-Hukuk İstinaf No. 34/73
(Dava No. 610/71; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Hâkim ve Ahmet Izzet, Hâkim
İstinaf eden: Mustafa Kemal Ömer, Lefkoşa
(Davacı)
ile
Al-eyhine İstinaf edilen: Dilber Cemal, Marmara Bölgesi,Ortaköy
(Davalı)
arasında
İstinaf eden namına: Cebbar Niyazi
Aleyhine İstinaf edilen hazır- değil.
Hapislik İstidası - Hükümlü borcun taksitlerle ödenmemesi nedeniyle yapılan hapislik istidası - Hükümlü borçlu için şahit celpnamesi çıkarılması emri verilmesi - Emrin (no one is bound to betray himself) hiç kimse kendi kendini suçlamak zorunda d-eğildir prensibiyle çelişmesi.
Hukuk Usulû - Şahadet - Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 82. maddesine göre hükümlû borcun taksitlerle ödenmemesi halinde borçlunun hapsinin istenmesi.
Taksit İstidası - Hûkümlû borcun taksitlerle ödenmesi emri - H.M. Usu-lü Yasasının 91. maddesi altında verilen emir - Böyle emirlerin 1960, AdaIet Mahkemeleri Yasasının 42. maddesinde bahsolunan emir olarak addediletnemesi ve riayet etmeyenin 42. maddeye göre cezalandırılamaması.
Hukuk Usulû - Hükümlü borcun ödenmemesi hali-nde yapılan hapislik istidası - Iddia ve ispat külfeti - Bu tür istidalarda alacaklının, borçlunun malını satarak borcun ödenmesinin sağlanamadığını ve borçlunun mali kudreti borcu ödemeye müsait olduğu halde borcu ödemediğini iddia ve ispat etmesi gerekir-.
Hukuk Usulû - Taksit istidası - Şahadet - Hükümlü borçlunun lVTahkemeye celbedilip şahadet vermeye zorlanması - Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 86 ve 87. maddeleri - Hükümlü borçlunun ödeme kabiliyeti konusunda alelâde bir şahit gibi Mahkemeye celbed-ilip şahadet vermeye zorlanabilmesi.
Hukuk Usulü - Hapislik istidası - Şahadet - Taksit borcunu ödemeyen bir borçlu aleyhine yapılan hapislik is2idası - Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasında hapislik istidalarında borçlunun şahadet vermeye zorlanabil-eceği hususunda hüküm olmamssı - Hükümlü borçlunun şahit celpnamesi ile Mahkemeye celbedilememesive hapse gitmek için şahadet vermeye zorlanamaması.
Hukuk Usulü - Tevkif müzekkeresi - Hükümlü borçlu aleyhine yapılan hapislik istidasında tevkif müıekkeresi- çıkarılamaması.
OLAY: Davalının hükümlü borcunu aylık taksitlerle Davacıya ödemesi
emredildi.
Davacı bir istida dosyalayarak Davalının taksit emrine riayet etmediğini öne sürdü ve hapsini talep etti.
Istida birçok kez, Davalının gelmemesi veya gelip bo-rcunu ödeyeceğini beyan etmesi üzerine tehire
uğradı. Dava son kez Davalının gelmemesi üzerine tehire uğradığında Mahkeme Davalı hakkında yeniden
şahit merkezi çıkarılmasını emretti.
Davacı şahit merkezi çıkarılması emrinin yanlış ve hatalı olduğunu ileri-- sürerek emri İstinaf etti ve
uğradığı ek masrafın Kıbrıs Türk Yönetimi tarafından karşılanmasını talep etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme alelade alacak davalarında 1960; Adalet Mahkemeleri Yasasının 42. maddesinin değil Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 82. -maddesinin uygulandığını belirtti. Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasının 86. maddesine göre bir hükümlü borçlunun ödeme gücünü tespit etmek için Mahkemeye müracaat yapıldığında 87. maddeye göre borçlunun şahit olarak Mahkemeye celbolunabileceği ve şahadet ver-m'eye zorlanabileceği, fakat taksit borcunu ödemeyen borçlunun hapsi için 82. maddeye göre müracaat yapıldığında bunun mümkün olmadığı kanısına varan Yüksek Mahkeme, Ilk Mahkemenin şahit merkezi çıkarılması hususunda verdiği emri iptal ett'i.
Yüksek Mahkem-e İstinaf edenin ek masrafının Kıbrıs Türk Yönetimince karşılanması talebinde herhangi bir mesnet görmeyerek bu talebi reddetti.
KARAR
Ülfet Emin, Hâkim:
11 Aralık 1972 tarihinde davacı-müstedi ihbarlı bir istida ile mahkemeye müracaat ederek davalı-müst-edaaleyh aleyhine aşağıdakilerini talep etti.
"Müstedaaleyhin ödeme kudreti olduğu halde hükümlü borcunu aylık taksitle ödemesi hususunda muhterem mahkemenin verdiği 10.5.1972 tarihli emrine riayet etmediğinden dolayı 12 ayı geçmeyen bir süre için hapis e-dilmesini."
Müstedi istidasını Fasıl 6, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 82-85. maddelerine ve 1960, Adalet Mahkemeleri Kanununun 42. maddesine istinad ettirmiştir. Davacı istidasını destekleyen yemin varakasında 12.2.1972' de K.L.4.500 mil ve K.L.1.650- mil masraf için davalı aleyhine hüküm aldığını, davalının bu hükme mahsuben herhangi bir ödeme yapmadığını ve borcun ödenmesi için davalı aleyhine 8.2.1972 tarihinde bir taksit istidası yaptığını ve işbu istida gereğince davalının 30.5.1972'den itibaren a-yda K.L.l.- ödemesi emrolunduğunu, davalının işbu emir tahtinde yalnız K.L.l.- ö'dediğini, başka herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının halen masraflarla birlikte K.L.7.450 mil borcu olduğunu ve bu borcunu mahkeme hükmüne riayetsizlikte bulunarak ödemek-ten imtina ettiğini belirtti. Istida ilk önce 28 Aralık 1972'ye tayin edildi. O gün davalıya tebliğ yapılmadığı için istida 29.1.1973'e ertelendi. 29.1.1973'de müstedaaleyhe tebliğ yapıldığı halde müstedaaleyh mahkemede hazır değildi. Müstedi avukatı tevki-f müzekkeresi çıkarılması için mahkemeye müracaat etti. Mahkeme de müstedaaleyhin derhal tevkifi ile mahkemeye celbine karar verdi. 5 Şubat 1973'de müstedaaleyh polis tarafından mahkemeye getirildi ve müstedaaleyhin bir aya kadar borcunu ödeyeceğini söylem-esi üzerine istida 15 Mart 1973 tarihine tayin olundu. Müstedaaleyhin mahkemede hazır bulunmasını sağlamak için müstedaaleyh K.L.lO.- kefalete bağlandı. 15.3.1973'de ise müstedaaleyh mahkemeye gelmedi ve müstedi avukatının müstedaaleyhin gebe olduğundan do-ğurma ihtimali olduğunu mahkemeye beyan etmesi üzerine Mahkeme istidayı 30.4.1973'e tayin etti ve Mukayyitliğin tehir gününü müstedaaleyhe bildirmesine emir verdi. 30.4.1973'de müstedaaleyh mahkemede hazır bulundu ve yine bir haftaya kadar K.L.2.- ödeyeceğ-ini mahkemeye bildirdi. Bunun üzerine mahkeme istidayı 8 Mayıs 1973 tarihine tehir etti. 8 Mayıs 1973''de müstedaaleyh mahkemede hazır değildi. Bunun üzerine mahkeme şu emri verdi. "Yeniden -şahit merkezi çıkarılsın ve istidanın 25.5.1973 tarihine tayin ol-undu".
Müstedi Bidayet Mahkemesinin emrinin yanlış ve hatalı olduğunu, iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek İstinaf eyledi. Müstedi İstinaflarında müstedinin düçar olduğu ek masrafın K.T.Y. tarafından karşılanmasını talep etti.
1960, Adalet Mahkemele-ri Kanununun 42. maddesi aynen şöyledir:
"Herhangi bir Mahkeme Tüzüğüne tabi olarak, her Mahkeme tarafından isdar olunan ve herhangi bir hareketin yapılmasını emir veya herhangi bir hareketin yapılmasını men edici herhangi bir emrine itaatı, para cezası ve-ya hapislik veyahut eşyanın müsaderesi ile icbar etmek yetkisine malik olacaktır, ve Mahkeme, keza, emrin leyhine isdar edilmiş olduğu şahsa, Mahkemenin uygun addettiği bir meblağın tazminat olarak verilmesine hükmedebilir."
42. maddenin esas gayesi Mahke-menin herhangi bir hareketin yapılması veya yapılmaması için verdiği emre itaatı sağlamaktır. Alelade alacak davalarında davalı aleyhine davacıya herhangi bir meblâğ ödenmesi için verilen hüküm veya emir 42. maddede öngörülen iıerhangi bir hareketin yapılm-ası değildir. Hukuk davalarında para ödenmesi için verilen emir veya hükümler ancak Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununda ve Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatında öngörüldüğü gibi hareket ederek alacak olan meblâğ alınabilir. Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun- 91. maddesi tahtinde bir hûkümlû borGlunun borcunu taksitlerle ödemesi için verilen emir 1960, Adalet Mahkemeleri Kanununun 42. maddesinde bahsolunan emrin kapsamına girmez. Dolayısıyle 91. madde tahtinde verilen bir emre itaat etmeyen şahıs Adalet Mahkem-eleri Kanununun 42. maddesi tahtinde cezalandırılamaz. Herhangi bir şahıs aleyhine herhangi bir miktarın ödencriesi için bir hüküm verildiği hallerde hüküm tamamıyle veya kısmen ödenmediğinde hükümlü alacaklı hükümlü borçlunun ödeme kabiliyeti hususunda so-ruşturma yapılması için Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 86. maddesi tahtinde mahkemeye müracaat edebilir. Mahkeme gerekli soruşturmayı yaptıktan sonra hükümlü borcun uygun ve adil taksitlerle ödenmesini emredebilir. Ayni Kanunun 82. maddesi tahtinde hük-ümlü alacaklı hükümlü borcun tâtmin olunmaması halinde hükümlü borçlunun hapsedilmesi için mahkemeye müracaat edebilir. Kanaatımızca 82. madde tahtinde herhangi bir müracaat yapıldığında hükümlü alacaklının hükümlü borcunu hükümlü borçlunun malını satarak -hükümlü borcun ödenmesini sağlayamadığını ileri sürmesi ve ispat etmesi gerekir. Ayni zamanda hükümlü alacaklının mahkemede hükümlü borçlunun, hükümlü borcu tamamen veya kısmen ödemesine mali kudreti olduğu halde, hüküm tahtinde borcunu ödemeyi red veya ih-mal ettiğini de ispat etmesi gerekir. Bu meselede yemin verekasından görüldüğü gibi davalının hükümlü borcunu 30.5.1972'den itibaren ayda K.L.l.taksitlerle ödemesine emir verildi. Emir verildikten sonra davalı yalnız K.L.l.- verdi. Dâvacı müstedinin hapisl-ik istidasında muvaffak olabilmesi için 82. maddede öngörülenleri istidasında ileri sürüp ispat etmesi gerekir. Müstedinin istidasını tiestekleyen yemin varakasına bakıldığında müstedi yemin varakasında davalının malını satış ile hükümlü borcun tatmin edil-emediğine dair herhangi bit iddia yoktur. Buna ilâveten ayni varakada hükümlü borçlunun taksit emri verildikten sonra taksidi ödemeye mali kudreti olduğu hususunda herhangi bir iddia yoktur.
86. madde tahtinde hükümlü borçlunun ödeme kabiliyeti hususunda s-oruşturma. yapılması için mahkemeye müracaat edildiğinde 87. madde tahtinde hükümlü borçlu alelâde bir şahit olarak mahkemeye celbedilebilir ve şahadet vermeye mecbiır edilebilir. Âncak 82. madde tahtinde hükümlü borçlunun hapisliği için bir müracaat yapıl-dığında hükümlü borçlunun şahit olarak celbedilebileceği hususunda herhangi bir hüküm mevcut değildir. Kanaatımızca "nemo tenetur prodere seipsum" (IVo one is bound to betray himself) prensibini göz önünde tutarak herhangi bir şahıs hapse gitmesi için mahk-emede şahadet vermek mecburiyetinde değildir. Bu nedenle bu gibi istidalarda hükümlü borçlu şahit celbnamesi ile mahkemeye celbedilemez. Hapislik istidalarında mahkemeler hükümlü borçlu aleyhine tevkif müzekkeresi isdar edemez kanaatındayız.
Yukarıda belir-ttiklerimizin ışığında Bidayet Mahkemesinin davalıya şahit merkezi çıkarılması için verdiği emrin hatalı oldıiğu kanaatındayız.
İstinaf eden İstinaf ihbarnamesinde masrafırı Kıbrıs. Türk Yönetimi tarafından karşılanmasını talep etmiştir. İstinaf esnasında -bunda ısrar etmemiştir. Mamafih bu gibi davalarda Kıbrıs Türk Yönetiminin masraflarından mes'ul olması gerektiği hiçbir kanun veya esasa istinad etmemektedir. Taraflar arasında olan herhangi bir ihtilâf konusunda Yönetimin masraflardarı nasıl mes'ul olabil-eceğini tahayyûl edemedik.
Netice olarak Bidayet Mahkemesinin davalıya yeniden şahit merkezi çıkarılması hususunda verdiği emir iptal edilir. İstinaf masrafları meselesine gelince müstedinin istidası emre itaatsizlik üzerine istinad ettirildiğinden ve bu s-ebepten yukarıda belirttiğimiz gibi müstedaaleyhin hapse gönderilmesi olanağı olmadığından İstinaf masrafları için herhangi hir emir vermemeyi uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
27 Haziran 1973
Full & Egal Universal Law Academy