- Hukuk Ýstinaf No. 7/74
(Dava No. 169/73; Lefkoþa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:M. Necati Münir Baþkan, Ülfet Emin ve Þakir S. Ýlkay.
Ýstinaf eden: Fehim Ahmet Kâzým,Lefke.
(Davalý)
ile
Aleyhine istinaf edilen:Semih Said Umar, Lefke. (K.M.Þ. yetkili vekili)
(Davacý)
a r a s ý n d a
.
Ýstinaf eden namýna: Kývanç M. Riza.
Aleyhine istinaf edilen namýna: Þefika Hilmi.
Tahliye - Yabancý bir maden þirketine ait evde ikâmet - Evde izinli olarak ikâmet - Ýznin iptali ile evde mütecaviz durumuna gelinmesi.
Vekâlet - Vekâletnamenin pullanmamýþ olmasý nedeniyle geçersiz olduðu iddiasý - Delil olarak kabul edildikten sonra. böyle bir iddia.nýn kabul edilememesi.
Vekâletnamede Tefsir - Vekâletnamelerin dar tefsire tabi tutulmasý.
Hukýýls Usulü - Mahkemelerin dava.larý tehir etmede takdir hakkýMahkemelerin davalarý tehir edip etmeme hususunda adli olarak kullanabilecekleri geniþ takdir haklarýnýn bulunmasý.
Hukuk Usulû - Davanýn ünvanýnda hata olduðu iddia.sý - Vekil vasýtasý ile açýlan davalarda dava ünvanýnda vekilin belirtilmesinin þart olmamasý - Ýtirazýn reddi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüðü - Emir 64 Nizam 2 - Usule iliþkin itiraz - Usule iliþkin itirazlarýn en erken bir zamanda yapýlma zorunluluðu.
Vekâletname - Þirketlere iliþkin vekâletnamelerde þirket mühürü olmasýnýn koþul olmamasý - Ýngiltere'deki durumun farklý olmasý.
Fasýl 113 Þirketler Yasasý - Yasanýn 33, 35 ve 36. maddeleri - Hangi ahvalde ve ne gibi evrakýn tanziminde Þirketin mühürü olmasý gerektiðinin bu maddelerde zikredilmesi - Bunlar ara- sýnda vekâletname olmamasý.
19/63 sayýlý Pul Yasasý - Yasanýn 34 ve 35. maddesi - 35. madde hükmünün 34(2)'deki hükme tabi olmasý ve birlikte mütalâa edilmesi - Yasanýn 35. maddesine göre hakkýyle pulanmamýþ evrakýn delil olarak Mahkemeye gösterilememesi - Pullanmamýþveya eksik pullanmýþ evrakýn delil olarak kabul edildikten sonra Mahkemece pullanmasýna veya eksik pullarýn tamamlanmasýna emir verilebilmesi - Böyle bir evrakýn sadece bu bakýmdan geçersiz addedilememesi.
Pul - Pullarý eksik vekâletnamenin Mahkemenin emriyle pullanmasý.
Hukuk Muhakemeleri Usulû Tûzûðü - Tüzüðün 2. Emrinin 1. Nizamý ve ekindeki Form 1 ve 2 (Appendix 1-2) - Örnek celpname Örnek celpnamede dava ünvaný.
Vekâletname - Genel ve özel vekâletnameler - Ayýrým için vekillerin yetkileri bakýmýndan tek bir kýstas olmamasý ve ayýrýmýn güç olmasý.
8/69 sayýlý Türk Cemaatýna Mensup Olmayan Þahýslara Ait Gayrý Menkul Mallarýn Kontrolu (Geçici Hükümler) Yasasý - Yasanýn 2, 3 ve 4. maddeleri - Türk Cemaatý
kontrolündeki yabancýya ait ev - Yasanýn yürürlüðe girdiði tarihten ewel veya sonra
mukavele ile icar edilen evlerin Yasa kapsamýnda olmamasý.
OLAY: Davacý madencilik yapan bir þirkettir. Davacý vekili vasýtasýyle açtýðý bu davada eski müstahdemi olan Davalýnýn Þirkete ait bir evde izinsiz olarak ikâmet ettiðini öne sürerek tahliye talep etti.
Davacý talep takririnde Davalýya þirkette çalýþtýðý süre için evde ikâmet izni verdiðini, Davalý iþten ayrýldýktan sonra izni iptal ettiðini, Davalýnýn yazýlý ve sözlü olarak evi boþaltmayý vaad ettiði halde boþaltmadýðýný iddia etti.
Davalý müdafaasýnda Davacýnýn iddialarýný reddetti. Evde Davacýnýn izni ile ikâmet ettiðini ve etmeye devam ettiðini, Davacýnýn 1963 hadiselerinden sonra izni anormal durum devam ettiði sürece iptal etmemeyi ve tahliye talep etmemeyi taahhüt etmiþ olduðunu iddia etti.
Ýlk Mahkeme, Davacýnýn ihbarlarýný ve Davalýnýn yazýlý taahhüt verip evi boþaltmadýðýný belirttikten sonra ilk ihbar tarihinden itibaren Davalýnýn evde izinsiz ve dolayýsýyle mütecaviz olarak ikâmet ettiði kanaatine vardý. Davalýnýn durumunu, Davacýnýn eve olan ihtiyacýný ve mevcut hal ve þartlarý gözönünde tutan Ýlk Mahkeme Davalýnýn evi tahliye etmesini emretti.
Davalý duruþmada istenilen tehiri vermemekle, Davacýyý þirket olarak kabul etmekle, Davacýnýn vekâletn-amesini geçerli saymakla, 8/69 sayýlý Yasanýn yabancý þirkete ait evi de kapsadýðýna hükmetmekle ve tahliye konusundaki takdir hakkýný Davalý lehine kulanmamakla Ýlk Mahkemenin hata ettiðini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Ýlk Mahkemenin dava tehir edip etmeme hususunda adli surette kullanýlmasý gereken geniþ takdir hakký bulunduðunu belirterek duruþmadan önce deðil de duruþma esnasýnda yapýlan þahit çaðýrmak için tehir talebinin reddedilmesinde hata olmadýðý kanaatine vardý.
Yüksek Mahkeme çoðunluk kararýnda Davacýnýn Kýbrýs Maden Þirketi namýna dava açtýðýnýn ünvanda belli olduðunu, ayrýca dava ünvanýndaki usulsüzlüðe iliþkin bir itirazýn H.M.U. Tüzüðü E.64 IV.2'nin öngördüðü þekilde en erken bir zamanda yapýlmasý gerektiði belirtti ve Davalýnýn geç itiraz etmekle bu hakkýndan feragat etmiþ sayýlmasý gerektiði kanýsýna vardý.
Yüksek Mahkeme, delil olarak kabul edilmiþ bir vekâletnamenin sadece pullanmamýþ olmasý nedeniyle geçersiz sayýlamýyacaðýný ve Mahkemenin emri ile pullanabileceðini; Þirket mühürü ile mühürlenmeyen bir vekâletnamenin geçerli olabileceðini; sözkonusu vekâletnamenin evin tasarrufunu elde etmek için herhangi bir iþlem ve fül yapmaya yetki verdiðine göre dava açmaya da yetki verdiðini, dava konusu evin 8/69 sayýlý Yasanýn kapsamýna girmediðini, tahliye ile ilgili takdir hakkýnýn Davacý lehine kullanýlmasýnda herhangi bir adli hata bulunmadýðýný belirtti ve istinafý oyçokluðu ile reddetti.
Azýnlýk kararýnda ise H.M.U. Tüzüðü E.2 N.1'deki örnek celpnameden hareketle dava ünvanýnda vekilin yazýlmasýnýn lüzumsuz olduðuna ve ünvanda sadece Davacý ile Davalýnýn isimlerinin gösterilmesi gerektiðine deðinildi.
Yetki veren vekâletnamelerin katý bir tefsire tabi tutulmasý gerektiðini belirten azýnlýk kararý vekâletname dava açma gibi önemli bir yetkiyi içermediðinden istinafýn kabul edilmesi gerektiði görüþüne vardý.
Atýfta Bulunulan Yargýsal Ýçtihatlar:
1. Efstathios Kyriakou and Sons Ltd. v. Stephanos Mouvourides (1963) 2 C.L.R. s.l.
2.Mehmet Akif ile Celâl Bayar, Küçük Doðan Celâl'ýn babasý ve tabü vasisi sýffatýyle, arasýndaki 33/70 sayýlý Hukuk Ýstinaf.
3.Münir Mustafa ile Hidayet Faik Þemi arasýndaki 24/72 sa yýlý Hukuk Ýstinaf.
4. Curtis v. Barclay (1926) CVIII E.R. s.52.
5.Bryant, etc. v. La Bangue du People (1893) A.C. s.170, sayfa 177.
6. Ward v. Shew 131 E. R. s.742, sayf a 743.
7. Thomas and Another v. Lewis (1878) 4 Exc. D. s.18.
8. In Re, Dowson and Jenkins Contract (1904) 2 Ch. s.219 sayfa 222.
9. Sartos and Another v. Yupan (1962) C.L.R. s.198.
Atýfta Bulunulan Bilimsel Ýçtihatlar:
1. Halsbury's Laws of England, 3rd. Vol.VI., s.6.
2. Halsbury's Laws of England 3rd. Vol.I, para.439, s.732.
3. Palmers Company Law.
4. Bowstead On Agency l3rd. s.74.
5. The Annual Practice (1963) s.23.
H Ü K Ü M-
-
M. Necati Münir, (Baþkan): Bu istinafta ilk hükmü Sayýn Hâkim Þakir S. Ýlkay verecektir.
Þakir S. Ýlkay, Hâkim: Ýþbu istinaf müstenifin aleyhine getirilen bir tahliye davasýnda Lefkoþa Kaza Mahkemesinin vermiþ olduðu hükümden yapýlmýþtýr.
Aleyhine istinaf edilen (davacý) maden iþletmeciliði ile iþtigal eden bir þirket olup Kaza Mahkemesi huzurundaki davayý salâhiyetli vekili olduðu iddia edilen Semih Said Umar vasýtasý ile açmýþtýr.
Davalý ise davacý þirketin sabýk müstahdemlerinden olup Karadað' da Seeley sokakta davacýya ait olan 6 numaralý iþçibaþý evinde ikamet etmektedir.
Talep takririnde yapýlan iddialara göre davacý davalýya istihdam edildiði süre için mezkûr evde ikamet etmek üzere izin vermiþ, iþten ayrýlmasýný müteakip bu izni iptal etmiþ ve davalý gerek yazýlý gerekse sözlü olarak mezkûr evi boþaltmayý vaad etmiþ fakat boþaltmamýþ ve kendisine ait evleri icar edip kira almaða, davacýnýn evinde ise mütecaviz olarak bedava ikamet etmeye devarn etmiþtir. Davalý ise, müdafaa takririnde, davacýnýn iddialarýný red etmiþ ve mezkûr eve davacý þirketin izni ile yerleþtiðini, onun müsaadesi ile iþgal ettiðini ve etmekte olduðunu ve davacý þirketin bu müsaadeyi bilhassa 21.12.1963 hadiselerden sonra hüküm sürmekte olan anormal durum devam ettiði müddetçe iptal etmemeði ve davalýnýn evi tahliyesini talep etmemeði taahhüt etmiþ olduðunu iddia etmiþtir.
-
Kaza Mahkemesi huzurundaki þahadete göre dava ile ilgili olgular kýsaca þöyledir: Davalý uzun seneler davacý þirketin hizmetinde çalýþmýþtýr. Dava konusu ev kendisine 1955-56'da tahsis edildi ve o tarihten itibaren bu evde kira ödemeksizin oturmaktadýr. Davalýnýn, Eylül 1969'da davacý þirketin hizmetindeki iþine son verildikten sonra, evde ikamet etmeðe devam etmesi üzerine davacý þirket namýna Semih Said Umar davalýdan ilkin þifahen sonra da iki kere yazýlý olarak evi boþaltmasýný talep etmiþtir. Þirkete ait baþlýklý kâðýtlar üzerine yazýlmýþ olan ve mahkemeye Emare II olarak ibraz edilen bu iki yazý þöyledir:--
- - -"16 Aralýk 1970-
- Karadað.
-
Bay Fehim Ahmet Kâzým,-
- K.M.Þ. Ustabaþý Evleri,-
- Karadað, Lefke.
Sayýn Fehim Bey,
-
-Geçenlerde bir konuþmamýz esnasýnda size, içinde oturmakta olduðunuz K.M.Þ. Ustabaþý evine ihtiyacýmýz olduðunu ve bu evin Ýdareciye, yeni evlenmiþ bulunan Bay Ýzzet Niyaziye tahsis edilmiþ bulunduðunu söylemiþ ve evi mümkün olan süratle boþaltmanýzý rica etmiþtim. Siz de cevaben, kiracýlarýnýzdan birisiyle bu meseleyi zaten konuþmuþ bulunduðunuzu, kendi evinize taþýnmak istediðinizden iþgal etmekte olduðu evi boþaltmasýný istediðinizi ve bunu yapar yapmaz K.M.Þ. evini boþaltacaðýnýzý söylemiþtiniz.
Kendine mahsus evi olmýyan Bay Ýzzet Niyazinin durumu karþýsýnda bu meseleyi süratle halletmek cihetine gittiðiniz takdirde bizleri çok memnun edeceðinizi bildirir bilvesile selâmlarýmýzý iletiriz.
- -Semih S. Umar
- -K.M.Þ. Karadað Köyü Mes'ulü.-
- 13 Ocak 1971-
- - Fukasa.-
Bay Fehim Ahmet Kâzým,-
- Seeley Street No.6,-
- Mavrovouni, Lefke.
Sayýn Fehim Bey,
-16 Aralýk 1970 tarihinde- -t-ar-afýnýza gönderdiðim mektupta iþgal etmekte bulunduðunuz ve -Seeley Street No.-6 Mav-rovouni diye bilinen K.M.Þ. evini- -boþaltmanýzý istemiþ ve bu -h-ususta mümkün olan süratle tertibat almanýzý rica etmiþtim. Bugüne kadar bu mektubuma hiçbir cevap alamadýðýmdan size tekrar yazmak zorunda kalmýþ bulunuyorum. En erken bir zamanda niyetinizin ne olduðunu bize bildirmenizi tekrar rica ederim.
-
Saygýlarýmla,
Semih S. Umar
K.M.Þ. Karadað Köyü Mes'ülü."
Kendisine yapýlan taleplere cevaben davalý Semih Said Umar'a 14.1.1971 tarihli bir yazý göndererek kendi kiracýsýnýn ev bulduðunu ve bulduðu evin tamiri tamamlanýnca taþýnacaðýný ve kendisinin de þirketin evini boþaltacaðýný bildirmiþtir. Emare III olarak Mahkemeye ibraz edilen bu yazý þöyledir:-
"LEFKE -
-14 Ocak, 1971.
Sayýn S. Umar,
K.M.Þ. Karadað Köyü Mes'ulü. Efendim,
16 Aralýk, 1970 ve 13 Ocak 1971 tarihli mektubunuzu aldým. Seeley Street No.6 Mavrovouni adýyle bilinen K.M.Þ. evini süratle boþaltmam zýmnýnda isteðinizi henüz yerine getiremediðimden özür dilerim. Ýlk ihbarnamenizi alýrkenden faaliyete geçerek evimde oturan müstecirimi gördüm. Durumu kendisine anlattým ve acilen boþaltmasýný istedim. Müstecirim isteðimi yerine getirmek için hemen ev bulmaða koyuldu ve Akþit Derviþ Beyin evini aldý. Mamafih evin tamire ihtiyacý olduðu için tamirat yapýlmaktadýr. Tamirat hitam bulunca kiracým evimi hemen boþaltacak. Bendeniz de evimin lâzým gelen tamiratýný yapýp taþýnacaðým. Böylelikle Mavrovouni'de Seeley Street No.6 evi hemen boþaltmýþ olacaðým. Ýsteðinizi yerine getirmekte geç kalmýþ olduðumdan özür diler ve bendenizin de K.M. Þirketine uzun seneler sadýkane sebkat eden hizmetlerimi göz önünde tutarak bu hususta affolunmamý hürmetlerimle rica ederim.
- -Saygýlarýmla,-
- -Fehim Ahmet Kâzým."
-Davalýnýn Emare III mektubunda zikredilen evi bir müddet sonra kiracýsý tarafýndan boþaltýlmýþsa da, davalý bunu betekrar kiralamýþ ve davacýnýn evinde ika-mete devam etmiþtir. Buna sebep -olarak da, þahadetinde, betekrar þirket tarafýndan istihdam edilmeyi ümit etmiþ olduðunu söylemiþtir.
-
Kaza Mahkemesi Reisi ve bir Kaza Hâkiminden oluþan Kaza Mahkemesi davayý dinledikten sonra davalýnýn 16.12.1970 tarihinden itibaren mezkûr evde izinsiz ve binaenaleyh mütecaviz olarak ikamet etmekte olduðuna kanaat getirmiþ ve davalýnýn durumunu, davacýnýn eve olan ihtiyacýný ve mevcut ahval ve þeraiti göz önünde bulundurarak davalýnýn evi tahliye etmesini emretmiþtir. Ýstinaf Kaza Mahkemesinin bu kararýndan yapýlmýþtýr. Müstenifin istinaf ihbarnamesinde ileriye sürmüþ olduðu sebepler þöyledir:-
--"1. Muhterem Mahkeme, 4.10.1973 tarihindeki duruþma esnasýnda Müddeaaleyh tarafýndan talep edilen tehiri vermemekle hata etmiþtir.-
-
--2. Muhterem Mahkeme, bu davadaki ünvana göre- Müddeinin Kýbrýs Maden Þirketi -olduðu neticesine varmak ve bu davayý ve/veya bu dava ile ilgili olarak yapýlan iddialarý o þekilde deðerlendirmekle hata etmiþtir.-
-
-3. Muhterem Mahkemenin, Emare 1'i geçerli bir vekâletname addedip davayý, iptal etmemekle hata etmiþtir,- çünkü, diðer þeyler meyanýnda:-
-
-(a)Mezkûr vekâletnamede- -Þirket mühürü yoktur; ve ne de mezkûr -
- -vekâletname gerekli þekilde pullanmýþ ve/veya tanzim edilmiþtir.
-(b)Mezkûr vekâletname Ýdare Meclisi (Board of Directors) tarafýndan veya -
-hiç yoktan onlar adýna verilmiþ deðildir;
(c)Mezkûr vekâletnameyi imza eden direktörün bu vekâletnameyi vermeye yetkisi olduðu hususu iddia bile edilmedi;
(d)Mezkûr vekâletname bu davanýn açýlmasýný yetkili kýlmaz;
(e)Þirketler ancak kendi isimlerine dava edebilirler.
4. Muhterem Mahkeme, 8/69 sayýlý Kuralýn, Mahkemece bir ecnebi þirket olduðu kabul edilen Kýbrýs Maden Þirketine ait dava konusu eve þamil olmadýðý hususunda karar vermekle hata etmiþtir.-
-
5. Muhterem Mahkeme, her halûkarda, Müddeaaleyh leyhine takdir hakkýný kullanmayýp Müddeaaleyh aleyhine tahliye kararý vermekle hata etmiþtir."
-
Müstenifin ileriye sürmüþ olduðu sebepleri istinaf ihbarname- sinde yer aldýðý sýra ile bir bir ele alýp tezekkür etmeði uygun gördüm.
1. istinaf sebebi: Davada davacý tarafýndan Semih Said Umar davalý tarafýndan da bizzat kendisi þahadet vermiþtir. Davalý þahadetini bitirdikten sonra avukatý ikamet izninin davacý tarafýndan iptal edilemeyeceði hususunda vaad verilmiþ olup olmadýðýný üçüncü bir þahýstan tahkik etmek ve bir de icab ettiði takdirde davacý þirketten birisini, davalýnýn dosyasýný ibraz etmek üzere, þahit çaðýrmak için davanýn tehirini talep etmiþtir. Bunlarýn duruþmadan önce niçin yapýlmadýðýný ise Mahkemeye izah etmemiþtir. Buna ilâveten þu da var ki davalýnýn kendisi þahadetinde böyle bir vaattan bahsetmemiþtir. Davalýnýn bu hususta, esas sorgusunda, söylediði sadece þudur:-
"S.Bu hadiseler dolayýsýyle size birisi bir þey söyledi mi sizi çýkaracaðýz çýkaramayacaðýz diye?
C.Yalnýz bir gün Denktaþ bey Sanat Okuluna gelmiþti bizi ziyarete ve bazý þahýslar bu evler hakkýnda izahat sordular. C.M.C. bizi evden çýkarmak isterler ve Denktaþ bey demiþti C.M.C. çýkarmak isterse bizi görün."
Davacý tarafý tehir talebine itiraz etmiþ ve Mahkeme de davalýnýn müracaatýný reddetmiþtir. Kaza Mahkemesi bu husustaki kararýnda þöyle demiþtir:--
-
"Davalý þahadet verdikten sonra davalý avukatý davalýnýn mevcut olmadýðý bir toplantýda iþitilen bazý noktalar üzerinde þahadet çaðýrmak için davanýn bir müddet tehirini istida etmiþtir. Bu dava 20 Nisan 1973 tarihinde bugün dinleneceði hususunda taraflar avukatlarýna yazýlý olarak ihbar edilmiþ ve bugün dinleneceðinin gerek davacý gerek davalý tarafýndan bilinmesi icap ederdi. Mahkeme herhangi bir davanýn þu veya bu sebepler ileri sürülerek tehire uðramasýna taraftar deðiliz. Geçmiþ birçok davalarda da bu hususta hükümler mevcuttur. Davacý avukatýnýn bize söylediði hükme ilâveten Sartos and Another v. Yupan (1962) C.L.R. p.198. Bunda da sarahatle fevkâlade bir husus mevcut olmadýkça Mahkemelerin davalarý tehir etmesi uygun olmadýðýna dair kararlar mevcuttur. Bunlar muvacehesinde davalý avukatýnýn yapmýþ olduðu teh:r müracaatýný Mahkeme uygun görmemekte ... ...dir."-
-
Yapýlan müracaat üzerine önündeki davayý tehir edip etmeme hususunda bir Bidayet Mahkemesinin adli surette kullanýlmasý gereken geniþ takdir hakký mevcuttur. Efstathios K riakou and Sons Ltd. v. Ste hanos Mauvourides (1963) 2 C.L.R. p.l davasýnda Istinaf Mahkemesinin hükmünü veren Brian P. þöyle demiþtir:
-
-"The first ground is that the trial J,,ýdge refused to adjourn the trial after the closing of the plaintiff's case and deprived the defendants of the right to adduce evidence. The second ground is that 'the refusal of the trial Judge to the adjournment was not justified in the circumstances and thus a miscarriage has been occasioned at the trial and consequently the appellants pray for a new trial to be ordered'. The allegation is that the Judge should have acceded to Mr. Clerides' application to adjourn the trial on the ground stated by him and that failure to do that was clearly an improper use of his judicial discretion.
There is no contriversy about the fact that he did have in this matter a judicial discretion. Secondly we should be satisfied that he did use that discretion in a judicial manner as the law provides. Whether or not we agree with the particular application of it is not the issue.
The Court is unanimously of the opinion that not merely did he have discretion and that he applied it after careful and patient consideration of the whole matter but this Court agrees that what he did was the right course and it would have done the same thing in the same circumstances."-
-
Bu meselede Kaza Mahkemesinin davalýnýn tehir müracaatýný red etmekle hata iþlemiþ olduðuna ikna edilmedim. Yukarýda söylenenlerden görüleceði gibi Kaza Mahkemesi takdir hakkýný adli surette ve kanaatýmca, doðru olarak kullanmýþtýr.-
-
2. istinaf sebebi: Müstenif, davanýn ünvanýna göre davacýnýn Kýbrýs Maden Þirketi deðil de Semih Said Umar olduðunu iddia etmiþtir. Müstenifin avukatý bu iddiayý desteklemek maksadý ile Halsbury's Laws of England, 3rd. Ed. Vol.VI, p.6'ya atýfta bulunarak bir þirketin kendi ismine dava edip edilebileceðini beyan etmiþtir. Elbette bir þirket kendi ismine dava edip edilebilir. Eðer bu meselede, davanýn ünvanýndan, esas davacýnýn Maden Þirketi olduðu görülmekte ise davanýn þirketin ismine getirilmediði iddia edilemez. Bidayet Mahkemesi bu hususta þöyle demiþtir:-
-
"Davadaki baþlýk CMC'nin davacý olduðunu ve Semih Said Umar'ýn da CMC'yi temsil ettiðini ve vekili olduðunu sarahaten ortaya koymaktadýr. Davanýn baþlýðý aynen þöyledir:'Semih Said Umar, Kýbrýs Maden Þirketinin (Cyprus Mines Corporation) yetkili vekili ve/veya temsilcisi sýffatýyle, Lefke.'-
-
Bu baþlýk ayrýca-
-
' Kýbrýs Maden Þirketi (Cyprus Mines Corporation) yetkili vekili ve/veya temsilcisi Semih Said Umar vasýtasýyle, Lefke.'
-
de olabilirdi. Ancak kanaatimizce her iki baþlýk da ayni an-lamda olup açýkça CMC'nin davacý Semih Said Umar'ýn da CMC'nin vekili veya temsilcisi olduðu ortaya konmaktadýr."-
-
Davada esas davacýnýn Kýbrýs Maden Þirketi ve Semih Said Umar'ýn da onun vekili olduðunun anlaþýlmakta olduðu hususunda Kaza Mahkemesinin görüþü ile hemfikirim.
Her ne kadar da Kaza Mahkemesinin bu görüþü ile hemfikir isem de ünvanýn arzu edilen en doðru ve münasip þekilde olmadýðýna deðinmekte fayda görüyorum. Bir davanýn vekil vasýtasý ile açýlmasý gerekiyorsa, dava ünvanýnýn Kaza Mahkemesinin iþaret ettiði ikinci þekilde olmasý daha uygun ve münasiptir. Saniyen þu da var ki bu davada vekilin ünvanda görülmesine hiç lûzum yoktu. Dava vekil vasýtasý ile deðil de sadece þirketin adýna açýldýðýnda yine de Mahkeme huzurunda þirket yetkili bir vekil tarafýndan temsil edilebilirdi. Kanaatýmca bu davada ünvan bakýmýndan takip edilmesi gereken en doðru yol bu idi. Mamafih bu husus esasa müteallik olmayýp sadece usulü ilgilendirdiðinden bu husustaki itirazýn Mahkeme Nizamatý E.64, n.2'nin öngördüðü þekilde ve en erken bir zamanda yapýlmasý gerekirdi. E.64 n.2 þöyledir:"No application to set aside any proceeding for irregularity shall be allowed unless made within reasonable time, nor if the party applying has taken any fresh step after knowledge of the irregularity."-
-
Bu meselede ise davalý davanýn ünvaný ile ilgili iddiasýný sadece duruþmanýn sonunda Mahkemeye yapýlan hitapta ele almýþtýr. Bu durumda davalýnýn ünvan hususundaki itiraz hakkýndan feragat etmiþ addolunmasý gerekir. (Yüksek Mahkemenin ünvandaki sair þekildeki bir usulsüzlük ile ilgili 33/70 sayýlý hukuk istinafýndaki hükmüne de bak.)
3. istinaf sebebi: Bu istinaf sebebi altýnda muhtelif noktalar ileriye sürülmüþtür. Bunlardan (e)'deki ikinci istinaf sebebi ile birlikte tezekkür edilmiþ bulunmaktadýr. (b) ve (c)'dekiler ise ilkin, mahiyetleri itibarý ile, Bidayet Mahkemesi huzurunda ileri sürülmüþ olmasý gereken hususlardýr. Kaza Mahkemesi huzurunda ise herhangi bir þekilde ileriye sürülmemiþ ve ele alýnmamýþtýr. Yüksek Mahkeme 24/72 sayýlý hukuk istinafýndaki hükmünde bu ibi noktalarýn istinafta üzerinde durulamayacaðýný belirtmiþtir. Ingiltere'de de durum aynidir ve bu hususta birçok içtihat kararlarý mevcuttur. Söylenenlerden anlaþýlacaðý gibi bu noktalarý bu istinafta tezekkür edemeyiz.
-Vekâletnamenin pullanmamýþ olmasý nedeni ile geçerli addolunamayacaðý görüþü ile hemfikir deðilim. Her ne kadar da 19/63 sayýlý Pul Kanunu'nun 35. maddesinde hakký ile pullanmadýkça bir verekanýn delil olarak gösterilemeyeceðine dair hüküm varsa da,- -bu madde 34. maddeye tabi kýlýnmýþtýr. 34. maddenin (2). fýkrasý ise þöyledir:-
-
-"Pullanmamýþ veya kifayetsizce pullanmýþ bir vesikanýn, herhangi bir Mahkemedeki herhangi bir dava veya muamelede ödenmemiþ pul vergisi ve bir ewelki fýkrada tâyin edilen ceza ödenmeksizin delil olarak kabul edilmesi halinde, bu gibi vesikanýn delil olarak önünde kabul edildiði Mahkeme veya Hâkim, bu gibi vesikayý ibraz eden veya bu gibi vesikanýn onun adýna ibraz edildiði þahsa, bu gibi þahsýn ödenmemiþ pul vergisini ve cezayý, bu gibi bildiride gösterilen müddet zarfýnda ödemesini talep eden yazýlý bir bildirinin teblið edilmesini herhangi bir zamanda saðlamak yetkisine haizdir; ve bu gibi bildiride gösterilen müddet zarfýnda bu gibi ödemenin yapýlmamasý üzerine bu gibi bildirinin kendisine teblið edildiði þahýs bir suç iþlemiþ olur ve, hüküm giymesi halinde, bu þekilde ödenmemiþ miktarýn iki mislini ödemeye mâruz kalýr."-
-
Görüleceði gibi Mahkemede delil olarak kabul edilmiþ olmasý halinde bu gibi vesika herhangi bir ýamanda, Mahkeme veya Hakimin direktifine göre, pullanabilir. Bu durumda böyle bir verekanýn, sadece bu bakýmdan, geçerli bir vereka addolunamayacaðý iddia edilemez.
-Müstenife göre, vekâletname, Þirketin mühürü ile mühürlenmemiþ olduðuna göre de, geçerli addolunmamalýdýr. Müstenif bu iddiasýný desteklemek maksadý ile Palmer's Company Law isimli esere atýfta bulunarak Ýngiltere'de bir þirketin verdiði bir vekâletnamenin mühürlenmesinin lûzumlu olduðunu söylemiþtir. Kýbrýs'ta Fasýl 113 tahtýnda bizim ayrý "Þirketler Kanunu"muz vardýr. Bu Kanunda bir þirketin mühürünün hangi ahvalde ve ne gibi evrakýn tanziminde gerekli olduðuna dair maddeler vardýr. (Gör: M.33, 35 ve 36.) Kanunun herhangi bir maddesinde ise bu gibi bir vekâletnamenin mühürlenmesini gerekli kýlan hüküm mevcut deðildir. Ýngiltere'de özel þahýslar tarafýndan yapýlan ve tanzim edilen bazý kontrat ve evrakýn bu gibi þahýslar tarafýndan mühürlenmesi (under seal olmasý) gerekir; vekâletnameler de genellikle bu sýnýfa girer. Özel þahýslar için gerekli olduðuna göre þirketler tarafýndan verilen vekâletnamelerin de mühürlü olmasý gerekir. Bizde ise özel bir þahýs tarafýndan yapýlan veya tanzim edilen kontrat veya evrakýn o þahýs tarafýndan mi.ihürlenmesi gerekliliði mevcut deðildir. Nitekim özel bir þahýs tarafýndan verilen bir vekâletnamenin o þahýs tarafýridan mühürlenmesi gerekmemektedir. Binaenaleyh, Ýngiltere'de bu gibi evrakýn mühürlenmesi gereklidir diye Kýbrýs'ta da gerekli olmasý icab eder niteliðindeki bir iddia varid olamaz. Daha önce belirttiðim gibi bizde þirketlerle ilgili ayrý bir kanun mevcuttur ve bu kanunun herhangi bir maddesi tahtýnda bu gibi bir vesikanýn mühürlenmesi icabettiðine dair -hüküm mevcut deðildir. Eðer mev-zuubahis vekâletnamede verilen yetki Þirketler Kanunu'nun yukarýda zikredilen maddelerinin mühürlenmesini gerekli kýldýðý kontrat veya evrakýn yapým veya tanzim ve imzalanmasý ile ilgili olmu,s olsa idi pek muhtemelen müþabehet yolu ile bu gibi bir vekâletnamenin þirketin mühürü ile mühürlenmesi gereklidir diye bir iddia ileriye sürülebilirdi. Mamafih, mevzuubahis vekâletnamenin vekile verdiði yetki mezkûr maddelerin mühürlenmesini gerekli kýldýðý kontrat ve evrakýn yapýmý veya tanzim ve imzalanmasý ile ilgili deðildir.
-
3. istinaf sebebi altýnda ileri sürülen en önemli husus Emare I vekâletnamenin davanýn açýlmasýný yetkili kýlýp kýlmadýðýdýr. Tasdik Memuru huzurunda imzalanmýþ olan Emare I vekâletname aynen þöyledir:
"This Power of Attorney given this 6th day of February 1973 to Semih Said Umar, Industrial Relations Officer of the Cyprus Mines Corporation, doth hereby authorise him as the agent of the Cypruþ Mines Corporation to do the following:
(a)To take any action whatsoever which he deems necessary for recovering possession of any of the houses of the Cyprus Mines Corporation at Mavrouvouni village in Lefka, including the foreman houses on Seeley Street, from their occupiers or tenants;
(b)To collect any rents or damages in connection with the occupation of any of the said houses."-
-
Müstenif vekâletnamenin vekile dava açmak yetkisi vermediðini, aleyhine istinaf edilen ise 'any action' ibaresinin dava açmaðý da kapsadýðýný iddia etmiþtir.-
-
Vekâletnameler (powers of attorney) umumiyetle titizlikle ve belli baþlý örneklere göre tanzim edilmektedir. Bu þekilde hazýrlanan vekâletnamelerde vekile verilen yetkiler açýk, sarih ve ayrýntýlý olarak zikredilir. Mevzuubahis vekâletname ise bu þekilde hazýrlanmýþ bir vekâletname deðildir. Mamafih, kararlaþtýrýlmasý gereken husus mevzuubahis vekâletnamenin arzu edilen en iyi veya ideal bir þekilde bir vekâletname olup olmadýðý deðil de halihazýrda olduðu þekilde vekile dava açma yetkisi verip vermediðidir.-
-
Vekiller yetkileri itibarý ile genel veya özel vekil addedilirler. Bu iki sýnýf vekil arasýndaki sýnýr, Bowstead On Agency (l3th Ed. p.74) ye göre, o kadar belirsizdir ki bunlarý birbirinden ayýrabilmek için kesin bir formül verilemez. Bir vekil bir iþi veya ticareti müvekkili nam ve hesabýna yürütmek veya muayyen bir sýnýf iþ veya füli yapmak veya burada olduðu gibi muayyen bir mesele ile ilgili olarak müvekkili nam ve hesabýna genel olarak hareket etmek yetkisini haiz ise genel vekil sýnýfýna girer.
-
Her ne kadar da vekâletnâmeler (powers of attorney) dar bir tefsire tabi iseler de, genel bir vekil vazifesinin veya yapmaða mezun olduðu fülin lâyýký veçhile icrasý için gerekli herþeyi yapmak zýmni yetkisine sahiptir. Bu hususta Ýngiltere'de ve Kýbrýs'ta hukuki durum aynidir. Fasýl 149 Mukavele Kanunu'nun 148(1) maddesi þöyledir:-
-
"( 1 )An agent having an authority to do an act has authority to do every Lawful thing which is necessary in order to do such act."-
-
Binaenaleyh, tezekkür edilmesi gereken husus vekile verilen yetkinin dava açmaðý da kapsayýp kapsamadýðýdýr. Fasýl 149'un 148(1) maddesi 1930 Mukavele Kanunu'nda da 196(1) maddesi olarak aynen yer almakta idi. 1930 Kanunu'nda bu maddeyi izah bakýmýndan þöyle bir örnek verilmekte idi:-
-
"(a)A is employed by B, residing in London, to recover at Paphos a debt due to B. A may adopt any legal process necessary for the purpose of recovering the debt, and may give a valid discharge for the same."-
-
Halsbury's Laws Of England, 3rd Ed. Vol.I, p.439, para 732' de zikredildiðine göre vekile verilen genel yetki avukata talimat vermek ve dava etmek yetkisini de kapsar.-
-
Curtis v. Barclay (1926) CVIII E.R. p.52 davasýnda bazý eþyalarý teslim alýp satmak ve tahsilâttan kendi alacaðýný tenzil etmek yetkisini haiz bir vekilin eþyalarý haksýz olarak elinde tutan bir þahsý dava etmek zýmni yetkisine sahip olduðuna hükmedilmiþtir.-
-
Bu meselede de vekile mevzuubahis evin tasarrufunu elde etmek için herhangi bir fül veya iþlemi yapmak yetkisi verilmiþtir. Binaenaleyh vazifesini lâyýký veçhile yerine getirmek veya yapmaða mezun olduðu füli lâyýký veçhile icra edebilmek için evi haksýz olarak elinde tutmakta olan davalýyý dava etmek zýmni yetkisine sahip olduðu kanaatýndayým.-
-
4. istinaf sebebi: Kaza Mahkemesi mevzuubahis evin 8/69 sayýlý Kuralýn kapsamýna girmediði kanaatýna varmýþtýr. Mahkeme bu hususla ilgili olarak hükmünde þöyle demiþtir:-
-
"Ýkinci olarak incelemek istediðimiz husus mezkûr evin bir Ecnebi Þirkete ait olmasý dolayýsýyle 8/1969 Ecnebi Gayri Menkuller ile ilgili Kuralýn kapsamýna girip girmediði meselesidir.
8/1969 sayýlý Kural tümü ile incelendiðinde ve bilhassa M.2, M.3 ve M.4 dikkatle okunduðunda, bu Kuralýn daha fazla Türk tarafýnda bulunup da Ecnebi tarafýndan idare edilmiyen veya Ecnebi ile malý iþgal eden arasýnda herhangi bir münasebet olmayan hallerde geçerli olduðu açýkça görülmektedir.
-
-Ö-nümüzdeki davada böyle bir durum yoktur ve davacý mezkûr evi kontrol edebilir durumda olup, hiçbir þekilde mezkûr ev ile Ecnebi Gayri Menkuller idarecisi ilgilenmemiþ ve taraflar 1963 hadiselerinden önce olduðu gibi sonra da münasebetlerini devam ettirmiþlerdir.
Yukarýdaki nedenlerle iþbu dava mevzuunun 8/1969 sayýlý kuralýn kapsamýna girmediði kanaatine vasýl olduk."
Müstenif Kaza Mahkemesinin böyle bir kanaata varmakla hata ettiðini ve hakikatta evin 8/1969 sayýlý Kuralýn þümulüne girdiðini iddia etmiþtir.
8/1969 sayýlý Kuralýn 2. maddesinde þöyle denmektedir:
-" -'-Kira münasebeti', idareci ile bu gibi gayri menkul malý iþgal eder veya edecek olan þahýs veya þahýslar arasýndaki hukuki münasebeti ifade eder. Ancak,
(a)Kuralýn yürürlüðe girdiði tarihten ewel mal sahibi ile iþgal eden arasýnda yapýlmýþ -b-ir mukavelenin; veya
(b)Kuralýn yürürlüðe girdiði tarihten sonra mal sahibi ile iþgal eden veya edecek olan þahýs veya þahýslar ile yapýlacak olan ve bir tasdik memurunca tasdik edilmiþ bir mukavelenin; Ýdareciye ibrazý halinde iþbu mukavele bu münasebetlerin- -kapsamýna girmez."
Bundan da anlaþýlacaðý gibi Türk Cemaatýnýn kontrolünde bulunan bir bölgede kâin olup Türk Cemaatýna mensup olmayan bir þahsa ait herhangi bir gayri menkul mal 8/1969 sayýlý Kuralýn yürürlüðe girdiði 21.5.1969'dan ewel malý iþgal eden üçüncü bir þahsa bir mukavele ile veya Kuralýn yürürlüðe girdiði tarihten sonra tasdikli bir mukavelename ile icar edildiði takdirde bu gibi mal Kuralýn þümulüne girmemektedir. Türk Cemaatý kontrolündeki bir bölgede oturmayan bir ecnebinin yukarýda izah edildiði þekilde baþkasýýýa icar edilen malý Kuralýn þümulüne girmediðine göre böyle bir bölgede ikamet eden bir ecnebinin bizzat kendi tarafýndan iþgal edilmekte olan malýnýn da girmemesi gerekir. Bir þirket de hükmi bir þahsiyet olduðuna göre Türk Cemaatý kontrolünde bulunan bir bölgede bizzat iþ yürüttüðünde bu iþ icabý direkt veya, bu meselede olduðu gibi, endirekt idaresinde bulundurduðu emlâkin de Kuralýn þümulüne girmemesi gerekir ve girmediði kanaatýndayým.
Ýlâveten þuna da deðinmek yerinde olur ki böyle bir istinaf sebebine mesnet teþkil edecek olgu ve iddialar müdafaa takririnde yer almadýðý gibi bu hususa müdafaa tarafýndan davanýn duruþmasýnda da temas edilmemiþ, sadece Mahkeme bu hususu hükmünde tezekkür etmiþtir.
-
5. istinaf sebebi: Kaza Mahkemesinin, meselenin tüm ahval ve þeraiti göz önünde bulundurulduðunda, takdir hakkýný herhangi bir þekilde hatalý kullandýðý görülmemektedir. Bunun içindir ki istinafýn duruþmasýnda aleyhine istinaf edilenin bu istinaf sebebine cevap vermesi istenmemiþtir.-
-
Yukarýda söylenenlerden görüleceði gibi müstenif ileriye sürmüþ olduðu istinaf sebeplerinde muvaffak olmuþ deðildir. Mamafih, müstenifin baþka bir ev bulmasýna fýrsat verebilmek için evin 31.3.1974'e kadar tahliye edilmesi hususunda Kaza Mahkemesinin vermiþ olduðu emri bugünden itibaren 4 ay zarfýnda tahliye edilmesi þeklinde tedil etmeði uygun ve münasip gördüm.-
-
Netice itibarý ile Kaza Mahkemesinin hükmünü, yukarýda zikredilen tadile tabi olmak þartý ile, tasvip ederim.-
-
Meselenin tüm ahval ve þeraiti muvacehesinde masraflarla ilgili emir vermemeði uygun gördüm.-
-
M. Necati Münir, Ba kan: Hâkim Þakir S. Ýlkay bey tarafýndan verilen hüküm ile tamamen hemfikirim.-
-
Ülfet Emin, Hâkim: Sayýn Hâkim Þakir S. Ýlkay'ýn verdiði hükmü daha önceden okumak fýrsatýný buldum. Davanýn ünvaný hususunda söylenen bazý kýsýmlar ile ve davada Emare olarak ibraz olunan vekâletnamenin yetki hususunda söylenenler ile maalesef hemfikir deðilim. Bu nedenle bu iki hususta görüþlerimi gerekçeleri ile beraber vermeði uygun gördüm. Sayýn Þakir S. Ýlkay az önce vermiþ olduðu hükümde ünvanýn arzu edilen en doðru ve münasip þekilde olmadýðý kanaatýný izhar etmiþtir. Kanaatýmca davada gösterilen ünvan kesinlikle yanlýþtýr ve davacý olarak ünvanda sadece Kýbrýs Maden Þirketinin yer almasý gerekir. Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatýnýn 2. Emrinin 1. nizamý davanýn bir celbname ile baþlamasý gerektiðini öngörmekte ve celbnamenin nasýl olacaðý hususunda da örnek vermektedir.-
-
Örnek celbnamede yalnýz bizzat davacý ve davalýnýn isimleri gösterilmektedir. Bak Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatý Appendix Forms 1-2. Ayni Emrin 4. nizamýna göre ise davacý veya davalý vekil olarak dava eder veya edilirse ýbu hususun celbnamenin talep takriri (indorsement) kýsmýnda yer almasý gerekmektedir. Kanaatýmca davacý olarak ünvanda Maden Þirketi gösterildikten sonra ünvan kýsmýnda davacýnýn vekil vasýtasý ile dava ettiðini zikretmek lûzumsuzdur. Ancak davacý vekil vasýtasý ile dava ederse daha önce belirttiðim 2. Emrin 4. nizamýna uyarak celbnamenin talep takririnde belirtilmesi gerekir. Bu hususta The Annual Practice 1963 sayfa 23'de þunlar yer almaktadýr:-
-
-"Company in Liquidation - A liquidator suing for a cornpany in liquidation must sue in the name of the company- -without the addition of his own name. The indorsement should be as follows: 'This writ is issued by G.H., of etc., solicator for the plaintiff a company in liquidation. Liquidator, A.B of (address where liquidation carried on). The address of the company is the same (or as may be)."
-
Yukarýda söylediklerime binaen ünvanýn kesinlikle yanlýþ olduðu görülmektedir. Mamafih davacýnýn vekil vasýtasý ile dava edildiði hususu celbnamenin talep takririnin 1. paragrafýnda sarahaten belirtilmektedir. Ünvanda davacýnýn ismi tam olarak tarif edilmemekle beraber bu hususun davaya herhangi bir etkisi yoktur kanaatindeyim. Çünkü celbnamenin talep takririnde 2. Emrin 4. nizamýna uygun hareket edilmiþtir.
2. hususa yani vekâletnamenin yetki hususuna gelince Emare olarak ibraz edilen vekâletnamenin vekile dava açma yetkisi verdiði hususundaki görüþle hemfikir deðilim.
Yürürlükte olan hukiýk ilkelerine göre yetki veren bir vekâletname katý bir þekilde tefsir edilmelidir yani bir vekâletnamede verilen yetki tahtýnda yapýldýðý ileri sürülen bir iþlem veya eylemin yetki dýþý verildiði iddia edildiði hallerde böyle bir yetkinin verilip verilmediði hususu yetkiyi veren belgenin dört köþesi içerisinde aranýp bulunmasý gerekir: Bu hususta Bryant, etc., v. La Banque du People ( 1893) A.C. 170, sayfa 177' de Lord Macnaghten þunlarý söyledi:
"lVor was it disputed that powers of attorney are to be construed strictly - that is to say, that where an act purporting to be done under a power of attorney is challenged as being in excess of the authority conferred by the power, it is necessary to shew that on a fair construction of the whole instrument the authority in question is to be found within the four corners of the instrument, either in express terms or by necessary implication."
Ward v. Shew 131 E.R. s.742 davasýnda vekil temsil olunan tarafýndan kiracýlardan kira toplamasýna yetkili kilýndýðý halde vekilin kiralarý almak için haczetme yetkisi olmadýðýna karar verildi. Bu hususta sayfa 743'de Tindal C.J. þunlarý söyledi:
-"Here, by the very terms of the instrument under which the Defendant justifies, the tenants only are authorised to pay their rent to the Defendant, and to take his receipt as a discharge. What is that but an intimation that the former course of payment being discontinued, they were to be discharged if they paid to Shew? But that by no means confers on him a power to distrain. If shew had authority to distrain, he could only have distrained as bailiff to the assignees, and they would have been re-sponsible for any abuse of such- -authority. Can it be supposed that they would invest him with a power of fighting the battle as to disputed rents at their expense?"
-
Eðer vekâletnamede sarih veya gerekli zimni yetki mevcut deðilse vekilin ( yaptýðý þlem temsil olunanýn yararýna olsa dahi temsil olunaný principal baðlamaz.
Bir geminin kiralanmasý veya yüklenmesi hakkýnda mukavele yapmak yetkisini haiz olan geminin meneceri, gemi sahibinin yararýna olsa dahi, yapýlan mukaveleyi taraflarýn rizasý ile feshedip diðer tarafa tazminat vermeye yetkisi yoktur. Bu hususta Thomas and Another v. Lewis (1878) 4 Exc. D. s.18'de þunlar yer almakladýr:-
-
"A ship's husband, who has the authority of the owners of the ship to enter into a charterparty, and has accordingly made a charterparty by which commission on the freight, primage, and demýirrage is stipulated to be due to the charterers on the execution of the charterparty, has not, without the express sanction of the owners, power to bind them by an agreement to cancel the charterparty and pay the charterers a sum in lieu of commission, although such agreement is for the benefit of the owners."-
-
In Re, Dowson and Jenkins's Contract (1904) 2 Ch. 219 davasýnda Dawson bir ipotek tahtýnda alacaklý idi. Dawson Ýngiltere'de olduðu bir sýrada ipotek tahtýnda alacaðýný almak için ipoteðin satýlmasýný temin için avukatlarýna direktif verdi. Fakat satýþ günü gelmezden ewel Kanada'ya gitmek mecburiyetinde kaldý ve bu nedenle bir vekâletname yaptý. Yaptýðý vekâletnarrede vekile gayet geniþ yetkiler verdi. Bu yetkiler istemek, talep etmek, dava etmek, temin etmek için herhangi bir iþlem yapmak, temsil olunana halen veya istikbalde ait olacak olan veya temsil olunanýn halen alacaklý veya istikbalde alacaklý olduðu paralarý, eþyalarý ve herþeyi almak ve vekilin bu maksat için herhangi bir belgeyi imza etmek, ilmühaber vermek, ipoteði kaldýrmak yetkilerini de ihtiva etmekteydi. Ayni vekâletnamede temsil olunan vekiline, temsil olunanýn menkul veya gayrimenkul herhangi bir malýný müzayede ile veya mukavele ile satmaya yetki verdi. Vekil bu yetkiye dayanarak temsil olunanýn ipotek tahtýnda alacaðýný almak için ipoteði satýþa koydu. Aleni müzayedede satýn alan vekilin sözü geçen vekâletname tahtýnda yetkisi olmadýðýný ileri sürdü ve Mahkeme de satýn alanýn iddiasýný kabul ederek vekilin yetkisi olmadýðýný kabul etti. Sözü geçen vekâletnamede þu yetkiler yer almakta idi:
-" -'-to ask, demand, sue for, recover, and receive all sums of money, goods, effects, and things now or hereafter owing or payable or belong-ing to me by virtue of any secu-rity or upon any balance of accounts or otherwise, howsoever..... and to give, sign and execute receipts, releases, and other discharges for the same respectively. It also contained a power' to sell any real or personal property now or hereafter belonging to me by public auction or by private contract, and subjuct to any conditions as to title or otherwise'- -, and a power to invest the proceeds of sale in the securities therein mentioned. ...... . ....... .."-
-
-Ýstinaf Mahkemesinde Vaugham Willimas L.J. s.222'de þunlarý ~ söyledi:-
-
-"It is a case in which, in one sense, one would be very glad to do otherwise, because if one looked at matters which really one is not entitled to look at one would know, as a fact, that this power of attorney was executed for the express purpose of enabling the attorney to do that which this Court is about to hold he has no authority to do. But legal certainty is a good thing, and generally you cannot have good without having the attendant evil. The law says that these authorities must be strictly construed according to their terms, hecause the rights of other persons may be affected. Under these circumstances we have to look at this power of attorney to see if it gives power to sell this mortgaged property free from the equity of redemption. The words relied on are: ' also to sell any real or personal property now or hereafter belonging to me by public auction or private contract, and subject to any conditions as to title or otherwise.' These words are not wide enough, because if you are selling this property free from equity of redemption you are really selling, not only that which the principal giving the authority might properly describe as being his property, but also the mortgagor's equity of redemption. There is nothing sufficient, therefore, in those words. But the deed also contains a power 'to receive all sums of money, goods, effects, and things now or hereafter owing or payable or belonging to me by virtue of any security or upon any balance of accounts or otherwise howsoever...... and to give, sign, and execute receipts, releases, and other discharges for the same respectively'.. ...... ....... ..... ....... ........ ....... ..... ....... . ....... .... I find no passage - in the deed -which supplies the -deficiency in these words - the absence, that is, of and reference to the exercise of the power of sale which is exercisable by the principal by virtue of the statutory authority in the Act of 1881. I may point out that really there was no difficulty in providing a power of attorney which should in plain terms have given this power to the attorney ... .... ......... ...... There might have -been a general authority to the- attorney to sell- -an-d transfer property held by his principal as mortgagee, or there might have been a special power of attorney to enforce the security by sale. Under these circumstances I am afraid that the principal made a mistake here in having this power of attorney f ramed as he did, and that he has not had it couched in sufficient terms to give the attorney the power which he intended to give; and inasmuch as other persons might be affected by the exercise of this power, I must hold that this power of attorney does not extend to authorizing the attorney to sell the mortgaged property and receive the purchase-money."
-
Ýstinaf konusu meselede verilen vekâletname Lefke'de 'Mavrovuni'de Kýbrýs Maden Þirketine ait evlerin tasarrufunu elde etmek için gerekli gördüðü iþlemi yapmak için verilen yetki kanaatýmca dava açma yetkisini ihtiva etmez. Kýbrýs Maden Þirketi büyük bir Þirkettir ve hiç þüphe yoktur ki eðer hakikaten Vekile dava açma yetkisi vermek istiyorlarsa idi, bu yetkiyi verilen vekâletnamede, William C.J.'in Dowson davasýnda söylediði gibi, sarih bir þekilde belirtebilirdi ve bu hususta hiçbir müþkilât yoktu. Þunu. ilâve etmek yerinde olur ki dava açma yetkisi önemli bir yetkidir ve bu gibi yetki vekâletnamelerde sarahaten beiirtilmesi gerekir. Nitekim bütün örnek vekâletnamelerde dava açma yetkisi sarahaten belirtilmektedir.
Curtis Barclay davasýndaki olgular istinaf konusu davadaki olgulardan farklýdýr. O davada eþyalarýn konçimentosu vekilin ismineþahsen yapýlmýþtý. Bunun için eþyalarýn mülkiyeti vekilin þahsýna geçti.-
-
Yukarýda belirttiðim sebeplerden dolayý istinafýn kabulü taraftarýyým.
M. Necati Münir, Baþkan: Netice itibarý ile istinaf, oy çoðunluðu ile, red edilir. Mevzuubahis evin 31.3.1974'e kadar tahliye edilmesi hususunda Kaza Mahkemesinin vermiþ olduðu emir evin bugünden itibaren 4 ay zarfýnda tahliye edilmesi þeklinde tadil edilir. Bu tadile tabi olarak Kaza Mahkemesinin hükmü tasvip olunur.
Ýstinaf masraflarý ile ilgili emir verilmez.-
-
-- --Yüksek Mahkeme-
6 Temmuz,l974.
-
55
-
Full & Egal Universal Law Academy