- Hukuk İstinaf No. 41/73
- (Dava No. 162/72; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti : M.Necati Münir Başkan,Ülfet Emin ve Şakir S.İlkay
İstinaf eden : Mustafa H. Bullici, Lefkoşa
- (Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen : Turgut Nihat, Ortaköy
- (Davalı)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına : Gürsel E. Kadri tarafından Rifat Mehmet
Aleyhine istinaf edilen namına: Şefika Hilmi
Fasıl 149 Sözl-eşme Yasası - Toptan gaz alım satımı - İade edilmeyen gaz tüpü ve saatlerinin iadesi veya
tazmini talebi.
Hukuk Usulü - Talep takriri - Talep takriri ve şahadet olan ve karşı tarafca sukut kalınan ve istintak
yapılmayan hususların kabul edilmiş sayıla-rak hüküm verilebilmesi.
Hukuk Usulû - Yüksek Mahkemenin kısmen istinafı kabul etmesi - İlk Mahkeme hükmünün Yüksek
Mahkemece kısmen iptali.
OLAY: Toptan gaz satıcısı olan Davacı Davlının 1969-71 yıllarında alıp iade etmediği gaz saat ve
tüplerinin -karşılığını talep etti.
Davalı Davacının taleplerini red ve inkâr etti ve yanında Davacıya ait sadece 2 gaz tüpü ile 1 gaz saati bulunduğunu iddia etti.
İlk Mahkeme Davacı ve şahidine inanmayarak davanın ispat edilmediği kanısına vardı ve davanın reddine k-arar verdi.
Davalı İlk Mahkemenin Davacı ve şahidine inanmamakla ve şahadetle desteklenmeyen bulgulara varmakla hatalı hareket ettiğini iddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalıya verilen tüplere ilişkin Davacının ibraz ettiği şahadeti yete-rsiz
bularak bu konudaki İlk Mahkeme kararını onayladı. Gaz saatlerine ilişkin İlk Mahkemeye bir fatura ibraz edildiğini bu konuda Davacı ve tanıklarının istintak edilmediğini dikkate alan Yüksek Mahkeme faturada belirtilen rakamların doğru kabul edilmes-i gerektiği kanısına vardı ve bu konudaki istinafı kabul ederek Davacı lehine hüküm verdi.
__________________________
Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Başkan M. Necati Münir vermiştir.
- HÜKÜM
M. Necati Münir, Başkan:
İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin istinaf edenin davasını red eden hükmürıden yapılmıştır.
İstinaf eden (davacı) İngiliz Sefarethanesi müstahdemlerinden olup toptan gaz satıcılığı da yapmaktadır. Aleyhine is-tinaf edilen (davalı) ise Ortaköy'de bakkallık yapmaktadır.
Davalı 1969-71 yılları zarfında davacıdan toptan gaz almakta ve bunları kendi müşterilerine parakente olarak satmakta idi. Davacı, bu müddet zarfında, davalıya zaman be zaman ariyeten bir miktar d-a otomatik gaz saatı vermiştir. Bu saatlar davalıya davacının gazları sattığı müşterileri tarafından kullanılması için verilmişti.
Davacının tevziatçısı dolu gaz tüplerini davalıya götürüp teslim etmekte boş tüpleri de alıp geri davacıya götürmekte idi. Ga-z saatlarını da davalıya ayni tevziatçi götürmüştür.
Taraflar arasındaki iş münasebeti 1971 sonlarına doğru kesilmiştir.
Davacının iddiasına göre, aralarındaki iş münasebeti kesildikten sonra davalı kendisine beheri K.L.3.- olan 25 boş gaz tüpü ile beheri- K.L.1.500 olan 42 gaz saatinden 25'ini iade etmemiştir. Davacı Bidayet Mahkemesi huzurunda açmış olduğu dava ile davalının kendisine iade etmediğini iddia ettiği boş tüplerle saatların kıymeti olarak K.L.112.500 için hüküm talep etmişti.
Davalı, müdafaa t-akririnde, yarıında davacıya ait sadece biri boş biri dolu iki tüp- bulundiığunu, boşu iadeye hazır olduğunu diğerinin de boşaldığı zaman iade edileceğini iddia etmiştir. Gaz saatleri ile ilgili olarak ise davacıdan 20 adet saat teslim aldığını bunların 19-'unu iade ettiğini ve halen yanında bulunan bir saatı da arandığı takdirde iadeye hazır olduğunu iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi davacıya inanmamış ve tarafından çağrılan şahadeti de mukni bulmamıştır. Davalının yanında bulunduğunu kabul ettiği iki tüp i-le bir saatı iadeye hazır olduğuna inanan Bidayet Mahkemesi davayı, ispat edilemediği kanaatına vararak, red etmiştir. Davacı Bidayet Mahkemesinin işbu hükmünü istinaf etmiştir.
İstinaf ihbarnamesinde serdedilen sebepler aynen şöyledir:
Bidayet Mahkemesi -davalı leyhine hüküm verip davacı ve şahitlerine inanmamakla hata etmiştir.
2. Bidayet Mahkemesi davalının tasarrufunda gaz tüpü ve/veya saatı olduğuna dair bulgu yaptıktan sonra davalı lehine hüküm vermekle hata etmiştir.
3. Bidayet Mahkemesinin bulguları- şahadetle desteklenmediği için hatalıdır.
Görüleceği gibi davadaki talep, biri boş gaz tüpleri diğeri de oto- matik gaz saatları ile ilgili olmak üıere, iki kısımdan müteşekkildir. Bunun içindir ki istinafı tezekkür ederken ilkin boş gaz tüpleri ile ilgil-i talebi eleştirmeği uygun bulduk.
Davacı, şahadetinde tevziatçısının davalıya dolu gaz tüpü götürüp boşları getirdiğini, götürülen doluların faturaya kaydedildiği halde geri gelen boşların herhangi bir yere kaydı yapılmadığını, binaenaleyh kaç adet boş tü-p geri getirildiğini bilmediğini söylemiştir.
-Davacı tarafından şahadet veren tevziatçısı Necati Oktay da davalıdan ne kadar boş tüp geri aldığını bilmediğini söylemiştir. Bu şahit sadece götürdüğü dolu tüpleri için davalıya her defasında fatura imzalattığını ve bir nüshasını da davalıya verdiğini söy-lemiştir.
-Davacı ile şahidi davalıya ne kadar dolu tüp verilmiş olduğunu dahi söyleyememişler ve bunu gösteren evrak ibraz etmemişlerdir.
Davalıya verilen dolu tüplerle geri alınan boş tüplerin adedi hakkında şahadet mevcut olm.adığına göre davacının tüplerle ilgili- iddia ve talebinin ispat edilemediği aşikârdır.
Davalının yanında bulunduğunu kabul ettiği iki tüpün ise arandığı takdirde davacıya iade edileceğine Bidayet Mahkemesi inanmıştır. Teati edilen dava takrirlerinden ve şahadetten ise bunları davalının işyerin-den davacının aramakla mükellef olduğu gözükmektedir.
Söylenenlerden görüleceği gibi Bidayet Mahkemesi davacının boş gaz tüpleri ile ilgili talebini red etmekle hata etmiş değildir.
Şimdi de saatlarla ilgili talebi eleştirelim. Davacı şahadetinde davalıya -muhtelif tarihlerde 45 adet otomatik gaz saatı verdiğini ve bunlardan 19 tanesinin iade edildiğini ve 25 tane de alacağı kaldığını iddia etmiştir. Görüleceği gibi davacının verdiği rakamlar birbirini tutmamaktadır. Mamafih, davacı davalıya verdiği saatler -için fatura çıkarıldığını ve davalının bunu imzaladığını iddia ederek mahkemeye Emare I olarak bir fatura ibraz etmiştir. Bu fatura iki kişinin el yazısı ile yazılmış olup üzerinde bazı tashihler mevcuttur ve iki kalem içindir. Birinci kalem "7 tüp gaz K.L-.3.675", ikinci kalem "43 adet otomatik gaz saatı bugüne kadar alınmıştır K:L.63.-"dır.
Şahit olarak çağrılan davacının tevziatçısı Necati Oktay Emare I faturaya gaz tüpleri kaydını yazıhanede çalışan kâtibin yazdığını, saatlar için olan kaydı da kendisini-n yazdığını fakat hangi tarihte yazdığını hatırlamadığını söylemiştir. Bu şahit ayrıca davalı ile hesaplaşmadığını lâkin son devrelerde müşteriler nezdindeki saat ve tüp miktarını tespit edifı müşterilere imza ettirdiklerini söylemiştir.
Emare I fatura şah-adet olarak ibraz edildiği halde ne bu şahide ne de fatura üzerinde şahadet vermiş olan Necati Oktay'a müdafaa tarafından yapılan istintaklarında fatura hakkında herhangi bir sual tevcih edilmiştir.
Davalı şahadetinde kendisinin davacıdan sadece 20 adet ga-z saatı aldığını iddia etmiş ise de şahadetinin herhangi bir yerinde Emare I i kendisinin imzalamadığını veya üzerindeki saatlarla ilgili kaydın kendisi imzaladıktan sonra yapılmış olduğunu söylemiş veya iddia etmiş değildir.
Davalı, haddi zatında, şahade-tinde Emare 1'e herhangi bir atıfta bulunmamış ve bunun hakiki olmadığını iddia etmemiş ve ne de bunun gösterir mahiyette kendi yanında mevcut olduğu iddia edilen fatura suretini mahkemeye ibraz etmiş veya böyle bir faturanın kendisine verilmediğini söylem-iştir.
Davacı ve şahidine, istintakta, fatura üzerine sual sorulmadığına ve davalı da şahadetinde buna herhangi bir şekilde temas etmiş olmadığına göre bu faturanın, ibraz edildiği şekilde, hakiki olduğu müdafaa tarafından kabul edilmiş addolunur. Bu bö-yle olduğuna göre Bidayet Mahkemesinin bu faturayı doğru olarak kabul etmesi ve ona göre değerlendirmesi gerekirdi. Bunu yapmamakla hata etmiştir.
Her ne kadar da Emare 1 faturada davalıya teslim edilmiş olan gaz saatları adedi 43 olarak gözükmekte ise da- talep takririnde 42 adet olarak teslim edildiği iddia edilmiştir. Davacı talep takririndeki iddiaları ile bağlı olduğuna göre davalıya teslim edilmiş olan saatların adedi 42 olarak kabul edilmelidir. Gerek davacı gerekse davalı şahadetlerinde iade edilen -saatların adedini 19 olarak vermiştir. Bu durumda davalının yanında olup iade edilmemiş olarak kabul edilmesi gereken saatların adedi 23'tür.
Davalının yanında bulunduğunu kabul ettiği bir saatın ise arandığı takdirde davacıya iade edileceğine Bidayet Mah-kemesi inanmıştır. Binaenaleyh iade edilmediği tespit edilen 23 saattan iadeye hazır olanın ihraç edilmesi gerekir. Geriye kalan 22 adet saatın ise davalı, yanında olduğunu kabul etmediğine göre, davacıya iadesini red etmiş addolunarak bunların kıymeti içi-n davacı lehine hüküm verilmesi gerekirdi.
Emare 1 faturaya göre beher saatın bedeli K.L.1.465'tir. Binaenaleyh Bidayet Mahkemesinin davalı lehine 22 gaz saatının kıymeti olarak K.L.32.230 için hüküm vermesi gerekirdi.
Son olarak şunu belirtmek yerinde -olur ki iadeye hğzır olduğu kabul edilen 2 boş tüp ile bir saatı davalı, işyerinden arandığı takdirde, davacıya iade etmek veya kıymetini ödemekte kusur ederse bunlar için aleyhine bir dava sebebi zuhur etmiş olacaktır.
Netice itibarı ile Bidayet Mahkeme-sinin hükmü ve vermiş olduğu masraf emri iptal edilir davacı lehine ve davalı aleyhine K.L.32.230 için hüküm verilir.
Masraf meselesine gelince davacı lehine talebinin bir kısmı için hüküm verildiğine göre gerek Bidayet Mahkemesi gerekse İstinaf Mahkemes-indeki masraflarla ilgili herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
7 Kasım 1973.
Full & Egal Universal Law Academy