-Hukuk İstinaf No. 44/73
(Dava No. 1230/72; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M.Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet
İstinaf eden: Emiray Seyit, Lefkoşa
(Davacı)
ile
Ale-yhine istinaf edilenler: 1. Ahmet Mustafa Yıldırm, Boğaz
2. Yıldırım Otobüs Şirketi, Lefkoşa
(Davalılar)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Menteş Aziz ve Talât Kürşat
Aleyhine istinaf edilenler n-amına: Ali Dana
Haksız Fiil - Davalının dikkatsiz ve ihmalkâr sürüşünden doğan tazminat talebi.
Müterafik Kusur - Tarafların eşit oranda kusurlu olması - Kazanın her iki tarafın kusurlu hareketlerinden meydana gelmesi.
İstinaf - İlk Mahkemenin hükmett-iği tazminat miktarlarına genellikle müdahale edilmemesi ilkesi.
Tazminat - Tazminatın aşikâr surette düşük veya yüksek olup olmaması - Taıminatın düşük veya yüksek olup olmadığına benzer içtihatlar dikkate alınarak karar verilebilmesi.
Dikkatsiz araba- sürme - Otobüs şoförünün dikkatsiz sürmesi nedeniyle bir yolcunun otobüsten düşmesi.
OLAY: Davacı, Davalı 1'in sürdüğü otobüste yolcu olarak seyahat etmekteydi. Davacı otobüsten inmeye çalışırken dengesini kaybederek otobüsten dışarıya düştü. Davacı Dava-lı 1'in dikkatsiz ve ihmalkârane sürmesi sonucu yaralandığını iddia ederek tazminat talep etti.
Davalılar Davacının taleplerini reddettiler ve kazanın Davacının dikkatsizliğinden meydana geldiğini öne sürdüler.
İlk Mahkeme kazanın nasıl meydana geldiği h-ususunda kesin bir bulgu yapmamakla birlikte Davalı 1 ile Davacının eşit oranda kusurlu olduu kanısına vardı ve Davacı lehine hüküm verdi.
Davacı Ilk Mahkemenin Davacıya %50 oranında kusur atfetmekle ve alenen düşük genel tazminata hükmetmekle hata ettiğ-ini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin kazanın oluşumuna ilişkin tam bir bulgusu olmamakla beraber tüm şahadet ıükkate alındığında tarafların eşit oranda kusurlu olduğu hususundaki bulgusunun hatalı olmadığına karar verdi.
- Genellikle Ilk Mahkemenin tazminat hususunda verdiği kararlara müda.hale edilmemesi gerektiği ilkesini yineleyen Yüksek Mahkeme, benzeri davalardaki içtihat kararlarını gözönünde tutarak İlk Mahkemenin tespit ettiği tazminatın müdahaleyi gerektirecek d-erecede az olmadığı kanaatine vardı ve istinafı reddetti.
HÜKÜM
M.Necati Münir, Başkan Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Hâkim Ülfet Emin verecektir.
Ülfet Emin, Hâkim:
Davacı, davalı 1'in 3.11.1972 tarihinde davalı 2'ye ait TFG 850 plâka numaralı- aracı Lefkoşa'da Cemal Gürsel caddesinde dikkatsiz ve/ veya ihm.alkârane ve/veya kanuni vazife ve vecibelerini ihlâl ederek ve/ veya basiretli bir sürücünün göstermesi beklenen azami dikkat ve ihtimamı göstermeksizin kullandığını ve bunun neticesi mezkûr -araçtan inmekte ve/veya inmek üzere olan kendisinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek davalı 1 ve davalı 2 aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame ettiği dava ile K.L.105.- özel tazminat ve genel tazminat talep etti.
Davalılar dosyaladıkları- Müdafaa Takriri ile davalı 1'in ihmalkârane araç kullandığını red ve inkâr ettiler ve kazanın sadece ve tamamen davacının dikkatsizliğinden meydana gelmiş olduğunu iddia ettiler.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitlerini dinledikten sonra kazanın v-ukuunda ve davaclnın yaralanmasında gerek davalı 1' in gerek davacının eşit oranda ihmalkâr olduğu kanaatına vardı. Mes'uliyeti tespit ettikten sonra Bidayet Mahkemesi tam mes'uliyet esası üzerine davacının özel tazminat olarak K.L.35.-ve genel tazminat ol-arak K.L.200.almasına hüküm verdi.
Davacı kazanın nasıl vukubulduğu nazarı itibara alındığında Bidayet Mahkemesinin taraflara %50 dikkatsizlik atfetmekle hataya düştüğünü, genel tazminat olarak tespit edilen K.L.200.-lık miktarın alenen düşük olduğunu ile-ri sürerek istinaf eyledi.
Bidayet Mahkemesi davalı l'in seyahat etmekte olan otobüsün kapısını açık bulundurmakla, davacının inmek istediğini duyup otobüs durağına yaklaştığı zamanda inecek olan yolcu ile ilgilenmemekle, ihmalkârlığı olduğu kanaatına var-dı. Buna ilâveten davacının otobüste otobüs durmazdan önce yerinden kalkması, otobüsün açık kapısı içinde durması ve otobüsün tam olarak durmasını beklemeden son basamağa kadar iniş yapması ile kendi selâmetini korumak için lâzım gelen tedbiri almamakla ih-malkârlığı olduğu kanaatına vardı.
Tüm hüküm okunduğunda maalesef kazanın nasıl olduğu hususunda kat'i bir bulgu yoktur. Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre davacı şahadetinde durak yerine yanaştığında davalı 1'in yavaşlamakla beraber tam olarak durmadığı-nı, ani bir çıkış yaptığını ve davacının muvazenesini kaybederek dışarıya uçtuğunu ifade etmekle beraber karşı taraf avukatının bir sualine verdiği cevapta ise otobüsün hafiflediğini ve bilâhare durak yerindeki direğin önüne geldiği zaman durduğu an içinde-n indiğini veya düştüğünü söyledi. Bu gibi davalarda davalının kazanın vukuuna ihmalkârlığı yüzünden sebebiyet verdiğini davacının ispat etmesi gerekir. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesinin huzurunda olan tüm şahadet nazarı itibara alındığında ihmalkârlık mes-'uliyetinin taraflar arasında eşit oranda olduğu hususunda Bidayet Mahkemesinin kararı hatalı değildir. Bu nedenle mes'uliyet esası hususunda yapılan istinaf reddolunur.
Davacının kazadan aldığı yaralar hakkında Dr. Ali Niyazi Fikret'in şahadeti söylemişt-ir.
-"Sağ yüzün sağ kısmında bir hematom ve çöküklük vardı. Hemen yatırdık kendısini ve filim çektik. Zaten filim çekmeden de burundâ zigomatik kemiğinde ve üst çene kemiğinde kırık oldu unu tespit ettik. Durumu pek ameliyata müsaid değil diye biz yatırdık hast-ayı ve 14' ünde yani 10 gün sonra şişlik indikten sonra biz müdahale ettik. Yanağın bir tarafı oldukça fiziki şeyini bozacak kadar çöküktü ve biz müdahale ettik. İki yerde kırık tespit ettik. Zigomatik kemiğinde orbito çevresinde burun kemiğinde ve maksill-a'da iki yerde kırık. Bu sonu yine ameliyatta gördük açtıktan sonra. ... ... ..Burnu alçıya alındı ve 10 gün sonra da alçı çıkarılarak hastayı taburcu ettik. Herşeyi tamamdır. Yüzünde çok hafif bir deformite kaldı. Tam yerine koymak imkânı olmadı çünkü par-çalı bir kırıktı."
-
Dr. Ali N. Fikret karşı tarafın istintakına cevaben davacının sağ tarafında sola nisbeten hafif bir çök.üntü mevcut olduğunu söyledi. Bidaet Mahkemesi genel tazminatı tespit ederken davacının bedeninin düçar olmuş olduğu hasar için, çekmiş olduğu sızı ve -rahatsızlık için, davacının yi:ızünde kalan çok hafif bir deformite için tazminat almaya hakkı olduğunu göz önünde tutarak tüm hususlar için, ayrı ayrı zarar ziyan tespit etmekten ise yekün bir miktar tespit etmeyi uygun gördü ve bütün hususları nazarı iti-bara alarak genel tazminat miktarını K.L.200.olarak takdir ve tespit etti.
Genellikle Bidayet Mahkemelerinin tazminat hususunda verdiği karar İstinaf Mahkemesi tarafından tadil edilmez. Bidayet Mahkemesi genel tazminatı tespit ederken nazarı itibara almas-ı gereken hususları nazarı itibara almamışsa veya nazarı itibara almaması gereken hususları nazarı itibara almışsa veya herhangi bir hata işlemişse veya tespit edilen tazminat miktarı aşikâr surette çok yüksek veya çok düşük ise İstinaf Mahkemesi Bidayet M-ahkemesinin kararını tadil edebilir. Hiç şüphe yoktur ki Bidayet Mahkemesi genel tazminatı tespit ederken nazarı itibara alması gereken hususları nazarı itibara almıştır. Geriye kalan diğer husus ise yukarıda tarif ettiğimiz yaraları alan, hastahanede üç h-â ta kalan, tamamıyle iyileşen ancak ameliyat olan yüzünün sağ tarafında hafif bir çöküntü kalan bir şahsa, tespit edilen K.L.200.-lık tazminatın çok düşük olup olmadığı hususudur. Tarafların avukatı tazminat hususunda İngiltere'de karara bağlanmış birçok -içtihat kararlarına atıfta bulunmuşlardır. Benzeri davalardaki içtihat kararlarını da gözönünde tutarak Bidayet Mahkemesinin tespit ettiği tazminatın müdahaleyi gerektirecek derecede aşikâr surette çok düşük olmadığı kanaatındayız.
Bu nedenle istinaf redd-olunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
Yüksek Mahkeme
25 Mart 1974.
Full & Egal Universal Law Academy