-Hukuk İstinaf No. 5/72
(Dava No. 183/71)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan, ÜIfet Emin ve Ahmet İzzet Üye
İstinaf eden: Kemal Hasan
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hasan Atai
(Davacı)
a r a s ı n d a
İstinaf eden bizza-t hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Argun F. Korkut
Tahliye - Tahliye edilmiş dükkana yapılan zararın tazmini - Sağlam ve
-"heyeti asliyesi" durumunda tahliye ve teslim - İş icabı ve kötü kullanımdan doğan zarar.
-
İstinaf - İlk Mahkemenin tanıklara ilişkin bulgularına genellikle müdahale edilmemesi.
OLAY: Davalı kirasında bulunan dükkânlardan birini tahliye etmek diğerine ise tam kira ödemek hususunda Davacı ile anlaştı.
Davacı Davalının tahliye ettiği dükkânın -tamamen sağlam ve
"heyeti asliyesi" üzere teslim edilmediğini ileri sürerek dükkâna yapılan tahribatın tazmin edilmesini talep etti.
Davalı müdafaa ve mukabil talep takririnde dükkânı iade etmediğini, dükkânın anahtarlarını temizlikçiye vermesi için Davac-ıya verdiğini, Davacının ise dükkânı daha yüksek bir fiatla bir başkasına kiralayarak kanunsuz emrivaki yaptığını ve dükkânda bulunan eşyalara el koyduğunu öne sürdü ve bu eşyaların bedellerinin ödenmesini talep etti.
İlk Mahkeme, Davalının anahtarı verer-ek dükkânı Davacıya teslim ettiği ve dükkânda değeri olan eşya bırakılmadığı kanısına vardı ve Davalının tasarrufunda bulundurduğu sürede iş icabı ve kötü kullanmadan doğan zararın Davalı tarafından Davacıya ödenmesine emir verdi.
Davalı, İlk Mahkemenin ş-ahitlerin şahadetini değerlendirirken hatalı hareket ettiğini öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin tanıklara ilişkin bulgularına genellikle müdahale edilmediğini vurguladı ve karardaki gerekçelerin yeterli olduğunu dikkate alara-k istinafı reddetti.
HÜKÜM
Davacı Lefkoşada Mecidiye sokağında kâirı iki dükkânın sahibidir. Davalı ise 24.11.1961 tarihli bir icar mukavelenamesi tahtında mezkûr iki dükkânı ayda K.L.l5.- kira ile işgal etmekte idi. Davalı 1963 hadiselerine kadar mukave-le mucibince mezkür iki dükkânın kira.larını ödedi ancak hadiselerden sonra iptidaları her iki dükkân için ayda K.L. 5.- daha sonra da ayda K.L.7.- ödedi. 1969 yılında davacı tam kiranın ödenmesi için davalı aleyhine dava açtı. O davada, diğer şeyler meyan-ında, tara.fların muvafakatı ile davalı bir dükkân için tam kira olan ayda. K.L.7.500.- mil ödemeyi ve ikinci dükkânı da tahliye etmeyi kabul etti. Bu hususta da Mahkemede karar verildi. Davalı tahliye etmeyi kabul ettiği dûkkânın kirasını 31 Ocak 1971'e k-adar ödedi. Davacı davalının mezkûr dükkânı 10 Şubat 1971'de boşalttığını iddia etti. Davacı, davalının icar mukavelenamesine göre mevzuu bahis dükkânı vade hitamında terk ve teslim edeceğinde kapı, pencere ve sair müştemilâtını tamamen sağlam ve heyeti as-liyesi üzere terk ve teslim etmeye mecbur olduğunu, dükkâni tahliye ettiğinde mevzuu bahis dükkânı harab bir vaziyette tahliye ettiğini, dûkkânı heyeti asliyesi durumuna getirmediğini, dükkânın heyeti asliyesine getirilmesi için K.L.105.800 mil masraf ve t-amirata ihtiyaç olduğunu iddia ederek davalı aleyhine 183/71 numaralı davayı ikame etti. İşbu dava ile davacı davalıdan yapılan tahribat için zarar ziyan veya tazminat olarak K.L.105.800 mil ve 1 Şubat 1971'den 10 Şubat 1971 tarihine kadar geçen 10 günlük -devrenin kirası olan K.L.2.500 mil kira talep etti.
Davalı dosyaladığı müdafaa ve mukabil talep takririnde icarında bulunan mezkûr dükkânı boşaltmadığını, kendisi ile mal sahibi arasındaki mukavelenamenin feshedilmediğini ve dükkânı mal sahibine iade etme-diğini iddia etti. Davalı dükkânın anahtarını dükkâna gelip temizlik yapacak olan bir şahsa vermek için davacıya emanet olarak verdiğini, davacının anahtarı alarak dükkânı daha yüksek bir bedel karşılığında başkasına kiraladığını ve kanunsuz bir emrivaki y-aptığını iddia etti. Ayrıca davalı davacının dükkânında bulunan dava.lıya a.it olan çeşitli eşyaya da el koyduğunu iddia etti. Davalı zarar ziyanın K.L.105.800 mil olduğunu red ve inkâr etti. Davalı mukabil talebi ile -
(a) mezkûr dükkânı davacının davalı-ya iadesini;
(b)dükkân emrivaki ile başkasına icar edildiği müddet için davacının davalıya ayda K.L.6O.- tazminat ödemesini;
(c)davacının dükkânda olan davalıya ait zaptettiği eşyaların iadesirıi veya değerinin ödenmesini;
(ç)davalının dûkkânda yaptırdı-ğı son elektrik kanunlarına uygun yeni elektrik tesisatı ile kanuna uygun olmayan eski elektrik tesisatı arasındaki farkın davacı tarafından davalıya ödenmesini;
(d) dükkâna zarar ziyan yapıldığı hakkında davacının ileri sürdüğü
iddianın asılsız ve mesnets-iz olduğu cihetle reddedilmesi; ve
(e) davanın bütün masraflarının davacı tarafından ödenmesi husususunda Mahkemenin hüküm ita etmesini talep etti.
Bidayet Mahkemesi her iki tarafı ve şahitleri dinledikten sonra davalının mevzuu bahis dükkânı boşaltıp, an-ahtarını davacıya vermek sureti ile, davacıya teslim ettiği, mevzuu bahis dükkân tahliye edilirken dükânda herharıgi bir değer teşkil edecek eşya bırakılmadığı, davalının dükkânı işgalinde bulundurduğu devre içerisinde davalının dükkânda yaptığı iş icabı v-eya ayrıca kötü kullanmaktan mütevellit mevzuu bahis dükkâna davada belirtilen hasarın yapıldığı kanaatına vardı. Bidayet Mahkemesi davanın dükkânın mozaiklerinin değişmesi için K.L.8O.-, eşik mozaiğinin değişmesine K.L.12.300 mil, boya işlerine K.L.lO.- v-e tepe penceresi tamiratı için K.L.3.500 mil yekün olarak K.L.105.800 mil talep etmesine rağmen boya işlerinin K.L.3.-ya yapıldığını ve mozaiklerin, eşik mozayiği de dahil, değiştirilmesi ve tamiri için K.L.5O.-nın kâfi geldiğini, tepe penceresi için de ke-silen K.L.3.500 milin makul olduğu kanaatına vararak davalının davacıya K.L.56.600 mil ödemesini emretti. Buna ilâveten Bidayet Mahkemesi 1 Şubat 1971'den 10 Şubat 1971'e kadar geçen devre için davalının davacıya K.L.2.500 mil kira ödemesini de emretmiştir-.
Davalı verilen hüküm aleyhine istinaf etmiştir. Davalı istinaf ihbarnamesinde, diğer şeyler meyanında, aşağıdaki hususları ileri sürmüştür:-
l. Bidayet Mahkemesi davalının şahitlerinden çoğunun ifadelerini nazarı itibara almamış ve niçin almadığını da -belirtmemiştir.
2. Bidayet Mahkemesinirı hükmünde 'davalının dosyaladığı müdafaa. ve mukabil dava ile Mahkemede ibraı ettiği şahadet arasında tenakuzlar mevcuttur' denilmekle beraber bu tenakuzların ne olduğu belirtilmemektedir.
3. Hükümde kötü kullanmad-an ötürü dükkâna hasar olduğu sonucuna varıldığı belirtilmekte ancak bu iddiayı ispat edecek delil veya şahadet gösterilmemektedir.
4. Dükkânda bırakılan eşyanın herhangi bir değeri olmadığı öne sürülmekte fakat bu eşyaların ne olduğu ve niçin değersiz sa-yıldığı belirtilmemektedir.
5. Davacı dükkânın üst kısmındaki eşyayı ne yaptığını açıklamamıştır.
6. Dükkânı davalıya teslim ederkon iyi durumda olduğu hususunda şahadet mevcut olmadığı halde hükümde böyle bir şahadetten söz edilmektedir.
7. Hükümde dav-alının şahadeti esnasında müdafaa ve mukabil talebirıde belirtilmeyen bazı yerıi iddialarda da bulunduğu ve bunlar üzerinde kendisine soru tevcih edilmediği belirtilmektedir. Karşı tarafın bu iddiaları reddetmemesi ve hatta bunları sükutla geçiştirmek iste-mesi iddiaların doğruluğuna işaret olarak kabul edilmesi gerekir ki bunlar nazarı itibara alınmamıştır.
8. Bidayet Mahkemesi dükkânı bizzat görüp davalının şahadetinde belirttiği hususların doğruluğunu tespit edebilirken buna lîızum hissetmemiştir.
9. Da-vacı dükkânı anahtarlar davalının elinde bulunduğu bir sırada şimdiki kiracıya bir mukavelename ile icar edildiği davalı tarafından belirtildiği halde, bunun böyle olup olmadığının tespiti için söz konusu mukavelenamenin mahkemeye ibrazı temin edilmemiştir-.
10. Davacı şahidinin dükkânın yüzölçümünün 40 metre kare, davalı şahidinin ise 25 metre kare ola.rak hesaplandığını belirten Kaza Mahkemesi davacı şahidinin iddiasını peşinen doğru olarak kabul etmiş ve dükkânın döşemesini tarafsız bir şekilde ölçüp kim-in yalan söylediğini tespit etme gereğini duymamıştır.
11. Davacı şahidinin mozaik mermer üzerinde olan yağ ve mürekkep lekeleri hususunda verdiği şahadeti, davalının şahadetine tercih etmekle Bidayet Mahkemesi hata etmiştir.
İlk olarak 1. istinaf sebebi-ni ele alalım. Bu istinaf sebebi ile davalı şahitlerinin çoğunun ifadelerinin nazarı itibara alınmadığını iddia etti. Bidayet Mahkemesi hükmünde davalının şahitlerinin şahadetleri hususunda şunları söyledi:-
"Şahitlerin biri olan Osman Levent'in şahadeti -ise davalının şahadetinde nazarı itibara alınmayan bir husus ile ilgilidir. Kooperatif Sekreteri olan şahidi Yücel Mehmet'e davacı ile şahitlerinin şahadetini, tam olmamakla beraber, bir dereceye kadar desteklemektedir. Mezkûr şahit de konu dükkânda mermer-lerde lekeler olduğunu şahadetinde belirtip biraz tereddütten sonra bu lekelerin çıkabileceklerine emin olmadığını belirtti. Davacı şahidi ltızumlu mermeri 40 metre kare hesaplarken davalı şahidi 35 metre kare olarak hesapladı. 35 metre kare mermeri metres-i K.L.0.600 milden K.L:26.- olarak hesaplayan şahit bu işin 2 günlük bir işçilikle yapılabileceğini belirtirken işin kaça çıkabileceğini söyleyemedi. Davalının geriye kalan şahitlerinin şahadeti ise dükkânda bırakılan eşyalar ile eşik moıayiğindeki kırık h-ususundadır. Kooperatif sekreteri şahadetinde eşik mozaiğinin tamir edilebileceğini de beyan etmiştir."
Yukarıda iktibas ettiğimiz hükümde görüleceği gibi davalının şahitlerinin şahadetleri eleştirilmiş ve bazılarının şahadetlerinin niçin nazarı itibara a-lınmadığı belirtilmiştir. Davalının şahidi Osmân Levent Mahkemeye verdiği şahadette davacının davalıya "biraz erken olsun kira istediğim yok, zaten zarar ıiyan da alacak değiliz" dediğini belirtmiştir. Davalının müdafaa takriri tetkik edildiğinde davacının- zarar ziyan almayacağı hususunda herhangi bir iddia yapılmış değildir. Bu husus müdafaa takririnde iddia edilmediğine göre bu hususta hukuken herhangi bir şahadet verilemez ve böyle bir şahadet verilse dahi Mahkeme tarafından nazarı itibara alınamaz. Bund-an dolayı Bidayet Mahkemesi bu şahidin bu hususta verdiği şahadeti nazarı itibara almamakla hata işlemiş değildir. Davalının diğer şahidi olan Yücel Mehmet'in şahadeti ise Bidayet Mahkemesi tarafından nazarı itibara alınmış ve bu şahidin şahadetine dayanar-ak davacının mozaik mermerler için talep ettiği K.L.8O.zarar ziyan K.L.5O.- olarak tespit edilmiştir. Davalının şahidi olan Ali Halil Mahkemeye verdiği şahadette Sarper Ali ile beraber mevzuu bahis dükkâna gittiğini ve dükkândan eski gazete aldıklarını söy-ledi. Şahit dükkânda bir hayli daha gazete, içinde bazı kâğıtlar olari bir çinko varel, 5-10 tane temiz gazete kâğıdı ve tuğla olduğunu söyledi. Sarper Ali de Ali Halil ile beraber dükkâna gittiğini, dükkâ.na 3,4 defa gittiğini ve dükkândan gazete kâğıdı a-ldıklarını söyledi. En son ayrıldıklarında dükkânda boş gazete kâğıtları, eski gazeteler, tuğlalar, eski potinler ve iki tahta parçası olduğunu söyledi. Bidayet Mahkemesi dükkânda. bırakılan bu eşyaların değer teşkil etmediği kanaatına vardı. Bidayet Mahke-mesinin davalının bu iki şahidinin şahadetini de nazarı itibara aldığı görülmektedir. Davalı namına Ali Riza Halil'in verdiği şahadetin münazaalı konular ile hiç bir ilgisi yoktur. Davalı namına şahadet veren diğer şahit de Ahmet Mehmet'tir. Bu şahit de dü-kkânda eski gazete, 7-8 tuğla, bir zibil vareli, eski potinler ve kasa kapakları olduğundan bahsetti. Bu şahit eşik mozayiğinin kırık olduğunu ve davalının makineleri dükkândan çıkarılırken de bir karış kadar daha kırıldığını belirtti. Bidayet Mahkemesi bu- şahidin de şahadetini nazarı itibara aldığı görülmektedir.
Şimdi de 2. istinaf sebebini ele alalım. Bidayet Mahkemesi hükmünde davalının dosyaladığı müdafaa ve mukabil dava mahkemede ibraz ettiği şahadet arasında tenakuzlar mevcut olduğundan bahsetmekted-ir. Hakikaten Bidayet Mahkemesinin hükmünde bu tenakuzların ne olduğu sarahaten belirtilmiş değildir. Kanaatımızca bu tenakuzların ne olduğu hükümde sarahaten belirtilmeli idi. Mamafih bu tenakuzları belirtmemekle davanın neticesine herhangi bir tesir yapm-ış değildir.
Şimdi de istinaf sebeplerinin 3.sünü ele alalım. Bidayet Mahkemesi hükmünün bir yerinde davalının dükkânı işga.linde bulundurduğu devre içerisinde davalının dükkânda yaptığı iş icabı ve ayrıca kötü kullanmadan mütevellit konu dükkâna davada b-elirtildiği gibi hasar yapıldığı sabit olduğu belirtilmektedir. Hükmün diğer bir yerinde de dükkân davacıya teslim edilirken mevcut olan döşeme ve duvarlardaki yağ ve mürekkep lekelerinin davalının makineleri ile matbaacılık işinden husule geldikleri ve no-rmal yıpranma ve aşınma ile ilgili olmadığı aşikârdır denilmektedir. Görülüyor ki Bidayet Mahkemesi hükmünün bir yerinde kötü kullanmaktan bahsederken yapılan hasarın normal yıpranma ve aşınma olamayacağını kastetmiştir.
Şimdi de 4. istinaf sebebini ele a-lalım. Bidayet Mahkemesi hükmünde davalıya ait dükkânda bıraktığı eşyaların ne olduğu. belirtilmektedir. Ancak bu eşyaların ne olduğu davalı tarafından ve dava.lı namına şahadet veren 3 şahit tarafından Mahkemede söylenmiştir. Bunların şahadeti nazarı itib-ara alındığında bu eşyaların herhangi bir değeri olmadığı aşikârdır.
5. istinaf sebebine gelince, dükkânda. bırakılan eşyaların hiç bir değeri olmadığına göre davacının bu hususta herhangi bir açıklama yapma mecburiyeti yoktu.
6. istinaf sebebine gelince-, mevzuu bahis dükkânın davalıya teslim edilirken iyi durumda olduğu hususunda davacı bizzat mahkemede şahadet vermiştir. Mahkeme de davacının bu husustaki şahadetini kabul etmiştir. Davacının Mahkemede verdiği şahadet de hukuken şahadet addolunur.
Şimdi -de istinaf sebeplerinin 7.sini ele alalım. Bir davanın duruşması esnasında lâyihalarda mevcut olmayan esasa ait herhangi bir husus için bir iddia yapılsa ve bu hususta şahadet verilse dahi, Mahkeme bu gibi bir iddia ve şahadeti hukuken nazarı itibara alama-z. Mahkeme ancak ve ancak lâyihalarda belirtilen hususlarla ilgili yapılan iddiaları ve şahadeti rıazarı itibara alabilir. Böyle bir iddianın veya şaha.detin nazarı itibara alınması isteniyorsa, bu gibi iddia ve şahadeti ileri süren taraf lâyihaların tadil- edilmesi için Mahkemeye müracaat etmesi gerekir. Lâyihalar tadil edilmediği takdirde, bu gibi iddia ve şahadet nazarı itibara alınamaz.
8. 9. ve 10. istinaf sebeplerini ele alalım. Bir Mahkeme yapılan iddiaların ve verilen şahadetin doğruluğunu tespit et-mek için herhangi bir yere gitmek mecburiyetinde değildir; tarafların herhangi bir hususta yaptıkları iddiâları ispat etmek kendilerine düşer ve bunu ispat etmek için diiedikleri herhangi bir şahidi Mahkemeye çağırabilirler. Mahkemenin kendiliğinden herhan-gi bir tarafın iddiasını ispat etmek için şahit çağırması doğru değildir.
Şimdi de 11. istinaf sebebini ele alalım. Bidayet Mahkemesinin şahitlere inanıp inamama hususunda vardığı herhangi bir kanaata Yüksek Mahkeme geriellikle müdahale etmez. Mamafih, Bi-dayet Mahkemesinin şahitler hususundaki bulgularına esas teşkil eden gerekçesi gayri makul veya yetersiz ise veya işbu bulgular tüm şahadet tarafından yeterli derecede desteklenmiyorsa, Yüksek Mahkeme, İstinaf Mahkemesi olarak Bidayet Mahkemesiıün bulgular-ını değiştirebilir. Fakat Bidayet Mahkemesinin gerekçesinin gayri makul veya yetersiz olduğu veya bulguların Mahkeme huzurunda verilen tüm şahadet tarafırıdan yeterli derecede desteklenmediği hususunda istinaf edenin İstinaf Mahkemesini ikna etmesi gerekir-. İkna etmek yükü istinaf edene düşer.
Mozaik mermer üzerinde olan yağ ve mürekkep lekelerinin temizlenemeyeceği hususunda davacı namına verilen kat'i şahadet, davalı şahidi olan Yücel Mehmet tarafından da bir dereceye kadar desteklenmektedir. Çûnkü bu şa-hit lekelerin temizlenmesi hususunda emin olmadığını mahkemede belirtmiştir. Bidayet Mahkemesinin mozaik mermer lekeleri hususunda. vardığı kanaatı destekleyecek kâfi derecede şahadet mevcuttur. Bu hususta Bidayet Ma.hkemesinin herhangi bir hata işlediğine- ikna olunmadık.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı istinaf reddolunur. Davanın ve istinafın bütün ahval ve şeraitini göz önünde tutarak istinaf edenin, aleyhine istinaf edilene istinaf masraf larına karşılık olarak yalnız K.L.3.- masraf vermesine em-ir veririz.
Yüksek Mahkeme
4 Mayıs 1972
Full & Egal Universal Law Academy