- Kira İstinaf No: 12/67
İstinaf Komisyonu huzurunda.
İstinaf eden : Kâzım H. Yeten. (Müstedi)
İle
İstinaf edilen: Mustafa Ahmet.(Müstedaaleyh)
Arasında.
İstina-f eden : Bizzat hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit Süleyman.
Kira Tahkik Komisyonu Tüzüğü - Alel hesap ödeme hususunda anlaşmanın esas mukavele karşısında durumu - Tahliye talebi.
Alel hesap ödeme hususunda yapılan anlaşma, geçici bir ödeme k-olaylığı niteliğindedir. Tüzüğünün 4(2)(vii)(a) maddesi anlamında bir anlaşma değildir. Kiracı, esas mukavelede öngörülen kirayı ödemelidir.
Tüzüğün 4 (2) (xii) (b) maddesine göre, kira ödenmesi için önceden verilen emir bulunmadığından tahliye emri veril-mez.
______________________
K A R A R
İşbu İstinaf Müstedi tarafından Lefkoşa Kira Tahkik Komisyonunun 472/66 numorolu ve 28 Şubat 1967 tarihli kararı aleyhine yapılmıştır.
Müstedi Kira Tahkik Komisyonu kararının -aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu ileri sürdü.
İstida mevzuu ev hadiselerden sonraki bir anlaşma ile işgal edilmiş bir ev olduğu cihetle Komisyonun işbu anlaşmada uyuşulan kira miktarının tamının ödenmesini emretmesi gerekiyordu.
42/64 numorol-u istida neticesinde kesilen KL 3.- aylık alel hesap bir aylık olup esas anlaşmayı değiştirecek mahiyette değildir.
Komisyonun taleb takriri mucibince hüküm vermesi gerekmekteydi.
23 Haziran 1996'da dosya edilen taleb takririnde
Müstedi şunlar-ı taleb etmekteydi.
1 Haziran 1966 tarihinden itibaren Lefkoşada Gündüz Tezel sokak No:8'de kâin hanenin tam kirası olan KL15.-'yı ödemesi için Komisyon tarafından Müstedaaleyhe emir verilmesini.
Tam kirayı ödemediği takdirde yukarıda mevzu bahis evi tah-liye etmesi için Müstedaaleyhe ve ailesine Komisyon tarafından emir verilmesini ve
İşbu istida masraflarını taleb eder.
Müstedaaleyh Kira Tahkik Komisyonunun huzurunda şifahen yaptığı müdafaada şunları bildirdi:
"Mali durumum KL 15.-icar bedeli veremem-, içtimai durumum daha başka bir yere gitmeme müsait değildir. Arada kontrat olduğunu kabul ederim. Evi tahliye kararı verildiği takdirde bende yapacağımı yapacağım. Başka bir eve çıkamam, evi boşaltmam ve konturat mucibince kirayı da vermem. KL 3.-'dan fa-zla veremem, ayda KL 19.- maaş alırım."
Müstedaaleyh İstinaf İhbarnamesine verdiği yazılı müdafaada 42/64 numorolu istidada 2. bir anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmanın Müstediyi bağladığını ve tüzük maddelerine uygun olduğunu ileri sürdü.
Müstedi Lefkoşa- Gündüz Tezel Sokak No:8'de kâin bir evin sahibidir. Müstedaaleyh ise 7 Ocak 1974 tarihli bir icar mukavelenamesi mucibince ayni evin ayda KL 15.-'dan kiracısıdır. Müstedaaleyh adı geçen evi 7 Ocak 1964'de işgal etmiştir ve eve girdikten sonra KL 15.-'dan -ancak bir ay kira ödedi ve Mayıs 1964 tarihine kadar hiç kira ödemedi. Bundan dolayı Müstedi o zamanın Kira Komitesine müracaat etti ve Kira Komitesi de Müstedaaleyhin alel hesap olarak, anlaşma yoluyle, ayda KL 3.- ödemesini emretti.
Müstedaaleyh Kira Ko-mitesi huzurunda kiranın KL 15.-'dan KL3.'ya indirilmesi hususunda Müstedi ile bir anlaşma yapıldığını ve yapılan bu anlaşmanın Müstediyi bağladığını bundan dolayı Müstedinin 7 Ocak 1964 tarihli icar anlaşmasındaki kirayı taleb etmeye hakkı olmadığını iler-i sürdü.
Taraflar arasında yapılan yazılı bir icar mukavelenamesinin Kira Komitesi huzurunda yapılan alel hesap bir anlaşmanın yazılı esas anlaşmayı nakzedip etmediği hususunda İstinaf Komisyonu 26/66 numorolu İstinafta şu kararı vermiştir:
"Şimdi Mayıs -1964 tarihinde Kira Encümeni huzurunda yapılan anlaşmanın mahiyetine temas etmek istiyoruz. Mezkûr anlaşmayı dikkatle inceledikten sonra bu anlaşmanın alel hesap bir anlaşma olduğu ve esas anlaşmayı naksedecek mahiyette olmadığı kanaatine vardık. Kira Tahk-ik Komisyonu da 496/65 numorolu istidada ayni kanaate varmıştır. Karar vereceğimiz husus şudur. Hadiselerden sonra yapılan bir alel hesap anlaşma aksine şehadet olmadığı takdirde 4 (2) (vii) (a) maddesinin kasdettiği bir anlaşma mıdır? Öyleyse bu anlaşmaya- riayet edilmesi mecburidir ve daha evvel yapılan ilk anlaşmanın nazarı itibare alınmaması lâzımdır. Uzun düşünceden sonra şu kanaate vardık ki böyle bir alel hesap anlaşmanın tüzüğün kasdettiği bir anlaşma olduğunu kabul etmek tüzüğün gayesine ve ruhuna t-amamıyle aykırı olacaktır. Ödenen meblâğın sırf alel hesap olması yapılan anlaşmanın geçici bir zaman için olduğunu ve esas anlaşmaya tesir etmek niyetiyle yapılmadığını gösterir. Böyle bir anlaşma aksine şehadet olmadığı takdirde öedemede yapılan muvakkat- bir kolaylıktan ileriye gidemez kanaatindeyiz. Eğer her alel hesap anlaşma tüzüğün kasdettiği bir anlaşma diye telâkki edilecek olursa hadiselerden sonra yapıldığı için böyle bir anlaşmanın da tatbik edilmesi mecburi olacaktır. Böyle bir tefsirin neticele-rini Kira Tahkik Komisyonunun verdiği kararlarda müşahade etmek mümkündür. Yapılan 2. alel hesap anlaşmanın tüzüğün kasdettiği bir anlaşma olduğu kanatine vardıkları halde bu anlaşmayı tüzüğün gerektirdiği şekilde tatbikata koymayıp tekrar gözden geçirmek -yoluna ve bir defa da miktarı yükseltme yoluna gitmişlerdir. Kira Tahkik Komisyonu kararında şöyle demektedir: 1Tarafeyin arasından 14/5/64 tarihinde 2. sözlü bir anlaşma yapılmış olduğu cihetle bu hususta kanaatimizce tüzüğün 4 (2) (vii) (a) maddesine gör-e bu meselede 6/2/64 tarihli esas mukaveleye riayet edilmesine emredemez'. Bahsedilen 2. sözlü bir anlaşma tüzük tahdinde bir anlaşma olmadığı için kanaatimizce Kira Tahkik Komisyonunun kararı yanlıştır."
İstinaf Komisyonunun yukarıdaki kararından açıkca g-örülmektedir ki Kira Komitesi huzurunda yapılan alel hesap bir anlaşma esas anlaşmayı değiştiremez. Bundan dolayı Kira Tahkik Komisyonu yapılan 2. alel hesap anlaşmanın 1. esas yazılı anlaşmanın yerini aldığı ve/veya 1. esas anlaşmanın fesholunduğu kanaati-ne varması yanlıştır. 7 Ocak 1964 tarihli esas anlaşma hadiselerden sonra yapıldığı için Tüzüğün 4 (2) (vii) (a) maddesine göre hareket edip karar vermesi icabederdi. Yani Müstedaaleyhin Müstediye ayda KL15.- kira ödemesine emir vermesi icabediyordu.
Müst-edi taleb takririnde tam kira ödenmediği takdirde evin tahliyesini taleb etti. Fakat Kira Tahkik Komisyonunun kira ödenmediğinden dolayı tahliye kararı ancak tüzüğün 4 (2) (xii) (b) maddesi tahdinde emir verebilir ve bu maddeye göre kira ödenmesi için önce-den verilmiş emir mevcut olmaksızın hiçbir Müstecir aleyhine kira ödememe sebebi ile tahliye emri verilmez. Bu meselede Müstedaaleyhin KL 15.- kira ödenmesi için önceden verilmiş bir emir mevcut olmadığından Kira Tahkik Komisyonu tahliye emri verme salâhiy-etine haiz değildir.
Vermiş olduğumuz bu kararın Müstedaaleyhe ağır geleceğini takdir ederiz. Fakat Müstedaaleyh işgal etmekte olduğu evi işgalinde bulundurmaya devam etmek istiyorsa tüzüğün 4 (2) (vii) (a) maddesi tahdinde 7 Ocak 1964 tarihli icar mukave-lenamesine riayet etmesi lâzımdır.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı Kira Tahkik Komisyonunun 28 Şubat 1967 tarihli kararını iptal eder ve Müstedaaleyhin Müstediye 1 Haziran 1966 tarihinden itibaren ayda tam kira olan KL 15.- ödemesine emrolunur.
Müstedaaley-hin gerek Kira Tahkik Komisyonu huzurundaki gerekse İstinaf Komisyonu huzurundaki masrafları ödemesi emrolunur.
5.5.1967
Full & Egal Universal Law Academy