-Hukuk İstinaf No.33/72
(Dava No.46/71; Lefke)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden: Ekrem Ergül, Lefkoşa
(Davalı)
ile
Aleyine istin-af edilen: Nafiya İbrahim, Lefke
( Davacı )
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Hakkı Süleyman
Aleyhine istinaf edilen namına: Cebbar Niyazi
Hukuk Usulü - Talep ve müdafaa takrirleri - Takrirlerdeki iddialar uyarınca; hüküm verilmesi.
-
Hukuk Usulû -Dava Lâyihaları - Dava lâyihaları dışındaki iddiaların dikkate alınmaması.
Hukuk Usulü - Tadil - Hatalı olduğu anlaşılan dava lâyihasının tadil edilmemesi.
OLAY: Davacı oğlu olan Davalıya bazı taşınmaz malları devretcı. üavaiı da bir sözle-şme ile annesine karşı taahhütlerde bulundu. Davacı Davalının bu taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürerek bir dava açtı.
Lâyiha dışı iddia ve taleplerin dikkate alınamıyacağını göz önünde bulunduran İlk Mahkeme kısmen Davacı lehine hüküm verdi.
Tar-aflar İlk Mahkeme hükmünü karşılıklı istinaf ettiler.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkeme hükmünün takrirlere göre verildiğini dikkate alarak hükme müdahale edilemeyeceği kanısına vardı ve istinafla mukabil istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçt-ihatlar:
34/67 sayılı Hukuk İstinaf.
2. 9/70 sayılı Hukuk İstinaf.
3. Eleni Panâyiatou Iondanou v. Polycarpos Neofytou Anyftos (1956-60) 24 C.L.R. s.97.
4. Bell v. Lever Bros. Ltd. (1932) A.C. s.161.
HÜKÜM
İstinaf eden (davalı), aleyhine istinaf edilen-in (davacının) oğludur. Davalı 14 Nisan 1954 tarihli yazılı bir mukavele ile o zamana kadar annesinin isminde kayıtlı bulunan ve Lefkede Pir Paşa mevkünde kâin 11266 kayıt ve 818 kıta sayılı "bir harap un değirmeni ve havlı"dan ibaret olan malını kendisine- vermesine karşılık davalı mezkûr malı her ne suretle olursa olsun elinden çıkarmamayı ve mezkûr malın maliyesini vermeyi deruhte etmiştir. Mukavelenin 3. maddesine göre davacı hayatta bulunduğu müddetçe mezkûr malı sahibiymiş gibi istediği şekilde kullana-cak ve varidatını alacaktı.
Senedin 4. maddesi ile davalı mukavelenin şartlarının herhangi birisine riayet etmediği takdirde zarar ziyan olarak annesine K.L.100.ödemeyi ve K.L.100.-yı ödemediği takdirde malı annesine iade ve koçan etmeyi deruhte etmektedi-r.
Davacı davalının mezkûr senedin şartlarına riayet etmediğini ileri sürerek 22 Şubat 1971 tarihinde davacı aleyhine Lefkede oturum yapan Lefkoşa Kaza Mahkemesinde bir dava açmıştır. Talep takririnin ilk 3 paragrafı aynen şöyledir:-
"l. Müddei ile müddei-aleyh valide ve oğuldurlar.
2. 14.4.1954 tarihinde müddei ile müddeialeyh arasında yapılan bir mukavele senedi gereğince Lefke'de 11266 kayıt No.lu ve Pir Paşa mevkünde 818 No.lu plot üzerinde un değirmeni, avlı ve binadan müteşekkil malı bazı şart ve şer-aite tabi tutarak müddei müddeialeyh namına tescil etmiştir.
3. Mezkûr mukavele senedi gereğince müddeialeyh müddeinin mezkûr bina ve saireyi istediği şekilde kullanmak, elinde bulundurmak ve varidatını almak hakkına sahip olacaktı. Mezkûr mukavelenamenin- 3'üncü maddesi aynen şöyledir:
' Mezkûr malı bana hibe eden validem Nafia İbrahim hayatta bulunduğu müddetçe mal sahibi imiş gibi istediği şekilde kullanacak, elinde bulunduracak ve varidatını alacaktır'."
Talep takririnin 4. paragrafında davalının dava-cının riza veya muva fakatı olmaksızın ve arzusu hilâfına "mezkûr hane ve saireyi" icar ettiği ve 1 Eylül 1970 tarihinden itibaren ayda K.L.l2.- kira aldığı iddia edilmektedir. Sorı olarak davacı davalının 1 Eylül 1970 tarihinden 31 Ocak 1971 tarihine kad-ar 5 aylık kira olarak aldığı K.L.6O.-yı talep etmekte ve ayni zamanda 1 Şubat 1971 tarihinden itibaren mezkûr malın varidatı olan ayda K.L.l2.-nın kendisine ödenmesinin emredilmesini talep etmektedir.
Davalı dosyaladığı müdafaa takriri ile talep takririn-in 1, 2 ve 3. paragraflarını kabul etmektedir. Talep takririnin 4. paragrâfını reddeden davalı, mukavele yapıldıktan sonra davacı ile bir anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya göre davalı evin idaresini ele alacak, evi dilediği şekilde kullanacak ve yalnıı -davacıya ayda K.L.2.-ödeyecekti. Bunun üzerine davalı K.L.650.- harcayarak dava konusu evi tamir ettiğini ve ek inşaat yaptığını, müteakiben evi K.L.l2.-ya kiraladığını, annesinin talep ettiği K.L.2.-yı kendisine ödediğini ve bunu ileride de ödemeye hazır -olduğunu iddia etmiştir.
Davacı davanın duruşmasında verdiği şahadette "un değirmeni, havlı ve binadan müteşekkil" olan malından bahsederek talep takririndeki iddialarla ilgili şahadet vermiştir. İstintak esnasında un değirmeni ve havlının evden ayrı oldu-ğunu, bu iki malın ayrı koçanları bulunduğunu ve birbirlerine bitişik olmadıklarını söylemiştir.
Davalı ise şahadetinde mezkûr senedin bir un değirmeni ve havlı ile ilgili olduğunu, talep takririnde bahsedilen ev ile alâkası olmadığıriı ve mezkûr talep mu-cibince annesinin ev hakkında kendisini dava edemiyeceğini iddia etmiştir.
Talep takririnin 1, 2 ve 3. paragraflarını kabul ettiği kendisine hatırlatıldığı zaman davalı, avukatının yaptığı müdafaayı kabul etmediğini belirtmiş fakat tadil etmek de istemedi-ğini sözlerine ilâve etmiştir.
Bidayet Mahkemesi, talep takririnin 1, 2 ve 3. paragraflarını davalı kabul ettiği için, mahkeme huzurunda bunlara aykırı şahadet verilemeyeceğini, verilse bile verilen şahadetin geçerli olamayacağına işaret ederek davacının -mukavele ve şartları hususunda iddiasını aynen ispat ettiği kanaatına varmıştır: Mamafih, verilen şahadete göre bilâhare davacı ile davâlı arasında davacının davalıya ayda K.L.5.- ödemesi hakkında muvafakata varıldığı kanaatına vararak davacı leyhine 1 Eki-m 1970 tarihinden 30 Ocak 1971 tarihi'ne kadar 4 ay için K.L.2O.- hüküm verilmesini ve 1 Şubat 1971 tarihiıiden itibaren` davacının davalıya ayda K.L.5.- ödemesini emretmiştir.
Bu karardan istinaf eden davalı, diğer şeyler meyanında, dâvacınıri talep takr-irinde zikrettiği mal ile şahadette zikri geçen malın ayni olmadığını, bu itibarla davacı talebini ispat edemediğini, davalının davacıya ayda K.L.5.- ödemesini öngören emrin hatalı olduğunu ve alternatif olarak, davacı davasını ispat etse bile, mukavelenin- 4. maddesi tahtinde davalının davacıya yalnız K.L.100.- ödemek mükellefiyeti olduğunu iddia etmiştir. Davalı ise mukabil istinafı ile Bidayet Mahkemesinin K.L:5.yerine mukavele tahtında K.L.l2.- emretmemekle hata işlediğini ileri sürmüştür.
Hukuk Mahkeme-leri Nizamları E 19 n.4'e göre davaya esas teşkil eden bütürı vakıalar (material facts) talep takririnde zikrolunmalıdır. Esasa ait vakıalar talep takririnde zikrolunmazsa davacının bu vakıalar hususunda mahkemeye herhangi bir şahadet vermeye hakkı yoktur.- Bak, Kira İstinaf No.34/67 Türkân Necati v. Hüse in Ahmet raklı Hukuk İstinaf No.9/70 Kemal Hacı Faik v. Hüve lâ Osman Nuri ve Eleni Panaiotou Iordanou v. Pol car os Neof tou Ari ftos (1959-60) 24 C.L.R.97.
Bell v. Lever Bros. Ltd. (1932) A.C. 161 davası-nda Lord Atkin sayfa 215'te şöyle demektedir:-
-"Before the Court of Appeal and before this House the appellants contended that no issue as to mutual mistake had been raised by the pleadings, and that it was not open to the learned judge or to the Court of Appeal to determine the case without an amendme-nt of the pleadings and upon an issue of fact which was not submitted to the jury.
-
-In this circumstances the judge on a trial with a jury has without consent of the parties no jurisdiction to determine issues of fact not raised by the pleadings: ..............Further, I think that the CourI of Appeal cannot without amendment decide a cas-e upon an unpleaded issue of Law which depends upon an unpleaded issue of fact. If the issue of fact can be fairly determined up-on the existing evidence they may of course amend: but in any such case amendment appears to me to be necessary."
-
İstinaf konusu davada davalı talep takririnin 1, 2 ve 3. paragraflarını kabul etmiş ve bu paragraflarda bahsedilen mal hakkında müdafaa dosyalamıştır. Keza, dıiruşma esnasında kendisine müdafaa takririni tadil etmek fırsatı verilmişse de davalı bundan ist-ifade etmek istememiştir. Bu sebeple Bidayet Mahkemesinin davada dosyalanan takrirlere ve bu takrirler dahilinde verilen şahadete göre verdiği hükme müdahale etmek için hiçbir sebep görmüyoruz.
Son istinaf sebebi ile davalı mukavelenin 4. maddesi tahtinde- mukaveleye riayet edilmediği takdirde davacının yalnız K.L.100.- zarar ziyan almaya hakkı olduğunu ve Bidayet Mahkemesinin bunun aksine karar vermekle hataya düştüğünü iddia etmiştir. Maalesef bu iddia da müdafaa takririnde ileri sürülmemiş ve duruşma esn-asında da mevzubahis edilmemiştir. Yukarıda belirttiğimiz sebeplerden dolayı bu iddiayı ele alamayız.
Netice olarak istinaf ve mukabil istinaf reddolunur. İstinaf masrafları hakkında herhangi bir emir vermemeyi uygun görüyoruz.
Yüksek Mahkeme
16 Şubat 1-973.
Full & Egal Universal Law Academy