-Hukuk İstinaf No. 6/71
(Dava No. 58/69)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Ali Rifat, Pelâtusa, Baf
(Davalı No.2)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Naciye Veli, Pelâtusa
(Davacı)
- arasında
İstinaf eden namına: Gürsel E. Kadri
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz
Mukavele Yasası FasıI 149 - Şefkat senedi - Senedin sahte olduğu ve hile ile ve baskı altında yapıldığı iddiaları.
Nüfuz Suistimali - İtimada dayana-n hukuki münasebetin nüfuz suistimali için karine teşkil ettiği iddiası.
Hukuk Usulü - Şahadet - Davalının iddialarını ispat külfeti.
OLAY: Dedesi bir şefkat senedi yaparak Davacıya bir ev veya ölümü ve varislerden birinin itiraz etmesi halinde evin kıy-meti olan 500 K.L. vermeyi taahhüt etti.
Dedesinin ölümü üzerine Davacı Tereke İdare Memurları aleyhine dava açarak senetten doğan ev veya kıymeti olan 500 K.L.'yi talep etti.
İlk Mahkemenin Davacı lehine hüküm vermesi üzerine Davalı 2 senedin geçersiz old-uğunu iddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, senedin sahte olduğu veya hile ile veya baskı altında yapıldığı iddia edilmesine rağmen bu hususları kanıtlamak için şahadet ibraz edilmediğini, aksine ibraz edilen şahadetin Davacının iddialarını de-steklediğini dikkate alarak istinafı reddetti.
HÜKÜM
Müteveffa Rifat Ali Salih, Baf kazasında Pelâtusa köyünde kendine ait bir evde oturmakta idi. 1958 senesinde torunu olan davacı Naciye Veli, kocası Veli Mustafa ile birlikte müteveffanın evine taşınar-ak orada ikamet etmeğe başladılar. Bu tarihten müteveffanın ötdüğü tarihe kadar müteveffanın bakımı ile davacı ilgilendi. Müteveffa 65-70 yaşında bir ihtiyar olduğu ve gözleri iyi görmediği için yemeği davacı tarafından pişirilir, elbiseleri davacı tarafın-dan yıkanır ve her türlü bakımı davacı tarafından yapılırdı.
16 Ocak 1964 tarihinde müteveffa Kasabaya giderek Venhar Keskin ve Osman Kâzım Akın'ın huzurunda davacı leyhine bir şefkat ve muhabbet senedi imzaladı. Bu senet ile müteveffa, kendisine iyi bakı-m yapan Naciye Veli ye sevgi ve şefkat üzerine Pelâtusa'da namına kayıtlı olan bir oda ve bir üst odayı 6 sene zarfında davacıya vermcyi, vefat ettiği ve varislerinden birisi itiraz ettiği takdirde mezkûr malın yerine kıymeti olan K.L.500.- vermeyi deruhte- etti. Bu senedi imzaladıktan bir müddet sonra müteveffa öldü, ve tayin olunan idare memurlarının malı veya K.L.500.-yı davacıya ödemeyi reddetmeleri üzerine, davacı 7 Nisan 1969 tarihinde işbu davayı Baf Kaza Mahkemesiııde ikame ederek Pelâtusadaki mezkûr- evin isimine kaydedilmesini veya kıymeti olan K.L.500.-yı talep etti. İki idare memurunun birisi Kadır Rifat (davalı 1) davacının talebini kabul etti, fakat öteki idare memuru Ali Rifat (davalı 2) ise dosyaladığı müdafaa.da şefkat senedinin sahte olduğunu- ve/veya hile (fraud) ile ve/veya baskı (undue influence) altında yapıldığını iddia etti. Bidayet Mahkemesi müdafaanın iddialarını reddetti, fakat Pelâtusa'daki malın davacının namına kaydolunması için emir vermeyi uygun bulmayıp malın kıymeti olan K.L.500-.- için davacı leyhine emir verdi. Davalı 2 Bidayet Mahkemesi kararından istinaf ederek özetle, davacı ile müteveffa Rifat Ali Salih arasında itimada müstenid bir hukuk münasebeti (fiduciary relationship) olduğunu ve bu nedenle nüfuz suistimali doğduğuna d-air bir karine (presumption) meydana geldiğini, davacının da bunu çürütmediğine göre Mahkemenin davacı leyhine hüküm vermekle hata ettiğini, davacı ile müteveffa arasında sevgi ve şefkat olmadığını, senedin sevgi ve şefkat Karşılığı değil de yapılan hizmet- karşılığı verildiği için muteber olmadığını, müteveffa cahil, yaşlı ve hasta olduğu halde senedi yaparken bir hukukçudan iradesini doğru olarak kullanmasına yardımcı olmak için hukuki müşavere almadığını, malını davacıya verirse kendisine hiçbir şey kalma-yacağını müteveffaya kimse anlatmadığını, bu sebeple şefat senedinin muteber olmadığını iddia etmiştir.
Müdafaada şefkat senedinin sahte olduğu veya hile ile veya baskı altında yapıldığı iddia edilmesine rağmen davanın duruşması esnasında müdafaa tarafınd-an çağırılan şahadet yalnız senedin sahte olmasına mütedairdir. İdare memurlarından biri olan 2. davalı Ali Rifat şahadetihde şöyle demiştir:-
"Senet sahtedir, babam yapmadı. Babamın imzasını tanırım. ........ (Şefkat senedine bakarak) Benzemez babamın imz-asına bu imza. Babamın imzasını iyi tanırım."
Daha sonra istintakta şunu söylemiştir:-
"Naciye'ye senet imzaladığı doğru değildir.
Müdafaa iddiasını desteklemek için yukarıda iktibas ettiğimiz pasajlar dışında hiçbir şahadet ibraz etmemiştir. Müdafaa avu-katı iddialarını destekleyecek şahadeti istintak esnasında davacının çağırdığı şahitlerden tedarik etmeye çalışmıştır. Zabıtlar tetkik olunursa müdafaa avukatının bunda muvaffak olmadığı, verilen bütün şahadetin davacının leyhinde ve müdafaanın iddialarını- çürütecek nitelikte olduğu görülecektir. Mesela, şefkat senedi yapılırken ve imzalanırken müteveffaya baskı yapılmadığı, imzalaması için hile yapılmadığı, şefkat senedinin sahte olduğunun doğru olmadığı, senedin müteveffaya okunduğu, senedi imzaladığı zam-an müteveffanın hasta veya rahatsız olmadığı, durumu iyi olduğu, senedi hazırlayan avukat kâtibi Eşref Beyin müteveffaya ne istediğini sorduğu ve müteveffanın anlattığı, şartlar hususunda muvafakata varıldığı, Eşref Beyin müteveffaya "İstediğin senedi arzu- ettiğin şekilde hazırladım. Şimdi şahitler huzurunda sana okuyacağım" dediği, müteveffanın çok memnun göründüğü, müteveffanın davacıya mal veya para vereceğini geçmişte daima köyde söylediği hakkında şahadet vardır. Davacının kocası Veli Mustafa, istintak- esnasında kendisine sorulan suallere cevaben senedin yapıldığı gün müteveffayı korkutarak "sana bir defa daha bakmayacağız" dediğinin, kendisinin veya karısının müteveffayı evden atacaklarına dair tehdit ettiklerinin ve "evi vermezsen seni temizleyeceğiz"- dediklerinin doğru olmadığını söylemiştir.
Kanaatimizce Bidayet Mahkemesi davacının leyhine hüküm vermekle hata etmemiştir. Bazı pasajlarını yukarıda sıraladığımız şahadet muvacehesinde Bidayet Mahkemesi başka bir karara varamazdı. Bidayet Mahkemesinin h-ükmünü iptal etmek için hiçbir sebep görmüyoruz.
-
İstinaf reddolunur. İstinaf masraflarını istinaf eden ödeyecektir.
-
Yüksek Mahkeme
24 Mayıs 1971
Full & Egal Universal Law Academy