-Hukuk İstinaf No. 40/71
(Dava No. 472/70)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Ahmet Raşit Mustafa
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Saip B-irand
(Davacı)
arasında
İstinaf eden namına: Ümit Süleyman tarafından Metin A. Hakkı.
Aleyhine istinaf edilen namına: Gürsel E. Kadri.
İstinaf - İstinaf edenin İstinaf Mahkemesini ikna yükümlülüğü.
-
Hûküm - Gerekçe - Mahkeme hükmündeki gerekçelerin yetersiz olması ve sunulan şahadetle desteklenmemesi.
İstinaf Mahkemesi - İlk Mahkeme Hükümleri - İstinaf Mahkemesinin İlk Mahkeme hükümlerine ne gibi hallerde müdahale edebileceği.
OLAY: Davacı Davalı -ile bir bahçe projesi hazırlanması hususunda anlaştılar. Davacı bu anlaşmadan doğan alacağı için dava açtı.
Davalı Davacı ile anlaştıklarını kabul etti. Ancak kesin proje için değil, avan (taslak) proje hazırlanması için Davacıya talimat verdiğini iddia e-tti ve avan projeyi onayladıktan sonra kesin proje hazırlanmasına geçileceğini öne sürdü.
İlk Mahkeme Davacının talebini kısmen haklı bularak Davalı aleyhine hüküm verdi.
Davacı İlk Mahkemenin şahadeti yanlış değerlendirdiğini iddia ederek istinaf etti.
-
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkeme kararındaki gerekçenin makul olmadığı veya şahadetle yeterli derecede desteklenmediği hususunda İstinaf Mahkemesinin ikna edilmesi gerektiği görüşünü vurguladı. Bu meselede istinaf edenin ikna yükümlülüğünü yerine getire-mediğini belirten Yüksek Mahkeme istinafı reddetti.
HÜKÜM
Davacı Yüksek Mühendis ve bahçe mirrıarıdır. Davalı ise Lefkoşa'da evi bulunan bir iş adamıdır. Davacı davalının takriben 2 Mart 1970'de Girne Yolundaki evi için bir bahçe projesi hazırlanmasına- davacıya talimat verdiğini iddia ederek davalı aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 472/70 numaralı davayı ikame etti ve davalıdan K.L.211.250 mils talepte bulundu. Davalı ise dosyaladığı Müdafaa Takririnde nihai bir projenin hazırlanması için talimat verme-diğini, ancak bir avan projenin hazırlanmasına ve bu avan proje davalı tarafından tasvip edildikten sonra nihai projeye gidilmesine talimat verdiğini iddia etmiştir. Davacı Talep Takririnde nihai projenin 545 metre karelik saha kapsadığını, bunun makul ücr-et olan 250 mils metre kareden K.L.136.250 milse baliğ olduğunu ve nihai projeye ilâveten davacı bahçe kısmının tuttuğu sahayı ölçtüğünü, plân ve teknik rapor hazırladığını ve bu ekstra işlerin de makûl ücretinin K.L.75- olduğunu iddia etti. Davalı ise Müd-afaa Takririnde ekstra işler için davacıya herhangi bir talimat vermediğini ve diğer işler için talep olunan ücretin de makul ücretin fevkinde olduğunu iddia etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitleri dinledikten sonra davacının davalının talimat-ı üzerine davalının evinin bir bahçe projesini hazırladığını ve hazırlanan projenin 545 metre karelik sahadan fazla olmakla beraber davacı yalnız 545 metre karelik için talepte bulurıduğunu göz önünde tutarak, beher metre karesi için talep olunan 250 mils -ücreti de makul gördüğünden, davacının davalıdan KL.136.250 mils almaya hakkı olduğu kanaatına vardı ve bu miktar için davacı leyhine davalı aleyhine hüküm verdi. Bidayet Mahkemesi davalının davacıya ekstra işler için talimat vermediği kanaatına vararak da-vacının K.L.75.-lık talebini reddetti. Davalı Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün aleyhine istinaf eyledi:
1. Bidayet Mahkemesi davacının Talep Takriri ile bağdaşmayan ve tenakuzlarla dolu şahade-tini kabul etmekle hataya düşmüştür.
2. Bidayet Mahkemesi davalının şahadetini kabul etmemekle hataya düşmüştür.
3. Mahkeme huzurundaki tam şahadet muvacehesinde Bidayet Mahkemesinin bulgusu yanlıştır.
İstinaf edenin avukatı davacının Talep Takririnde ü-cret hakkında herhangi bir anlaşma yapıldığından bahsetmemekle beraber şahadetinde metre karesine 250 milsden uyuşulduğuna dair şahadet verdiğini iddia etmiştir. Bidayet Mahkemesi bu hususta şunları söylemiştir:
-"Müddei 0.250 mil metre karesine proje çizdiğini müddeaaleyhe söylediğini iddia etmiştir. Müddeinin bu iddiası kendi tarafından dosyalanan Talep Takriri ile bağdaşmamaktadır ve bunun doğru olduğunu kabul etmem ve etmiyorum."
-Davacının ücret hususunda Mahkemeye verdiği şahadeti tetkik ettik. Davacı şahadetinde hiçbir zaman ücret hususunda davalı ile herhangi bir anlaşma yaptığını iddia etmiş değildir. Ancak mahkemenin hükmünde belirttiği gibi davacı ücretinin 250 mils metre kar-esi olduğunu davalıya söylediğini iddia etmiştir.
Bu istinaf esas itibarıyle vakıalar üzerine istinad eden bir istinaftır. Genellikle Bidayet Mahkemesinin şahitlere inanıp inanmama hususunda vardığı kanaata Yüksek Mahkeme müdahale etmez. Mamafih Bidayet -Mahkemesinin şahitlere inanıp inanmama hususundaki bulgularına esas teşkil eden gerekçesi gayri makul veya yetersiz ise veya işbu bulgular tüm şahadet tarafından yeterli derecede desteklenmiyorsa, Yüksek Mahkeme Bidayet Mahkemesinin bu gibi bulgularını değ-iştirebilir. Fakat Bidayet Mahkemesinin gerekçesinin gayri makul veya yetersiz olduğu veya bulguların Mahkeme huzurunda verilen tüm şahadet tarafından yeterli derecede desteklenmediği hususunda istinaf edenin Yüksek Mahkemeyi ikna etmesi gerekir. İkna etme-k yükü istinaf edene düşer. İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin davalının şahadetini kabul edip etmemesi hususundaki bulgularının ve buna dayann gerekçelerin gayri makul veya yetersiz olduğuna dair Yüksek Mahkemeyi ikna etmiş değildir. Tüm şahadet nazarı it-ibara alındığında davalının şahadeti hususunda Bidayet Mahkemesinin verdiği kanaat gayri makul değildir. Bidayet Mahkemesinin huzurundaki tüm şahadet nazarı itibara alındığında, Bidayet Mahkemesi hükmünde belirttiği gibi bulgularını destekleyecek kâfi dere-cede şahadet mevcuttur. Makul ücret hususunda da Bidayet Mahkemesinin huzurunda makul ücretin 250 mils metre karesi olduğuna dair şahadet mevcuttur. Bidayet Mahkemesi bu şahadeti kabul etmekle herhangi bir hata işlemiş değildir.
Yukarıda izah ettiğimiz se-beplerden dolayı işbu istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını da ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
10 Şubat 1972
123
Full & Egal Universal Law Academy