verdi.
4. Bidayet Mahkemesi davacýnýn uðramýþ olduðu bedeni hasar ile ilgili olarak Doktorlarýn vermiþ olduðu þahadeti deðerlendirirken hataya düþtü ve sarih þahadet olmamasýna raðmen davacýnýn belindeki çöküntünün kaza neticesinde meydana geldiði hususunda bulgu yapmakla hataya düþtü.
5. Bidayet Mahkemesinin davalý lehine vermiþ olduðu genel tazminat miktarý daracýnýn durumu ve dava ile ilgili bütün hususlar nazara alýndýðýnda aþikâr surette fahiþtir.
6. Özel zarar ziyan kalemlerinden biri olarak verileýý K.L.200.lýk Doktor ücreti makul deðildi ve/veya aþikâr surette fahiþtir.
Ýlk önce 1 (a)(b), 2 ve 3. istina.f sebeplerini ele alalým Kaza. ile ilgili Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen þahadet aþaðýdaki þekilde özetlenebilir.
Davacý oturduðu Belediye Evlerinden Köþklü Çiftliðe gitmek için tren yolu istikametinde Kahramanlar Caddesinde yürümekte idi. Hava kararmýþ, rüzgârlý ve yaðmurlu idi. Davacý eski inþaat dairesi karþýlarýna geldiði zaman yolun saðýna geçmiþ ve yürümeðe devam etmiþtir. Ayný yol üzerinde kenarda duran bir fýstýkçý arabasý yanýnda araba sahibi ve fýstýk alan davacý þahidi No.4 Yusuf Þevket bulunmakta idi. Davacý kadýnýn ifadesine göre yolun saðýnda banket üzerinde fýstýkçý arabasýna doðru ilerlerken karþý taraftan gelen davalý motosikletle üzerine doðru sürmüþ, sol omuzuna çarparak sendelemiþ ve yere düþerek yaralanmýþtýr. Davalý ise motoru ile davacýya çarptýðýný inkâr ederek kazaya o an ayný yoldan geçmekte olan kýrmýzý renkli küçük bir arabanýn sebebiyet verdiðini ve davalýya bu otomobilin çarptýðýný veya sözü edilen otomobilin kendisine çarpma.sýna mani olmak üzere motorunu, elinden gittiði istikametten sað tarafa attýðýný ve kendisinin yolun ortasýna, motorunun da yolun saðýndaki tellerin üzerine gittiðini ve motoru attýðý zaman motorun davacý kadýna çarpmasý ihtimali olabileceðini söylemiþtir. Kaza.nýn vukubulduðu yol 21 ayak 6 inç geniþliðinde olup düz ve asfalttýr, her iki tarafta da 4 ayak kadar banket mevcuttur.
Kazadan sonra kaza yerine gelen davacý þahidi No.2 PÇ. Altay Hasan banketten asfalt yola 4 a.yak 6 inç mesafede 6 inç ebadýnda kan izleri bulunduðunu söylemiþtir. Motosikletin ýþýklarýnýn normal olduðunu ve motosiklette herhangi bir çarpma izi bulunmadýðýný ifade etmiþtir. Kaza anýnda fýstýkçidan fýstýk almaktaolan davacý þahidi No.4 Yusuf Þevket kazanýn oluþ þeklini görmemekle beraber tak diye bir ses iþitmesi üzerine dönüp baktýðýnda da.vacý kadýný yerde yatar gördüðünü ve ayni zamanda motosikletin sürüklenerek yolun karþý tarafýndaki tellere vurduðunu, da.valýnýn yolda yuvarlandýðýný gördüðünü ve davalýnýn "aman aman ne oldu bize" dediðini iþittiðini ancak herhangi baþka bir vasýtanýn o anda oradan geçmediðini kat'i surette ifade etmiþtir. Kaza mahallinden yarým dönüm ka.dar bir kahvehanede oturan davacý þahidi No.7 Mehmet Ahmet evine gitmek ûzere kahvehaneden kalktýðý zaman arkasýn-da bir takýrtý iþittiðini, vaka mahalline gittiðinde davacýyý yemiþçi arabasýnýn yanýnda yerde gördüðünü, davalýnýn da kendisine "nasýl oldu ufak þafklarda idim görmedim ve vurdum dediðini söyledi.
Davalý Müdafaasýnda verdiði þahadette motosikleti ile Cemal Gürsel Caddesinden tren yoluna doðru dönüp yolun çok solundan giderken 50 metre kadar ilerledikten sonra karþýdan küçük bir arabanýn büyük farlarla üzerine doðru geldiðini gördüðünü, gözlerinin kamaþtýðýný, arabanýn üzerine geldiðini farkederek motosikletini altýndan yolun saðýna doðru attýðýný kendisinin de asfaltýn ortasýna düþtüðünü, bilâhare fýstýkçýnýn yanýna geldiðinde davacýyý orada yerde yatýr gördüðünü söyledi.
Bidayet Mahkemesi davalýnýn karþýdan gelen küçük bir arabanýn davacý üzerine doðru geldiði ve kendini kurtarmak için motosikletini sað tarafa atarak yolun ortasýna düþtüðü hususundaki beyanatlarýna inanmadý ve davalýnýn yolun solunda seyahat etmekte iken dikkatsizce hareket ederek karþý taraftan yaya olarak gelmekte olan davacýya çarptýðý kanaatýna vardý. Mahkeme kazanýn karþýdan gelen küçük bir arabanýn davalýnýn üzerine doðru gelmesi neticesinde vukubulduðu hususunda davalýnýn söylediklerine inanmadý. Mahkeme kaza anýnda baþka bir arabanýn oradan geçmediði hususunda davacý ve þahitlerinin verdiði þahadetin doðru olduðunu kabul etti ve davalýnýn dava konusu kazaya sebebiyet verdiði ve mes'uliyetin tamamen ona ait olduðu kanaatýna vardý.
Ýstinafýn duruþmasý esnasýnda istinaf edenin avukatý Bidayet Mahkemesinin kazanýn vukubuluþu ile ilgili hususlarda davalýya inanmamakla ve davacýya ve þahitlerine inanmakla hata iþlediðini ileri sürdü.
Bidayet Mahkemesi huzurunda þahadet veren þahitlere inanýp inanmama hususunda Bidayet Mahkemelerinin vardýklarý kanaata Yüksek Mahkeme genellikle müdahale etmez. Meðer ki davada verilen tüm þahadet nazarý itibara alýndýðýnda Bidayet Mahkemesinin vardýðý kanaatýn sarahaten hatalý olduðu meydana çýksýn. Bu hususta isbat külfeti daima hata yapýldýðýný iddia eden tarafa düþer. Bir þahidin doðru söyleyip söylemediði hususunda karar, vermek yetkisi Bidayet Mahkemelerinin adli takdirine býrakýlmýþ bir husustur. Çünkü Bidayet Ma.hkemeleri þahitlerin þaha.det verirken takýndýklarý tavýr ve hareketleri müþahade etmek olanaðýna haiz olduklarýndan Bidayet Mahkemeleri daha avanta.jlý bir durumdadýr. Bidayet Mahkemelerinin þahitlerin veya davadaki taraflarýn doðru söyleyip söylemediklerini tezekkür ederken birçok faktörleri nazarý itibara aldýklarý bir gerçektir. Bunlarýn en önemlileri þahitlerin söyledikleri doðru olabilir mi, þahitler gördükleri veya iþittiklerini iddia ettikleri hususlarý hakikaten görebilmek veya iþitebilmek olanaðýna haiz mi idi? Þahitlerin herhangi bir tarafýn davayý kazanmasýndan bir menfaatý var mý yok mu? þahit dürüst bir þahýs mýdýr deðil midir? Þahadet verirken vak'ayý anlatýþ tarzý tabii midir, deðil midir? Sorulan suallere cevap verirken ne olursa olsun daima bir tarafý kayýrmak için çaba gösterir mi göstermez mi? Verilen þahadet baþka herhangi bir þahadet veya emare ile desteklenir mi, desteklenmez mi? Ýstintaka tabi tutulduðunda daha önce verdiði þahadetle istintak esnasýnda verdiði þahadet arasýnda tutarlýlýk mevcut mudur, deðil midir?
Þimdi de Bidayet Mahkemesinin davacýnýn þahadetîne inanmakla herhangi bir hata iþleyip iþlemediðini araþtýrmak gerekir.
Davalýnýn avukatý davacý tarafýndan çaðýrýlan Yusuf Þevketin kazadan sonra kadýný yolun ortasýnda. yatýr gördüðünü söylediðini halbuki davacý kaza a.nýnda yolun banket üzerinde yürüdüðünü söylediðini hatýrlatarak, kazanýn davacýnýn anlattýðý gibi olamayacaðýný ileri sürdü.
Yusuf Þevketin davacýnýn yolun ortasýnda yattýðý ile ilgili þahadeti mavi 25'de aynen þöyledir:-
"2-3 adým önümüzde gördüm. Benim durduðum yerden 2-3 adým önde yolun ortasýnda yatýrdý kadýn."
Ayni þahit ayný hususla ilgili mavi 24'de ise aynen þunlarý söyledi:-
"Baktýðýmda 2-3 adým ötede bir kadýn yatýrdý. Kadýný kucakladým bu arada sað taraftaki tellere vurup durdu motor. Ben kadýný aldým, kadýnýn baþýnda yara vardý."
Ayný þahit fýstýkçýnýn yolun banket kýsmý üzerinde bulundu-ðunu söyledi. Þahidin tüm söyledikleri nazarý itibara alýndýðýnda kadýnýn banketten 2-3 adým yolun içerisinde yattýðý aþikârdýr. Kadýnýn nerede olduðu hususunda davacý þahidi No.7 Mehmet Ahmet de þahadet vermiþtir. Bu þahidin þahadetine göre davacý yemiþçi arabasýnýn yanýnda elleri dayalý yerde otururdu. Bu þahit davacýnýn olduðu yerin yanýnda ufak bir kan lekesi olduðunu da söyledi. Kaza yerini ziyaret eden Polis Çavuþu da asfaltýn kenarýndan 4 ayak 6 inç içeride kan izleri gördüðünü söyledi. Kazadan hemen sonra yetkisi Bidayet Mahkemelerinin adli takdirine býrakýlmýþ bir husustur. Çünkü Bidayet Mahkemeleri þahitlerin þahadet verirken takýndýklarý tavýr ve hareketleri müþahade etmek olanaðýna haiz olduklarýndan Bidayet Mahkemeleri daha avanta.jlý bir durumdadýr. Bidayet Mahkemelerinin þahitlerin veya davadaki taraflarýn doðru söyleyip söylemediklerini tezekkür ederken birçok faktörleri nazarý itibara aldýklarý bir gerçektir. Bunlarýn en önemlileri þahitlerin söyledikleri doðru olabilir mi, þahitler gördükleri veya iþittiklerini iddia ettikleri hususlarý hakikaten görebilmek veya iþitebilmek olana.ðýna haiz mi idi? Þahitlerin herhangi bir tarafýn davayý kazanmasýndan bir menfaatý var mý yok mu? þahit dürüst bir þahýs mýdýr deðil midir? Þahadet verirken vak'ayý anlatýþ tarzý tabii midir, deðil midir? Sorulan suallere cevap verirken ne olursa olsun daima. bir tarafý kayýrmak için ça.ba gösterir mi göstermez mi? Verilen þahadet baþka herhangi bir þahadet veya emare ile desteklenir mi, desteklenmez mi? Ýstintaka tabi tutulduðunda daha önce verdiði þahadetle istintak esnasýnda verdiði þahadet arasýnda tutarlýlýk mevcut mudur, deðil midir?
Þimdi de Bidayet Mahkemesinin davacýnýn þahadetîne inanmakla herhangi bir hata iþleyip iþlemediðini araþtýrmak gerekir.
Davalýnýn avukatý davacý tarafýndan çaðýrýlan Yusuf Þevketin kazadan sonra kadýný yolun ortasýnda. yatýr gördüðünü söylediðini halbuki davacý kaza anýnda yolun banket üzerinde yürüdüðünü söylediðini hatýrlatarak, kazanýn davacýnýn anlattýðý gibi olamayacaðýný ileri sürdü.
Yusuf Þevketin davacýnýn yolun ortasýnda yattýðý ile ilgili þahadeti mavi 25'de aynen þöyledir:-
"2-3 adým önümüzde gördüm. Benim durduðum yerden 2-3 adým önde yolun ortasýnda yatýrdý kadýn."
Ayni þahit ayný hususla ilgili mavi 24'de ise aynen þunlarý söyledi:-
"Baktýðýmda 2-3 adým ötede bir kadýn yatýrdý. Kadýný kucakladým bu arada sað taraftaki tellere vurup durdu motor. Ben kadýný aldým, kadýnýn baþýnda yara vardý."
Ayný þahit fýstýkçýnýn yolun banket kýsmý üzerinde bulunduðunu söyledi. Þahidin tüm söyledikleri nazarý itibara alýndýðýnda kadýnýn banketten 2-3 adým yolun içerisinde yattýðý aþikârdýr. Kadýnýn nerede olduðu hususunda davacý þahidi No.7 Mehmet Ahmet de þahadet vermiþtir. Bu þahidin þahadetine göre davacý yemiþçi arabasýnýn yanýnda elleri dayalý yerde otururdu. Bu þahit davacýnýn olduðu yerin yanýnda ufak bir kan lekesi olduðunu da söyledi. Kaza yerini ziyaret eden Polis Çavuþu da asfaltýn kenarýndan 4 ayak 6 inç içeride kan izleri gördüðünü söyledi. Kazadan hemen sonra davacý hastahaneye gittiðinde sol kaþ üzerinde 6 cm. uzunluðunda bir yara, burun üzerinde 1 cm.lik bir yara bulunduðu görüldü. Bu da gösteriyor ki asfatt yolun üzerinde bulunan kan izleri kadýnýn baþýnýn yaralanmasýndan akan kan izleri idi. Davacý þahidi No.4 ve No.7'nin þaha.detleri göz önünde tutulduðunda davacýnýn ayaklarý yûrümekte olduðu banket tarafýna doðru bulunduðu aþýkârdýr. Asfalt kenarýnda banket üzerinde yürümekte iken sol omuzuna çarpýlarak sendeledikten sonra kadýnýn düþerek baþýnýn 4 ayak 6 inç içeride bulunmasý gayri ta.bü bir þey deðildir. Esasen davalý þahadetinde kendisi kalktýðýnda da.vacýyý fýstýkçýnýn arabasýnýn yanýnda yatýr gördüðünü ifade etti (Bak tutanak mavi 53.) Bu nedenle kadýnýn söyledikleri ile 4. þahidin söylediklerinin bir çeliþki halinde olduðu doðru deðildir. Kazanýn oluþ þekli hakkýnda davacýnýn þahadetine Mahkemenin inanmamasý gerektiði hususunda. istinafýn duruþmasýnda Dr. Akan Sonuçun þahadetine de atýfta bulunulmuþtur. Davacý þahadetinde kazadan sonra bel kemiðinde çok aðrý hisset-tiðini ileri sürdü. Dr. Aka.n Sonuç davacýnýn belkemiði lumbat vertebralarýnýn ikincisinde kompresyon kýrýðý olduðunu teyid etti. Dr. Akan Sonuç þahadetinde kompresyon kýrýðýnýn öne doðru ani iðilmekten meydana geldiðini söylemiþtir. Önden vurulursa böyle bir kompresyon kýrýðýnýn olma.masý lâzým geldiðini söylemiþtir. Kompresyon kýrklarýnýn nasýl vukubulduðu hususunda Dr. Akan Sonuçun verdiði tüm þahadet tutanaklarýn mavi 19. ve 20. sayfalarýnda aynen þöyledir:-
"S. Ýkinci bir husus bu nevi kýrýk dediðiniz öne doðru ani iðilmesi ile meydana gelen çöküntüdür.
C. Evet.
S. Bu hasta.ya arkadan þiddetle bir cisim, araç veya herhangi bi r kuwet vur muþsa ?
C. Bu tip kýrýklar zaten öyle olmasý lâzýmdýr. Ani bir bükülme yapacak kuvvetli olmasý lâzýmdýr.
S. Muhakkak ki tazyik neticesi herhangi bir mecburi eðilme.
C. Gayri ihtiyari bir iðilmedir. Bay Dana Mahkeme vasýtasý ile:
S. Esas arkadan taiyik olabilir ani olarak gösterdiðiniz þekilde öne iðilmesi lâzýmdýr.
C. Evet.
S. Önden vurulursa bir þey olmaz.
C. Olmaz, olmamasý lâzýmdýr."
Ýstinaf edenin avukatý Dr. Akan Sonucun iktibas ettiðim þahadetine istinad ederek davacýnýn muzdarip olduðu kompresyon kýrýðýnýn yalnýz arkadan vurmakla meydana gelebileceðini ileri sürdü. Dr. Akan Sonucun kompresyon kýrýklarýnýn nasýl meydana gelebileceði hususunda verdiði þa.hadet yalnýz arkadan bir vurma ile meydana gelecek manasýna alýnamaz. Kanaatýmca Dr. Akan Sonucun verdiði tüm þahadetin anlamý kompresyon kýrýklarýnýn öne doðru ani iðilmekle veya gayri ihtiyari bir iðilme ile meydana geldiðidir. Davacýnýn sol omuzuna çarptýktan sonra sendeleyerek yere düþerken, kazadan hemen sonra dizlerinde geniþ morluklar olduðunu göz önünde tutara.k ani bir iðilme ile asfalt üzerine yüz üstü düþmesi olasýlýdýr. Ýstinaf edenin avukatý davacý þahadetinde, davalýnýn kendisine önden vurduðunu söylediðini ileri sürdü. Halbuki davacýnýn söylediði önden gelen motorun sol omuzuna çarptýðýdýr. Tutanaklarýn mavi 32. sayfasýnda bu hususta davacýnýn þahadeti aynen þöyledir:-
"S.Ve o motor çarptý sana, önünden geldi ve sol omuzuna çarptý ?
C.Evet çarpmasýnda sersemledim ve ne olduðumu bilmiyorum. Kendimi hastahanede buldum."
Görülüyor ki davacýnýn çarpma hususunda söylediði sadece sol omuzuna çarpmasýdýr. Sol omuzuna ön tarafýna çarptýðý hususunda herhangi bir þahadet mevcut deðildir. Dr. Akan Sonuç davacýnýn sol omuzuna çarpýp sendeleyerek asfalt yere düþmesi ile, muzdarip olduðu kompresyon kýrýðýnýn meydana gelemiyeceði hususunda herhangi bir þahadet vermiþ deðildir. Kaldý ki Dr. Akanýn kýrýðýn nasýl meydana gelebileceði hususunda verdiði þahadet müdafaa þahidi olarak çaðýrýlan Dr. Okur tarafýndan teyid edilmiþ deðildir. Dr. Okura göre bu gibi kýrýklar vertebranýn þiddetli bir travmaya maruz kalmasý ile meydana gelir. Bu gibi travmanýn arkadan mý, yukarýdan mý, yandan mý veya aþaðýdan mý olacaðý hususunda. herhangi bir þahadet mevcut deðildir. Dr. Akan bu gibi kýrýklarýn sadece ve sadece arkadan vurmakla meydana gelebileceði hususunda herhangi bir þahadet vermiþ deðildir. Kaldý ki Dr. Akan Sonucun verdiði þahadet bu gibi kýrýklarýn sadece ve sadece arkadan vurmakla meydana geldiði anlamýna alýnsa dahi, bu þahadet bu gibi kýrýklarýn meydana gelmesi hususunda bilinen aleni gerçeklere aykýrýdýr. Bu tür kýrýklarýn nasýl meydana geldiði hususunda daha önce kaza davalarýnda birçok doktorlar tarafýndan þahadet verilmiþtir ve bu þahadetlere göre bu tür kýrýklar bir tazyik neticesi meydana gelen kýrýklardýr. Tazyik birçok þekillerde olabilir. Meselâ herhangi bir þahsýn yüksek bir yerden düþmesi bisikletten düþmesi ve saire (Bu hususta bak Ýstinaf No. 24/73). Kanaatýmca bu tür kýrýklar hususunda daha önceki davalarda verilen þahadet Mahkeme tarafýndan res'en kabul edilmesi gerekir (judicial notice). Bu hususta Glenister A. v. Glenister G. (1945) P.30 davasýnda s.36'da Lord Merriman P. þunlarý söyledi:-
"He gave evidence that he had had connexion with his wife during that leave, which would have been a time (I think I am entitled to draw on knowledge f rom evidence given over and over again in this Court) ........ .... -...... .. and of which I think I am entitled to take judicial rýotice for the reason I have already given (because I have had the same thing in evidence on more than one occasion, and there has never really been any dispute about it) we have been remainded that this disease may lie dormant for a very long time."
Unutmamak gerekir ki Doktorlarýn kompresyon kýrýklarýnýn nasýl meydana gelebileceði hususunda verdikleri þahadet bir eksper þahadettir ve bu gibi þahadetin büyük bir titizlikle incelenmesi gerekir. Bu gibi eksperlerin' görevi herhangi bir kýrýk, yara veya hastalýðýn nasýl meydana gelebileceðini Mahkemeye gerekli ilmi kriterlere istinad ederek göstermektir. Mahkem.e de eksperlerin ileri sürdükleri ilmi kriterleri bir teste tabi tutarak eksper'in söylediklerinin doðru olabileceðini þahadette isbat olunan olgulara dayanarak karar vermesi gerekir. Bu hususta Phipson On Evidence 11. baský, s.510'da þunlar yer almaktadýr:
"The duty of experts 'is to furnish the judge or jury with the necessary scientific criteria for testing the accurancy of their conclusions, so as to enable the judge or jury to form their own independent judgement by the application of these criteria to the facts proved in evidence. ' Although, therefore, a doctor giving medical testimony in a criminal trial may be regarded as giving independent expert evidence to assist the court, it is quite wrong for the jury to be directed that his evidence should be accepted in the absence of reasons for rejecting it."
Bu meselede Mahkemenin doðru olarak kabul ettiði olgular þunlardýr: Kaza. anýnda davacý banket üzerinde yürümekte iken davalý motosikletini davacýnýn karþýsýndan gelerek sürmekte idi. O anda yolda herhangi bir baþka araç mevcut deðildi. Davalýnýn motosikleti davacýya çarparak davacý sendeledikten sonra yolun asfalt kenarýna düþtü. Yine Mahkemenin doðru olarak kabul ettiði þahadete göre davacý kaza gününe kadar herhangi bir bel aðrýsýndan muzdarip olmayýp kaza gününe kadar devamlý olarak hizmetçi olarak çalýþmakta idi ve kazadan hemen sonra dizinde ve belinde büyük aðrýlar hissetti. Bu aðrýlar uzun müddet devam etti ve davacý uzun müddet yatakta kaldý. Mahkeme hükmünde vertebra kýrýðýnýn kaza neticesi meydana geldiðine kanaat getirdi. Görülüyor ki Mahkeme huzurunda verilen þahadette davacýya arkadan vurulduðuna dair herhangi bir þahadet mevcut deðildir. Mamafih doðruluðu inkâr edilemeyen bir vak'a mevcuttur. O da motosikletin kadýna çarptýðý ve kadýnýn sendeleyerek yere düþtüðüdür. Mahkeme isbat olunan olgular ýþýðýnda kabul edilen direkt ve olumlu þahadete zýt bir eksper görüþ kabul edilemez. Bu hususta Phipson On Evidence 11. baský, s.510-511'de þunlar yer almaktadýr:
"The testimony of experts is often considered to be of slight value, since they are proverbially, though perhaps unwittingly, biased in favour of the side which calls them, as well as over-ready to regard harmless facts as confirmation of preconceived theories; moreover, support or opposition to given hypotheses can generally be multiplied at will. Indeed, where the jury accept the mere untested opinion of experts in preference to direct and positive testimony as to facts, a new trial may be granted. The court has accepted the evidence of a wife as to the paternity of a ten months child, in spite of the unanimous opinion of several doctors."
ve Taylor On Evidence, 12. baský, Vol.I s.59'da aynen þunlar yer almaktadýr:-
"Perhaps the testimony which least deserves credit with a jury is that of skilled witnesses. These witnesses are usually required to speak, not to facts, but to opinions; and when this is the case, it is often quite surprising to see with what facility, and to what an extent, their views can be made to correspond with the wishes or the interests of the parties who call them. They do not, indeed, wilfully misrepresent what they think, but their judgments become so warped by regarding the subject in one point of view, that, even when conscientiously disposed, they are incapable of forming an independent opinion. Being zealous partizans, their Belief becomes synonymo-us with Faith as defined by the Apostle, and it too often is but 'the substance of things hoped for, the evidence of things not seen'. To adopt the language of Lord Campbell, 'skilled w t esses come with such a bias on their minds to support the cause in which they are embarked that hardly any weight should be given to their evidence."
Müdafaa þahidi olarak çaðrýlan Dr. Okurun verdiði þahadete göre kaza anýna kadar davacý herhangi bir bel aðrýsýndan muzdarip deðilse idi ve kazadan hemen sonra bel aðrýlarýndan þikâyetlerde bulunmuþsa, bel aðrýlarýnýn kazadan dolayý meydana gelen vertebra kýrýðýndan olmasý büyük bir ihtimal dahilindedir. Bidayet Mahkemesi verdiði hükümde davacýnýn Mahkemede çok açýk ve gerçekçi þahadet vermiþ olduðuna kanaat getirdi. Kazanýn nasýl olduðu hususunda Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen tüm þahadeti esaslý bir þekilde inceledim. Þahitlerin gördüklerini iddia ettikleri hususlarý görebilme olanaðýna haiz olduklarý aþikârdýr. Davacý lehine þahadet veren þahitlerin davacýnýn davasýný kazanmasýndan herhangi bir menfaatý olduðu hususunda herhangi bir þahadet mevcut deðildir. Davacýnýn kaza ile ilgili verdiði þahadet, bilhassa kaza anýnda kaza yerinden baþka herhangi bir araba geçmediði, çarpmadan sonra yere düþtüðü hususundaki þahadet, baþka þahadet ve hatta bazý hususlarda davalýnýn verdiði þahadetle desteklenmektedir. Davacýnýn istintaka tabi tutulduðunda verdiði þahadet ile daha önce verdiði þahadet arasýnda herhangi bir tutarsýzlýk mevcut deðildir. Bilâkis gerek ilk þahadeti gerek istintaka tabi tutulduðundaki þahadeti tam bir tutarlýlýk arzetmektedir. Kanaatýmca Bidayet Mahkemesi davacýnýn þahadetine inanmakla herhangi bir hata iþlemiþ deðildir, bilâkis verilen tüm þahadet nazarý itibara alýndýðýnda davacýnýn þahadetine inanmamýþ olsaydý bir hata iþlemiþ olacaktý. Kazanýn nasýl meydana geldiði hususunda Mahkeme huzurunda direkt ve olumlu þahadet mevcuttur. Mahkeme bu þahadetin doðru olduðunu kabul etmiþtir. Bu nedenle Dr. Akan Sonucun kompresyon kýrýkla.rýnýn nasýl meydana geldiði hususunda verdiði þahadet yalnýz arkadan vurmakla meydana gelebileceði anlamýna alýnsa dahi, eksper þahadet olduðundan ve direkt ve olumlu þahadete tamamen zýt bulunduðundan bu þahadete en ufak bir deðer verilmemesi gerekir. Kaldý ki Dr. Akan'ýn verdiði þahadet kýrýðýn sadece arkadan vurmakla meydana gelebileceði hususundaki verdiði þahadet kabul edilse dahi, davalýnýn motorunun davacýya çarpmadýðý ve davalýnýn kaza ile ilgisi olmadýðý kabul edilemez. Daha önce belirttiðim gibi kaza a.nýnda yolda davalý ve davacýdan baþka herhangi bir þahýs veya araç mevcut deðildi. Davacý da yolun sol tarafýnda bankette yürüdüðüne göre davalýnýn motoru kendisine çarpmakla davalýnýn motorunu ihmalkârane sûrdüðüne herhangi bir þüphe yoktur.
Yukarýda belirtilenlerin ýþýðýnda Bidayet Mahkemesinin mes'uliyet ile ilgili bulgusu hatalý deðildir. Bu nedenle 1(a)(b), 2 ve 3. istinaf sebeplerinin reddolunmasý gerekir.
Þimdi de 4. istinaf sebebini ele alalým. 4. istinaf sebebi davacýnýn muzdarip olduðu kompresyon kýrýðýnýn uðradýðý kazadan meydana gelmediði ile ilgilidir. Ýstinaf edenin avukatý 4. istinaf sebebini Dr. Akan Sonucun daha önce iktibas ettiðim kompresyon kýrýðýnýn nasýl meydana gelebileceði hususundaki þahadetine, davacýnýn kazanýn nasýl olduðu hususundaki þahadetine ve müdafaanýn eksper þahidi olarak çaðýrýlan D. Ýhsan Kaya Okurun þahadetine istinad ettirdi. Dr. Ýhsan Kaya Okur eksper þahadetini 5 Ekim 1973'de davacýya yaptýðý muayene ve davacýnýn Nisan 1972' de çektiði röntgene istinad ettirdi. Dr. Ýhsan Kaya Okur röntgeni muayene ettikten sonra ikinci lumbal vertebrada çok eski bir kompresyon kýrýðý olduðunu söyledi. Gördüðü kompresyon kýrýðýnýn röntgen tarihinden 4-5 ay ewel olmuþ olduðu yoksa çok daha eski birþey olduðu hususunda tutanaklarýn 60. sayfasýnda þunlarý söyledi:"Böyle bir çöküntü umumiyetle uzun bir zamandan beri devam eden hastalýðýn neticesidir. Bu müddet artýk 2 sene, 3 sene, 4 sene, 5 sene veya daha fazla olabilir. 6 ayda böyle bir görünüm verebilmesi için bu vertebranýn gayet aðýr bir travmaya maruz kalm-asý gerekir."
s.62' de ise þunlarý söyledi:
"S. Dr. Kaya Bekiroðlu bugün ö.s. biraz önce demiþtir bu kadýnýn bu sakrum bölgesinde kazadan hemen sonra sýzý ve ýzdýraptan þikâyet ettiði doðrudur. Mamafih kabul etmek gerekir ki göremedim diyor suçtur diyor hemen kýrýðý göremedim diyor, Mamafih bunun daha sonradan Dr. Akan beye havale ediyor ve Dr. Akan bey bu durumu meydana çýkardý. Bu tip bir durumun daha sonradan meydana çýkmasý normal midir?
C.Hafif vak'alarda normaldir gözden kaçabilir ama hastanýn böyle yürüyerek hastahaneden çýkmasý beklenemezdi."
s.65' de ise þunlarý söyledi:
"S.Bu alçý yataðý yapýlmýþ olduðuna göre demek bu kadýnda bir kýrýk olduðuna delâlet etmez mi?
C.Bu hasta alçý yataðýnda yatmasaydý ve yataðýnda 1-2 hafta istirahat etmiþ olsaydý yine bugün orada oturabilirdi ayni þekilde hiç fark etmeyebilirdi."
s.66' da ise þunlarý söyledi:
"S.22/12/1971'de sizin söylediðiniz gibi 2 sene gibi uzun bir devre gerisine baðlayacak olursak bu devre içinde bu kadýnýn normal iþlemesi, normal çalýþmasý normal midir?
C.Böyle bir hastanýn ani þekilde þikâyetle böyle aniden baþlamasýný bekleyemezdim tabii Fakat çöküntünün hemen baþlangýcýndan da þikâyetlerinin baþlamamasý mümkündür."
s.67' de ise þunlarý söyledi:
"S.Kaza günü ve kazadan hemen sonra bel sýzýlarýndan ilk defa olarak þikâyetlerde bulunmuþsa bunu o kazaya baðlamak imkâný var mý?
C.Ýhtimal vardýr fa.kat ayni zamanda. kronikleþmiþ bir durumun kötüleþmesi de olabilirdi.
S.Eðer bu kadýn daha önce kaza gününe kadar hiç bel þikâ.yetlerinde bulunmamýþsa ve o kazadan hemen sonra þikâyetlerde bulunmuþsa kronikleþmiþ bir durumdan daha fazla o kazaya atfedilecek bir durum olarak kabul etmez misiniz?
C. Büyük bir ihtimalle evet.
S.Bu röntgeni gördünüz. Þiddetli derecede bir travma neticesinde çöküntü olmuþ olsa idi bundan 5-6 gün sonra bu kadýn çýkýp da 4 ay hiçbir doktora görülme ihtiyacýný hissetmeyecek kadar aðrýsýz olabilir miydi?
-C. Çok acaip bir þey olur."
-
s. 68' de ise þunlarý söyledi:
"S.Kat'i olarak kaç senelik olduðunu bize söyleyebilir misiniz ?
C.Kat'i olarak söyleyemem. Kronikleþmiþ fakat seneler sürebilir.
S.Bu hastada kat'i olarak 6 aylýk, 1 senelik mi yahut da çok uzun senelerden sonra kronikleþmiþ olduðunu söyleyebilir misiniz?
C.Röntgene dayanarak söyleyemeyiz.
S.Bu hasta 6 gün hastahanede yattý. Hastahaneden çýktýktan sonra yine evde yatmýþsa veya hem yatýp hem buna ilaveten kendisine bazý sýzý öldürücü iðneler yapýlmýþsa bu sýzýlarý hissetmemiþ olabilir mi?
C.Eðer tamamýyle 3-4 hafta yatakta istirahatine çekildiði takdirde hafif sýzý kesici iyneler neticesinde söylediðiniz mümkündür. Fakat böyle hafif ev iþi yapmasý bu hastadan beklenemezdi. Yani bu travma neticesinde bel kemiði kýrýklýðýna maruz kalan hasta hafif ev iþi yapmasý ve bunun sýzýsýna dayanmasý hakikaten beklenemezdi.
S.Ben diyorum ki hastahaneden çýktýktan sonra yatmýþsa.
C.Devamlý surette 3-4 hafta yatmýþsa ve sýzý dindirici iðne almýþsa olabilir fakat hakikaten hafif deðil de aðýr sýzý dindirici almasý gerekirdi."
Kompresyon kýrýðý hususunda Dr. Akan Sonucun þahadeti tutanaklarýn mavi 13 ve 14. sayfalarýnda aynen þöyledir:"S. Bu gibi bir kýrýk ya.hut çökük dediðiniz sizin bakýldýðýnda röntgenden umumi muayene yapýldýðýnda ne kadar zaman ewelinden olmuþsa söylenebilir? C.5 seneye kadarsa söyleyebiliriz fakat daha yakýnsa artýk aylar mevzubahis olduðu zaman bu kýrýklarda kallus görmediðim için yani yeni kemik teþekkülü görmediðim için biz eski mi yeni mi olduðunu ancak bel kemiðinin tazyik altýnda kalarak osteoartritik deðiþiklikler yaptýðý zaman eski olduðunu anlarýz fakat filimde bu bel kemiðinin tazyik altýnda kaldýðýný bulabiliriz.
S. Ne kadar zamanda osteoartritik deðiþiklikler baþlar? C. 2 sene hiç olmazsa artýk bu bünyenin büyük rolü vardýr fakat herhalde artýk kat'i rakam söyleyemem.
S. Ne kadar zaman?
C. 1 1/2 sene 2 sene, baþka hekim gelir 1 sene diyebilir.
S.Demek bu gibi çöküntüler 1 1/2 ile 3 sene arasýnda osteoartritik deðiþiklikler gösterir?
C. Evet.
S.Siz burada osteoartritik deðiþiklik görmediðiniz için bunun 3 seneden daha eski
olduðunu söyleyemezsiniz?
C. Söyleyemem.
S.Fakat daha yeni ise 3 seneden ne kadar yenidir söyleyemezsiniz ?
C.Söyledim, 3 ay olamaz çünkü ýztýraplarý daha çok olur. Ýlk 3 ay zarfýnda hastanýn
þikâyetleri çok fazladýr.
S. Bu hastada çok fazla þikâyet varmýydý?
C. Bahsettiðim gibi biraz ewel çok fazla idi.
S.Bu dediðiniz týbbi þey ilk baþladýðý günden þikâyeti olmasý lâzýmdýr?
C. Evet.
S. Bu þikâyet yatýrýr mý yatakta kendisini yürüyemeyecek kadar bir aðrý verir mi?
C. Verir, vermesi lâzýmdýr.
S. Kaza olduktan hemen sonra ne kadar müddet için bu kadýnýn yataktan inmeyecek kadar
olmasý lâzýmdýr?
C. Bu tip bir çöküntüde 3 ay muhakkak yatmasý lâzýmdýr büyük aðrý içerisinde.
S. Ve ondan sonra kalktýðýnda büyük sýzý ile yavaþ yavaþ ve zorlukla yürümesi lâzýmdýr.
C. Tabii bel hareketleri ileri derecede mahduttur eðilemez aðrýdan dolayý."
Tutanaklarýn sayfa mavi 19'unda ise þunlarý söyledi:
"S.Bu bel kaymasý ani bir kazadan olabilir. Böyle olabildiði gibi farkýna varmadan da olabilir mi insan? Meselâ birçoklarý olur, nasýl olduðunu farketmez.
C.Bu bel kaymasý deðildir. Bu kompresyon kýrýðýdýr ve çok þiddetli bir tazyik altýnda kordun kesilmesi demektir, kemiðin kesilmesi demektir. Hastanýn bunu farketmemesine imkân ve ihtimal yoktur."
Davacý kazayý geçirdikten sonra hemen genel hastahaneye götürûldû ve orada Operatör Dr. Kaya Bekiroðlu tarafýndan muayene edildi. Dr. Kaya Bekiroðlu muayenesinde sol kaþ üzerinde 6 cm. uzunluðunda bir yara, burun üzerinde 1 cm.lik bir yara, concussion, sýrt aðrýsý, göðüs aðrýsý ve cilt altýnda sakrum ve sað ve sol dizlerde geniþ morluklar, sað diz tarafýnda 2,3 cm. uzunluðunda sýyrýk, sað tibbia nahiyesinde geniþ hematom ve sað elde muhtelif sýyrýklar mevcuttu. Davalý periþan bir durumda idi. 28.12.lg71 tarihine kada.r hastahanede kaldý ve 3 ay istirahat ile taburcu edildi. Dr. Kaya Bekiroðlu davacýnýn þikâyetleri ve kompresyon kýrýðý hususunda þahadetinde tutanaklarýn mavi 46. sayfasýnda þu-nlarý söylemiþtir:-
"S.Bu kadýn hastahaneye ilk yattýðýnda bu son kazadan sonra sýrtýnda aðrýdan þikâyet etti dediðinizde neyi kast ediyorsunuz ?
C. Omuzdan aþaðýya kadar.
S. Ve bunun sebebi ne olabilirdi?
C.Yumuþak doku harabiyeti olabilir, kýrýk olabilir çünkü muhtelif organlar vardýr. Kýrýk olmayabilir de yumuþak dokularý zedelenebilirdi. Zaten kadýn asabi mizaçlýdýr.Bazý hasta bir yaraya tahammül eder bazýsý etmez. Ama bu kadýnýn mahsus yaptýðý bir þey deðildir. Bu kadýn hakikaten bir kaza geçirdi ve bu bulgularýmýz vardý ve hakikaten periþan bir durumda idi.
S.Bu kadýnýn kuyruk sokumu tarafýndan bir aðrýsý vardý. O nereden olabilirdi?
C. Sert bir kemiktir ve üzerinde yumuþak dokusu azdýr. Bu kuyruk sokumu denilen
bölge çok hassastýr çünkü üzerinde hiç yumuþak doku yoktur. Onun için ufak bir
darbeden kýrýk olmasa dahi, çok aðrýlý olabilir.
Sayfa mavi 47'de ise þunlarý söylemiþtir:-
"S. Kadýn 6 gün yattý hastahanede ondan sonra taburcu edildi ve Akan beye Nisan
ayýnda gitmiþtir.
C. Olabilir. Bu týpta olabilir böyle þeyler.
S.Týpta eski kýrýklar bir müddet saklý kalýp kendini hissettirmiyor.
C.Bazý bölgelerde kýrýk filmi çekersin, görmezsin ve emin olmak için 15 gün sonra çekin diye kitaplar yazar. Meselâ burun, el kýrýklarýnda bu gibi þeyler olabilir.
S.Ciddi kýrýklardan bahsediyorum ben.
C.Bu bel kýrýðý zaten mafsal kýrýklarýdýr, ilikten görülmeyebilir.
S.Derecemeselesidir?Hafif bir kýrýk görülmeyebilir ama çok þiddetli biýr kýrýk?
C.Mühim deðildir. Çok hafif bir kýrýk olabilir de felç yapar onu siz röntgene
bakarsýnýz görmeyebilirsiniz fakat ayaklarý tutmaz hastanýn. Yine býraktýðý sekel mühimdir. Mühimolanbu hastada felç olmamýþtýr, amakýrýk kýrýktýr.
S.Kýsacasý sizin tedaviniz altýnda bulunduðu müddet bel kýrýðý diye müþahade edilmiþ
deðildir.
C.Akan bey belki etmiþtir, ben etmedim, edemedim yahutta.
S.Etmemek yahut edememek mühimdir görülmeyen bir þeyse.
C.Ama baþkasý görebilir, olabilir bu. Karýþýk bir bölgedir burasý ve görmeyebilirsiniz.
Bu hatayý yapabilirsiniz.
S.Mümkün deðil mi ileride bir hastaya bakýldýðýnda bir kýrýklýk görüldüðünde kýrýðýneskiden uzunca bir zamandan beri orada mevcut olmasý mümkün deðil mi?
C.Zaman söylenebilir. Çok eski mi yeni mi. Yalnýz mühim olan bu kadýn kýrýk geçmiþ geçmemiþ mühim deðildir, çünkü nihayet komplikasyon yapmamýþ bir kýrýktýr. Fakat aðrý çekmiþtir. Kýrýlmada; dolayý bir hasta belinde ayni derecede aðrý çekmiþtir. Bizce kýrýk var yok týpça bir sinir komplikasyonu olmadýkça bir kýrýk mühim deðildir. Yumuþak doku iyi olabilir hatta bazý halde kýrýktan daha fazla yumuþak doku aðrýsý olabilir. Bu o kadar üzerinde durulmasý mühim deðildir bence.
Tutanaklarýn mavi 49. sayfasýnda ise Mahkemenin sorusuna cevaben Dr. Kaya Bekiroðlu aynen þunlarý söyledi:
"S.Bu hanýmýn aðrýlarý yahut sizin müþahade ettiðiniz, teþhis koyduðunýýz yaralarý 3 ay zarfýnda tamamýyle kesbi afiyet edecek durumda mýydý?
C.Olmayabilirdi. Bakarsýnýz kýrýk da olabilir. Bu 6 ay bir sene kadar gider. Sonra bu þeylerde bu belkemiðinde varsa o zaman belli olmaz yine.
S. Eðer kýrýk mevcutsa.
C. Bir sene kadar gider."
Doktorlara sorulan sorulardan açýkça görülüyor ki davalýnýn avukatý davacýnýn muzdarip olduðu kompresyon kýrýðýnýn kazadan önce mevcut olduðunu ileri sürmek istemiþtir. Müdafaa þahidi olarak çaðýrýlan Dr. Ýhsa.n Okurun þaahdetinin bazý kýsýmlarý da bu mealdedir. Mamafih öyle anlaþýlýyor ki Dr. Ýhsan Okur davacýnýn hastahanede 6 gün kaldýktan sonra hastahaneden yürüyerek eve gittiðini, evde iþ yaptýðýný ve davacýnýn herhangi bir aðrýsý olmadýðýný farzetmiþtir. Çünkü þahadetinde böyle bir hastanýn yürüyerek hastahaneden çýkmasýnýn beklenmediðini, hastahaneden çýktýktan sonra 4 ay bir müddet için hastanýn aðrýsýz olamýyacaðýný, travma neticesinde bel kemiði kýrýklýðýna maruz kalan hastanýn hafif ev iþi yapmasý ve bunun sýzýsýna dayanmasý beklenmediðini söylemiþtir. Halbuki esasýnda davacý hastahaneden çýktýðýnda evine araba ile gittiðini, Polisin ifade almak için davacý-nýn evine gittiðini söyledi. (Bak Tutanak s. mavi 27). Davacý þahadetinde kazadan e-vv-el sýzý ve yorgunluk hissetmediðini, otellerde iþlediðini söyledi. (Bak Tutanak s. mavi 31). Davacý þahadetinde hastahaneden çýktýktan sonra eve gittiðini ve evde yattýðýný, Rum hastahanesinde hasta yatan kocasýný görmeðe gidemediðini söyledi. Kocasýnýn daha sonra Türk Genel Hastahanesine getirildiðini ve kendisinin de hastahanede kocasýnýn yanýnda yattýðýný söyledi. Davacý kocasýnýn yanýnda yatarken, kocasýna baktýðýný söyledi. Nasýl baktýðý hakkýnda sorulan bir suale þu cevabý verdi.
"Farzedelim ben giderdim kýza çaðýrýrdým, su isterdi uzanýr su verirdim. Yürüyemezdim gideyim. Son ne-f-esine kadar yanýnda yatýrdým. Öldü gitti, ben de evime gittim."
Davacý durumu hakkýnda sorulan bir suale tutanaklarýn mavi 36. sayfasýnda þu cevabý verdi:-
"S. Kocan rahmetlik olduktan sonra tekrar evine gittin?
C. Evet.
S. Tekrar evine gittiðinde evinde ne gibi iþ yapardýn?
C.Ýþ yapamazdým yatýrdým her gün yatakta. Aþaðý inemezdim ve hususi yatak kurdular aþaðýya tuvalete bile kalkýp yürüyemezdim ve oturak getirirlerdi.
S. O zaman þu bu kazadan sonra arkan aðrýrdý?
C. Evet.
S. Niçin bekledin ta Nisana kadar doktnra. görünesin?
C. Belki dedim þiþkinliktendir ve git gide geçer gittik sonra arttý en nihayet Akan beye
gittim. Gittik sonra doðrulamazdým kalkýp oturamazdým sýzý gittik sonra arttý dedim
gideyim Akan beye.
S. Hastahaneden çýktýðýný haydi kabul edelim bir miktar sýzýn vardý arkanda biran
için kabul etsek bir miktar sýzýn vardý çok mu idi0 sýzý hastahaneden ilk çýktýðýnda?
C. Hastahaneden zaten kalkýp da yürüyemezdim beni araba ile götürdüler.
S. Arkanýn aðrýsýndan?
C. Belimin aðrýsýndan yürüyemezdim.
S. Ve hastahaneden seni çýkardýklarýnda belin fena halde aðrýrdý?
C. Evet.
S. Hastahanedeki doktorlara söyledin mi belin aðrýr çok?
C. Þiþtir arka beredir belki þey eder günden güne olmadý.
S. Hastahaneden çýktýn 10-15 gün geçti baktýn ki o aðrý daha devam eder.
C. Evet.
S. Çok þiddetli bir þekilde devam ederdi?
C. Evet.
S. Ondan sonra niçin gitmedin?
C. Ben kocamýn yanýnda idim iðne salarlardý bana kocam öldükten sonra ben onun
acýsýndan nerde olduðumu bilmezdim.
S.Hastahaneye kocana bakmaða gittin iðne yaparlardý sana ?
C. Hap verirlerdi iðne salarlardý sýzý dinsin diye belimin.
S. Demek sen hastahanede iken doktora þikâyet ettin belinin aðrýdýðýný?
C. Tabii belim aðrýdýðýný bilirlerdi."
Bidayet Mahkemesi, huzurunda þahadet veren, Davacýnýn þahadetini deðerlendirmiþ ve davacýnýn, kazadan mütevellit, belinin daimi sýzý içinde olduðu, ancak kendisine iðne yapýlmakla bu sýzýya mukavemet ettiði ve daimi surette yatakta kaldýðý hususunda verdiði þahadeti kabul etmiþtir. Bu þahadete aykýrý hprhangi baþka bir þahadet mevcut deðildir. Bidayet Mahkemesi davacýnýn Mahkemeye verdiði þahadetin açýk ve gerçekçi olduðu kanaatýna vardý.
Mahkeme huzurunda verilen tüm þahadeti esaslý bir þekilde inceledikten sonra. Bidayet Mahkemesinin davacýnýn þahadetine inanmakla en ufak bir hata iþlemediði kanaatýna vardým. Bidayet Mahkemesinin doðru olarak kabul ettiði þahadetten açýkça görülüyor ki davacý kaza.dan önce muhtelif yerlerde hizmetçilik görevlerini yapmakta ve kazadan hemen sonra davacý daimi olarak belinden sýzý çekmekte, kendisine- iðne yapýlmakla sýzýya mukavemet etmekte ve da-imi surette yatakta bulunmakta idi. Her üç doktor da travma neticesi meydana gelen bir kompresyon kýrýðýndan muzdarip olan bir þahsýn, en azdan ilk 3-4 ay içerisinde fazla aðrý hissetmesi, yürüyememesi ve hiç bir iþ yapmamasý gerektiðini belirttiler. Dr. Akan Sonuç davacýyý ilk muayene ettiðinde davacýnýn bel kemiðinden çok ýzdýrap çektiðini söyledi. Bu þahadetten istihraç olunabilecek yegâne olgu, her üç doktorun travma neticesi meydana gelen kompresyon kýrýðý hususunda verdikleri þahadeti de göz önünde tutarak, davacýnýn muzdarip olduðu kompresyon kýrýðýnýn ka.zadan meydana geldiðidir. Bu nedenle 4. istinaf sebebinin reddolunmasý gerekir.
5. istinaf sebebine gelince istinaf edenin avukatý kesilen genel tazminat miktarýnýn aþikâr surette fahiþ olduðunu iddia etti. Davacýnýn aldýðý yaralarýn en önemlisi hiç þüphe yoktur ki kompresyon kýrýðýdýr. Kompresyon kýrýðýndan dolayý davacý için alçý yataðý yapýldý ve 2-3 ay alçý yataðýnda kaldýktan sonra. devamlý olarak çelik korse giymesi lûzumlu görüldüðünden, davacý devamlý olarak çelik korse giymektedir. Davacýda belkemiði ileri derecede çökme ve üçgen þeklini alma dolayýsýyle, davacýnýn belkemiðini zorlayacak hiçbir harekette bulunmamasý gerekir. Dikkatsizce hareket edildiði takdirde felç olma ihtimali mevcuttur. Davacýda %50 malûliyet hasýl olmuþtur. Davacý Mahkemeye þahadet verdiði 18 Ocak 1974'e kadar herha.ngi bir iþ yapamamýþ ve daha önce hizmetçi olarak temin ettiði kazançta-n tamamen mahrum edilmiþtir. Verilen þahadete gö-r-e davacý normal hizmetçilik görevini yapacak durumda deðildir. Bidayet Mahkemesi 22.12.19-71'den 31 Mart 1972 tarihine ka-dar kazanç kaybýnýn K.L.120.- olduðunu tesbit etmiþ ve bu miktar için özel zarar ziyan olarak davacýnýn lehine hüküm ve-rmiþtir. Bidayet Mahkemesi dava-cýnýn kazanç kaybýnýn ayda ne kadar olduðunu kesin olarak belirtmemekle beraber 3 ay 10 gün için K.L. 120.- olduðunu tesbit etmekle aylýk kazancýnýn K.L.36.- olarak tesbit edildiði görülür. Davacýnýn Bidayet Mahkemesi huzurunda þahadet verdiði güne kadar yani 18 Ocak 1974 e kadar hi bir i yapmadýðý göz önünde tutulduðunda davacýnýn 1 Nisan 1972 den 18 Ocak 1974'e ka.dar geçen müddet için kazanç kaybýný almasý gerekir. Bu müddet de 21 ay 18 gün eder. Bidayet Ma.hkemesi aylýk kazanç kaybýnýn K.L.36.- olduðunu tesbit ettiðine göre 21 ay 18 gün için kazanç kaybý K.L.778.600 mil eder. Bidayet Mahkemesi tüm genel tazminatý, 1 Nisan 1972'den 18 Ocak 1974'e kadar geçen müddetin kazanç kaybý dahil, K.L.1,500.- tesbit etmiþtir. 24/73 sayýlý istinafta bisikletine hemen binmiþ olan davacý, davalý motosikleti ile bisiklete çarptýðýndan, yere düþtü ve ikinci omurunda basýnç yani þiddet neticesi dolayýsýyle kompresyon kýrýðý meydana geldi. Yüksek Mahkeme davacýya Bidayet Mahkemesi tarafýnda.n tesbit oluna.n K.L.2,600 genel tazminatý fahiþ görerek genel tazminatý K.L.1,800.-ya indirmiþtir. Kompresyon kýrýðý bakýmýndan gerek 24/73 sayýlý istinaftaki davacýnýn kýrýðý gerekse konu ,.. istinaftaki davacýnýn kýrýðý aynýdýr. 24/73 sayýlý istinafta davacýnýn yaþý kaza gününde 69-70 idi. Halbuki istinaf konusu davadaki davacýnýn yaþý takriben 54'dür. 24/73 sayýlý istinaftaki davacýnýn kaza zamanýnda senelik kazancý K.L.700.- idi. Halbuki istinaf konusu davadaki davacýnýn senelik kazancý K.L.432.-dir. Ýstinaf konusu davadaki davacýnýn ömrünün 24/73 sayýlý istinaftaki davacýdan daha uzun olacaðý büyük bir ihtimal dahilindedir. Davacýnýn aldýðý yaralarý, yaþýný, çekmiþ olduðu ve çekeceði ýzdýraplarý, müstakbel kazanç kaybýný, hizmetçilik iþinden mada hafif bir iþ yapabileceðini, baþka bir kazadan veya hastalýktan dolayý davacýnýn hayatýný kaybedebileceðini, hayatta vukuu muhtemel deðiþiklikleri ve davacýnýn mahkemede þahadet verdiði güne kadar K.L.778.600 kazanç kaybýna uðradýðýný nazarý itibara alarak Bidayet Mahkemesinin genel tazminat olarak tesbit ettiði K.L.1,500.-nýn aþikâr surette fahiþ olmadýðý, bilâkis çok makul hatta belki biraz düþük olduðu kanaatýndayým. Bu nedenle 5. istinaf sebebinin de reddolunmasý gerekir.
Þimdi de 6. istinaf sebebini ele alalým. Kanaatýmca Dr. Akan Sonucun davacýya yaptýðý muayene, alçý, 20-22 seanslýk fizik tedavisi göz önünde tutulduðunda Doktor ücreti olarak tesbit olunan K.L.200.- ilk nazarda fahiþ olarak görülmekte ise de, bu gibi hallerde makul ücretin ne olabileceði hususunda aksine þahadet olmadýðý cihetle Bidayet Mahkemesinin bu husustaki kararýna müdahale etmek doðru deðildir.
Yukarýda izah ettiðim tüm sebeplerden dolayý istinafýn reddine taraftarým.
Ahmet Ýzzet: Aleyhine istinaf edilen (davacý) 22 Aralýk 1971 tarihýne Lefkoþada umumi bir yolda yani Anadolu Caddesi-Omorfita Yolu-Belediye Orman Yolu kavþaklarýnda istinaf edenin (davalýnýn) DQ 834 plâka numaralý Lambretta motosikletini dikkatsiz sürerek kendisine çarptýðýný ve yaraladýðýný iddia ederek özel ve genel tazminat talep etmiþtir.
Davalý ise dosyaladýðý Müdafaa Takririnde kendisinin DQ 834 plâka numaralý motosikleti dikkatsiz sürdüðünü veya davacýnýn yarala.nmasýna sebep olduðunu reddetmiþ ve kazanýn tamamen davacýnýn kusur ve kabahatý neticesi vukubulduðunu ve alternatif olarak kazaya, karþý istikametten gelmekte olan kayýt numarasý meçhul bir kýrmýzý arabanýn sebebiyet verdiðini iddia etmiþtir.
Davacý Lefkoþada. 52 yaþýnda. bir kadýn olup iþçi olarak çalýþmakta, davalý ise Evkaf Dairesinde odacý olarak çalýþmakta idi.
Davacý, Bidayet Mahkemesinde verdiði þahadete göre, Omorfita yolunda tren istasyonu istikametinden Anadolu Caddesi istikametine doðru ö.s. saat 5'e doðru yolun sað tarafýnda bankette yürümekte idi. Hava yaðmurlu ve rüzgarlý idi. Sanat Okulunun önünde yolun kenarýnda bir fýktýkçý, fýstýkçýnýn yanýnda da fýstýk alan birisi duruyordu. Gece karanlýk olmasýna raðmen fýstýkçýnýn arabasýnda bir lûks yanýyordu. Davacýnýn iddiasýna göre davalý motosikleti ile karþý taraftan kendisine doðru gelirken kendisine çarptý ve yere düþürdü. -Yere düþtüðü zaman kendisinden geçen davacý hastahaneye kaldýrýldý. Kaza olduðu an gerek arka taraftan gerek ön taraftan herhangi bir vasýta gelmiyordu.
Davalýnýn þahadetine göre davalý Anadolu Caddesi istikametinden tren istasyonuna doðru yolun sol tarafýnda ilerlemekte iken karþýdan kýrmýzý renkli küçük bir araba parlak ýþýklarý ile 60 yarda mesafeden kendisine doðru geliyordu. Iþýklardan gözleri kamaþtýðýný ifade eden davalý, 10-12 metre yanaþtýðýnda arabanýn kendisine vuracaðýný anladýðý zaman durarak motosikleti altýndan yolun sað tarafýna doðru attý, kendisi de yolun ortasýna düþtü. Düþtüðü yer aþaðý yukarý fýstýkçýnýn durduðu yerin hýzasýnda idi. Burada davalýnýn yerde yattýðýný gördü.
Vakadan sonra kaza yerine giden PÇ 521 Altay Hasan çarpýþma noktasýnda yolun geniþliðinin 21 ayak 6 inç olduðunu, asfaltýn her iki yanýnda 4 ayak geniþliðinde banket olduðunu, o gece hava yaðmurlu olduðu için banketin çamurlu olduðunu, tren istasyonuna yani kuzeye doðru bakýldýðýnda yolun sol tarafýndan 4 ayak 6 inç içeride kan izleri bulunduðunu, Cemal Güxsel caddesinden kan izinin bulunduðu yere kadar olan mesafenin aþaðý yukarý 300-350 ayak olduðunu, bilâhare davalýnýn sürdüðü motosikleti muayene ettiðini fakat hexhangi bir çarpýþma izi bulamadýðýný ifade etmiþtir.
Bidayet Mahkemesi kazanýn davacýnýn iddia ettiði þekilde olduðuna inanmýþ, davalýnýn izahýný reddetmiþ ve kazanýn tamamen davalýnýn dikkatsizliði yiýzünden meydana geldiðine kanaat getirmiþtir. Mahkeme davacýnýn leyhine K.L.352.- özel ve K.L.1,500.genel tazminat için hüküm vermiþtir.
Davalý, Bidayet Mahkemesi hükmünden, aþaðýdaki sebepleri ileri sürerek istinaf etmiþtir:-
l. Verilen þahadet bir tüm olarak deðerlendirildiðinde:
(a)Davalýya herhangi bir mes'uliyet yükletmeyi haklý kýlacak mahiyette deðildi.
(b)Her halukârda davacýya da büyük miktarda mes'uliyet yükletilmesini icap ettirirdi.
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi kazanýn oluþ þekli hakkýnda davacýnýn þahadeti ile davacý þahidi Dr. Akan Sonuç'un þahadetleri arasýnda esaslý tenakuz olmasýna raðmen, kazanýn davacýnýn iddia ettiði þekilde vukubulduðuna dair bulgu yapmakla ve/veya davacýya inanýp davalýnýn þahadetini reddetmekle hataya düþtü.
3. Muhterem Bidayet Mahkemesi, mes'uliyet ile ilgili þahadeti deðerlendirirken hataya düþtü ve/veya. dikkata alýnmasý gereken hususlara hiç veya kâfi derecede ehemmiyet vermedi ve/veya dikkate alýnmamasý gereken hususlara lûzumundan fazla kýymet verdi.
4. Muhterem Bidayet Mahkemesi, davacýnýn uðramýþ olduðu bedeni hasar ile ilgili olarak doktorlarýn vermiþ olduðu þahadeti deðerlendirirken hataya düþtü ve/veya dikkata alýnmasý gereken hususlara hiç veya kâfi derecede ehemmiyet vermedi ve/veya dikkata alýnmamasý gereken hususlara lûzumundan fazla kýymet verdi ve/ veya sarih þahadet olmâmasýna raðmen davacýnýn belindeki çöküntünün ka.za neticesinden meydana geldiði hususunda bulgu yapmakla. hataya düþtü.
5. Muhterem Bidayet Mahkemesinin davacý leyhine vermiþ olduðu genel tazminat miktarý, davacýnýn yaþý, kazadan önceki ve sonraki sýhhi durumu, muvakkat bir iþçi olduðu, çalýþmakta olduðuna dair kendi þahadetinden baþka hiçbir þahadet mevcut olmadýðý, iþ yapma ve kazanç imkânlarý ve dava ile ilgili bütün hususlar nazara alýndýðýnda aþikâr surette fahiþ idi ve/veya genel zarar ile ilgili hukuki prensiplere uymuyordu.
6. Özel zarar ziyan kalemlerinden biri olarak verilen K.L.200.lýk Doktor ücreti makul deðildi ve/veya aþikâr surette fahiþ idi.
Ýlk önce 1, 2 ve 3. istinaf sebeplerini birlikte incelemeyi uygun gördüm.
Daha önce belirtildiði gibi davacý, karþýdan gelmekte olan davalýnýn kendisine çarptýðýný iddia etmiþ, davalý ise kazayý, davacýnýn arkasýndan geldiðini iddia ettiði küçük kýrmýzý bir arabaya atfetmiþtir. Davacýnýn kazanýn oluþ þekli ile ilgili þahadeti davacý þahitleri Yusuf Þevket ve Mehmet Ahmedin þahadetleri ile teyid edilmektedir.
Yusuf Þevket þahadetinde fýstýkçýdan fýstýk aldýðý bir sýrada bir gürültü ve feryat iþitip baktýðýnda 2-3 adým önde davacýnýn yolun içinde yattýðýný, davalýnýn motosikletinin ise yolda sürüklenir bir vaziyette giderek karþý tar-aftaki tellere vurup durduðunu gördüðünü, kaza olduðunda veya ondan hemen önce oradan herhangi baþka bir vasýta geçmiþ olsa farlarýndan bunu farkedeceðini ve böyle bir vasýtanýn geçmediðinden emin olduðunu söylemiþtir.
Mehmet Ahmet ise þahadetinde kaza yerinden yarým dönüm icadar ilerideki bir kahvehaneden ayrýlýp otomobiline gitmekte iken arkasýnda bir takýrtý iþittiðini, kaza yerine gittiðinde yerde davacýyý ve orada bulunan davalýyý gördüðünü, davalýya nasýl olup da davacýya. çarptýðýný sorduðunda davacýnýn kendisine "ufak ýþýklardý, kendisini görmedim" diye cevap verdiðini ve orada davalý ile beraber bulunduðu 5-10 dakika zarfýnda. davalýnýn kendisine kazayý baþka bir arabanýn yapmýþ olduðunu söylemediðini ifade etmiþtir.
Kazanýn kimin tarafýndan yapýldýðýný kararlaþtýrýrken dikkate alýnmasý gereken bir husus da, davalýnýn polise vermiþ olduðu ifadede (Emare II'de) ka,zaya sebebiyet verdiðini iddia ettiði arabadan bahsederken "bu arabanýn tam olarak rengini bilmiyorum ve numarasýný da alamadým" demesine raðmen, gerek Müdafaa Ta.kririnde gerekse Müdafaa tarafýndan yapýlan istintakta þahitlere sorulan sorularda bu arabadan kesinlikle kýrmýzý küçük araba olarak bahsedilmiþ olmasýdýr.
Ýstinaf eden, istinafýn duruþmasýnda. davacýnýn kaza sýrasýnda yolun saðýnda bankette yürümekte olduðunu söylediðini, þahadetin ise kazadan sonra davacýnýn asfaltýn içine düþmüþ olduðunu gösterdiðini ve binaenaleyh, davacýnýn bu ifa.desi ile davadaki diðer þahadet arasýnda týýtarsýzlýk olduðunu iddia etmiþtir. Davacý kendisine motosiklet çarptýðý zaman sendeleyip yere düþtüðünü söylemiþtir. Sendeledikten sonra, yana, asfaltýn içine düþmesi olanak dýþý deðildir.
Ýstinaf eden, Doktor Akan'ýn daha sonra eleþtirilecek olan þahadetine de deðinerek bu þahadet ile davacýnýn kazanýn ne þekilde olduðu hakkýnda söylediklerinin baðdaþmadýðýný, ve binaenaleyh Bidayet Mahkemesinin kazanýn nasýl vukubulduðu hususunda davacýya inanmakla hata ettiðini iddia etmiþtir. Doktor Sonuç ile davacýnýn þahadeti arasýndaki tutarsýzlýk, daha sonra etraflýca izah edileceði gibi, davacýnýn sonradan teþhis edilen belkemiði çöküntüsünün bu kazaya mebni olup olmadýðý bakýmýndan önem taþýmaktadýr.
Yukarýdaki söylenenlerden anlaþýlacaðý gibi Bidayet Mahkemesinin kazanýn kimin tarafýndan yapýldýðý hakkýnda bulgusunu destekleyecek yeter derecede þahadet Mahkeme huzurunda mevcuttu ve bu bulguya varmakla Bidayet Mahkemesinin hata etmiþ olduðuna dair ikna edilmiþ deðilim.
Ýstinaf eden kazanýn oluþunda davacýnýn da kusurlu olduðunu ileri sürmüþtür. Bu nokta üzerinde gerek Bidayet Mahkemesinde gerekse istinafýn duruþma.sýnda fazla durulmamýþtýr. Buna raðmen þunu belirtmek yerinde olur ki, da.va.cý kazadan önce yolun sað tarafýnda fakat bankette gittiðini iddia etmiþtir. O akþam havanýn yaðmurlu ve rüzgârlý olduðuna. dair þahadet vardýr. Kazadan sonra vaka yerine giden ve vaka yerinde ölçüleri alan PÇ Altay Hasan'a göre vaka yerindeki banket toprak olup o akþam hava yaðmurlu olduðu için çamurlu idi. Banketin çamurlu olduðunu ve bankette kazaya ait herhangi bir iz olduðuna dair þahadet olmadýðýný nazarý itibara alýrsak, davacýnýn bankette deðil de asfalt yolun sað tarafýnda bankete yakýn bir yerde yürüdüðü meydana çýkmaktadýr. Bidayet Mahkemesi maalesef kazadan hemen önce davacýnýn asfaltýn kenarýnda mý yoksa bankette mi yürüdüðüne dair herhangi bir bulgu yapmýþ deðildir. Davalý tarafýndan da davacýnýn nerede yürüdüðüne dair tatminkâr þahadet yoktur. Hatta davalý, gözlerinin kamaþtýðýný, ve davacýyý ancak kazadan sonra yerde yatýr bir vaziyette gördüðünü ifade etmiþtir.
Yukarýda söylenenlerin ýþýðýnda ve davanýn diðer bütün þeraitini nazarý itibara aldýðýmýzda davacýnýn kazaya katkýsý olduðuna dair ikna edilmiþ deðilim.
Þimdi de davacýnýn belindeki çöküntü ile ilgili 4. istinaf sebebini ele alalým.
Bu gibi ihmalkârlýk davalarýnda davacýnýn
(a) kazanýn davalýnýn ihmalkâ.rlýðý yüzünden vukubulduðunu; ve (b) bu ihmâlkarlýk neticesi davacýnýn yaralandýðýný isbat etmesi gerekmektedir. Yani davacý sadece kazanýn davalýnýn ihmalkâ.rlýðý yüzünden meydana geldiðini isbat etmekle yeti-nmemeli, yaralarýný davalýnýn ihmalkârlýðý sonucu vukubulan kaza neticesi aldýðýný isbat etmelidir.
Yukarýda izah ettiðimiz gibi davacý birinci hususu isbat etmiþtir. Ýkinci hususu isbat edip etmediðini incelemek gerekir.
Davacý kazadan sonra hastahaneye kaldýrýlmýþ ve 6 gün hastahanede kaldýktan sonra taburcu edilmiþtir. Hastaha.nede kaldýðý bu 6 güntük devre ile hastahaneden çýktýktan sonraki devreyi ayrý ayrý tezekkür etmeyi uygun buldum.
(A) Davacýnýn hastahanede kaldýðý 6 ünlük devre:
Bu devre ile ilgili 4 önemli noktaya temas etmek istiyorum. ( 1 ) Davacýnýn þahadetine göre davalý "motosikleti ile önden gelmiþ, sol omuzuna vurmuþ ve kendisini yere düþürmüþtür. Davacýnýn bu hususta muhtelif safhalarda verdiði þahadet þöyledir:
(s.26-27) "C. Orada toprak üzerinde fýstýkçý duruyordu okuldan taraf, Sanat Okulu vardýr orada duruyordu bir kiþi de yanýnda fýstýk alýrdý. Lûks vardý arabasýnda yanardý ve yaðmur yaðardý. Yoluma devam ettim karþýmda bir motor gördüm þafký yanardý yalnýz serseslediðimi bilirim ondan sonra ne oldu bilmiyorum.
S. Bu gelen motor sana çarptý mý?
C. Çarptý serseledi beni."
(s.32) "XX'tion: Bu kaza.da senin bildiðin senin gördüðün sen yolda yürürken önünde bir fýstýk arabasý vardý fýstýk arabasýnýn üzerinde bir lüks yanardý ve fýstýk arabasýnýn daha gerisinde bir motor üzerine doðru geliyordu?
C. Evet.
S. Ve o motor çarptý sana, önünden geldi ve sol omuzuna çarptý ?
C. Evet çarpmasýnda serseledim ve ne olduðumu bilmiyorum kendimi hastahanede
buldum."
(s.33)"C.Saðýma geçtiðim vakit biraz yürüdüm. Yürüdükten sonra böyle gördüm
motoru karþýdan geliyordu.
S. Motoru ilk gördüðünde ne kadar uzakta idi senden?
C. Tam okul kapýsýnýn þeyinde gördüm kendisini gelirdi ve geldi yanaþtý yanýma ve ben toprak üzerinde giderdim ve yanýma yanaþtýðýnda çarptý ve serseledim."
(s.42-43)"S. Ýlk gördüðünde bu motoru üzerine doðru gelirdi? C. Gelirdi böyle gittikten sonra yanaþtý yanýma ve çarptý.
S.Bu motoru ilk gördüðünde o da topraktan gelirdi yoksa asfalt içinden gelirdi:
C. Asfalttan gelirdi ve yürüdükten sonra ansýzdan çarptý.
S. Ben sana derim ki sen motora iyi dikkat etmedin.
C. Dikkat ettim.
S. Yanýna geldiðinde mi büktü üzerine?
C. Böyle gelirkenden dosdoðru çarptý bana.
S. Demek yanýna geldiðinde bükmedi üzerine?
C. Çarptýðýný ve serselediðimi bilirim."
Davacý Cemal Gürsel caddesi istika.metine doðru yolun sa.ð tarafýnda gittiðine göre ve davalý karþý taraftan dosdoðru gelip davacýnýn sol omuzuna vurduðuna göre davacýnýn önden arkaya olan bir vuruþ ile yere düþtüðü a.þikârdýr. Halbuki davacýnýn þahit olarak çaðýrdýðý doktorun söylediðine göre davacýnýn çökme kýrýðý yalnýz arkadan öne doðru yapýlan bir tazyik neticesinde olabilirdi. Bu hususta doktor Akan Sonuç'un þahadeti söyledir: (s.l9)
"S. Ýkinci bir husus bu nevi kýrýk dediniz öne doðru ani eðilmesi ile meydana gelen çöküntüdür.
C. Evet.
S.Bu hastaya arkadan þiddetli bir cisim araç yahut herhangi bir kuvvt vurmuþsa:
C.Bu tip kýrýklar zaten öyle olmasý lâzýmdýr ani bir bükülme yapacak kuvvetin olmasý lâzýmdýr.
S.Muhakkak bir tazyik neticesi herhangi bir mecburi eðilme.
C. Gayri ihtiyari bir eðilmedir.
Bay Dana Mahkeme vasýtasý ile:
S.Esas arkadan tazyik olabilir ani olarak gösterdiðiniz þekilde öne doðru eðilmesi lâzýmdýr.
C. Evet.
S. Önden vurulursa bir þey olmaz?
C. Olmaz, olmamasý lâzýmdýr."
Bundan da görüleceði gibi kazanýn oluþ þekli hususunda davacýnýn verdiði þahadet ile yine kendisinin þahit olarak çaðýrdýðý doktorun þahadeti arasýnda çok önemli çeliþki mevcuttur. Bu çeliþkinin nasýl izah edileceði ve da.vacýnýn þahadeti ile Doktor Akan Sonuç'un þahadetinin nasýl baðdaþabileceði hususu Bidayet Mahkeme sinin nazarýndan kaçmýþtýr. Bu nokta Bidayet Mahkemesinde iddia edildiði halde maalesef hükümde buna hiç deðinilmemiþtir.
Yukarýda iktibas edilen bu þahadetin davacýnýn kendi þahidi tarafýndan verildiði ve bu sebeple kendini baðladýðý, keza bu þahadetin tekrar soru (Re-Examination) safhasýnda verildiði ve bu tip çöküntünün arkadan ö-ne doðru a.ni eðilme neticesi meydana geldiði hususu davacýnýn avuka.tý tarafýndan iddia edildiði na.zarý itibara alýndýðýnda bu þahadetin önemi bir o kadar daha artar kanaatýndayým.
Bundan görüleceði gibi Dr. Sonuç'un þahadetine göre davacýnýn belkemiðinin ikinci vertebrasýndaki çökme kýrýðý davacýya önden motosikleti ile çarpan davalýnýn sebebiyet vermiþ olduðu kazadan ötürü olamaz.
(2) Davacý tarafýndan þahit olarak çaðýrýlan Türk Genel Hastahanesi Cerrahi Þubesinin Þefi Op. Dr. Kaya Bekiroðluna göre "hasta 22.12.71 tarihinde kafa travmasý þikâyeti ile acil olarak hastahaneye yatýrýlmýþtýr. Muayenesinde sol kaþ üzerinde 6 cm. uzunluðunda bir yara, karýn üzerinde 1 cm.lik bir yara, concussion, sýrt aðrýsý, göðüs aðrýsý ve cilt altýnda sakrum, sað dizde geniþ morluk ile sol dizde yine geniþ morluk ile, sað diz tarafýnda 2-3 cm. uzunluðunda sýyrýk, sað tibbia nahiyesinde geniþ hematom ve sað elde muhtelif sýyrýklar mevcuttu ve retregratif amnezi dediðimiz. 28.12.71 tarihine kadar kaldý ve 3 ay istirahat ile taburcu edilmiþtir bu hasta.."
Davacý hastahaneye kaldýrýldýðýnda röntgeni alýnmýþtý, Fakat bu röntgen Mahkemeye ibraz edilmemiþtir. Röntgenin alýndýðý hususunda Dr. Kaya Bekiroðlu þunlarý söyledi (s.47):
"S. Röntgeni aldýnýz mý?
C. Herhalde alýnmýþtýr.
S. Onu bulabilir misiniz?
C.Hastahanede vardýr. Bu kýrýk þeyi ile Akan bey uðraþtý. Kýrýk þüphe ettiðimiz zaman havale ederiz. Biz ondan sonrasý ile alâkadar olmuyoruz."
Davacý da hastahaneye kaldýrýldýðýnda röntgeni alýndýðý hakkýnda kesin þahadet vermiþtir. s.43'de davacý þöyle demektedir:
"Mahkemeye: Hastahanede 6 gün yattýktan sonra 3-5 defa gittin baktýlar, iðne yaptýlar
sana filim çektiler mi?
C. Yatýrken çektiler.
S. Hastaha.nede yatýrken filim çektiler?
C. Evet."
Dr. Kaya Bekiroðlunun söylediðine göre röntgen hastahanede mevcuttu. Buna raðmen Mahkemeye ibraz edilmemiþ ve ibraz edilmesi için herhangi bir teþebbüste bulunulduðuna dair de hiçbir izahat verilmemiþtir. Bidayet Mahkemesinde ibraz edilen röntgen kazadan 3-3 1/2 ay sonra çekilen bir röntgen olduðu için 1. röntgenin ibraz edilmemesi daha ziyade ehemmiyet kazanýr ve kanaatýmca bunun ibraz edilmemesi davacýnýn dava.sýnýn isbatý bakýmýndan çok mühim bir eksikliktir. Bazý davalarda daha sonra çekilen röntgenlerin ibraz edildiði olmuþtur, fakat bu gibi davalarda ya birinci röntgen ile ikinci röntgen arasýnda herhangi bir fark yoktu, ya da davacýnýn aldýðý yaralarýn da.valýnýn ihmalkârlýðý yüzünden meydana gelen kazadan olma.dýðý iddia edilmemiþti. Halbuki bu davada davalýnýn sebep olduðu iddia edilen kazanýn davacýnýn aldýðý yaralara sebep olduðu baþlangýçtan beri red ve inkâr edilmektedir.
(3) Bu devre ile ilgili çok önemli diðer bir husus da röntgen çekildiði halde Dr. Kayanýnýn röntgende bel kýrýklýðýný müþaha.de etmemesidir. Bu hususta kendine sorulan sualler ve verdiði cevaplar aynen þöyledir:-
"S. Kadýn 6 gün yattý hastaha.nede ondan sonra taburcu edildi ve Akan beye Nisan ayýnda gitmiþ.
C. Olabilir. Bu týpta olabilir böyle þeyler.
S.Týpta eski kýrýklar bir müddet saklý ka.lýp kendini hissettirmiyor?
C. Bazý bölgelerde kýrýk filmi çekersin görmezsin ve emin olmak için 15 gün sonra çekin diye kitaplar yazar, meselâ., burun, el kemiklerinde bu þeyler olabilir.
S. Ciddi kýrýklardan bahsediyorum ben.
C.Bu bel kýrýðý zaten mafsal kýrýklarýdýr ilkten görülmeyebilir.
S.Derece meselesidir yani hafif bir kýrýk görülmeyebilir ama çok þiddetli bir kýrýk.
C. Mühim deðildir, çok hafif bir kýrýk olur da felç yapar onu siz röntgene bakarsýnýz görmeyebilirsiniz ama ayaklarý tutmaz hastanýn. Yani býraktýðý sekel mühimdir. Mühim olan bu hastada felç olmamýþtýr ama kýrýk kýrýktýr.
S.Kýsaca sizin tedaviniz altýnda bulunduðu müddet bel kýrýklýðý diye müþahade edilmiþ deðildir?
C. Akan bey belki etmiþtir, ben etmedim, edemedim yahut da.
S.Etmemek yahut edememek mühimdir görülmeyen bir þey ise?
C.Ama baþkasý görebilir, olabilir bu. Karýþýk bir bölgedir burasý ve görmeyebilirsiniz, bu hatayý yapabilirsiniz."
(4) Bu davanýn anlaþýlmayan özelliklerinden birisi de davacýnýn belkemiðinde-ki kýrýðýn çok ehemmiyetli olmasýna raðmen 6 gün hastahanede yattýðý müddet zarfýnda. bunun Doktorlar tarafýndan müþahade edilmemesidir. Hastahaneden çýktýktan sonra 3 aydan fazla hir müddet hiçbir doktora görünmeyen ve tedavi yaptýrmayan davacý Nisa.n ayýnda Dr. Akan Sonuç'un kliniðine gitmiþ ve belkemiðindeki sýzýlardan þikâyet etmiþtir. Dr. Akan Sonuç davacýyý muayene ettikten sonra davacýnýn ikinci lumbar vertebrasýnda. bir çökme kýrýðý olduðunu ve bel sýzýlarý hakkýndaki þikâyetlerinin buna baðlý olduðunu tesbit etmiþ ve davacýya. derhal alçý yapmýþtýr. Davacý 2-2 1/2 ay kadar alçýda kalmýþ, alçýdan çýktýktan sonra kendisine çelik bir korse verilmiþtir. Dr. Akan Sonuç davacýnýn belkemiðinin ileri derecede çökmüþ olduðunu, üçgen þeklini aldýðýný ve ani bir zorlama ile felç dahi yapabileceðini söylemiþtir. Bu bakýmdan davacýya hizmetçilik yapmamasýný tavsiye etmiþtir. Bu gibi belkemiði kýrýklarýnýn hakikaten çok ýzdýrap verdiðini, hastanýn yatakta dahi hiç kýmýldayamayacaðýný hatta büyük ve küçük abdestini yaparken dahi aðrý duya.caðýný ve yatakta kýmýldanamayacaðýný söyleyen Dr. Akan Sonuç þahadetine þöyle devam etmiþtir: (Bak, tutanaklar s.10)
"S. Bu almýþ olduðu kýrýklýk bir kaza neticesinde ani meydana çýkan, görülen bir kýrýk mýydý?
C.Bu kýrýk tabiatýyle baþýndan beri teþhis edilecek bir kýrýktý ama hasta.nýn sübjektif þikâyetlerini hekim nazarý itibara almasý lâzýmdýr. Meselâ belim aðrýr dediði zaman onun üzerirýe iðilip röntgen ve sair kemik muayenelerini tam yapmak icap eder."
Daha sonra s.14'de Dr. Akan Sonuç þöyle þahadet vermiþtir:
"S. Bu dediðiniz týbbi þey ilk baþladýðý günden þikâyeti olmasý lâzýmdýr.
C. Evet.
S. Bu þikâyet yatýrýr mý yatakta kendisini yürüyemiyecek kadar bir aðrý verir mi?
C. Verir, vermesi lâzýmdýr.
S.Kaza olduktan hemen sonra ne kadar müddet için bu kadýnýn yataktan inmeyecek kadar olmasý lâzýmdýr?
C.Bu tip bir çöküntüde 3 ay muhakkak yatmasý lâ.zýmdýr büyük aðrý içerisinde.
S.Ve ondan sonra kalktýðýnda büyük sýzý ile yavaþ yavaþ ve zorlukla yürümesi lâzýmdýr:
C.Tabii bel hareketleri ileri derecede mahduttur eðilemez aðrýdan dolayý?"
Daha sonra s.19'da þahit þunlarý söylemiþtir:
"S. Bu bel kaymasý ani bir kazadan olabilir böyle olabildiði gibi farkýna varmadan da
olabilir mi insan, meselâ bir çoklarý olur nasýl olduðunu farketmez.
C. Bu bel kaymasý deðildir. Bu kompresyon kýrýðýdýr ve çok þiddetli bir tazyik altýnda
cordun ezilmesi demektir kemiðin ezilmesi demektir. Hastanýn bunu fark etmemesine imkân ve ihtimal yoktur." Halbuki davacý hastahanede kendine geldikten sonra en fazla dizinin aðrýdýðýndan bahsetmiþtir. Bu husustaki þahadeti söyledir (s.30):
"Ayýldýktan sonra kendime geldikten sonra sol kaþýmýn üzerinde sýzý vardý ve
bütün vücudum sýzý içerisinde olduðunu, aya.ðým belim sýzlýyordu en fazla sol
ayaðýmdý, diz kýsmý."
Daha sonra istintakta davacý yine ayni mealde þahadet vermiþtir. 5.34'de davacýnýn þahadeti þöyledir:-
"S. Düþtün seni ondan sonra kaldýrdýlar hastahaneye götürdüler?
C. Evet.
S. Hastahanede yattýn 6 gün?
C. Evet. Zaten ben dayanamazdým yaralarý görünce.
S.6 gûn yattýktan sonra hastahanede kendine geldiðinde en fazla dizin aðrýrdý?
C. Dizim ve belim.
S. Demin dedin en fazla dizin.
C. Ýþte buram.
S. Belin dizinden daha az aðrýrdý?
C. Evet."
Davalý tarafýndan çaðýrýlarý ve Dr.Akan Sonuç'un çektiði röntgenleri gördüðünü söyleyen Dr. Kaya Okur þahadetinde (s.60'ta) þöyle demiþtir:--
-
-"C. Böyle bir çöküntü umumiyetle uzun bir zamandan devam eden hastalýðýn neticesidir.Bu müddet artýk- 2 sene, 3 sene, 4 sene 5 -sene ve/veya daha fazla- -olabilir. 6 ayda böyle bir- -görünüm verebilmesi için- -bu vertebranýn gayet aðýr- bir travmaya maruz kal-masý gerekir.-
-S. Þayet dediðimiz gibi gayet aðýr bir travmaya maruz kalmýþ olsa idi o zaman bu vertebranýn kýrýklýðýnýn bilhassa bu kadýn bir kaza neticesi hastahaneye yattýktan sonra en az 6 gün bu doktorlar tarafýndan görüldükten sonra bunun meydana çýkmasý için 4-5 ay geçmesi mümkün olabilir miydi, hemen meyda.na çýkmasý mümkün olabilir miydi?-
-C. Hemen meydana. çýkmasý beklenirdi çünkü fracture gayet- aðrýlý bir þeydir, hasta- - -yerinden kýpýrdamamasý hastahanede olmasýný nazarý itibara alarak o zamandan görülüp teþhis olmasýný beklerdik.-
-S. Yani bu kendini dýþarýya gösteren bir rahatsýzlýk yapa-r mý?-
-C. Evet mutlaka yapar.-
-S. Demek bazý meseleler muayyen bir þey saklý olursa görülmeyebilir ileride görülebilir o tip bir þey deðildir bu?-
-C. Eðer çok hafif bir kýrýksa hafif aðrýsý olur fakat bu görünümü verecek bir fractur-e gayet aðrýlý olmasý lâzýmdýr.-
-S. Yani o röntgende gördüðümüz komplikasyon eski zamandan gelme bir- komplikasyon olmayýp da son 4-5- ay içerisinde meydana gelen bir komplikasyon olsa idi o komplikasyonun gayet þiddetli bir komplikasyon olmasý gerekecekti ve o derecede þiddetli bir komplikasyon hastahanede -hemen görülmesi icap edecekti ?-
-C. Evet.-
-S.Diðer doktorlar dediler ki bu kadýn 6 gün hastahanede yattý ve ondan sonra hastahaneden taburcu edildi bu tip komplikasyonu olan bir insan -hastahaneden taburcu edilir mi?-
-C. Bu kadýnýn rahatsýzlýðý dikkatlerini çekmeden onu taburcu etm-eleri gayet tuhaf, acaiptir.-
-S. Ne tip aðrýlar olacaktý?
-C. -Hastanýn fena halde bel aðrýsý olacaktý- -ve hareket- -edem-eyecek derecede aðrý -ve karnýna -veya göðsüne- -de uzar bu sýzýla-r fakat daha fazla beli aðrýr.H-asta- kýpýrd-a-namayacak ve devamlý- -sýrt üzeri -yatýr zaten- -böyle bir kýrýk olduðunu fark ederken- doktor hasta-nýn- -bel har-eketlerini kýsýtlamalý.
S.Bunun -kýrýðý yatakta kýpýrdanamayacak -derecede- -aðrý vermesi beklenir miydi?
-C. Kýsa bir zamanda tab-ii. -Hakikaten yataðýnda hareket- -edemeyecek kadar að-rý olmasý beklenirdi. Kýsa zaman -dediðim bu 5-6 ay kadar kýsa bir müddet- -böyle bir- -görünüm verecek olan kýrýðýn hastaya- -tesir ettiði- -zaman hastahanede yattýðý zaman kýpýrdanamayacak- k-adar aðrý olmasý lâzýmdý."-
-
Davalý ve davacý tarafýndan çaðýrýlan her iki doktor da, davac-ýnýn kaza neticesi aldýðý iddia
-ettiði bu çökme kýrýðýnýn, davacý hastahaneye götürüldüð-ü zaman teþhis edilmesi gereken
-bir kýrýk olduðunu belirtmiþtir.
-
Yukarýda iktibas edilen pasajlarýn çok kýsa bir rezümesini yapacak olursak, davacýnýn belindeki çökme kýrýðý o kadar sýzýlý idi ki hastahaneye girer girmez teþhis olunmasý gerekmekte idi. Hastanýn yatakta bile kýmýldanamayacak bir durumda olmasý lâzýmdý ve sýrt üstü yatmasý ve hastahanede kaldýðý müddetçe kýmýldanamayacak derecede ýzdýrap içerisinde olmasý gerekmekte idi. Bu durumdaki bir hastanýn esas þikâyetinin ne olduðunun hastahaneye alýndýðý zaman teþhis edilmemesi ve hastahanede kaldýðý müddetçe müþahade edilememesi davacýnýn belkemiðindeki çökme kýrýðýnýn mevzu bahis kazaya mebni olduðuna dair davacýnýn iddialarýný çürütür niteliktedir.
-
(B) -Davacýn-ýn hastahaneden ç-ýkt-ý-ktan sonraki devre:-
Bu devrede, davacýnýn belke-miði kýrýðý ile- -k-abili telif sayýlabilecek- bazý þikâyetleri vardýr. Bunlar arasýnda e-ðilip kalkamadýðýný, fazla yürüdüðü zaman belinden a-þaðý bir uyuþ-ukluk hissettiðini, iþ yapamadýðýný, her gün yatakta yattýðýn-ý-, yataktan inemediðini, tuvalete bile kalkýp yürüyemediðini söylemiþt-i-r-.- Buna raðmen davacýnýn bu de-vre için verdiði þahadet kana-a-týmca þu sebeplerden dolayý tatminkâr deðildir.
(i) Her iki doktorun da söylediðine göre, davacýda müþahade edilen çökme kýrýðý o kadar aðrýlý olmasý gerekirdi ki, bu þikâyetIerine raðmen hastahaneden çýktýktan sonra kýsa bir zamanda bir doktora baþ vurmasý icap ederdi. Halbuki davacý 1971 yýlýnýn Aral-ýk- ayý sorýunda hastahaneden taburcu edildiði hald-e Dr. Akan Sonuç'a ancak Nisan I972'de baþ vurmuþ-tur.-
-
(-ii-) Davacý hastahaneden çýktýktan sonra iki kýzýnýn ve bir oðlunun bulunduðu ev-d-e kaldýðýný, ara sýra yine hastahanede kalan kocasýný ziyaret ettiðini fakat bu ziyaretleri sýk sýk yapamayacað-ý- için kendisine de hastahanede kocasýnýn yanýnda bir yatak verildiðini, orada kalýrken kocasýna da yardým ettiðini söylemiþtir. Hastahanede kaldýðý müddetçe doktorlarýn kendisine sýzý için iðne yapt-ý-klarýný iddia etmiþtir.-
-
Tab-i-i-di-r ki davacýnýn durumunda olan bir þahsýn hastalýðýnýn her safhasý için þahadet getirmesi bazý hallerde gerekmeyebilir. Fakat kendisinin verdiði þahadet, yine kendisinin çaðýrdýðý þahitlerle çeliþki halinde bulunduðu hallerde, Mahkemeyi ikna etmek için muktedir olduðu bütün þahadeti çaðýrmasý icap etmektedir. Davacý hastahanede kendisine yapýlan iðneler hususunda gerek doktorlar gerekse hastahane personelinden birisini þahit olarak çaðýrabilirdi. Keza, kýzlarýnýn evinde kaldýðý müddetçe oradaki durumu ve aðrýlarý hakkýnda, bilhassa yataklýk olduðu hakkýnda kendi þahadetini teyid etmek için kýzlarýný veya oðlunu þahit olarak çaðýrabilirdi. Bütün bunlarý yapmamasý þahadet bakýmýndan bir eksiklik olmuþtur. Bu eksikliðe Bidayet Mahkemesi deðinmemiþtir çünkü davacýnýn Rum hasta.hanesinde yattýðýný farzetmiþtir. Bidayet Mahkemesi hükmünde (s.78) davacýnýn evine dönmesinden sonra "bir müddet Rum Hastahanesinde ölümcül hastalýktan mtýzdarip kocasý yanýnda" yattýðýndan bahsetmektedir. Bunun doðru olmadýðý davacýnýn s.35'deki þahadetinden ortaya çýkmaktadýr.-
-
-"'S. Kýsacasý sen bu kaza old-uðunda kocan hastahanede i di ?-
-C.Evet Rum hastahanesinde idi, o onda yatýrdý ben de burada yatýrdým.
-S. Kaç zaman-dan beri yatýrdý o hastahanede?-
-C.Kocam zaten bu hastahanede yatýrdý ameliyat etti Kaya bey kanser dedi ha bugün ölecek ha yarýn sonr-a Rum hastahanesine götürdüler.-
-S.S-en bu kazaya uðramazdan kaç günden beri kocaný -e-sk-i- hastahaneye getirdiler?-
-C. 3 ay- 12 gün e-tti hastahanede hepsi.-
-S. Ne vakit öldü?-
-C. Tam Þubatýn 18'inde öldü.-
-S.Yani kocan 1 ay 22 gün yatýrdý hastahanede- sen bu kazaya uðradýðýn zaman?-
-C. Evet.-
-S.Kazadan 6 gün sonra seni eve götürdüler hastahaneden?
-C. Evet. Gidemezdim ben kendisini göreyim doktorlar alýp getirdiler bu taraftaki hastahaneye. Birkaç kere orada komþular beni bu hastahaneye götürdüler her gün yoktur beni götürsünler oðlum da benim burada yoktu. En nihayet orada kalýrdým, hastahanede kalýrdým. Ýzin verdiler ve kaldým orada bir yataða ben bir yatak da kocamýn böyle bit-iþtirdim ve bakardým kendisine.-
-S. Ne yapardýn?-
-C.Farzedelim ben giderdim kýza çaðýrýrdým su isterdi uzanýr su verirdim. Yürüyemezdim gideyim, son nefesine kadar yanýnda yatýrdým, öldü gitti, ben de evime gittim."-
-
Bu iktibasýn son kýsmý ayný zamanda davacýnýn durumu hakkýnda verdiði karýþýk þahadetin bir misalidir. Bir taraftan davacý hastahanede kocasýna baktýðýndan, su istediðinde su verdiðinden bahsetmekte, diðer taraftan da yürüyemediðinden bahsetmektedir.
Yukarýdaki sebeplerden dolayý, kanaatýmca, davacý bel kemiðinin ikinci vertebrasýndaki çükme kýrýðý ile mevzu bahis kaza arasýnda baðlantý kuramamýþtýr. Bu sebepten dolayý Bidayet Mahkemesinin bu husustaki bulgusu hatalýdýr.
Bel kemiðindeki çökme kýrýðý dava konusu kazaya mebni olmadýðýna göre, davacýnýn bu kaza neticesi almýþ olduðu bedeni hasarýn neler olduðunun tesbit edilmesi gerekir.
-Davacýnýn bu kaza neticesi yere düþüp yaralanmýþ olduðu bir gerçektir. Kaza neticesi hastahaneye kaldýrýlmýþ, orada 6 gün yatmýþ, 6 gün sonra 3 ay istirahat ta-vsiyesi ile taburcu edilmiþtir.
-
-Davacý hastahaneye yattýðý zaman ilk muayenesi Dr. Kaya Bekir- oðlu tarafýndan yapýlmýþtýr. Dr. Kaya Bekiroðlunun tesbit ettiði yaralar yukarýda aynen iktibas edilmiþtir. Kanaatýmca davacý dava könusu kazanýn neticesi, belkemiðindeki çökme kýrýðý hariç olmak üzere, Dr. Bekiroðlunun özetlediði þekilde bedeni hasara uðramýþ olduðu þahadetle sabittir.
5. ve 6. istinaf sebeplerinde davacýya verilen zarar ziyanýn fazla olduðundan þikâyet edilmiþtir. Bidayet Mahkemesi davacýya özel ve genel zarar ziyan tutarý olarak K.L.1852.- kesmiþtir. Tab-i-id-ir ki bu miktar davacýya, belkemiðindeki çökme kýrýðýnýn da kaza-dan ötürü olduðu bulgusuna dayanýlarak kesilmiþtir. Çökme kýrýðýnýn dava konusu kazaya mebni olmadýðýna dair va-rmýþ olduðum karar ýþýðýnda, davacýnýn almaða hakký olduðu zarar ziyanýn yeniden takdir ve tesbit edilmesi gerekir.
-Kaza Mahkemesi davacýya özel zarar ziyan olarak K.L.352.---kesmiþtir. Bunun K.L.l2.-'sý belkemiði için kullandýðý çelik korse, K.L.200.-"sý da belkemiðindeki çökme kýrýðýnýn tedavisi için Dr. Akan Sonuç'un ücreti olarak takdir edilen miktardýr. Bu durumda- - bu iki miktarýn tutarý olan K.L.212.-'nýn Bidayet Mahkemesinin özel zarar ziy-an olarak kestiði K.L.352.-'dan- çýkarýlmasý lâzýmdýr. Binaenaleyh netice olarak davacýnýn almaða hakký olduðu özel -zarar ziyan miktarý K.L.140.-'dý-r.-
-
-Bidayet Mahkemesi genel tazminat olarak davacýya K.L.1500.-- -kesmiþtir. Bidayet Mahkemesi bu miktarý keserken davacýnýn belkemiðindeki çökme kýrýðýný da nazarý itibara almýþtýr. Bu çökmekýrýðý mevzubahis kazaya mebni olmadýðýna göre davacýnýn almaða hakký olduðu genel zarar ziyan sadece diðer bedeni hasar içindir.-
-
Belkemiðinin 2. vertebrasýndaki çökme kýrýðýnýn neticesi deðil de sadece dava konusu kazaya baðlý bedeni hasardan ötürü davacýnýn iþleyemeyeceðine veya iþ kapasitesinin azalmýþ olduðuna dair Mahkeme huzurunda þahadet mevcut deðildir. Binaenaleyh davacý için genel tazminat miktarý takdir edilirken müstakbel kazanç kaybý mevzubahis deðildir. Bu durumda davacýnýn sadece düçar olmuþ olduðu bedeni hasar ve çekmiþ olduðu ve çekece-ð-i sýzý ve rahatsýzlýklar için genel tazminat almaða hakký vardýr.-
-
Gerekli bütün hususlarý gözönünde bulundurarak davacýnýn almaða hakký olduðu genel tazminat miktarýný K.L.175.- olarak takdir ve tesbit etmiþ bulunuyorum.-
-
Netice itibarý ile istinafýn yukarýda belirtildiði nisbette kabul edilmesi ve Kaza Mahkemesinin hükmünün tadil e-dilerek müstenif lehine K.L.315-.- için hüküm verilmesi taraftarýyým.-
-
-Ýstinaf edenin yukarýdaki miktarlar üzerinden davacýya. dava masraflarý ödemesinin, istinaf masraflarý ile ilgili olarak ise herhangi bir emir verilmemesi-nin uygun olacaðý görüþündeyim.
-
-Þ-akir S. Ýlka-y- -:- Sayýn Hâkim Ahmet Ýzzet'in vermiþ olduðu hükü-m il-e -h-em-fiki-r-i-m.
-Ülfet Emin:- Netice olarak mes'uliyet- ile ilgili istinaf oy birliði i-le reddo-l-unur. Genel ve özel tazminat hususunda yapýlan istinaf oy çokluðu ile kabul edilir ve Bidayet -M-ahkemesinin tesbit ettið; K.L.l,-500-.-lýk tazminat K.L.175.-ya, özel tazminat olarak tesbi-t- ettiði K.L.352.- K.-L.140.-ya, toplam olarak K.L.3I5-.-ya indirilir.
Bidayet Matýkemesi huzurundaki masraflarýn K.L.315.-lýk miktar üzerinden davalý tarafýndan davacýya ödenmesi oy çokluðu -i-le emrolunur. Ýstinaf masraflarý ile ilgili herhangi bir emir verilmemesine oy birliði ile karar verilir.
- -Ülfet Emin -
-Hâki-m
- -Ahmet Ýzzet -
-Hâki-m
- -Þakir S. Ýlka-y -
-Hâki-m
-
-5 Nisan, 1975.-
Full & Egal Universal Law Academy