-Hukuk İstinaf No: 31/70
(Dava No: 593/68)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
İstinaf eden: Ahmet Türkoğlu, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
İstinaf edilen: 1. Ahmet Mehmet Ali, Lefkoşa.
2. Raşit Cafer, Mağusa.
- (Davalılar)
arasında
İstinaf eden namına: Ali Dana.
Aleyhine istinaf edilen namına: Meteş Aziz.
Dikkatsiz ve/veya ihmalkarane sürüş neticesi meydana gelen yara-lanma için zarar ziyan talebi - Bidayet Mahkemesi bulgularının makul ve doğru olması.
7.4.67 tarihinde Lefkoşa'da, bir trafik kazası meydana geldi. Davacı, davalı 2'nin müstahdemi davalı 1 tarafından kullanılan BX 790 plakalı kamyonla, kendisinin kullandı-ğı motosikletin çarpışması sonucu yaralandı. Davacı, davalıları dava ederek zarar ziyan talep etti. Davalılar, kusurlu olduklarını redddettiler. Bidayet Mahkemesi, 1. davalının kamyonu dikkatsiz ve/veya ihmalkarane kullanmadığı kanaatine vararak davacının -talebini reddetti. Davacı istinaf etti. Bidayet Mahkemesi Kararının hatalı olduğunu iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, Bidayet Mahkemesi hükmünün makul ve doğru esaslara dayandığına kanaat getirerek istinafı reddetti. Yüksek Mahkeme, bu meselede trafik iş-aretlerinin kullanılmamasının kazanın oluşunda rol oynamadığı görüşünü doğru bulmuştur.
--------------------------------
HÜKÜM
Necati Münir, Başkan:
Mahkemenin hükmünü Ülfet Emin okuyacaktır.
Ülfet Emin, Üye:
Davacı, 27 Kasım 1968'de Lefkoşa Kaza M-ahkemesinde açtığı dava ile Davacı No:1, Davalı No:2'nin hizmetkarı ve/veya müstahdemi sıffatıyle 7.6.1967 tarihinde Davalı No: 2'ye ait BX 790 kayıt numaralı kamyonu Lefkoşa'da Girne Caddesinde dikkatsiz ve/veya ihmalkarane bir şekilde sürerek davacının a-ğır şekilde yaralanmasına sebeb olduğundan davalılar aleyine özel zarar ziyan olarak KL 173.- ve genel zarar ziyan olarak KL 5000.- taleb etti. 1. davalı, 1.11.69'da dosyaladığı müdafaa takriri ile kamyonu dikkatsiz ve/veya ihmalkarane bir şekilde sürdüğün-ü red ve inkar eyledi. Bidayet Mahkemesi şahadet dinledikten sonra 1. davalının kamyonu dikkatsiz ve/veya ihmalkarane bir şekilde sürmediği kanaatına vardığından davacının talebini reddetti.
Davacı Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolay-ı hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf eyledi:
Bidayet Mahkemesi davalının muşirlerini kullanmamasının bir ihmalkarlık teşkil etmediği kanaatına varırken hataya düşmüştür.
Şahadet bir bütün olarak göz önünde tutulduğunda davalının ihmalkar ve/veya dikkats-izce araba kullandığına karar verilmesi gerekirdi.
Mahkeme şahadeti değerlendirmekte hataya düşmüştür.
7.4.1967 tarihinde ö.s. takriben saat 6.30 - 7.00 raddelerinde 1. davalı BX 790 numaralı kamyonu Atatürk Meydanından Girne kapısına doğu sürmekte idi. 1.- davalının niyeti Girne kapısındaki trafik çemberine (round-about) geldiğinde sola Tazminat sokağına dönmekti. Aynı vakitte davacı BP 543 numaralı motosikletini ayni istikamette Girne kapısına doğru sürmekte idi. Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre 1. dava-lı kamyonu yolun solunda sürmekte ve önde giden bazı vasıtaları takip etmekte idi. Davacı da motosikletini kaza yerine kadar, takriben 110 yardalık bir mesafeden itibaren kamyonun sol arka yanında sürmekte ve kamyonla arsında takriben 3-4 ayaklık bir açıkl-ık bulunmakta idi. 1. davalı Girne caddesi ile Tazminat sokağı köşesine geldiğinde, döneceğine dair eli ile işaret verdikten sonra, kamyonunu sola Tazminat sokağına büktü ve kamyon Tazminat sokağına yarı girmiş bir durumda iken davacının sürmekte olduğu mo-tosikletle çarpıştı ve davacı motosikletle yere düşerek yaralandı. Davacı taleb takririnde 1. davalıya muhtelif ihmalkarlık ve dikkatsizlikler atfetmişse de davanın istimaında 1. davalının sadece 3 hususta dikkatsiz ve ihmalkar davrandığını ileriye sürmüşt-ür. Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre bu 3 husus şunlardır.
1. davalı kamyonu sürerken kamyonun sol arka yanını göremezdi ve görmedi.
Sola dönereken dönmek niyetinde olduğunu gerekli ışık teşkilatını (traficators) kullanarak belirtmedi veya ışık teşkilat-ını kullanarak gerekli işareti vermedi.
Sola ani büktü.
Bidayet Mahkemesi hükmünde her üç hususu da ayrı ayrı inceleyerek, 1.davalının herhangi bir hususta dikkatsiz veya ihmalkarane bir şekilde hareket etmediği kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi hükmünde -kazanın hemen hemen davacının dikkatsizlik ve ihmalkarlığından meydana geldiği kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi hükmünde bu hususta aynen şunları söyledi:
"Mamfih müddei, şahadetinde, motosikletini kaza yerine kadar takriben 100 yardalık bir mesafeden it-ibaren kamyonun sol arka yanında sürmekte olduğunu kabul etmiştir. Müddeinin motosikletini bu kadar, hatta bundan epeyce daha az, bir mesafe için kamyonun sol yanında sürmesi ve duraklayıp veya süratini icap ettiği şekilde azaltarak kamyonun arkasına geçme-mesi, kanaatimizce kendisi için bir dikkatsizlik ve ihmalkarlık unsuru teşkil eder. Eğer kendi kamyonu yetişmiş ise ve geçmek istiyorsa idi kamyonu sağdan geçmesi lazımdı. Niyeti geçmek değil idi ise kamyonun sol arka yanında seyir etmemesi ve arkada kalma-sı icap ederdi. Eğer kamyon kendisine yetişmiş ise yine müddei, kamyonun yarısından fazlasını kendini geçtiğine göre, uzunca bir mesafe için kamyonun sol yanında seyir etmemesi ve arkaya geçip kamyon ile arasında yeterli bir mesafe bulundurması icap ederdi-. Müddei, bilhassa iki yol kavşağına ve trafik çemberine gelmezden önce kamyonun sol arka yanındaki pozisyonunu terkederek kamyonun arkasına geçmesi lazımdı."
Bidayet Mahkemesi davacının dikkatsizlik ve ihmalkarlıkla ilgili bulgusu mahkemeye verilen şahad-et tarafından desteklenmektedir. Bidayet Mahkemesinin bu bulgusu nazarı itibara alındığında 1. davalının köşe dönmezden evvel ışıklı muşirlerini (traficators) kulalnıp kullanmaması kazada herhangi bir rol oynamadığından bu hususta herhangi bir karar vermek- luzumsuzdu. Madem ki Mahkemenin bulgusuna göre davacı kazadan hemen evvel takriben 100 yardalık bir mesafeden kamyonun sol yanında motosikletini sürmekte idi. 1. davalı ışıklı muşirlerini kullanmış olsa dahi, davacı bunu görecek durumda değildi. Bundan da- açıkça görlüyor ki ışıklı muşirlerin kullanılıp kullanılmaması kazanın vukuunda herhangi bir rol oynamış değildir. Bazı hallerde ışıklı muşirleri kullanmamak bir ihmakarlık unsuru addolunsa bile dahi, bu davada kazanın nasıl vukubulduğunu nazarı itibara a-larak ışıklı muşirlerin kullanılmaması herhangi bir ihmalkarlık unsuru teşkil etmez. Bidayet Mahkemesinin iyi düşünüşüp hazırlanmış, uzun hükmünde davacının istinafta ileri sürdüğü bütün iddialar teker teker ele alınıp incelenmiştir. Bidayet Mahkemesinin h-ükmü doğru ve makul esaslara dayanmaktadır. Bidayet Mahkemesinin hükmünü veya herhangi bir kısmını bozacak herhangi bir sebeb göremediğimizden dolayı istinaf reddolnur. İstinaf edenin istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
25 Kasım, 1970
-
4
Full & Egal Universal Law Academy