-Hukuk İstinaf No. 7/71
(Dava No. 506/70)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye
İstinaf eden: Hüsamettin Tanyar
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Bilgen Hüsey-in Songurun yetkili vekili olarak Hüseyin Songur
(Davacı)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza
Tahliye - 196-7 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) YasasıYazılı talep ihbarının nasıl yapılacağının yasada belirtilmemiş olması.
Hukuk Usulü - İhbarnamenin tebliği - İspat külfeti - Davacının ihbarnameyi verandaya bırakmasıyla tebliğin yapılmış kabul edilmemesi.-
OLAY: Davacının müvekkili Lefkoşa'da bir ev satın aldı. Bu evde Davalı oturmakta idi. Davacı vekili olduğu ev sahibi adına bu davayı açarak Davalının birikmiş kira borçlarını ödemediğini iddia etti ve tahliye talep etti.
İlk Mahkeme 21 günlük ihbarnamen-in Davalıya tebliğ edildiği ve ihbarnamenin kanunen yeterli olduğu kanaatına vararak Davalı aleyhine tahliye emri verdi.
Davalı, İlk Mahkemenin ihbarnamenin kanunen yeterli ve usulüne göre tebliğ edilmiş olduğu ve Davacının yetkili vekil olduğu bulguların-a varmakla hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davacının Davalıya elden vermek istediği ihbarnamenin verandaya bırakılmakla içeriğinin Davalının bilgisine geldiğinin ispat edilemediği kanısına vardı ve bu nedenle tebliği yapıl-mamış kabul ederek tahliye emrini iptâl etti.
HÜKÜM
Davacı Lefkoşa'da Memduh Asaf sokağında bulunan 4 numaralı evin 25 Ağustos 1969 tarihinden beri sahibidir. Davalı mezkûr evi 25 Ağustos 1969 tarihinde işgal etmekte idi. Davacı 738/69 sayılı dava ile Le-fkoşa Kaza Mahkemesine müracaat ederek davalının, diğer şeyler meyanında, kira ödemesini talep etti. O davada 25.7.70 tarihinde verilen bir kararla davalının 1.11.69 tarihinden itibaren davacıya ayda K.L. 30.- kira ödemesi emrolundu. Davacı davalının 30.6.-70 tarihine kadar sona eren müddet için davacıya K.L.240.- hükümlü kira borcu biriktiğini ve davalıya 28.7.70 tarihli bir yazılı ihbar göndererek Mahkemece emrolunan ve zamanında ödenmeyen K.L.240.- tutarındaki hükümlü kira borcunu söz konusu yazılı talep -ihbarından sonra en geç 21 güne kadar ödemesini talep ettiğini, mezkûr yazılı talep ihbarı davalıya 3 Ağustos 1970 tarihinde verildiği ve aradan en az 21 gün geçtiği halde davalı mezkûr hükümlü kira borcunu ödemediğini ve/veya ödeme teklifinde bulunmadığın-ı iddia ederek davalının aleyhine 26 Ağustos 1970'de 506/70 numaralı davayı ikame etti ve şunları talep etti:
(a) Davalının, ajanlarının ve/veya hizmetkârlarının dava konusu evi tahliye ederek boş olarak davacıya teslim etmesi.
(b) Mahkemenin uygun görec-eği başka herhangi bir emir.
Davalı 18.11.70'de dosyaladığı müdafaa takriri ile Hüseyin Songur'un dava konusu evin sahibi olan Bilgen Hüseyin Songur'un vekili olduğundan bilgisi olmadığını ve bunun ispat edilmesi gerektiğini ileri sürdü. Davalı müdafaa ta-kririnde hükümlü borcu red ve inkâr etmedi, mamafih, bu borcun taksitlerle ödenmesi için Mahkemeye müracaatta bulunduğunu iddia etti. Davalı, davacının davalıya gönderdiği iddia olunan ihbarnameyi aldığını kabul etmedi ve her ihtimale binaen öyle bir ihbar-name gönderildiği ispat olunsa bile bunun usulüne göre yazılmış ve/veya tebliğ edilmiş bir ihbarname olmadığını iddia etti. Buna ilâveten 3 Ağustos 1970 tarihinde veya başka herhangi bir tarihte herhangi bir ihbarname aldığını davalı kabul etmedi.
Bidayet- Mahkemesi Hüseyin Songuru şahit olarak dinledi. Davalı kendisi şahadet vermediği gibi hiçbir şahit de çağırmadı. Bidayet Mahkemesi Hüseyin Songurun bu davayı karısı Bilgen Hüseyin Songurun yetkili vekili olarak açmış olduğu, talep takririnde iddia olunan -21 günlük ihbarnamenin davalıya tebliğ edildiği ve bu ihbarnamenin kanunen yeterli olduğu kanaatine vardığından, davacı leyhine ve davalı aleyhine tahliye için hüküm ve emir verdi. Davalı Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı ol-duğunu ileri sürerek hükmün aleyhine istinaf eyledi.
1. Verilen şahadet muvacehesinde, Bidayet Mahkemesinin, davacı tarafından gönderildiği iddia olunan 21 günlük ihbarnamenin kanunen yeterli ve usulüne göre tebliğ edilmiş bir ihbarname olduğu hususundaki- bulgusu hatalıdır.
2. Bidayet Mahkemesinin Hüseyin Songur'un mal sahibi Bilgen Hüseyin Songur'un yetkili vekili olduğu hususundaki bulgusu hatalıdır.
İlk olarak birinci istinaf sebebini ele alıyoruz. 21 günlük ihbarnamenin tebliği hususunda Mahkemeye Hü-seyin Songur tarafından şahadet verilmiştir. Hüseyin Songur'un şahadetine göre ihbarname evvela çifte taahhütlü mektupla gönderildi, alınmadığından geri geldi ve bunun üzerine 3 Ağustos 1970'de Kemal Kalfa ile beraber davalının evine gitti. Şahit şahadetin-de şunları söyledi:-
"Ben kapının zilini çaldım. Eğer kapının karşısında olmuş olsaydım, bana kapıyı açmayabilirdi. Bunun üzerine kapı açılırken hemen ben geçtim karşısına mektup da elimde. Günaydın efendim dedim, günaydın dedi. Ne o hayır ola dedi yarım -ağızdan dedim ki Mahkemenin tebliğini size ibraz etmek için getiriyorum. Bunun aynisi bende var dedi. Alırsam yırtacağım dedi. Ben de almazsanıı daha çok ayıp olacak. Biz kaçmazdan ewel telefon çaldı ve telefona gitti. Ben masanın üzerine gidip bırakmak is-tedim. Bana dur Songur dedi. Tabü odanın içerisinde durmadım, dışarıya çıktım verandaya. Bunun üzerine geldi bunlar böyle olmamalıydı Songur dedi. Dedim sen parayı vermediğin halde bunlar böyle devam ediyor. Ona mektubu verdim. Verdim ama elimden çekti ald-ı, koydu cebime, ön cebime. Tekrar ben şahsen kendi elimle aldım, kendisine almak mecburiyetindesin, almazsam ne olacak dedi. Almazsanız burada bırakıp gidecem. Bunun üzerine almadı. Bu bey kimdir dedi. Ben dedim şahidimdir. Ben orada mektubu yere bıraktım- ve o zaman şöförü bulunan Erdoğan bana çağırmak istedi. Ben dedim herhangi bir hadiseye sebebiyet vermeden ayrılalım dedim şahidime ve aynen ayrıldık oradan. Gözümün henüz henüz iliştiğine göre ayağı ile bırakmış olduğum mektubu itmekle gördüm."
-
Şahit daha sonra şahadetinde davalıya Mahkemenin tebliğini getirmeye geldim" dediğini ve davalının "Bana zaten avukatım gönderdi dediğini yine belirtti.
-
Davacının tahliye talebinde hak kazanması için 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununa göre Mahkemece emrolunan kiranın zamanında ödenmediğini ve yazılı talep ihbarından sonra 21 gün veya daha fazla bir müddet zarfında yine ödenmemiş oldu-ğunu ve dava ikame edilmezden önce de ödeme teklifinde bulunulmadığını ispat etmesi gerekir. Davalı Mahkemece emrolunan kiranın zamanında ödenmediğini müdafaasında kabul etmiştir, fakat davalı yazılı talep ihbarından bihaber olduğunu iddia etmiştir. Bundan- dolayı davacının yazılı talep ihbarının davalının bilgisine geldiğini ispat etmesi gerekir. 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununda böyle bir yazılı talep ihbarının kiracının bilgisine nasıl getirileceği ve/veya yazılı talep ihbarının ki-racıya nasıl tebliğ edileceği veya verileceği hususunda herhangi bir hüküm mevcut değildir. Bundan dolayı davacının yazılı talep ihbarının davalı tarafından alındığını ve/veya davalının bilgisine geldiğini Mahkemede ispat etmesi gerekir. Bazı hallerde, her-hangi bir ihbarı posta ile bir şahsa göndermekle, bu gibi ihbar gönderene iade edilmediği takdirde, o şahıs tarafından ihbarın alındığı addolunabilir. Bu davada Mahkemeye verilen şahadete göre ihbarname bizzat şahit Hüseyin Songur tarafından verildiği iddi-a edildi. Hiç şüphe yoktur ki verilen şahadete göre ihbarnameyi ihtiva eden kapalı zarf davalının verandasına davalı huzurunda Hüseyin Songur tarafından bırakıldı. Mamafih bu kapalı zarfın muhteviyatının davalının bilgisine geldiği hususunda Mahkemede herh-angi bir şahadet mevcut değildir. Bilâkis yine şahit tarafından verilen şahadete göre bu yazılı talep ihbarını ihtiva eden zarf verilirken zarfın kira talebi hususunda bir ihbarname olduğu söylenmemiş, verilen evrakın bir Mahkeme tebliği olduğu söylenmişti-r. Yine şahidin verdiği şahadete göre bu zarf davalıya verilmek istendiğinde davalının Mahkeme tebliğini bildiğini çünkü avukatının kendisine gönderdiğini, aynisinin kendisinde olduğunu, bunun için de o zarfı alsa dahi yırtacağını söylediği hususunda şahad-et vardır. Mahkeme zabıtlarına göre 738/69 numaralı dava 25 Temmuz 1970'de karara bağlanmıştır. Belki de şahit davalıya "Mahkemenin tebliğini size ibraz etmek için getiriyorum" dediğinde hakikaten davalı bunun avukatının kendisine daha önceden yolladığı 73-8/69 numaralı davanın kararının aynisi olduğuna inandı ve şahidin verdiği zarfı almaya ve/ veya okumaya lûzum görmedi. Bunun da sebebi hiç şüphe yoktur ki şahidin davalıya söylediklerinden ileri gelmektedir. Şahit kendisi şahadetinde davalının evinden ayrı-lırken, dışarıda verandaya bıraktığı zarfın davalı tarafından ayağı ile itildiğini gördüğünü belirtmiştir. Bu durumda yazılı talep ihbarının davalı tarafından alındığı veya davalının bilgisine geldiği hususu davacı tarafından Mahkemede ispat edilemediğinde-n davacı davasında hak kazanamaz.
Yukarıda izah olunan sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesinin hükmü hatalıdır ve Bidayet Mahkemesinin hükmünü iptal etmek gerekir.
1. istinaf sebebi hususunda varmış olduğumuz neticeden dolayı 2. istinaf sebebi için herha-ngi bir karar vermek bu davada lûzumsuzdur. Bundan dolayı 2. istinaf sebebi hususunda bu davada herhangi bir karar vermemeyi uygun gördük.
Netice itibarıyle Bidayet Mahkemesinin 30 Ocak 1971 tarihli hükmü iptal edilir. Davanın bütün ahval ve şeraitini göz- önünde tutarak gerek Bidayet Mahkemesi gerekse İstinaf Mahkemesi masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
6 Nisan 19-71
Full & Egal Universal Law Academy