- Hukuk İstinaf No: 36/70
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
M.N. Münir, Başkan, Ü. Emin ve A. İzzet, Üye
(Dava No: 383/69)
İstinaf eden: Melih Akansel, Lefkoşa
(Davalı N-o: 2)
ile
İstinaf edilen: İsmail Bulut, Lefkoşa.
(Davacı)
arasında.
İstinaf eden namına: H. Cahit Yılmazoğlu
Aleyhine İstinaf edilen namına: A. M. Berberoğlu
1967 Kira -Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Kefilin mesuliyeti.
Davacı, dava konusu evin mal sahibidir. Davalı 1, söz konusu evi 1.1.1960 tarihinden itibaren yazılı bir sözleşme ile 1 yıllığına kiraladı. Davalı 2, mezkûr malın tahliyesine kadar kefi-l olduğuna dair sözleşmeyi imzaladı. Davalı 1, hadiselerden sonra kira ödemedi. Davacı, davalı 1 ile birlikte davalı 2 kefili de dava etti. Davalı 2 sözleşme bir yıllık olduğundan sözleşmeden çıkarılmayı talep etti. Bidayet Mahkemesi, kefilin mesul olduğun-a karar verdi. Davalı 2 Bidayet Mahkemesinin sona ermiş bir sözleşmedeki kefaletin kanuni kiracılığa teşmilinin hatalı olduğunu iddia ederek istinaf etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme, sözleşmede kefaletle ilgili imzalanan ibare gereği kefilin, mezkûr mal t-ahliye edilinceye kadar mesul olduğuna karar verdi ve istinafı reddetti.
Atıfta bulunulan yargısal içtihatlar:
Metochis v. Schiza XIX C.L.R. 149,
Kyriakidou v. Mangaldjian (1969) 1 J.S.CC. s.47.
-----------------
- H Ü K Ü M
Necati Münir, Başkan:
Bu istinafta Mahkemenin hükmü Sayın Üye Ahmed İzzet tarafından okunacaktır.
Ahmed İzzet, Üye:
Aleyhine istinaf edilen (davacı) Lefkoşa'da Yenicami sokak No: 73'de kain bir evin sahibidir ve bu evi 10.12.1959 tar-ihli yazılı bir icar mukavelesi ile davalı 1'e 1 Ocak 1960 tarihinden itibaren bir sene müddetle icar etti. İstinaf eden (davalı 2) mezkûr mukaveleyi davalı 1'in kefili olarak imzaladı. Kefaletle ilgili ibare aynen şöyledir:
"Kiracı tarafından ka-bul ve deruhte edilen işbu
kontratorun yukarıdaki yazılı olan şeraiti mucibince
vade hitamından sonra yukarıdaki mezkûr malın
tahliye ve teslim gününe kadar kira, zarar, ziyan ve
tahliye masraflarını ödemeğe borçlu ve kefil- oldu-
ğuma dair imza ederim."
Mukavelede icar müddetinin hitamından sonra mukavelenin yenileneceğine dair herhangi bir kayıt mevcut değildir.
Davalı 1 icar mukavelesinin müddeti zarfında ve bu müddet hitama erdikten sonra hadiseler patlak v-erinceye kadar kirasını bir tamam ödedi. Fakat 1 Ocak, 1964'den itibaren davacıya herhangi bir kira ödemedi. Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 383/69 numaralı davayı ikame ederek birikmiş kiralar için davalı 1'i ve kefil olarak da davalı 2'yi dava etti. Dav-anın duruşmasından evvel davalı 2'nin avukatı bir istida dosyalayarak kira mukavelesinin sadece bir yıllık bir süre için olduğunu, mukavelenin 1/1/1961 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra davalı 1'in kanunî kiracı olduğunu bundan dolayı kefaletinin -1 Ocak 1961 tarihinde sona erdiğini iddia ederek davadan davalı 2'nin ihraç edilmesini talep etti. Bu konuda yapılan duruşmadan sonra Bidayet mahkemesi kefilin mes'ul olduğu kararına vardı. Davalı 2'nin avukatı bu kararı istinaf etmiştir.
İstinaf sebe-pleri şöyledir:
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi hâkimi davalı 2'nin
hitam bulmuş bir kira mukavelesindeki kefaletini
davalı 1'in devam etmiş kanunî kiracılık (statu-
tory tenancy) münasebetine teşmil etmekle hataya
- düşmüştür.
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi hâkimi Metochis v.
Schiza, XIX C.L.R. 149 ve Kyriakidou v. Mangal-
djian, (1969) 1 J.S.C. p. 47 gibi emsal davalar-
daki İstinaf Mahkemesi kararlarını tefsirde ve
ta-tbikte hataya düşmüştür."
İstinaf edenin Avukatının bahsettiği Metochis v. Schiza davasında vakıalar şöyle idi. Mal sahibi kiracıya bir sene müddetle bir bina icar etti. İcar müddeti bir sene daha yenilenip 2. senenin sonunda sona erdi. İstinaf eden- kiracının kirayı ödemesi için kefil girdi. İcar mukavelesi sona erdikten sonra kiracı mezkûr binayı kanunî kiracı (statutory tenant) olarak işgal etmekte devam etti fakat kira ödemedi. Mal sahibi istinaf edeni kefil olarak dava etti. Mahkeme, kanunî kira-cılığın kontrat tahtında olan kiracılığın bir devamı olmadığı, bu sebeple mukavelenin hitamından sonraki müddet için kefilin mes'ul olamayacağı kararına vardı. Bu davada kefaletle ilgili madde şöyle idi:
"I the undersigned ...... of .....jointly guar-antee
with the tenant the regular payment of the rent and
the fulfilment by him of the abovementioned terms
of the contract".
Bundan da görüleceği gibi kefil yalnız mukavelenin meriyette olduğu zamanki kiranın ödenmesinden ve muka-velenin diğer şartlarının yerine getirilmesinden mes'uldu; mukavelenin sona ermesiyle kefilliği de sona ermişti. İstinaf edenin avukatının temas ettiği Kyriakidou v. Mangaldjian davasında ise kefaletle ilgili madde şöyle idi:
"I guarantee personally a-nd jointly with the tenant
the strict and exact performance of the terms of
this document till the evacuation and delivery of
the house to the landlord".
Burada da kefilin mukavelenin hitama erdiği tarihten sonra mesul olacağı -tebarruz ettirilmemiştir.
Bu iki davada kefilin imzaladığı madde kanaatimizce huzurumuzda bulunan davadaki kefalet maddesinden farklıdır. Kefilin icar müddetinden sonraki kiralar için mes'ul olabilmesi için buna dair açık lisan kullanılması lâzımdır. -Huzurumuzdaki davada kefil gayet sarih olarak yalnız vade hitamına kadar değil, vade hitamından sonra da mes'ul olacağını belirtmektedir. Başka bir deyimle, kefil gayet açık bir lisanla icar müddetinin hitamından sonra da mes'ul olacağını kesin olarak bild-irmektedir.
Son olarak davanın Bidayet Mahkemesinde cereyan edişi hususunda birkaç söz söylemek istiyoruz. Davalı 2'nin avukatı istinaf konusu olan istidasını Sivil Prosedür Nizamnamelerinin 9. Emrinin 10. Nizamına istinat ettirmiştir. Bidayet Mahkeme-si davalı 2'nin yani kefilin mesul olup olmadığını davanın duruşmasından evvelki istidayı dinleyerek kararlaştırmıştır. Kanaatimizce tutulan bu yol yanlıştır. Emir 9, Nizam 10'un bu davaya şumulü yoktur. Kefil dava edilen taraflardan birisi olduğu için mes-ul olup olmadığı hususu davanın sonunda karara bağlanmasi icap ederdi. Fakat Bidayet Mahkemesi müstedinin istidasını dinleyerek kefilin mes'uliyeti hakkında nihaî bir sonuca vardığı için, ve Bidayet Mahkemesinde takip edilen usulün yanlış olduğuna dair muk-abil bir istinaf yapılmadığı için, davayı geri Bidayet Mahkemesine gönderip ayni şeyin tekrar karara bağlanmasını istemektense İstinafı dinleyip Bidayet Mahkemesinin kefilin mesuliyeti hakkında varmış olduğu Hükmün esas itibarıyle doğru olup olmadığını kar-ara bağlamayı daha uygun bulduk.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı istinaf edenin kefil olarak mes'ul olduğu kanaatine varırız. İstinaf reddolunur, istinaf masraflarını istinaf eden ödeyecektir.
Yüksek Mahkeme.
Şubat-, 1971.
Full & Egal Universal Law Academy