-Hukuk Istinaf No. 7/73
(Dava No. 466/72; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: M.Necati Münir Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet Izzet
Istinaf eden: Mustafa Halil Ibrahim, Boğaz (Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mehmet Ahmet Hoca, Lefkoşa (Dav-acı)
arasında
Istinaf eden na.mına: A.M. Berberoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit Süleyman
Tahliye - Mütecaviz - Mütecaviz aleyhine verilen tahliye emri.
8/69 sayılı 1969 Türk Cemaatına Mensup Olmayan Şahıslara Ait Gayrı Menkul Malların Kontrolu- (Geçici Hükümler) Yasası - Yasanın tefsir maddesi olan 2. maddesi - Yasa altında Yönetimce kiralanan mallar - Yasanın kira süresi sonunda kanuni kiracı olunacağırıa ilişkin herhangi bir kural içermemesi. - Kiracının süre sonunda mütecaviz durumuna düşmesi-.
1967, Kira Tanzim ve. Murakabe (Geçici Hıikümler) Yasası - Yasanın 10(e) maddesi - Mahkemenin tahliye emri verme yetkisi.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Yasası - Yasanın kapsamı - Tarla icar eden ve içerisine inşaat yapan bir kiracının- yasa kapsamında olup olmayacağının yasada açıkca düzenlenmemiş olması.
Hukuk Usulû - Müdafaa takriri - Müdafaa takririndeki iddialar dışına çıkılamaması.
OLAY: Davalı Davacıya ait tarlanın bir bölümüne ağıl yaptı. Davacı Davalının kimseden izin almadan v-e kanunsuz olarak (tresspasser) tarlasını tasarrufunda bulundurduğunu iddia ederek Davalının tarlayı teslim etmesi ve herhangi bir kısmına müdahale etmemesi için emir verilmesini talep etti.
Davalı tarlayı 1968 yılı, için Boğaz Sancağından 1969, 1970 ve 19-71 yılları için K.T. Yönetiminden icar ederek barınak ve ağıl olarak kullandığını, dolayısıyle tarlayı müstecir sıfatıyle işgal ettiğini ve Davacının bunu bilerek tarlayı satın aldığını iddia etti.
Ilk Mahkeme Davalının tarlayı mütecaviz olarak tasarruf e-tttiği kanaatine vararak 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Yasasına göre Davalının tarlayı tahliye etmesini emretti.
Davalı, Ilk Mahkemenin mütecaviz olduğuna hükmetmekle, tahliye emri vererek talep takririndeki talepler dışına çıkmakla ve ma-lın 1967, Kira tanzim ve Murakabe (e;çici Hükümler) Yasası kapsamında olduğuna kanaat getirdikten sonrâ davayı reddetmemekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalının 1971 yılı sonuna kadar müstecir bulunduğunu ispat etti-ğini, 8/69 sayılı 1969, Türk Cemaatına Mensup Olmayan Şahıslara Ait Gayri Menkul Malların Kontrolu (Geçici Hükümler) Yasasının süre hitamında kiracıların kanuni kiracı olacağına dair herhangi bir hüküm öngörmediğine göre süre hitamında Davalının kanuni kir-acı addolunmayıp mütecaviz durumuna girdiği ve bu konuda Il.k Mahkemenin hata yapmadığı kanısına vardı.
Tarlanın teslim ve müdahalenin menini talep eden Davacının tahliye istediğinin aşikâr olduğunu belirten Yüksek Mahkeme, Ilk Mahkemenin tahliye emri verm-ekle talep takririndeki talepler dışına çıkmadığı kanısına vardı ve istinafı reddetti.
HÜKÜM
Davacı (aleyhine istinaf edilen) Pano Dikomo toprağında kayıt No.l349, kıt'a 63/1, Kiolekki mevkünde 34 dönüm 1800 ayak karesi bir tarlanın 20.3.1972 tariıinde-n beri kayıtlı mal sahibi olduğunu, mezkûr tarlayı hayvan beslemek ve sair inşaat maksatları için kullanmak istediğini, davalının mezkûr tarlanın takriben 5 dönümlük bir kısmına kimseden izin almadan ve gayri kanuni bir şekilde mandra inşa ederek mezkûr kı-smı gayri kanuni (tresspasser) olarak tasarrufunda bulundurduğunu iddia ederek davalı (istinaf eden) aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 466/72 sayılı davayı ikame ederek davalının sözü geçen malı davacıya teslim etmesi ve yine sözü geçen tarlaya ve/veya he-rhangi bir kısmına müdahale etmemesi için bir emir talep etti.
Davalı dosyaladığı müdafaa takriri ile 1970 sonuna kadar Boğaz'da polis binasında ikamet ettiğini ve polis binasının avlusunda hayvanlarını barındırdığını, söz konusu tarlayı 1968'de Boğaz San-cağından 1969, 1970 ve 1971 yıllarında ise K.T.Yönetiminden icar ettiğini, söz konusu tarlayı müstecir sıfatı ile 1968-71 yıllarında tahtı işga.linde bulundırduğunıi, 1971 yılı- Ocak ayında Boğaz Sancaktarlığı kendisinin ikame ettiği polis binasını boşalt-mak isteği üzerine, ailesi ile birlikte iskân edilebilmesi için söz konusu tarladarı 5 dönümlük yerine uygun görüldüğünü, Sancak yetkilileri ile yapılan anlaşma üzerine kendisi malzemeyi, Sancaktarlık da emeği koyarak davada zikralunan mandra ve barınağın -inşa edildiğini ve davacının bütün bunları bilerek söz konusu tarlayı satın aldığını iddia etti. Davalı meşru bir şekilde inşa ettiği ve içine yerleştiği mandra ve barınağı tahliye ettiğinde harcadığı K.L.1000.- meblâğı kaybedeceğini, başka bir barınak ve -mandra bulamayacağını ve gerek kendisi ve ailesinin ve gerekse davarının açıkta kalacağını ileri sürerek davacının talebinin haksız olduğunu iddia etti. Davalı ayni davada bir mukabil dava dosyalayarak tahliye emri verildiği takdirde davacırıîn davalıya ma-lzeme için harcadığı K.L.1000.- ve zarar ziyan olarak da K.L.1000.- ödemesini amir kılan bir mahkeme emri talep etti.
Bidayet Mahkemesi tarafları ve tanıkları dinledikten sonra davalının söz konusu tarlanın 5 dönümlük bir kısmını mütecaviz olarak işgal et-mekte olduğu kanaatına vardı. Bida.yet Mahkemesi söz konusu malın 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun kapsamına girdiğini, davalının mezkûr mala 1963 hadiselerinden çok sonra girdiğini, davalının işgal etmekte olduğu kısmın davacının -sahibi bulunduğu büyük bir malın küçük bir kısmından ibaret olduğunu, dava açıldığında davalının ikameti için kullanılabîlecek bir hanesi olduğu halde bunu başkasına icar ettiğini, tasarufunda ağılını içine taşıyabileceği sair emlâkin bulunduğunu ve dava i-le ilgili sair ahval ve şeraiti nazarı itibara alarak davalı aleyhine tahliye emri vermeyi uygun gördü.
Davalı Bidayet Mahkemesinin hükmünün aşağdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün aleyhine istinaf eyledi.
1. Bidayet Mahkemesi dav-alının bir mütecaviz olduğuna hükmetmekle hata işlemiştir.
2. Bidayet Mahkemesi davalı aleyhine tahliye emri vermekle, talep takririnde talep olunanların dışına çıktığı cihetle hata etmiştir.
3.Bidayet Mahkemesi ibraz olunan tüm şahadet ışığında ve söz ko-nusu 5 dönümlük yerin 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun kapsamına girdiğine kanaat getirdikten sonra davacının davasını reddetmemekle hata etmiştir.
Duruşma esnasında davalı söz konusu malın müsteciri olduğunu ispat etmek için Ecneb-i Mallar Idarecisinin Yardımcısını şahit olarak çağırmış ve söz konusu mal ile ilgili Ecnebi Mallar Idarecisinin davalı ile yaptığı mukavelenameyi ibraz etmek istemiştir. Ibraz edilmek istenen mukavelename 1 Eylül 1971'den 31 Ağustos 1972'ye kadar olan müd-deti kapsamakta idi. Davacı icar mukavelenamesinin ibraz edilemeyeceğini çünkü icar mukavelenamesi 1971 yılından sonraki müddeti de kapsadığını, bu müddet için söz konusu malın davalının icarında olduğuna dair müdafaada herhangi bir iddia olmadığını ileri -sürdü: Bidayet Mahkemesi davalının müdafaasında dava konusu tarlayı 1968-1971 yıllarinda müstecir olarak işgalinde bulundurduğunu iddia ettiğinden 1971 yılını kapsayan bir icar mukavelenamesinin ibrazının da istenmesi müdafaada ya,pılan iddialara aykırı ol-madığı kanaatına vardı. Ancak ibraı edilen mukavelename netice itibarıyle başka bir seneyi de kapsarsa müdafaanın haricine çıkılmış olacağından mahkeme hükmünü verirken bu hususu nazarı itibara almayacağını belirterek ibraz olunmak istenen icar mukavelenam-esinin ibrazını kabul etmiştir ve mukavelename Emare 2 olarak işaretlenmiştir. Bidayet Mahkemesi hükmünde icar mukavelenamesinin 1971 yılından sonrki müddet için ilgili olan kısımları takrirler haricine çıktığı cihetle nazarı itibara alamayacağını, karar -ve hükmünde belirtti. Mahkemenin işbu karar ve hükmünden herhangi bir istinaf yapılmış değildir.
Ilk önce istinaf sebeplerinin birincisini ele alalım. Mahkeme huzurunda olan takrirler, şahadet ve bilhassa Emare 2 nazarı itibara alındığında davalının 1971 y-ılı sonuna kadar sözü geçen malın müsteciri bu- lunduğunu ispat etmiştir. Acaba 1972'de ve ondan sonra davalının durumu nedir? 8/69 sayılı 1969, Türk Cemaatına Mensup Olmayan Şahıslara Ait Gayri Menkul Malların Kontrolu, (Geçici Hükümler) Kuralının tefsir -maddesi olan 2. maddede müstecir aynen şöyle tarif edilmiştir:
" ' Müstecir' ,
(a)Idareci tarafından kendisine icara verilen veya gayri menkul malı herhangi bir anlaşma suretiyle işgal etmesine müsaade edilen bir şahıs;
( b),...
da ihtiva eder."
'Bu -tariften açıkça görülüyor ki herhangi bir malın işgal edilmesine idareci tarafından müsaade edilen veya icar edilen müddet için herhangi bir şahıs müstecir olabilir. Bu müddetin sona ermesinden sonra müstecirlik münasebeti sona erer. Kanaatımızca 8/69 sayı-lı Kural"kanuni müstecirlik ihdas etmiş değildir. Bunun da sebebi işbu Kuralda "müstecir"in, kanıini müsteciri de ihtiva ettiği veya kapsadığı hususunda herhangi bir madde yoktur. Yasama Organı müstecirin, kanuni müsteciri de ihtiva etmesini istemiş olsayd-ı, hiç şüphe yoktur ki 8/6-sayılı Kuralda belirli bir hüküm koyacaktı. Nitekim 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun tefsir maddesi olan 2. maddede müstecirin tarifi yapılırken kanuni müsteciri de ihtiva ettiği sarahaten belirtilmiş ve -ayni maddede kanuni müstecir şu şekilde tarif edilmiştir:" 'kanuni müstecir' bir kira münasebetinin sona ermesi veya erdirilmesi halinde ilgili gayri menkul malı tasarrufunda bulundurmakta devam eden bir müsteciri ifade eder."
Yukarıda belirtilenlerin .ış-ığında 8/69 sayilı Kural tahtinde müstecir olan herhangi bir şahıs, kira münasebeti sona erdiğinde veya sona erdirildiğinde, kanurü müstecir olamaz. Bu nedenle takrirler ve kabul edilebilen (admissible) şahadet nazarı itibara alındığında davâlının 1 Ocak 1-972'de ve ondan sonraki müddet için dava konusu malı bir mütecaviz olarak işgal etmiş olduğu aşikârdır. Bundarı dolayı 1. istinaf sebebi reddolunur.
Şimdi de 3. istinaf sebebini eleştirelim. Bidayet Mahkemesi huzurunda olan şahadetten davalının işgal etmek-te olduğu kısmın içine dava tarihinden ve davacı mal sahibi olmazdan önce ikametgâh ve ağıl olarak kullanılmak üzere bazı barakalar inşa ettiğinden işgal edilmekte olan kısmın yani 5 dönümlük yerin 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun -kapsamına girdiği kanaatına vardı. Bu gibi hallerde yani inşa edenin işgal ettiği yerin içerisine mal sahibinin müsaadesi olmaksızın inşaat yapması, işgal edilen malın Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun kapsamınâ girdiği hususu şüpheli olm-akla beraber Bidayet Mahkemesinin bu husustaki kararı aleyhine herhangi bir istinaf yapılmadığı ve bu hususun davaya veya istinafa tesiri olmadığı cihetle, bu hususta bu istinafta kat'i olarak bir karar vermemeyi uygun gördük. Bidayet Mahkemesi davalının d-ava konusu tarlayı mütecaviz olarak işgal ettiği kanaatına vardıktan sonra davalının mezkûr mala 1963 hadiselerinden çok daha sonra girmiş olduğunu, hali hazırda işgal etmekte olduğu kısmın davacının sahibi bulunduğu büyük bir malın sadece küçük bir kısmın-dan ibaret olduğunu, dava açıldığında kendinin ikameti için kullanabileceği bir hanesi olduğu halde bunu başkasına icar ettiğini, tasarrufunda ağılı içine taşıyabileceği saâr emlâkin bulunduğunu nazarı itibara alarak Kira Kanununun 10(e) maddesine istinad -ederek davalı aleyhine tahliye emri verdi. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesi bunu yapmakla herhangi bir hata işlemiş değildir. Bu nedenle 3. istinaf sebebi reddolunur.
2. istinaf sebebine gelince daha ewel belirttiğimiz gibi davacı talep takririnin 6(a) para-grafı ile davalının dava konusu tarlayı davacıya teslim etmesi ve söz konusu tarlaya veya herhangi bir kısmına müdahale etmemesi için bir emir talep etti. Işbu talep ile davacının tahliye talep ettiğine şüphe yoktur. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesi davalı -aleyhine tahliye emri vermekle talep takririnde talep olunanların dışına çıkmış değildir.
Yukarıda belirtilenlerin ışığında istinaf reddolunur. Istinaf masraflarını istinaf edenin aleyhine istinaf edilene ödemesi emrolunur.
- Yüksek Mahkeme
28 Mayıs 1973.
Full & Egal Universal Law Academy