-Hukuk İstinaf No. 33/73
(Dava No. 946/72; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Hâkim ve Ahmet Izzet, Hâkim
İstinaf eden: Selçuk Hüseyin, Lefkoşa (Davalı)
ile
Aleyhine İstinaf edilen: Faiz Arif, Kırnı (Davacı)
arasında
İstina-f eden namına: Gürsel E. Kadri
Aleyhine İstinaf edilen namına: Menteş Aziz
Hukuk Usulû - Şahadet - Şahitlere inanıp inanmama - İlk Mahkemenin şahitlere inanıp inanmamasına ilişkin bulgusuna müdahale edilmesi - Şahitlerin tavır ve hareketlerini müşahade -altında bulunduran İlk Mahkemenin Yüksek Mahkemeden daha avantajlı durumda olması.
Hukuk Usulü - İstinaf - İstinaf edenin Yüksek Mahkemeyi ikna. yükümlülüğü - Şahitlere inanıp inanmama hususunda İlk Mahkemenin yanıldığı konusunda İstinaf edenin Yüksek Mah-kemeyi ikna etme yükümlülüğü.
OLAY:Davacı piliç satımından doğan mütebaki alacağını talep etti. Davalı Davacıdan kredi yolu ile piliç satın aldığını reddetti ve ödediği 30 K.L.'nin alelhesap olmayıp tüm borca karşılık olduğunu iddia etti.
İlk Mahkeme, D-avalıya çeşitli tarihlerde piliç satılıp teslim edildiği ve Davacının 150 K.L. alacağı kaldığı kanısına vardı ve Davalı aleyhine 150 K.L. için hüküm verdi.
Davalı Davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği halde İlk Mahkemenin Davacı lehine hüküm ver-mekle ve kararını herhangi bir gerekçeye dayandırmamakla hata ettiğini ileri sürerek İstinaf etti. .
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, şahitlere inanıp inanmamaya ilişkin bulgularında İlk Mahkemenin yanıldığını kanıtlama yükümlülüğünün İstinaf edende olduğunu, İst-inaf edenin bu yükümlülüğü yerine getiremediğini ve hükmün kısa olmakla birlikte gerekçeli olduğunu belirtti ve İstinafı reddetti.
Bu İstinafta Mahkemenin hükmünü Hâkim Ülfet Emin vermiştir.
HÜKÜM
Ülfet Emin; Hâkim:
Aleyhine. İstinaf edilen (davacı) L-efkoşa Kaza Mahkemesinde İstinaf eden (davalı) aleyhine ikame ettiği 946/72 sayılı davada davalıya takriben 1969 Kasım ayı içinde ve/veya o tarihlerde kredi yolu ile K.L. 180.- kıymetinde canlı piliç satıp teslim ettiğini, davalının borcuna mahsuben takrib-en 15.12.1970'de K.L.3O.- ödediğini, K.L.150.- mütebaki borcu kaldığını iddia ederek davalı aleyhine K.L.150.- için hüküm talep etti.
Davalı dosyaladığı müdafaa takriri ile davacının davalıya kredi yolu ile piliç satıp teslim ettiğini reddetti. Davalı müd-afa takririnin 3. paragrafi ile davacıya 15.12.1970 tarihinde K.L.3O.- ödediğini kabul etti ancak işbu ödemenin alel hesap olmadığını, bütün borcuna karşılık olduğunu ve bu ödemederi sonra davacıya hiç borcu kalmadığını, makbuzu mahkemeye ibraz edeceğini i-ddia etti.
Bidayet Mahkemesi davacıyı, şahitlerini ve davalıyı dinledikten sonra davacının davalıya muhtelif tarihlerde canlı tavuk satıp teslim ettiğini ve davalının yaptığı ödemelerden sonra geriye davacının K.L.150.alacağı kaldığı kanaatına vararak dav-alı aleyhine K.L.150.- için hüküm verdi.
İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin gerekçesiz karar vermekle ve davacının davasını ispat edemediği ve/veya ispat etmesi gerektiği şekilde ispat etmemesine rağmen Bidayet Mahkemesinin davacı leyhine karar vermekle ha-ta ettiğini ileri sürerek istinaf eyledi.
Bidayet Mahkemesi hükmünde davacıya ve şahitlerine inandığıni, davacı davalı ile hesaplaştığın, teslim edilen canlı tavukların bedeli hususunda mutabakata vardıklarını ve bundan sonra davalının davacıya K.L.3O.- -verdiğini, davalının K.L.150.- borcu kaldığını belirtti. Mahkeme hükmünde davalının satın aldığı piliçlerin tutarının yalnız K.L.3O.- olduğunu, davacıya borcu olmadığı hususunda verdiği şahadete inanmadığını belirtti. Bidayet Mahkemesinin hükmü kısa olmakl-a beraber hükmün nereye istinad ettirildiği hususunda gerekçe mevcuttur. Bidayet Mahkemesinin gerekçesi davacı ile şahitlerine inandığı ve davalıya inanmadığı husustuıdadır. Birçok İstinaflar'da daha önce belirttiğimiz gibi Bidayet Mahkemesi huzurunda şaha-det veren şahitlere inanıp inanmama hususunda Bidayet Mahkemelerinin var.dıkları karara veya kanaata genellikle Yüksek Mahkeme müdahale etmez. Hiç şüphe yoktur ki müdahale edilmesi gereken haller de bulunabilir. Ancak bu gibi hallerin mevcut olduğu hususun-da İstinaf edenin Yüksek Mahkemeyi ikna etmesi gerekir. İstinaf esnasında İstinaf edenin awkatı talep takririnde davacının davalıya satıp teslim ettiği canlı piliçlerin kıymetinin K.L.180.- olduğu belirtilmekle beraber davacının şahadeti esnastnda davalıya- K.L.180.-dan daha fazla K.L.333.- kıymetinde piliç sattığını ve muhtelif ödemelerden sonra K.L. 180.- borcu kaldığını söylediğini ileri sürerek talep takriri ile şahadet arasında bir çelişme olduğunu belirtti. Kanaatımızca davacı tarafından verilen şahade-t talep takririrıde iddia olunanlarla tıpa tıp ayni olmamakla beraber davacının şahadeti talep takririnde iddia olanları ihtiva etmektedir. Buna ek olarak davacının davalıya yaptığı tüm satışın bedelini de göstermektedir. Bu şahadet Bidayet Mahkemesinin hu-zurunda idi ve Bidayet Mahkemesi bu şahadete rağmen davacı ve şahitlerine inanmıştır. Bidayet Mahkemesinin davacının şahit ve şahitlerine inanmakla hata işlediğine ikna olunmadık.
Bu nedenle İstinaf reddolunur. İstinaf edenin İstinaf masraflarını da ödeme-si emrolunur.
Yüksek Mahkeme
31 Temmuz 1973
Full & Egal Universal Law Academy