-Hukuk İstinaf No. 38/73
(Dava No. 462/73; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Hâkim ve Ahmet Izzet, Hâkim
İstinaf eden: Halil Mulla Ali, Galatya
( Davac ı )
ile
Aleyhine İstinaf edilen: Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Lt-d., Lef koşa
(Davalı)
arasında
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Riza
Aleyhine İstinaf edilen namına: Cebbar Niyazi
Tek taraflı alınan hûkmûn iptali için İstida- İstidanın kabul edilerek- hükmün iptal edilmesi.
Hukuk Usulû - Şahadet - Hükmün iptali için yapılmış İstidada karşılıklı yemin varakaları arasında ihtilâf olması - Ihtilâflı konularda H.M. Usulü Tüzüğü Emir 48 Nizam 4'e göre ek şahadet sunulması gereği.
Hukuk Usulü - İspat külfe-ti - Ispat külfeti olan tarafın ek şahadet sunma zorunda olması - Tebliğ olduğu halde isbatı vücut kaydı yapılmadığı hallerde alınan tek taraflı hükmün iptali için yapılan İstidalarda isbatı vücut kaydının niçin yapılmadığının izah edilmesi gerekir.
Hukuk- Usulü - Tek taraflı alınan hükmün iptali İstidalarında Davalının prima facie (ilk nazarda haklılık) müdafaası olduğu konusunda Mahkemeyi ikna mükellefiyeti.
OLAY:Bir banka olan Davalı Davacının kestiği çekleri ödemedi. Davacı cari hesabında alacaklı dur-umda olmasına rağmen çeklerini ödemediği için Davalıdan zarar ziyan ile hesabındaki parayı talep etti.
Davalıya celpname tebliğ edildiği halde isbatı vücut yapmadı. Bu nedenle Davacı tek taraflı bir İstida dosyalıyarak Davalının gıyabında hüküm talep etti.- Ilk Mahkeme de Davacının lehine alacaklı olduğu 1468 K.L. meblâğ ve 200 K.L. tazminat için hüküm verdi.
Davalı bir İstida dosyaIayarak yanlışlık sonucu isbatı vücut kaydı yapmadığını iddia etti ve hükmün iptalini talep etti.
Davalı, yemin varakasında Dava-cının köy şirket katibi iken hesap açığı verdiğini ve konunun hakeme havale edildiğini bu nedenle Davacının hesabında bulunan paranın teminat olarak haczedildiğini iddia etti. Davacı Davalının iddialarını yemin varakası ile desteklenen itiraznamesinde tek -tek reddetti.
Ilk Mahkeme hükmün iptali ile 14 gün zarfında Davalının isbatı vücut varakası dosyalamasını emretti.
Davacı bu emre karşı İstinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, hükmün iptali için yapılan İstidalarda tarafların yemin varakalarında herhangi bir- konuda ihtilâf varsa H.M. Usulü Tüzüğünün 48. Emrinin 4. Nizamına göre ispat yükümlülüğü olan tarafın ek şahadet ile iddialarını ispat etmesi gerektiğini belirtti. Davalının ek şahadet sunarak niçin isbatı vücut yaptırmadığını izah edemediğini, "prima fac-ie" müdafaası olduğu konusunda da ikna yükümlülüğünü yerine getirmediğini dikkate alan Yüksek Mahkeme İstinafı kabul ederek Ilk Mahkemenin hükmü iptal eden emrini iptal etti.
Bu İstinafta Mahkemenin hükmünü Hâkim Ülfet Emin vermiştir.
H Ü K Ü M
Ülfet Em-in, Hâkim:
İstinaf eden (davacı) 462/73 sayılı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame ettiği davada aleyhine İstinaf edilenin (davalının) nezdinde cari bir hesabı bulunduğunu ve bu hesapta K.L.1468.- ,alacaklı olduğunu, bu hesabına karşı çek isdar, ettiğini anca-k bu çeklerin davalı tara.fından ödenmediğini iddia ederek davalılardan alacaklı olduğu K.L.1468.-nin ödenmesini ve çekler ödenmediği için zarar ziyan talep etmiştir.
Celbnamenin bir sureti davalıya tebliğ edildiği halde davalı isba.tı vücut kaydı yapmadı-. Bu nedenle davacı Kaza Mahkemesinde dosyaladığı bir İstida ile isbatı vücut kaydı yapılmadığı cihetle davalının a.leyhine hüküm talep etti. Bidayet Mahkemesi de 1 Haziran 1973'de davalının aleyhine davacının alacaklı olduğu K.L.1468.-lık meblâğ ve K.L.20-0.tazminat olarak cem'an K.L.1668.- için hüküm verdi. Hüküm verildikten sonra davalı 7 Haziran 1973 tarihinde Kaza Mahkemesine bir İstida dosyalayarak 1.6.1973 tarihinde verilen hükmün iptal edilmesini talep etti. Davalının işbu İstidasına davacı 16 Hazira-n 1973 tarihli dosyaladığı bir itirazname ile itiraz etti. Davalı İstidasını destekleyen Fatih H. Görgün tarafından yapılan yemin varakasında celbnamenin davalıya tebliğ edildiğini kabul etti ancak bir yanlışlık eseri olara.k gerekli isbatı vücut kaydının -sunulamadığını belirtti. Yemin varakasında yemin eden davâcının Galatya Kooperatif Kredi Şirketi kâtibi olduğu bir devrede K.L.8000.-yı aşan bir hesap açığı verdiği tespit edildikten sonra durumun hâkeme devredildiğini ve henüz bir neticenin alınmadığını b-elirtti. Yemin varakasının 5. paragrafında ise bankada bulunan müddeiye ait meblâğ i.izerine konan haciz müzekkeresi teminat bakımından konmuştur denmektedir. 6. paragrafta ise "alınan karar gereğince teminat olarak alıkonmuş meblâğın müddeiye ödenmesi hal-inde müessese hayli zarar ziyana düçar olacaktır" denmektedir. Itiraznamede dosyalanan yemin varakasına göre ise davacı isbatı vücut kaydının yapılmamasının bir yanlışlık eseri olduğunu kabul etmemiştir. Davacı yemin varakasında Galatya Kooperatif Kredi Şi-rketine K.L.8000.-yı aşan ve/veya başka herhangi bir miktarda açık verdiğini kabul etmedi. Davacı herhangi bir haciz müzekkeresi olduğundan haberi olmadığını, davalıdan alacağı meblâğ hususunda herhangi bir haciz müzekkeresinin isdar edilemeyeceğini ve/vey-a konamayacağını ileri sürdü.
İstidanın duruşması esnasında yukarıda esaslarını verdiğimiz yemin varakalarına ilâveten herhangi bir taraf tarafından ek şahadet verilmiş değildir. Bu gibi İstidalarda müstedi ile müstedaaleyhin yemin varakalarında herhangi -bir ihtilâf olduğunda Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatının 48. Emrinin 4. nizamına göre yemin varakalarında ihtilâf konusu olan hususları, mahkeme huzurunda isbatı ile mükellef olan tarafın ek şahadet ile ispat etmesi gerekir. Bu meselede isbatı vücut kayd-ının yanlışlık eseri olarak konmadığı ve herhangi bir haciz müzekkeresinin konduğu veya mevcut olduğu reddedildiği halde, bu hususta 48. emrin 4. nizamına uyularak mahkeme huzurunda davalı tarafından herhangi bir ek şahadet verilmiş değildir.
Davalının İs-tidasında muvaffak olabilmesi için isbatı vücut kaydını zamanında niçin yapmadığı hususunda mahkemeye izahat vermesi gerekir ve buna ilâveten en mühim husus da bu gibi İstidalarda davalının davada ilk bakışta (prima facie) müdafaası olduğunu ispat etmesi g-erekir. Bu gibi müdafaanın kat'iyetle muvaffak olacağı hususunu ispat etmesi gerekmez ancak bir prima facie müdafaası olduğuna Bidayet Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bidayet Mahkemesi davalının prima facie bir müdafaası olduğu hususunda ikna olunmazsa ve-rilen hükmün iptal edilmemesi gerekir çünkü hükmü iptal etmekle hiçbir fayda sağlanmayacaktır. Bidayet Mahkemesi ancak huzurunda olan geçerli şahadet üzerine istinad ederek ikna. olup olmadığı hususunda karar verebilir. Daha önce belirttiğim gibi Bidayet M-ahkemesi huzurunda haciz müzekkeresi konulup konulmadığı hususunda herhangi bir geçerli şahadet mevcut değildir. Bunun da sebebi davalının yemin varakasında haciz müzekkeresi konulduğu belirtilmekle beraber bu haciz müzekkeresinin ne vakit konduğu, kimin t-arafından konduğu, nasıl konduğu hususunda herhangi bir şahadet olmaması ve bu hususun davacının yemin varakasında reddedilmesidir.
Kanaatımızca davalı Bidayet Mahkemesi huzurunda ibraz ettiği yemin varakası ile davacının yemin varakası da nazarı itibara -alındığında davada zayıf da olsa herhangi bir müdafaası olduğunu ispat edememiştir. Bidayet Mahkemesinin davalının prima facie müdafaası olduğu hususunda bir kanaata varması Mahkeme huzurunda olan şahadet ışığında hatalıdır. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin- "Kaza Mahkemesinin 1.6.73 tarihli hükmün iptali ve davalının 14 gün zarfında isbatı vücut varakası dosyalaması" emri iptal edilir. Dolayısıyle Kaza Mahkemesinin 1 Haziran 1973 tarihinde davalı aleyhine verdiği hüküm meriyette kalır.
Aleyhine İstinaf edil-enin İstinaf masraflarını ve Bidayet Mahkemesindeki İstida masraflarını ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
20 Temmuz 1973.
Full & Egal Universal Law Academy