-Hukukİstinaf No. 30/71
(Dava No. 83/71)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Ahmed Aziz, Lefkoşa
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Halide Hasan Seyyah, Lefkoşa-
(Davacı)
arasında
İstinaf eden namına: Hakkı Süleyman.
Aleyhine istinaf edilen namına: Gürsel E. Kadri.
Tahliye - İşgalci aleyhine tahliye emri.
Hukuk Usulû - Hukuk Usulü -Muhakemeleri Tüzüğü E.19 N.4 ve N.22 - Esasa ilişkin olguların dava lâyihalarında ileri sürülmesi.
OLAY: Davacı Lefkoşa'da 2 hane ev satın aldı. Evlerin birinde Davalı ikâmet etmekte idi. Davacı Davalının evi mütecaviz olarak işgalinde bulundurduğunu öne -sürerek Davalı aleyhine tahliye davası açtı.
Davalı evi ecnebi gayri menkul mallar idarecisinden kiraladığını iddia etti. Davanın duruşmasında ise evde eski mal sahibinin izni ile ikâmet ettiğini ileri sürdü.
İlk Mahkeme tarafları ve şahadeti dinledikten- sonra Davalının mütecaviz olduğu kanaatine vararak evi tahliye etmesini emretti.
Davalı ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin kira talep etmesi ile kiracı durumuna girdiğini, İlk Mahkemenin mütecaviz olduğu bulgusuna varmakla ve Licencee durumunu incel-ememekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin Davalının Licencee iddiasını incelediğini, ancak lâyihalarda yer almadığı için bu iddiayı reddettiğini dikkate alarak İlk Mahkemenin bu konuda hata yapmadığı sonucuna- vardı.
-Yüksek Mahkeme, Davalının eve işgalci olarak girdiğini ve evle ilgili herhangi bir anlaşma yapıldığını kanıtlayacak şahadet sunmadığını göz önünde bulundurarak İlk Mahkemenin tahliye emri vermekle hatalı hareket etmedii kanısına vardı ve istinafı reddetti-.
-
HÜKÜM
-
-Davacı Lefkoşa'da Lala Mustafa Paşa Sokağı, No.4 ve 6'da kâin iki hanenin 17.11.1970 tarihinden itibaren koçanlı sahibidir. Davalı ise 4 numarada kâin evi 1964'den beri işgal etmektedir. Davacı, davalının mezkûr evi mütecaviz olarak işgal ettiğini ileri sü-rerek davalının aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 83/71 numaralı davayı ikame ederek, diğer şeyler meyanında, davalının mevzuu bahis evi tahliye edip boş olarak davacıya teslim etmesini talep etmiştir.
Davalı davada dosyaladığı müdafaa. takriri ile ecneb-i gayri menkul mallar idarecisinin kiracısı olduğunu iddia etti. Davanın duruşması esnasında davalı eski mal sahibinin izni ile oturduğunu da iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahadeti dinledikten sonra davalının mevzuu bahis evde müteca-viz olarak ikamet etmekte olduğu kanaatına vararak davalı aleyhine tahliye emri verdi. Davalı Bidayet Mahkemesi hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf eyledi. İstinaf esnasında istinaf edenin avukatı Bidayet Mahkemesinin davalının mütecaviz olduğu -hususundaki bulgusunun kanun ve nizamlara aykırı olduğunu ileri sürdü. İstinaf eden ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin davalıdan kira talep etmesi ile davalının kiracı durumuna girdiğini iddia etmiştir. Buna ilâveten istinaf eden, Bidayet Mahkemesinin- davalının licencee olduğu hususunu tezekkür etmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürdü. Davalının licencee olup olmama hususu Bidayet Mahkemesi tarafından tezekkür edilmiş mamafih, dava lâyihalarında ve bilhassa davalının müdafaa takririnde licencee olduğ-u hususunda herhangi bir iddiada bulunmadığından, bu hususta şahadet verilse dahi, bu hususu Mahkemenin naıarı itibara alamayacağını göz önünde tutarak bu iddiayı nazarı itibara almamıştır. Kanaatimizce bu hususta Bidayet Mahkemesinin vermi olduğu karar ha-talı değildir. Lâyihalarâa yer almayan herhangi bir idş dia hususunda şahâdet verilmiş olsa dahi, Bidayet Mahkemesi bu şahadeti nazarı itibara alarak bu şahadet hususunda herhangi bir karar veremez, meğer ,'ki lâyihalar usulü veçhile Mahkemede tadil edilsi-n. Licencee olup olmadığı hususu lâyihalarda belirtilmediğine göre ve lâyihalar da herhani bir zamanda tadil edilmediğine göre, Mahkemenin licencee hususunda verilen şahadeti nazarı itibara almaması doğrudur.
Şimdi de en mühim konu olan davalının mütecav-iz olup olmadığı hususunu ele alalım. Bidayet Mahkemesi hükmünde davalının 1964'de o zamanın mal sah-ibinin rızası olmaksızın eve oturduğunu ve o zamandan beri ne mal sahibine ne de ecnebi gayri menkul mallar idarecisine kira verdiğini, mezkûr evle ilgili -herhangi bir anlaşmanın mevcut olmadığını nazarı itibara alarak davalının mütecaviz olduğu kanaatına vardı. İstinaf eden ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin davalıdan kira tale ettiğini, bunun için kira talep etmekle davalının kiracı durumuna peldiğini- iddia etmiştir. Ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin, kira hususunda evi işgal edenle herhangi bir a.nlaşmaya vardığı takdirde evi işgal edenin kiracı durumuna gelip gelmediği hususu kanunen şüphelidir. Kaldı ki davalı ecnebi gayri menkul mallar idarec-isinin kira hususunda yapmış olduğu teklifi kabul ettiğine dair herhangi bir şahadet mevcut değildir. Ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin kira talebinin davalı tarafından kabul edildiğine dair şahadet olmadığı cihetle davalı ile ecnebi gayri menkul mal-lar idarecisinin arasında herhangi bir anlaşmanın meydana geldiği söylenemez. İstinaf edenin avukatı davalının ecnebi gayri menkul mallar idarecisinin verdiği bir formayı imza ettiğini, bundan dolayı bu formayı imza etmekle kira ödemeyi kabul ettiğini farz-etmek gerektiğini iddia etmiştir. Formanın ne olduğu hususunda Mahkemede herhangi bir şahadet yoktur. Bunun için böyle bir durumun meydana geldiğini katiyetle söyleyemeyiz. Böyle bir durumun var olduğunu ispat etmek davalının vazifesidir. Bu yapıldığına gö-re böyle bir durumun ortada olduğu dahi düşünülemez.
Bidayet Mahkemesinin vermiş olduğu hükmü ve Bidayet Mahkemesinde verilen tüm şahadeti inceledikten sonra, Bidayet Mahkemesinin hükmünün herhangi bir hususta hatalı olduğunu bulamadığımızdan dolayı işbu -istinafın reddolunmasına karar verilir. Davalının mevzuu bahis evi tahliye etmesine karar verildiği için istinaf masrafları hususunda herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
- Yüksek Mahkeme
13 Ağustos 1971
Full & Egal Universal Law Academy