Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-142 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-52/1005-381
Karar Tarihi : 5.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat 10
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Nur Seda KÖKTÜRK, Yalçıner YALÇIN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Kubilay KARAGÖZ
Yeşiltepe Mah. Tevfik Fikret Cad. Yavuz Ap. 3/4 Kepez/Antalya
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Yaysat A.Ş.
Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt/ İstanbul
20
E. DOSYA KONUSU: Yaysat dağıtım bayisine baskı yapılarak sahip olduğu
markete Hürriyet gazetesi bayiliği verilmediği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
Antalya’da market işletmekte olduğu ve Sabah gazetesi bayiliğinin yanında
Hürriyet gazetesi bayiliği de almak istediği,
Yaysat dağıtım bayisine konu ile ilgili başvurduğunda kendisine, marketinin
çok yakınında bir markette bayilik olduğu için, bayilik verilemeyeceğinin
söylendiği,
Hürriyet bayisi olan marketin sahibinin muhtar olması sebebiyle Yaysat 30
dağıtım bayisine baskı yapıldığı
ifade edilmekte ve gereğinin yapılarak tarafına bildirilmesi talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.5.2010 tarih ve 3972 sayı ile giren
başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 4.6.2010 tarih ve 2010-2-
142/İİ-10-390.NSK sayılı İlk İnceleme Raporu 17.6.2010 tarih ve 10-44 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek, dosya konusu iddialar hakkında önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 29.7.2010 tarih ve 2010-2-
142/ÖA-10-390.NSK sayılı Önaraştırma Raporu, 30.7.2010 tarih ve REK.0.06.00.00-
110/365 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-52 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek 40
karara bağlanmıştır.
10-52/1005-381
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; Yaysat A.Ş. hakkında, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Bir teşebbüs davranışının 4054 sayılı Kanun bakımından ihlal olarak
değerlendirilebilmesi için piyasada bulunan başka bir teşebbüsle rekabeti kısıtlayıcı
bir anlaşma yapmış olması yahut piyasada hakim durumda bulunarak söz konusu 50
hakim durumunu kötüye kullanması gerekmektedir. Yaysat’ın ve/veya Yaysat dağıtım
bayisinin, bayilik vermeyi reddettiği iddiası tek taraflı bir eylem olduğundan söz
konusu eylem kötüye kullanma iddiası kapsamında incelenecektir.
Tek taraflı herhangi bir teşebbüs davranışının ihlal olarak değerlendirilebilmesi için
öncelikle bahse konu teşebbüsün faaliyet gösterdiği ilgili pazar tanımlanmalı ve bu
pazarda hakim durumda olup olmadığı tespit edilmelidir. Gerek ilgili pazar
tanımlanması gerekse hakim durum analizi detaylı inceleme gerektiren aşamalardır.
Bu sebeple ve değerlendirme üzerinde bir etkisi olmayacağı da göz önüne alınarak,
Yaysat’ın ve/veya içerisinde yer aldığı ekonomik bütünlüğün hakim durumda olduğu
varsayılacak ve şikayet konusu eylemin kötüye kullanma olarak değerlendirilip 60
değerlendirilemeyeceği incelenecektir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi, “Bir veya birden
fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar
ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanılması”nı yasaklamaktadır.
Aynı maddede kötüye kullanma hallerine örnek niteliğindeki uygulamalara ya da
eylemlere yer verilmektedir. Yaysat’ın ve/veya Yaysat dağıtım bayisinin, başvuru
sahibi markete bayilik vermeyi reddettiğine yönelik iddia konusu eylemi, rekabet
hukukunda hakim durumun kötüye kullanılması kapsamında mal vermeyi reddetme
olarak değerlendirilebilecektir. 70
Esasen herhangi bir teşebbüsün istediği teşebbüs ile sözleşmesel ilişki içine
girebilmesi sözleşme yapma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak
uygulamada, istisnai durumlarda, söz konusu durumun bir ihlal olarak
nitelenebileceği sonucuna varılmıştır. Bir teşebbüsün mal vermeyi veya sözleşme
yapmayı reddetme seklindeki eyleminin kötüye kullanma olarak değerlendirilebilmesi
için ürün veya hizmetin reddetme eylemi ile karşılaşan teşebbüs açısından
kaçınılmaz olması (hayati önem taşıması), mal vermeyi reddetmenin objektif olarak
haklı gerekçelere dayanmaması ve bu eylemin rekabeti sınırlayıcı etkisinin olması
gibi unsurlara sahip olması gerekmektedir.
Rekabet Kurulu’nun, “dükkânında gazete satmak isteyen bir teşebbüsün bayilik 80
talebinin YAYSAT Yayın Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ve Merkez Dağıtım Pazarlama
Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından reddedildiği iddiası”na ilişkin olarak verdiği
20.3.2008 tarih ve 08-25/256-84 sayılı kararında yukarıda bahsi geçen unsurların
değerlendirildiği görülmektedir. Söz konusu kararda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“(…) gazete ve dergi dağıtımı pazarı yayınların yayınevinden çıkıp, okuyuculara
ulaştırılmasına kadar olan faaliyetlerin tümünü kapsayan bir piyasayı ifade
10-52/1005-381
3
etmektedir. Dağıtım firması yayınevleri tarafından kendilerine ulaştırılan yayınları ana
bayi ve tali bayi zinciri ile okuyucuya ulaştırmaktadır. Bu çerçevede, gazete ve dergi
dağıtımı hizmetleri ile uğraşan bir teşebbüs için, aşağıda yer verilen unsurlar pazara 90
giriş ve pazarda var olabilme açısından kritik öneme sahip olmaktadır:
a) Yayınların tali bayilere (son satış noktalarına) mümkün olan en kısa sürede
ulaştırılması,
b) Son satış noktalarına ulaşan yayınların en iyi şekilde teşhirinin ve satışının
sağlanması,
c) Satılmayan süreli yayınların son satış noktalarından toplanarak iade edilmesi,
d) Bir sonraki dönemin tirajının belirlenmesine yardımcı olmak üzere yayının satış
seyrine ilişkin bilgilerin yayınevlerine iletilmesi,
e) Satılan yayınlardan elde edilen gelirin en kısa zamanda yayınevine ulaştırılması,
f) Ana bayilik ve tali bayilik sisteminin beslenmesi. 100
Yukarıda yer verilen unsurlar incelendiğinde, bir dağıtım şirketinin pazardaki
faaliyetleri bakımından tali bayi ağının büyük önem arz ettiği görülmektedir. Bu
anlamda, dağıtım firmalarının tali bayiliklerini yukarıda yer verilen; ulaşım, yayınların
sunumu, iade ve dağıtım firması-tali bayi ilişkileri ve bayilere yeterli kar marjı
bırakılması kriterlerine göre ticari/ekonomik stratejilerine en uygun olacak şekilde
seçmesinde rekabet hukukuna aykırılık teşkil eden bir durum bulunmamaktadır. Bu
tip münferit bir bayilik vermeyi reddetme eyleminin anlaşma ve/veya hakim durumun
kötüye kullanılması sonucu rakip dağıtım firmasını pazar dışına çıkarma/pazara giriş
engeli yaratma veya alt/ilgili diğer pazarda rekabetin kısıtlanması gibi etkiler
doğurmayacağı görülmektedir.” 110
Kurul, bu değerlendirmesinin ardından, dükkânında gazete satmak isteyen bir
teşebbüsün bayilik talebinin Doğan Dağıtım tarafından reddedildiği iddiasına yönelik
şikayetin reddine hükmetmiştir.
Bunun yanında Rekabet Kurulu, 4.2.2010 tarih ve 10-13/140-60 sayılı kararında da
benzer şekilde, başvuru sahibinin tali bayilik talebinin Doğan Dağıtım tarafından
cevapsız bırakıldığı iddiasını mal vermeyi reddetme kapsamında incelemiş ve Doğan
Dağıtım’ın başbayi veya tali bayisi olarak çalışacak olan teşebbüsleri ticari/ekonomik
stratejilerine uygun olarak seçmesinin objektif bir gerekçeye dayanmakta olduğu ve
herhangi bir tali bayilik talebinin yanıtsız bırakılmasının rakip teşebbüsler üzerinde
veya bayiler üzerinde rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğurmadığından bahisle şikayetin 120
reddine karar vermiştir.
Yukarıda yer verilen Kurul kararlarındaki gerekçelerin işbu başvuru kapsamında da
geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, başvuru sahibinin Hürriyet
gazetesinin tali bayiliğini yapma talebinin başka bir markette bayilik bulunması
sebebiyle reddedilmesi iddiasına yönelik olarak Yaysat’ın hâkim durumunu kötüye
kullandığı sonucuna varılması mümkün olmamıştır.
Başvuru sahibine bayilik verilmemesinin, diğer marketin sahibinin muhtar olmasından
kaynaklandığı ve Yaysat bayisine bu şekilde baskı yapıldığı iddiası ise 4054 sayılı
Kanun kapsamında değildir.
130
10-52/1005-381
4
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara
ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy