-Hukuk İstinaf No: 9/69
(Dava No: 404/68)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
İstinaf eden: Ağırdağlı Ayşe Mehmet Salih
(Müddei)
ile
İstinaf edilen: Ağırdağlı Münevver Hüseyin veya namı diğerle
- Münevver Tahsin
(2. müddeaaleyh)
arasında.
İstinaf eden ve Avukat Menteş Aziz namına: A.M.Berberoğlu
Aleyhine isti-naf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanunu - Bu Kanunun 10(e) maddesi tahtında Mahkemenin tahliye emri vermekte tadir hakkı - Bidayet Mahkemesinin takdir hakkını kullanırken yanlış esas ve prensiplere dayand-ığını iddia eden tarafın ispatla mükellef olması.
Davacı, Ağırdağ'da dava konusu evin sahibidir. Davalı, davacının oğlu ile 1959'da evlendi ve dava konusu eve, davacının izniyle yerleştiler. Davalı, eşi tarafından terkedilmekle beraber bu evde 1964 yılı -başlangıcına kadar oturdu. 1964 yılında bu evden ayrılmakla birlikte, eşyaları kilitli olarak bir odada kaldı. Yeni kiracı evi terkederken anahtarı davalıya verince, davalı yeniden eve yerleşti. Davacı, davalının mütecaviz olduğunu ileri sürerek evin tahli-yesini talep etti. Davalı, mütecaviz değil 'licencee' olduğunu iddia ederek itiraz etti. Bidayet Mahkemesi, davalının mütecaviz olduğu bulgusunu yaptı, ancak 1967 Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(e) maddesinin verdiği takdir yetkisi ı-şığında, meselenin özellikleri çerçevesinde, davalının ödeme gücünü gözönünde bulundurarak ayda KL 0.250 mils ödemesini emretti. Davacı, karar aleyhine istinaf etti. Bidayet Mahkemesinin tahliye emri vermesi gerektiğini iddia etti.
KARAR: Yüksek Mahkeme,- Bidayet Mahkemesinin 1967, Kira Tanzim ve Murakabe Kanununun 10(e) maddesinin verdiği yetkiyi kullanıdğını, istinaf edenin Bidayet Mahkemesinin bu yetkiyi yanlış esas ve prensiplere dayanarak kullandığını ispat edememesi nedeniyle, istinafı reddetti.
At-ıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
2/69 no'lu Hukuk İstinaf
HÜKÜM
Müddei Ağırdağ'da 68/2 Plot numaralı tarla dahilinde bulunan bir evin sahibidir. Aleyhine istinaf edilen, 2. müdeaaleyh (bundan böyle bu kararda müddeaaleyh olarak isimlendirilecektir) mü-ddeinin oğlu Tahsin ile takriben 1959'da evlendiler. Evlendikleri zaman müddeaaleyh müddeinin izni ile kocası ile birlikte müddeinin evine yerleştiler. Aradan takriben bir sene geçtikten sonra müddeaaleyhin kocası ile arası bozuldu ve kocası mezkur evi ter-ketti. Mamafih, müddeaaleyh mezkur evde çocuğu ile beraber ikamet etmeye 1964 yılının başlangıcına kadar devam etti. 1964 yılında hadiseler dolayısıyle Ağırdağ bölgesinin idarecilerinin tavassutu neticesi, müddeaaleyh ikamet ettiği evden ayrılarak ebeveyni-nin evine gidip yerleşti ve mevzu bahis eve P.E.47 Özdemir Halil yerleşti. Verilen şahadete göre Özdemir Halil eve yerleştiğinde müddeaaleyh kendi eşyalarının bir kısmını bir odaya yerleştirdi ve o odayı kilitledi. Yine verilen şahadete göre müddeaaleyhin -eşyalarının bir kısmı eve yerleşen Özdemir Halil tarafından kira mukabilinde kullanılmakta idi. Özdemir Halil eve yerleştikten sonra müddei zamanın Kira Tahkik Komisyonuna 510/66 numaralı dava ile müracaat ederek Özdemir Halilden kira taleb etti. 27/10/196-6 tarihinde 510/66 numaralı davadaki tarafların rızası ile zamanın Kira Tahkik Komsiyonu Özdemir Halilin müddeiye ayda KL 2.- kira ödemesini ve evi 1 Mart 1967 tarihinde tahliye edip anahtarı müddeiye vermesini emreyledi. Özdemir Halil mezkur evi ancak Şub-at 1968'de tahliye etti ve tahliye edeceği güne kadar bütün kiraları müddeiye ödedi. Mamafih, evi taliye ettikten sonra Özdemir Halil evin anahtarını müddeiye teslim etmedi ve kendisi anahtarı müddeaaleyhten aldığını iddia ederek müddeaaleyhe teslim etti. -Bunun üzerine müddeaaleyh evi yeniden işgal etti. Müddei 25/9/68'de 404/68 numaralı davayı açarak müddeaaleyhin müddeinin evine mütecaviz olarak yerleştiğini ileri sürerek müddeaaleyhin müddeinin evine müdahalde bulunmamasını ve sonradan işgal ettiği kısmı- tahliye edip boş olarak müddeiye teslim etmesi için bir emir taleb etti. Müddeaaleyh vermiş olduğu müdafaa takririnde müddeinin hiç bir kira istemeden mezkur evi müddeaaleyhin daimi ikametgahı olarak müddeaaleyhe tahsis ettiğini ve/veya hiç yoktan müddeaa-leyhin müddeinin oğlu ile evli bulunduğu müddetçe dava konusu evi kirasız olarak işgal etmesine ve/veya kullanmasına müsaade ettiğini iddia etti. Müddeaaleyh dava konusu evi mütecaviz olarak değil 'licencee' olarak işgal etmekte olduğunu müdaffa takririnde- ileri sürdü.
Mahkeme her iki tarafın ileri sürdüğü iddiaları ve şahadeti dinledikten sonra müddeaaleyhin evi mütecaviz olarak işgal etmekte olduğu kanaatine vardı. Fakat 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(e) maddesi tahtinde ta-hliye emri yerine işgal edenin ödeme kudretine göre bir miktar kira ödemesini uygun gördüğünden tahliye emri vermedi ve müddeaaleyhin ayda KL 0.250 mil kira ödemesini emreyledi. Bu hususta Mahkemenin kararında şunlar yer almaktadır:
"Binaenaleyh Özdemir H-alilin mezkur evi boşaltması neticesi müddeaaleyh (2)'nin oraya betekrar yerleşmesi kendini mütecaviz durumuna sokar. Netice itibarı ile müddeaaleyh (2) halen mezkur evede, kanaatimizce bir mütecaviz olarak oturmaktadır.
Müddeaaleyh (2)'nin mezkur evi bi-r mütecaviz olarak işgal etmekte olduğu tebeyyün ettiğine göre Mahkemenin son olarak karar vermesi icab eden husus müddeaaleyh (2) aleyhine bir tahliye emri veya müdahaleden men emri vermesinin yoksa 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununu-n II. (burada Kanunun 10. maddesinin kastedildiğini kabul ederiz) maddesinin "e" fıkrası tahtındaki yetkisini kullanarak müddeiye ödeme kudreti ile münasip bir kira ödemesini emretmenin mi münasip ve doğru olacağı husususudur. Biz bütün ahval ve şerait ve -bilhassa müddei ile müddeaaleyh (2) arasındaki kanuni karabeti, müddeaaleyh (2)'nin ilkin bu eve çok seneler evvel yerleştiğini ve o günden bu güne eşyasını mezkur evde bulundurduğunu nazarı itibare alarak tahliye veya men emri yerine müddeiye bir kira öde-mesini emretmenin doğru ve adil olacağına kanaat getirmiş bulunuyoruz. 510/66 numaralı davadaki kararda gözüktüğüne göre mezkur evin tam kirası ayda KL 2.-dir. Mamafih, biz ödenecek kirayı tesbit ederken, yukarıda belirttiğimiz gibi, müddeaaleyh (2)'nin öd-eme kudretini nazarı itibara almamız gerekir. Mahkeme huzurundaki şahadete göre ise müddealeyh (2)'nin ödeme kudreti hemen hemen yok veya en azdan pek ve pek zayıftır. Bu ahval tahtında kendine itibari bir kira ödemesini emretmeği doğru bulduk.
Dava masr-afları hususunda da, bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alarak herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük."
İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu ileri sürerek 4 Mart 1969'da kararın aleyhine istinaf eyledi ve Bidayet M-ahkemesinin tahliye emri vermesi gerektiğini ileri sürdü. Ayrıca Bidayet Mahkemesi müddeaaleyhin davanın masrafını vermemesi hususunda veriş olduğu emrin hatalı olduğu ileri sürüldü.
1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(e) maddesi- hususunda Yüksek Mahkeme Hukuk İstinaf No: 2/69 da şunları söylemiştir:
"Normal zaman olmuş olsaydı, mal sahibinin rızası olmaksızın ve mal sahibinin arzusu hilafına mal sahibinin evini işgal eden şahısların aleyhine tahliye emri verilmesi icap ederdi. M-amafih, anormal durum içerisinde yaşadığımzıdan dolayı 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) kanunu geçirildi ve bu Kanunun 10(e) maddesinde bu gibi hususlarda tahliye emri verip verilmeme hususu bir dereceye kadar Mahkemenin takdirine bırakılmış-tır. Ancak, tahliye emri verilmesi uygun görülmediği hallerde Mahkeme Kanunun 10(e) bendine göre tahliye emri yerine malı işgal eden şahıs veya şahısların ödeme kudretlerine göre bir miktar kira ödemelerini emreder.
.......................................-.........................................................................
...............................................................................................................
İçinde yaşadığımız anormal durumu nazarı itibara alarak kanaatimizce -mahkeme 10(e) bendi tahtinde uygun gördüğü hallerde evi şgal eden şahıs veya şahısların aleyhine evin tamamıyle değil de, kısmen tahliye edilmesine de emir verebilir. Bu gibi hallerde Bidayet Mahkemesi gerek mal sahibinin gerek evi gayri kanuni işagal eden-in durumlarını nazarı itibara alarak hareket etmesi icab eder."
2/69 numaralı Hukuk İstinafında belirttiğimiz gibi 1967, Kira Tanzim ve Murakabe (Geçici Hükümler) Kanununun 10(e) maddesi tahtinde tahliye emri verip vermeme hususu bir dereceye kadar Mahke-menin takdirine bırakılmıştır. Bidayet Mahkemesi meselenin bütün ahval ve şeraitini göz önünde bulundurarak tahliye emri yerine gayri menkul malı işgal eden şahsın ödeme kudretine göre bir miktar kira ödemesini emredebilir.
Bu davada Bidayet Mahkemesin-in kararı incelendiğinde meselenin bütün ahval ve şeraitini nazarı itibara aldıklarına ve tahliye emri yerine müddeaaleyhin ödeme kudretine göre bir miktar kira ödemesini emretmeyi uygun gördükleri görülüyor. Bidayet Mahkemesi tahliye emri yerine bir mikt-ar kira ödenmesi için verdiği emrin meselenin bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında uygun bir emir olmadığını ve bidayet Mahkemesi takdir hakkını kullanırken yanlış esas ve prensiplere dayandığını İstinaf Mahkemesini ikna etmek kanaatimizce ist-inaf edene düşer.
Bidayet Mahkemesinde verilen şahadet ve Mahkemenin kararı tüm olarak incelendiğinde ve meslenin bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında Bidayet Mahkemesinin vermiş olduğu emrin uygun olmadığını ve Bidayet Mahkemesi takdir hakk-ını kullanırken yanlış esas ve prensiplere dayandığını bulamadığımızdan dolayı işbu istimaf reddolunur.
Bidayet Mahkemesinin masraf hususunda vermiş olduğu emrin meselenin bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında hatalı olamdığı kanaatindeyiz.
-Yüksek Mahkemedeki masraf meselesine gelince herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
Yüksek Mahkeme
8/5/1969
1
Full & Egal Universal Law Academy